Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Duygular içinde kalbin kulak ve gözden daha önemli olmasının hikmeti nedir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Turab3" data-source="post: 200922" data-attributes="member: 1005848"><p><span style="color: darkolivegreen"><u><strong>İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 78</strong></u></span></p><p></p><p><span style="color: darkolivegreen"><u><strong>Duygular içinde kalbin kulak ve gözden daha önemli olmasının hikmeti nedir?</strong></u></span></p><p></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><strong><img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b425.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000">-1- mukadder ve menvi (maksut) olduğuna nazaran, sanki nur-u marifet onların kalblerinin kapılarına geldiği zaman kalblerini açıp kabul etmediklerinden, Allah da gadaba gelerek kalblerini hatmetti. </span></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"><img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b426.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />-2- fiil-i müteaddi olduğu halde <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b427.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> ile zikredilmesi, hatmedilen kalbin dünyaya bakan kapısı değil, ancak ahirete nazır olan kapısı seddedilmiş olduğuna işarettir.</span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000">Ve keza hatmin alamet-i manasını ifade eden vesm’i (damga) tazammun ettiğine işarettir. Sanki o hatim, o mühür, kalblerinin üstünde sabit bir damgadır ve silinmez bir alamettir ki, daima melaikeye görünür. </span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkolivegreen">Sual </span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkolivegreen">: Bu ayette kalbin sem’ ve basara takdimindeki hikmet nedir? </span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: olive">Cevap </span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><span style="color: olive">:</span> Kalb, imanın mahalli olduğu gibi, en evvel Sanii arayan ve isteyen ve Saniin vücudunu delailiyle ilan eden, kalb ile vicdandır. Zira kalb, hayat malzemesini düşünürken, en büyük bir acze maruz kaldığını hisseder etmez, derhal bir nokta-i istinadı; kezalik, emellerinin tenmiyesi (nemalandırmak) için bir çare ararken, derhal bir nokta-i istimdadı aramaya başlar. Bu noktalar ise, iman ile elde edilebilir. Demek, kalbin sem’ ve basara hakk-ı takaddümü vardır. </span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: olive">İhtar </span></span></span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><strong><span style="color: olive">:</span> Kalbden maksat, sanevberi (çam kozalağı) gibi bir et parçası değildir. Ancak, bir latife-i Rabbaniyedir ki, mazhar-ı hissiyatı vicdan, makes-i efkarı dimağdır. Binaenaleyh, o latife-i Rabbaniyeyi tazammun eden o et parçasına kalb tabirinden şöyle bir letafet çıkıyor ki, o latife-i Rabbaniyenin insanın maneviyatına yaptığı hizmet, cism-i sanevberinin cesede yaptığı hizmet gibidir. Evet, nasıl ki bütün aktar-ı bedene maü’l-hayatı neşreden o cism-i sanevberi, bir makine-i hayattır ve maddi hayat onun işlemesiyle kaimdir; sekteye uğradığı zaman cesed de sukuta uğrar, kezalik, o latife-i Rabbaniye a’mal ve ahval ve maneviyatın hey’et-i mecmuasını hakiki bir nur-u hayat ile canlandırır, ışıklandırır; nur-u imanın sönmesiyle, mahiyeti, meyyit-i gayr-ı müteharrik gibi bir heykelden ibaret kalır. </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p> <span style="color: #000000"></span></p><p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b428.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />-3- ’de <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b429.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’nın tekrarı, kalb ile sem’a vurulan hatemlerin herbirisi müstakil bir nevi delaile ait olduğuna işarettir. </span></span></strong></p></span></p><p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'">Evet, kalbin hatmi, delail-i kalbiye ve vicdaniyeye aittir. Sem’in hatmi, delail-i nakliye ve hariciyeye aittir. Ve keza, her iki hatmin bir cinsten olmadığına bir remizdir. </span></span></strong></p><p></span><p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><strong>1 Allah’a. </strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: olive"><strong>Sual </strong></span></span></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: olive">: Kalb ile basar’ın cem’ sigasıyla, sem’in müfred suretinde zikirlerinde ne gibi bir hikmet vardır? </span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: olive">Cevap </span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><span style="color: olive">:</span> Kalb ile basarın taalluk ettikleri şeyler mütehalif, yolları mütebayin, delilleri mütefavit, talim ve telkin edicileri mütenevvidir. Sem’ ise, kalb ve basarın hilafına, masdardır. İşittiren ferttir. Cemaatin işittikleri, ferttir. İşiten fert, fert olur. Bunun için müfred olarak iki cem’in arasına düşmüştür.</span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><strong><span style="color: olive"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Sual </span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">: Kalbden sonra tercihen sem’in zikredilmesi neye binaendir? </span></span></span></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"><strong><span style="color: olive">Cevap </span></strong></span></span></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><span style="color: olive">:</span> Melekat ve malumat-ı kalbiye, alelekser kulak penceresinden kalbe girerler. Bu itibarla, sem’, kalbe yakındır. Ve aynı zamanda, cihat-ı sitteden malumat aldığı cihetle kalbe benziyor. Zira göz, yalnız ön ciheti görür. Bunlar ise her tarafı görürler. </span></span></span></strong><span style="color: #000000"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b430.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />-1- ’de, üslubun tağyiriyle, cümle-i fiiliyeye tercihan cümle-i ismiyenin ihtiyar edilmesi, basar ile görünen delillerin sabit olduklarına, kalb veya sem’ ile alınan deliller ise müteceddit ve gayr-ı sabit olduklarına işarettir. </span></span></strong></span></p> <p style="text-align: left"><span style="color: #000000"></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000">Sual </span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000">: <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b431.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />-2- ile <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />-3- arasında ne fark vardır ki, <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b433.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />-4- isnad edilmiştir. <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> isnadsız bırakılmıştır? </span></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: olive">Cevap </span></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><span style="color: olive">:</span> <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b433.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Allah tarafından onların kesblerine bir cezadır. <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> ise, Allah tarafından olmayıp, onların meksubudur. Ve keza, mebde itibarıyla rüyette bir ıztırar vardır; sema’da, tahatturda ihtiyar vardır. Evet, gözün açılmasıyla eşyayı görmemek mümkün değildir. Fakat mesmuatı dinlemekte veya hatıratı tahattur etmekte bu ıztırar yoktur. <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> tabiri, gözün yalnız ön cihete hakim ve nazır olduğuna işarettir ki, eğer bir perde ile o cihetten alakası kesilse, bütün bütün kör kalır. Tenkiri ifade eden <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> ’deki tenvin, onların gözleri üstündeki perde, malum olmayan bir yerde olup, ondan sakınmak onlar için mümkün olmadığına işarettir. Car ve mecrurun <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> üzerine takdim edilmesi, en evvel nazar-ı dikkati onların gözlerine çevirtmekle, kalblerindeki sırları göstermek içindir. Zira göz, kalbin ayinesidir. </span></span></span></strong></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><strong>1 Gözleri üzerinde bir perde vardır. (Bakara Suresi: 7.) </strong></span></span></span><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><strong>2 Mühürledi. (Bakara Suresi: 7.) </strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Turab3, post: 200922, member: 1005848"] [COLOR=darkolivegreen][U][B]İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 78[/B][/U][/COLOR] [COLOR=darkolivegreen][U][B]Duygular içinde kalbin kulak ve gözden daha önemli olmasının hikmeti nedir?[/B][/U][/COLOR] [LEFT][B][IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b425.gif[/IMG] [/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000]-1- mukadder ve menvi (maksut) olduğuna nazaran, sanki nur-u marifet onların kalblerinin kapılarına geldiği zaman kalblerini açıp kabul etmediklerinden, Allah da gadaba gelerek kalblerini hatmetti. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][SIZE=2][FONT=Verdana][COLOR=#000000][IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b426.gif[/IMG]-2- fiil-i müteaddi olduğu halde [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b427.gif[/IMG] ile zikredilmesi, hatmedilen kalbin dünyaya bakan kapısı değil, ancak ahirete nazır olan kapısı seddedilmiş olduğuna işarettir.[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B][/LEFT] [LEFT][B][SIZE=2][FONT=Verdana][COLOR=#000000]Ve keza hatmin alamet-i manasını ifade eden vesm’i (damga) tazammun ettiğine işarettir. Sanki o hatim, o mühür, kalblerinin üstünde sabit bir damgadır ve silinmez bir alamettir ki, daima melaikeye görünür. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/B][/LEFT] [LEFT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=darkolivegreen]Sual [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=darkolivegreen]: Bu ayette kalbin sem’ ve basara takdimindeki hikmet nedir? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/LEFT] [LEFT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=olive]Cevap [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][COLOR=olive]:[/COLOR] Kalb, imanın mahalli olduğu gibi, en evvel Sanii arayan ve isteyen ve Saniin vücudunu delailiyle ilan eden, kalb ile vicdandır. Zira kalb, hayat malzemesini düşünürken, en büyük bir acze maruz kaldığını hisseder etmez, derhal bir nokta-i istinadı; kezalik, emellerinin tenmiyesi (nemalandırmak) için bir çare ararken, derhal bir nokta-i istimdadı aramaya başlar. Bu noktalar ise, iman ile elde edilebilir. Demek, kalbin sem’ ve basara hakk-ı takaddümü vardır. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/LEFT] [LEFT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=olive]İhtar [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][B][COLOR=olive]:[/COLOR] Kalbden maksat, sanevberi (çam kozalağı) gibi bir et parçası değildir. Ancak, bir latife-i Rabbaniyedir ki, mazhar-ı hissiyatı vicdan, makes-i efkarı dimağdır. Binaenaleyh, o latife-i Rabbaniyeyi tazammun eden o et parçasına kalb tabirinden şöyle bir letafet çıkıyor ki, o latife-i Rabbaniyenin insanın maneviyatına yaptığı hizmet, cism-i sanevberinin cesede yaptığı hizmet gibidir. Evet, nasıl ki bütün aktar-ı bedene maü’l-hayatı neşreden o cism-i sanevberi, bir makine-i hayattır ve maddi hayat onun işlemesiyle kaimdir; sekteye uğradığı zaman cesed de sukuta uğrar, kezalik, o latife-i Rabbaniye a’mal ve ahval ve maneviyatın hey’et-i mecmuasını hakiki bir nur-u hayat ile canlandırır, ışıklandırır; nur-u imanın sönmesiyle, mahiyeti, meyyit-i gayr-ı müteharrik gibi bir heykelden ibaret kalır. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][COLOR=#000000][/COLOR][/LEFT][COLOR=#000000] [LEFT][B][SIZE=2][FONT=Verdana][IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b428.gif[/IMG]-3- ’de [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b429.gif[/IMG]’nın tekrarı, kalb ile sem’a vurulan hatemlerin herbirisi müstakil bir nevi delaile ait olduğuna işarettir. [/FONT][/SIZE][/B] [B][SIZE=2][FONT=Verdana]Evet, kalbin hatmi, delail-i kalbiye ve vicdaniyeye aittir. Sem’in hatmi, delail-i nakliye ve hariciyeye aittir. Ve keza, her iki hatmin bir cinsten olmadığına bir remizdir. [/FONT][/SIZE][/B][/LEFT][/COLOR][LEFT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][B]1 Allah’a. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/LEFT] [LEFT][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=olive][B]Sual [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=olive]: Kalb ile basar’ın cem’ sigasıyla, sem’in müfred suretinde zikirlerinde ne gibi bir hikmet vardır? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/LEFT] [LEFT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=olive]Cevap [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][COLOR=olive]:[/COLOR] Kalb ile basarın taalluk ettikleri şeyler mütehalif, yolları mütebayin, delilleri mütefavit, talim ve telkin edicileri mütenevvidir. Sem’ ise, kalb ve basarın hilafına, masdardır. İşittiren ferttir. Cemaatin işittikleri, ferttir. İşiten fert, fert olur. Bunun için müfred olarak iki cem’in arasına düşmüştür.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/LEFT] [LEFT][B][COLOR=olive][FONT=Verdana][SIZE=2]Sual [/SIZE][/FONT][FONT=Verdana][SIZE=2]: Kalbden sonra tercihen sem’in zikredilmesi neye binaendir? [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][/LEFT] [LEFT][SIZE=2][FONT=Verdana][COLOR=#000000][B][COLOR=olive]Cevap [/COLOR][/B][/COLOR][/FONT][/SIZE][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][COLOR=olive]:[/COLOR] Melekat ve malumat-ı kalbiye, alelekser kulak penceresinden kalbe girerler. Bu itibarla, sem’, kalbe yakındır. Ve aynı zamanda, cihat-ı sitteden malumat aldığı cihetle kalbe benziyor. Zira göz, yalnız ön ciheti görür. Bunlar ise her tarafı görürler. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][COLOR=#000000] [B][SIZE=2][FONT=Verdana][IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b430.gif[/IMG]-1- ’de, üslubun tağyiriyle, cümle-i fiiliyeye tercihan cümle-i ismiyenin ihtiyar edilmesi, basar ile görünen delillerin sabit olduklarına, kalb veya sem’ ile alınan deliller ise müteceddit ve gayr-ı sabit olduklarına işarettir. [/FONT][/SIZE][/B] [/COLOR][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000]Sual [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000]: [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b431.gif[/IMG]-2- ile [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif[/IMG]-3- arasında ne fark vardır ki, [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b433.gif[/IMG]-4- isnad edilmiştir. [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif[/IMG] isnadsız bırakılmıştır? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=olive]Cevap [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][COLOR=olive]:[/COLOR] [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b433.gif[/IMG] Allah tarafından onların kesblerine bir cezadır. [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif[/IMG] ise, Allah tarafından olmayıp, onların meksubudur. Ve keza, mebde itibarıyla rüyette bir ıztırar vardır; sema’da, tahatturda ihtiyar vardır. Evet, gözün açılmasıyla eşyayı görmemek mümkün değildir. Fakat mesmuatı dinlemekte veya hatıratı tahattur etmekte bu ıztırar yoktur. [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif[/IMG] tabiri, gözün yalnız ön cihete hakim ve nazır olduğuna işarettir ki, eğer bir perde ile o cihetten alakası kesilse, bütün bütün kör kalır. Tenkiri ifade eden [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif[/IMG] ’deki tenvin, onların gözleri üstündeki perde, malum olmayan bir yerde olup, ondan sakınmak onlar için mümkün olmadığına işarettir. Car ve mecrurun [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/isa1/b432.gif[/IMG] üzerine takdim edilmesi, en evvel nazar-ı dikkati onların gözlerine çevirtmekle, kalblerindeki sırları göstermek içindir. Zira göz, kalbin ayinesidir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/LEFT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][B]1 Gözleri üzerinde bir perde vardır. (Bakara Suresi: 7.) [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][LEFT][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][B]2 Mühürledi. (Bakara Suresi: 7.) [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Duygular içinde kalbin kulak ve gözden daha önemli olmasının hikmeti nedir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst