Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Dünyanın akibeti ne olursa olsun...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 465905" data-attributes="member: 1040028"><p><em><strong><span style="font-size: 12px">İ'lem Eyyühel-Aziz! (Ey aziz bil, ey saygıdeğer şerefli bil.)</span></strong></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">Dünyada sana ait çok emirler vardır. Amma ne mahiyetlerinden ve ne akibetlerinden haberin olmuyor. Biri, ceseddir. Evet cesedin genç iken latif, zarif ve güzel gül çiçeğine benzerse de, ihtiyarlığında kuru ve uyuşmuş kış çiçeğine benzer ve tahavvül eder.</span></em></p><p>-----------------------------</p><p><span style="color: #008000">Mahiyet: İç yüz, temel gerçek.</span></p><p><span style="color: #008000">Akibet: Son, sonuç, netice.</span></p><p><span style="color: #008000">Tahavvül: Deyişmek, dönüşmek.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Biri de, hayat ve hayvaniyettir. Bunun da sonu ölüm ve zevaldir.</em></span></p><p>-----------------------------</p><p><span style="color: #008000">Hayvaniyet: Hayvanlık.</span></p><p><span style="color: #008000">Zeval: Sona erme, son bulma, göçüp gitme.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Biri de insaniyettir. Bu ise, zeval ve beka arasında mütereddiddir. Daim-i Bâki'nin zikri ile muhafazası lâzımdır.</em></span></p><p>------------------</p><p><span style="color: #008000">İnsaniyet: İnsanlık.</span></p><p><span style="color: #008000">Beka: Sonsuzluk, devamlılık.</span></p><p><span style="color: #008000">Mütereddid: Tereddüdlü.</span></p><p><span style="color: #008000">Daim-i Bâki: Başlangıcı ve sonu olmayıp daima var olan Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Zikr: Anma, Allah’ı(cc) isimleriyle ve sıfatlarıyla(nitelikleriyle) anma, hatırlama.</span></p><p><span style="color: #008000">Muhafaza: Koruma.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Biri de ömür ve yaşayıştır. Bunun da hududu tayin edilmiştir. Ne ileri ve ne de geri bir adım atılamaz. Bunun için elem çekme, mahzun olma. Tahammülünden âciz, tâkatinden hariç olduğun tûl-i emel yükünü yüklenme!</em></span></p><p>--------------</p><p><span style="color: #008000">Hudud: Sınırlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Elem: Acı, dert, kaygı.</span></p><p><span style="color: #008000">Mahzun: Hüzünlü, üzüntülü, kederli, tasalı.</span></p><p><span style="color: #008000">Âciz: Güçsüz, gücü yetmez.</span></p><p><span style="color: #008000">Tâkat: Güç, kuvvet.</span></p><p><span style="color: #008000">Hariç: Dış.</span></p><p><span style="color: #008000">Tûl-i emel: Emel uzunluğu, istek ve arzu uzunluğu, bitmek ve tükenmek bilmeyen istek.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Biri de, vücuddur. Vücud zâten senin mülkün değildir. Onun mâliki ancak Mâlik-ül Mülk'tür. Ve senden daha ziyade senin vücuduna şefkatlidir. Binaenaleyh Mâlik-i Hakikî'nin daire-i emrinden hariç o vücuda karıştığın zaman zarar vermiş olursun. (Ümidsizliği intac eden hırs gibi.)</em></span></p><p>---------------------------------</p><p><span style="color: #008000">Mâlik: Sahip. Mülk sahibi, mal sahibi.</span></p><p><span style="color: #008000">Mâlik-ül Mülk: Mülkün sahibi, kainatın ve içindekilerin gerçek sahibi.</span></p><p><span style="color: #008000">Ziyade: Fazla, çok.</span></p><p><span style="color: #008000">Binaenaleyh: Bundan dolayı.</span></p><p><span style="color: #008000">Mâlik-i Hakikî: Gerçek sahip, her şeyin gerçek sahibi olan Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Daire-i emr: Emir dairesi.</span></p><p><span style="color: #008000">İntac: Netice verme, doğurma, meydana getirme.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Biri de bela ve musibetlerdir. Bunlar zâildir, devamları yoktur. Zevalleri düşünülürse, zıdları zihne gelir, lezzet verir.</em></span></p><p>--------------------------------------------------</p><p><span style="color: #008000">Zâil: Geçici, sürekli olmayan, devam etmeyen, geçen,</span></p><p><span style="color: #008000">Zeval: Sona erme, son bulma, göçüp gitme.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Biri de, sen burada misafirsin ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce götüremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise, aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu Mûcidine feda et. Mukabilinde büyük bir fiat alacaksın. Çünki feda etmediğin takdirde, ya bâd-i heva zâil olur, gider; veya Onun malı olduğundan yine Ona rücu eder.</span></em></p><p>-------------------------</p><p><span style="color: #008000">Keza: Böylece, bunun gibi.</span></p><p><span style="color: #008000">Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.</span></p><p><span style="color: #008000">Aziz: İzzetli, çok nurlu, dost ve şerefli, temiz ahlaklı.</span></p><p><span style="color: #008000">Mûcid: İcad eden, meydana getiren.</span></p><p><span style="color: #008000">Mukabil: Karşılık.</span></p><p><span style="color: #008000">Bâd-i heva: Boş yere, boşuboşuna.</span></p><p><span style="color: #008000">Zâil: Geçici, sürekli olmayan, devam etmeyen, geçen,</span></p><p><span style="color: #008000">Rücu: Dönme, dönüş, geri dönüş.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Eğer vücuduna itimad edersen, ademe düşersin. Çünki ancak vücudun terkiyle vücud bulunabilir. Ve keza vücuduna kıymet vermek fikrinde isen, o vücuddan senin elinde ancak bir nokta kalabilir. Bütün vücudun cihat-ı erbaasıyla ademler içerisinde kalır. Amma o noktayı da elinden atarsan, vücudun tam manasıyla nurlar içinde kalır.</em></span></p><p>-----------------</p><p><span style="color: #008000">İtimad: Güvenmek.</span></p><p><span style="color: #008000">Adem: Yokluk, hiçlik.</span></p><p><span style="color: #008000">Cihat-ı Erbaa: Dört taraf, dört yön.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Biri de dünyanın lezzetleridir. Bu ise, kısmete bağlıdır. Talebinde kalâka düşer. Ve sür'at-i zevali itibariyle aklı başında olan onları kalbine alıp kıymet vermez.</span></em></p><p>-------------------------</p><p><span style="color: #008000">Kalâka: Zahmete, sıkıntıya.</span></p><p><span style="color: #008000">Sür'at-i zeval: Sona erme çabukluğu, son bulma hızı.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Dünyanın akibeti ne olursa olsun, lezaizi terketmek evlâdır. Çünki akibetin ya saadettir, saadet ise şu fâni lezaizin terkiyle olur. Veya şekavettir. Ölüm ve i'dam intizarında bulunan bir adam, sehpanın tezyin ve süslendirilmesinden zevk ve lezzet alabilir mi? Dünyasının akibetini küfür saikasıyla adem-i mutlak olduğunu tevehhüm eden adam için de, terk-i lezaiz evlâdır. Çünki o lezaizin zevaliyle vukua gelen hususî ve mukayyed ademlerden adem-i mutlakın elîm elemleri her dakikada hissediliyor. Bu gibi lezzetler, o elemlere galebe edemez.</span></em></p><p>--------------------------</p><p><span style="color: #008000">Akibet: Son, sonuç, netice.</span></p><p><span style="color: #008000">Lezaiz: Lezzetler, zevkler, zevk veren şeyler.</span></p><p><span style="color: #008000">Evlâ: Daha iyi.</span></p><p><span style="color: #008000">Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.</span></p><p><span style="color: #008000">Şekavet: Bela ve sıkıntılara düşme, her türlü kötülükler içinde olma.</span></p><p><span style="color: #008000">İntizar: Gözleme, bekleme.</span></p><p><span style="color: #008000">Tezyin: Süsleme.</span></p><p><span style="color: #008000">Saika: Sürükleyici sebep, götürücü sebep.</span></p><p><span style="color: #008000">Adem-i mutlak: Sonsuz hiçlik.</span></p><p><span style="color: #008000">Tevehhüm: Asılsız ve gerçek dışı düşüncelere kapılma, sanma.</span></p><p><span style="color: #008000">Terk-i lezaiz: Lezzetleri terk etmek.</span></p><p><span style="color: #008000">Evlâ: Daha iyi, birincisi, başta gelmesi lazım gelen.</span></p><p><span style="color: #008000">Hususî: Özel.</span></p><p><span style="color: #008000">Mukayyed: Kayıtlı, bağlı, bağlanmış, sınırlı.</span></p><p><span style="color: #008000">Elîm: Acı veren.</span></p><p><span style="color: #008000">Galebe: Yenme, üstün gelme.</span></p><p></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px">Mesnevi-i Nuriye / Habbe</span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 465905, member: 1040028"] [I][B][SIZE=3]İ'lem Eyyühel-Aziz! (Ey aziz bil, ey saygıdeğer şerefli bil.)[/SIZE][/B][/I] [I][SIZE=3]Dünyada sana ait çok emirler vardır. Amma ne mahiyetlerinden ve ne akibetlerinden haberin olmuyor. Biri, ceseddir. Evet cesedin genç iken latif, zarif ve güzel gül çiçeğine benzerse de, ihtiyarlığında kuru ve uyuşmuş kış çiçeğine benzer ve tahavvül eder.[/SIZE][/I] ----------------------------- [COLOR="#008000"]Mahiyet: İç yüz, temel gerçek. Akibet: Son, sonuç, netice. Tahavvül: Deyişmek, dönüşmek.[/COLOR] [SIZE=3][I]Biri de, hayat ve hayvaniyettir. Bunun da sonu ölüm ve zevaldir.[/I][/SIZE] ----------------------------- [COLOR="#008000"]Hayvaniyet: Hayvanlık. Zeval: Sona erme, son bulma, göçüp gitme.[/COLOR] [SIZE=3][I]Biri de insaniyettir. Bu ise, zeval ve beka arasında mütereddiddir. Daim-i Bâki'nin zikri ile muhafazası lâzımdır.[/I][/SIZE] ------------------ [COLOR="#008000"]İnsaniyet: İnsanlık. Beka: Sonsuzluk, devamlılık. Mütereddid: Tereddüdlü. Daim-i Bâki: Başlangıcı ve sonu olmayıp daima var olan Allah(cc). Zikr: Anma, Allah’ı(cc) isimleriyle ve sıfatlarıyla(nitelikleriyle) anma, hatırlama. Muhafaza: Koruma.[/COLOR] [SIZE=3][I]Biri de ömür ve yaşayıştır. Bunun da hududu tayin edilmiştir. Ne ileri ve ne de geri bir adım atılamaz. Bunun için elem çekme, mahzun olma. Tahammülünden âciz, tâkatinden hariç olduğun tûl-i emel yükünü yüklenme![/I][/SIZE] -------------- [COLOR="#008000"]Hudud: Sınırlar. Elem: Acı, dert, kaygı. Mahzun: Hüzünlü, üzüntülü, kederli, tasalı. Âciz: Güçsüz, gücü yetmez. Tâkat: Güç, kuvvet. Hariç: Dış. Tûl-i emel: Emel uzunluğu, istek ve arzu uzunluğu, bitmek ve tükenmek bilmeyen istek.[/COLOR] [SIZE=3][I]Biri de, vücuddur. Vücud zâten senin mülkün değildir. Onun mâliki ancak Mâlik-ül Mülk'tür. Ve senden daha ziyade senin vücuduna şefkatlidir. Binaenaleyh Mâlik-i Hakikî'nin daire-i emrinden hariç o vücuda karıştığın zaman zarar vermiş olursun. (Ümidsizliği intac eden hırs gibi.)[/I][/SIZE] --------------------------------- [COLOR="#008000"]Mâlik: Sahip. Mülk sahibi, mal sahibi. Mâlik-ül Mülk: Mülkün sahibi, kainatın ve içindekilerin gerçek sahibi. Ziyade: Fazla, çok. Binaenaleyh: Bundan dolayı. Mâlik-i Hakikî: Gerçek sahip, her şeyin gerçek sahibi olan Allah(cc). Daire-i emr: Emir dairesi. İntac: Netice verme, doğurma, meydana getirme.[/COLOR] [SIZE=3][I]Biri de bela ve musibetlerdir. Bunlar zâildir, devamları yoktur. Zevalleri düşünülürse, zıdları zihne gelir, lezzet verir.[/I][/SIZE] -------------------------------------------------- [COLOR="#008000"]Zâil: Geçici, sürekli olmayan, devam etmeyen, geçen, Zeval: Sona erme, son bulma, göçüp gitme.[/COLOR] [I][SIZE=3]Biri de, sen burada misafirsin ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce götüremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise, aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu Mûcidine feda et. Mukabilinde büyük bir fiat alacaksın. Çünki feda etmediğin takdirde, ya bâd-i heva zâil olur, gider; veya Onun malı olduğundan yine Ona rücu eder.[/SIZE][/I] ------------------------- [COLOR="#008000"]Keza: Böylece, bunun gibi. Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan. Aziz: İzzetli, çok nurlu, dost ve şerefli, temiz ahlaklı. Mûcid: İcad eden, meydana getiren. Mukabil: Karşılık. Bâd-i heva: Boş yere, boşuboşuna. Zâil: Geçici, sürekli olmayan, devam etmeyen, geçen, Rücu: Dönme, dönüş, geri dönüş.[/COLOR] [SIZE=3][I]Eğer vücuduna itimad edersen, ademe düşersin. Çünki ancak vücudun terkiyle vücud bulunabilir. Ve keza vücuduna kıymet vermek fikrinde isen, o vücuddan senin elinde ancak bir nokta kalabilir. Bütün vücudun cihat-ı erbaasıyla ademler içerisinde kalır. Amma o noktayı da elinden atarsan, vücudun tam manasıyla nurlar içinde kalır.[/I][/SIZE] ----------------- [COLOR="#008000"]İtimad: Güvenmek. Adem: Yokluk, hiçlik. Cihat-ı Erbaa: Dört taraf, dört yön.[/COLOR] [I][SIZE=3]Biri de dünyanın lezzetleridir. Bu ise, kısmete bağlıdır. Talebinde kalâka düşer. Ve sür'at-i zevali itibariyle aklı başında olan onları kalbine alıp kıymet vermez.[/SIZE][/I] ------------------------- [COLOR="#008000"]Kalâka: Zahmete, sıkıntıya. Sür'at-i zeval: Sona erme çabukluğu, son bulma hızı.[/COLOR] [I][SIZE=3]Dünyanın akibeti ne olursa olsun, lezaizi terketmek evlâdır. Çünki akibetin ya saadettir, saadet ise şu fâni lezaizin terkiyle olur. Veya şekavettir. Ölüm ve i'dam intizarında bulunan bir adam, sehpanın tezyin ve süslendirilmesinden zevk ve lezzet alabilir mi? Dünyasının akibetini küfür saikasıyla adem-i mutlak olduğunu tevehhüm eden adam için de, terk-i lezaiz evlâdır. Çünki o lezaizin zevaliyle vukua gelen hususî ve mukayyed ademlerden adem-i mutlakın elîm elemleri her dakikada hissediliyor. Bu gibi lezzetler, o elemlere galebe edemez.[/SIZE][/I] -------------------------- [COLOR="#008000"]Akibet: Son, sonuç, netice. Lezaiz: Lezzetler, zevkler, zevk veren şeyler. Evlâ: Daha iyi. Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan. Şekavet: Bela ve sıkıntılara düşme, her türlü kötülükler içinde olma. İntizar: Gözleme, bekleme. Tezyin: Süsleme. Saika: Sürükleyici sebep, götürücü sebep. Adem-i mutlak: Sonsuz hiçlik. Tevehhüm: Asılsız ve gerçek dışı düşüncelere kapılma, sanma. Terk-i lezaiz: Lezzetleri terk etmek. Evlâ: Daha iyi, birincisi, başta gelmesi lazım gelen. Hususî: Özel. Mukayyed: Kayıtlı, bağlı, bağlanmış, sınırlı. Elîm: Acı veren. Galebe: Yenme, üstün gelme.[/COLOR] [I][B][SIZE=4]Mesnevi-i Nuriye / Habbe[/SIZE][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Dünyanın akibeti ne olursa olsun...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst