Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Dünyanın âkıbeti ne olursa olsun, lezâizi terk etmek evlâdır.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sergerdan" data-source="post: 91936" data-attributes="member: 2492"><p>Dünya hayatı ancak iki sonuç ile bitebilir. Üstat, her iki sonuçta da dünya lezzetlerini terk etmek gerektiğine işaret ediyor ve bunun gerekçelerini izah ediyor.</p><p></p><p>Biri, iman ve salih amel neticesinde saadeti ebediyeye mazhar olmaktır. Ebedi saadetin kazanılması da ancak, Allah namına olmayan haram lezzetleri terk etmek ile mümkündür. Yani ebedi saadetin kazanılması, haram lezzetleri terk etmek ile kayıtlıdır. Bu noktadan lezzetleri terk etmek gerekir.</p><p></p><p>Dünya hayatının diğer neticesi ise, şekavettir. Yani ebedi azap ve hüsrandır. Ölümü mutlak bir yokluk olarak gören birisi için de dünya lezzetlerini terk etmek evladır. Zira, idama mahkum bir adama, dünyanın en leziz yiyecek ve içeceklerini getirilse veya asılacağı idam sehpası süslense, onun acısını hafifletir mi? Yoksa, acısına acı mı katar. Çok leziz bir yemek yediğinde, kendine der ki; “şu yemeği bir daha ebediyen yiyemeyeceğim” daha idam olmadan, yokluğun acısını hisseder. İdam olmadan, küçük idamlara maruz kalır. Ama o lezzetli yemeği yememesi halinde, küçük küçük idamlardan kendini korumuş olur. O zaman kafir birinin de, dünyanın lezzetlerini terk etmesi, kendi açısından iyidir. Bir de dünyanın lezzetli hayatına ünsiyet ve ülfet ne kadar kuvvetli ve kavi ise, onlardan ebedi ayrılmak o kadar sert ve acı olur. Öyle ise yokluğa gittiğini sanan o adam için, dünyanın lezzetlerine kendini alıştırması ve ünsiyet etmesi hiç iyi olmaz.</p><p></p><p>Burada terki evla olan dünya lezzetlerinden kasıt, mümin için haram lezzetler, kafir için ise her nevi lezzetlerdir. Zira idam mahkumu, hiçbir şeyden lezzet alamaz. Ama iman sahibi bir mümin, helal olan şu dünya lezzetlerini, ahiret lezzetlerinin bir numunesi nevinden tadabilir ve ahiret lezzetlerine bir şevk ve şükre bir kapı açabilir. Kafirin böyle bir imkanı olmadığı için, bütün lezzetleri terk etmesi evla olanIdır.</p><p></p><p>Selam ve dua ile... </p><p>Sorularla Risale-i Nur</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sergerdan, post: 91936, member: 2492"] Dünya hayatı ancak iki sonuç ile bitebilir. Üstat, her iki sonuçta da dünya lezzetlerini terk etmek gerektiğine işaret ediyor ve bunun gerekçelerini izah ediyor. Biri, iman ve salih amel neticesinde saadeti ebediyeye mazhar olmaktır. Ebedi saadetin kazanılması da ancak, Allah namına olmayan haram lezzetleri terk etmek ile mümkündür. Yani ebedi saadetin kazanılması, haram lezzetleri terk etmek ile kayıtlıdır. Bu noktadan lezzetleri terk etmek gerekir. Dünya hayatının diğer neticesi ise, şekavettir. Yani ebedi azap ve hüsrandır. Ölümü mutlak bir yokluk olarak gören birisi için de dünya lezzetlerini terk etmek evladır. Zira, idama mahkum bir adama, dünyanın en leziz yiyecek ve içeceklerini getirilse veya asılacağı idam sehpası süslense, onun acısını hafifletir mi? Yoksa, acısına acı mı katar. Çok leziz bir yemek yediğinde, kendine der ki; “şu yemeği bir daha ebediyen yiyemeyeceğim” daha idam olmadan, yokluğun acısını hisseder. İdam olmadan, küçük idamlara maruz kalır. Ama o lezzetli yemeği yememesi halinde, küçük küçük idamlardan kendini korumuş olur. O zaman kafir birinin de, dünyanın lezzetlerini terk etmesi, kendi açısından iyidir. Bir de dünyanın lezzetli hayatına ünsiyet ve ülfet ne kadar kuvvetli ve kavi ise, onlardan ebedi ayrılmak o kadar sert ve acı olur. Öyle ise yokluğa gittiğini sanan o adam için, dünyanın lezzetlerine kendini alıştırması ve ünsiyet etmesi hiç iyi olmaz. Burada terki evla olan dünya lezzetlerinden kasıt, mümin için haram lezzetler, kafir için ise her nevi lezzetlerdir. Zira idam mahkumu, hiçbir şeyden lezzet alamaz. Ama iman sahibi bir mümin, helal olan şu dünya lezzetlerini, ahiret lezzetlerinin bir numunesi nevinden tadabilir ve ahiret lezzetlerine bir şevk ve şükre bir kapı açabilir. Kafirin böyle bir imkanı olmadığı için, bütün lezzetleri terk etmesi evla olanIdır. Selam ve dua ile... Sorularla Risale-i Nur [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Dünyanın âkıbeti ne olursa olsun, lezâizi terk etmek evlâdır.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst