Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Düşündüren Hikâyeler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="N&amp;#304;SANUR" data-source="post: 245421" data-attributes="member: 1011595"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Hak dostlarından Rabî Hazretleri’ne felç isâbet etmişti. Bir gün kapısına bir yoksul geldi. Rabî Hazretleri:</span></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="font-size: 15px"><strong>–Ona bir şeker verin! dedi. Çünkü kendisi şekeri çok severdi</strong>.</span></span></p><p><span style="color: darkred"><span style="font-size: 15px"><strong>“Sevdiklerinizden infâk etmedikçe birr’e (hayrın kemâline) eremezsiniz!..”(</strong>Âl-i İmran, 92) âyet-i kerîmesini böyle anlıyordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Rabî Hazretleri’nin ağrısı iyice artınca, canı tavuk eti istedi. Fakat kırk gün kendini tutup, tavuk eti yemedi. Bir gün hanımına:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–<strong>Kırk gündür canım tavuk eti istiyor. Belki vazgeçebilirim diye kendimi tutmaya çalışıyorum.</strong> dedi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Hanımı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Fesübhânallâh! Şu kendini yemekten alıkoyduğun şeye bak! Bunu Allah sana helâl kılmıştır! dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Rabî Hazretleri’nin hanımı hemen çarşıya gitti ve bir tavuk aldı. Tavuğu kesip kızarttı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Güzel de bir ekmek yaparak çeşitli katıklardan oluşan bir sofra hazırlayıp getirdi ve Rabî Hazretleri’nin önüne koydu. Tam o esnâda kapıya bir yoksul gelip:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Allah rızâsı için bir sadaka verin ki Allah size bereket versin! dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Bunun üzerine Rabî Hazretleri, tavuğu yemekten vazgeçerek hanımına:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Al bu tavuğu, şu muhtâca ver! dedi. Hanımı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Fesübhânallâh! deyince Rabî Hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Sana dediğimi yap! dedi. Bu sefer hanımı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Bâri, onun için daha hayırlı olacak bir şey yap. dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Rabî Hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Peki, ne yapayım? diye sorunca, hanımı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Tavuğun parasını verelim, sen de arzuladığın tavuğu ye! dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Rabî Hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Gayet güzel bir teklif! Bu tavuğu alacak kadar bir para getir!”dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Hanımı parayı getirince de:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">–Şimdi parayı şu tavuğun yanına koy ve ikisini de o zâta ver! dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Hanımı da hem parayı hem de tavuğu götürüp yoksula verdi. (Bursevî, Rûhu’l-Beyân)</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Şüphesiz ki bu hâl, cömertliğin zirve seviyesi olan “ÎSÂR” fazîletidir. Yani kendi imkânlarını, Allah rızâsı için bir din kardeşine devredebilme fedâkârlığıdır. Cenâb-ı Hak bu fazîleti âyet-i kerîmede ne güzel tarif ve taltîf eder: <strong>“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.»</strong> (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir…” (el-İnsân, 8-11)</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NİSANUR, post: 245421, member: 1011595"] [SIZE=4][COLOR=darkred]Hak dostlarından Rabî Hazretleri’ne felç isâbet etmişti. Bir gün kapısına bir yoksul geldi. Rabî Hazretleri:[/COLOR][/SIZE] [COLOR=darkred][SIZE=4][B]–Ona bir şeker verin! dedi. Çünkü kendisi şekeri çok severdi[/B].[/SIZE][/COLOR] [COLOR=darkred][SIZE=4][B]“Sevdiklerinizden infâk etmedikçe birr’e (hayrın kemâline) eremezsiniz!..”([/B]Âl-i İmran, 92) âyet-i kerîmesini böyle anlıyordu.[/SIZE][/COLOR] [SIZE=4][COLOR=darkred]Rabî Hazretleri’nin ağrısı iyice artınca, canı tavuk eti istedi. Fakat kırk gün kendini tutup, tavuk eti yemedi. Bir gün hanımına:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–[B]Kırk gündür canım tavuk eti istiyor. Belki vazgeçebilirim diye kendimi tutmaya çalışıyorum.[/B] dedi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Hanımı:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Fesübhânallâh! Şu kendini yemekten alıkoyduğun şeye bak! Bunu Allah sana helâl kılmıştır! dedi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Rabî Hazretleri’nin hanımı hemen çarşıya gitti ve bir tavuk aldı. Tavuğu kesip kızarttı.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Güzel de bir ekmek yaparak çeşitli katıklardan oluşan bir sofra hazırlayıp getirdi ve Rabî Hazretleri’nin önüne koydu. Tam o esnâda kapıya bir yoksul gelip:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Allah rızâsı için bir sadaka verin ki Allah size bereket versin! dedi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Bunun üzerine Rabî Hazretleri, tavuğu yemekten vazgeçerek hanımına:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Al bu tavuğu, şu muhtâca ver! dedi. Hanımı:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Fesübhânallâh! deyince Rabî Hazretleri:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Sana dediğimi yap! dedi. Bu sefer hanımı:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Bâri, onun için daha hayırlı olacak bir şey yap. dedi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Rabî Hazretleri:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Peki, ne yapayım? diye sorunca, hanımı:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Tavuğun parasını verelim, sen de arzuladığın tavuğu ye! dedi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Rabî Hazretleri:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Gayet güzel bir teklif! Bu tavuğu alacak kadar bir para getir!”dedi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Hanımı parayı getirince de:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]–Şimdi parayı şu tavuğun yanına koy ve ikisini de o zâta ver! dedi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Hanımı da hem parayı hem de tavuğu götürüp yoksula verdi. (Bursevî, Rûhu’l-Beyân)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4] [/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Şüphesiz ki bu hâl, cömertliğin zirve seviyesi olan “ÎSÂR” fazîletidir. Yani kendi imkânlarını, Allah rızâsı için bir din kardeşine devredebilme fedâkârlığıdır. Cenâb-ı Hak bu fazîleti âyet-i kerîmede ne güzel tarif ve taltîf eder: [B]“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.»[/B] (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir…” (el-İnsân, 8-11)[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Düşündüren Hikâyeler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst