Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Efendimiz(s.a.v) Ve Zikr..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 119619" data-attributes="member: 8283"><p><strong><span style="font-size: 12px"><img src="http://img03.blogcu.com/images/n/u/r/nuruhilal/zikr_1239908472.png" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Bir sahâbî Allâh Resûlü'ne gelerek: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkOrange">– Hangi cihâdın ecri daha büyüktür? </span>diye sordu. Peygamber Efendimiz: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Olive">“– Yüce Allâh'ı en çok zikredeninki!”</span> buyurdu. Adam: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkOrange">– Hangi oruçlunun ecri daha büyüktür?”</span> diye sordu. Efendimiz: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Olive">“– Yüce Allâh'ı en çok zikredeninki!”</span> buyurdu.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px">Bundan sonra adam, <span style="color: DarkOrange">namaz kılanlar, zekât verenler, hacca gidenler ve sadaka verenler için de aynı soruyu tekrarladı.</span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px">Fahr-i Kâinât Efendimiz bunların hepsine de: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Olive">“– Yüce Allâh'ı en çok zikredeninki!”</span> buyurdu.</span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px">Bunun üzerine. Ebûbekir -radıyallâhu anh-, Hz. Ömer'e: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkOrange">– Yâ Ebâ Hafs! Allâh'ı zikredenler, hayrın tümünü alıp götürdü! </span>dedi. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Bunu duyan Kâinâtın Efendisi onlara doğru yöneldi ve: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Olive">“– Evet öyledir!” </span>buyurdu.</span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px">(İbn-i Hanbel, III, 438; Heysemî, X, 74) </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Zikir, insanın kalbini cilâlayıp temizlediği için, böyle bir kalble yapılan ameller ihlâs ve samîmiyet itibariyle, böyle olmayan kimselerin yaptıklarından çok daha farklı olmaktadır.</span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px">Mevlâna -kuddise sirruh- kalbini cilâlayıp saflaştıran kimselerin kıymetini ifâde etmek üzere şöyle der: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Teal">“Her halde bunu işitmişsindir, hatırlar olmalısın. Padişahların bir âdeti vardı. Yiğitler, pehlivanlar padişahların sol taraflarında dururlardı. Çünkü, yi*ğitlik ve cesaret duygusunun yeri olan yürekler, bedenin sol yanındadır. Defterdarlarla kâtiplerin yeri ise sağ tarafta idi. Çünkü yazı yazmak ve defter tutmak sağ elin işidir.</span> </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Sûfîl<span style="color: Lime">ere ise padişahın karşısında yer verirlerdi. Zîrâ sûfiler, cânın aynası*dır, ve mânen aynadan daha parlaktırlar. Onlar, gönül aynasında hiç görülmemiş, dokunulmamış şekiller, hayaller belirsin diye, onu zikirle ve tefekkürle cilâlamışlardır. Aynayı mayası ve yaratılışı temiz olan güzel kişilerin önüne koymalıdır. Çünkü, güzel kendi güzelliğini görmek ister. Bu sebeptendir ki güzel yüz aynaya âşıktır. Güzel, câna cila verir, kalbi kuvvetlendirir.” </span>( Mesnevî , beyt: 3150-3156) </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Gönüllere cilâ ve câna şifâ olan zikrin, ashâbının kalbine iyice yerleşmesini isteyen Efendimiz, onların her zaman ve her yerde Allâh'ı anmalarını emretmiştir.</span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 12px">Muaz bin Cebel -radıyallâhu anh- şöyle anlatır: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Birgün Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- elimden tuttu ve: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">“– Vallâhi seni seviyorum ey Muâz!” buyurdu. Ben: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">– Ben de sizi seviyorum yâ Resûlallâh! dedim. Bunun üzerine Efendimiz: </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">“– Her namazın ardından </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">«Allâhım! Seni zikredebilmem, sana şükredebilmem ve en güzel şekilde kulluk yapabilmem husûsunda bana yardım eyle!» demeyi hiçbir zaman bırakma!” dedi. (Nesâî, Sehv, 60; Ebû Dâvûd, Vitir, 26) </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">“Bilesiniz ki kalbler ancak Allâh'ın zikri ile mutmain olur.” </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">(er-Ra'd 13/28 )</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 119619, member: 8283"] [B][SIZE=3][IMG]http://img03.blogcu.com/images/n/u/r/nuruhilal/zikr_1239908472.png[/IMG] Bir sahâbî Allâh Resûlü'ne gelerek: [COLOR=DarkOrange]– Hangi cihâdın ecri daha büyüktür? [/COLOR]diye sordu. Peygamber Efendimiz: [COLOR=Olive]“– Yüce Allâh'ı en çok zikredeninki!”[/COLOR] buyurdu. Adam: [COLOR=DarkOrange]– Hangi oruçlunun ecri daha büyüktür?”[/COLOR] diye sordu. Efendimiz: [COLOR=Olive]“– Yüce Allâh'ı en çok zikredeninki!”[/COLOR] buyurdu. Bundan sonra adam, [COLOR=DarkOrange]namaz kılanlar, zekât verenler, hacca gidenler ve sadaka verenler için de aynı soruyu tekrarladı.[/COLOR] Fahr-i Kâinât Efendimiz bunların hepsine de: [COLOR=Olive]“– Yüce Allâh'ı en çok zikredeninki!”[/COLOR] buyurdu. Bunun üzerine. Ebûbekir -radıyallâhu anh-, Hz. Ömer'e: [COLOR=DarkOrange]– Yâ Ebâ Hafs! Allâh'ı zikredenler, hayrın tümünü alıp götürdü! [/COLOR]dedi. Bunu duyan Kâinâtın Efendisi onlara doğru yöneldi ve: [COLOR=Olive]“– Evet öyledir!” [/COLOR]buyurdu. (İbn-i Hanbel, III, 438; Heysemî, X, 74) Zikir, insanın kalbini cilâlayıp temizlediği için, böyle bir kalble yapılan ameller ihlâs ve samîmiyet itibariyle, böyle olmayan kimselerin yaptıklarından çok daha farklı olmaktadır. Mevlâna -kuddise sirruh- kalbini cilâlayıp saflaştıran kimselerin kıymetini ifâde etmek üzere şöyle der: [COLOR=Teal]“Her halde bunu işitmişsindir, hatırlar olmalısın. Padişahların bir âdeti vardı. Yiğitler, pehlivanlar padişahların sol taraflarında dururlardı. Çünkü, yi*ğitlik ve cesaret duygusunun yeri olan yürekler, bedenin sol yanındadır. Defterdarlarla kâtiplerin yeri ise sağ tarafta idi. Çünkü yazı yazmak ve defter tutmak sağ elin işidir.[/COLOR] Sûfîl[COLOR=Lime]ere ise padişahın karşısında yer verirlerdi. Zîrâ sûfiler, cânın aynası*dır, ve mânen aynadan daha parlaktırlar. Onlar, gönül aynasında hiç görülmemiş, dokunulmamış şekiller, hayaller belirsin diye, onu zikirle ve tefekkürle cilâlamışlardır. Aynayı mayası ve yaratılışı temiz olan güzel kişilerin önüne koymalıdır. Çünkü, güzel kendi güzelliğini görmek ister. Bu sebeptendir ki güzel yüz aynaya âşıktır. Güzel, câna cila verir, kalbi kuvvetlendirir.” [/COLOR]( Mesnevî , beyt: 3150-3156) Gönüllere cilâ ve câna şifâ olan zikrin, ashâbının kalbine iyice yerleşmesini isteyen Efendimiz, onların her zaman ve her yerde Allâh'ı anmalarını emretmiştir. Muaz bin Cebel -radıyallâhu anh- şöyle anlatır: Birgün Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- elimden tuttu ve: “– Vallâhi seni seviyorum ey Muâz!” buyurdu. Ben: – Ben de sizi seviyorum yâ Resûlallâh! dedim. Bunun üzerine Efendimiz: “– Her namazın ardından «Allâhım! Seni zikredebilmem, sana şükredebilmem ve en güzel şekilde kulluk yapabilmem husûsunda bana yardım eyle!» demeyi hiçbir zaman bırakma!” dedi. (Nesâî, Sehv, 60; Ebû Dâvûd, Vitir, 26) “Bilesiniz ki kalbler ancak Allâh'ın zikri ile mutmain olur.” (er-Ra'd 13/28 )[/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Efendimiz(s.a.v) Ve Zikr..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst