Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Eğer Benim Gördüklerimi Siz de Görseydiniz...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 137385" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><u><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Blue">Yakın zaman münevveri: CEMİL MERİÇ</span></span></span></strong></u></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"><img src="http://www.yeniasya.com.tr/2009/06/19/resim/mericc.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span> </p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Yıllarca fikre susamış bu topraklar. Fikrin nehirleri kurutulmuş, nerede bir pınar fışkırsa bir müstebit dikilmiş başına. İstibdadın en zulümatlı dönemlerinde bu topraklarda parlamış fikir işçileri. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Münevver olmak, ‘aydın’ mefhumuyla kısırlaştırıldığından beri sesi soluğu kesilmiş mütefekkirlerin. <strong>Yeni mütefekkirler yetişmediği ayrı, bir de önceki mütefekkirlerin seslerini kesmiş, fikirlerini yok saymış aydın takımı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong>“Yakın tarihimizde insana kıran geldi” </strong>1 diye boşuna mı dedi Cemil Meriç? Yeni çağın aydın profilinden bahsederken şöyle diyor yakın zaman münevveri: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong>“Bunlar sahte aydınlardır. Pısırık insanlardır. Hayatlarında hiçbir şeye inanmamışlardır. Sahtekârdırlar...” </strong>2 Söyleyen Cemil Meriç olduğunda bir daha düşünmek gerekiyor. Sahte aydın, pısırıklık, inanmamışlık... Yakın tarihimizle ne kadar da uyumlu tanımlamalar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Düşünme yetisi hadım edilmiş bir toplum olmaya nerede başladık? Hangi noktada bizim yerimize düşünmeye, karar vermeye başladılar? Bir düşünmeli insan, ne zaman böyle bir şey için vekâlet verebilir? Çaresizlik olmalı bir kere... Sonra belirsizlik. Osmanlı’nın son dönemi ve Kurtuluş Savaşı öncesi geliyor aklıma hemen. İmparatorluğun son demleri... Anadolu’da bir çaba. İnsanlar gâvur hâkimiyeti olmasın diye ilk bağırana sarılmış, peşinden gidiyor. O belirsizlik ve olağanüstü şartlarda birileri halk için karar vermeye başlıyor. <strong>Sonraları bu halk için karar verme işi “halk için halka rağmen”e dönüşüyor.</strong> Olağanüstü şartlar değişiyor, yönetimin olağanlaşması 27 yıl alıyor. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">İstibdadın hüküm sürdüğü 27 yıl, halkı iyice cahilleştiriyor. Dahası düşünemez ediyor. Yeni rejim, halkı çağdaşlaştıracağını iddiâ ediyor, ama o çağın çağdaşlığı, bu toprak insanına pek münasip değil. Her yerde istibdat, her yerde dikta. Oysa Osmanlı yönetiminde halk, en azından Halifenin varlığıyla avunuyordu. Şimdi ise halkın yerine düşünenler, halifenin sahip olduğu güvenilirlikten ne kadar da uzak...Okuma yazma bilmeyen halk, alfabe değişikliğiyle iyice cahil oluyor. Üstelik öyle kalması sağlanıyor, yeni nesil Köy Enstitüleri tezgâhından geçiriliyor ve nesiller arasındaki bağ, dolayısıyla gençlikle geçmişi arasındaki bağ kopuyor. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Bundan sonraki onar yıllık periyotlarda gençlik hızla politize-apolitize salınımına giriyor. Bir nesil hebâ ediliyor. İşte o nesil içinden Hatay’ın sıcağında bir Hüseyin Cemil çıkıyor. Fransa’da bulunuyor. Hayatının her aşamasında okuyor, okuyor...Okumaktan görme yetisini kaybediyor. Âmâ olduktan sonra da durmuyor, bu sefer sevdikleri seslendiriyor kitaplarını. Bu haliyle bile topluma bir şeyler söylüyor. Her şeyi yapan ama okumayan bir toplumda okuyarak, yazarak ve çok az konuşarak derdini anlatıyor. Yok edilen bir neslin içinde münevver olmanın yükünü hissediyor... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong>“Muhteşem bir maziyi muhteşem bir istikbale bağlayan bir köprü olmak isterdim: Kelimeden, sevgiden bir köprü...”</strong>3 derken yaşadığı neslin düşünme eksiğini telâfi mi etmek istiyor bilmiyoruz. Ama anlattığı çok net bir şey var. Kopukluk. Nesiller kopuk. Devlet eliyle, inkılâp niyetiyle köklerinden koparılan nesilleri buluşturma emeli... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong>“Cemil Meriç, dünyadan elini eteğini çekmiş bir dervişin camiye bağlılığı gibi kütüphanesine bağlıdır. Çünkü o da–bozuk olduğunu düşündüğü—dünyadan elini eteğini çekmiş, öte bir dünyaya varışın rehberliğini kitaplarda aramıştır.”</strong>4 Bu arayış sırasında İbn-i Haldun’dan Balzac’a, Ali Şeriati’den Weber’e geniş bir yelpazede okumalar yapmıştı<strong>r. Özellikle görme duyusunu kaybettikten sonra Risâle-i Nurlar’ı okumaya başlamış, ölene dek okumaya devam etmiştir. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Risâleler ve Said Nursî hakkında söyledikleri manidârdır: <strong>“Bu büyük fütuhat, büyük bir imparatorluğun son sözleridir. Bu hareket, Osmanlının bir nev'î vasiyetidir. Bediüzzaman Hazretleri Osmanlı’nın son temsilcisidir. Risâle-i Nurlar, Üstadın insanlığa hitabesidir.”</strong>5 </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Bir hatırasında öğrencileri şöyle bahsediyor Risâle okumalarından: </span></span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">“Risâleleri okurken yerinde duramıyor, sürekli ayağa kalkıp oturuyordu. Okuma bittikten sonra sorduk ‘Neden ayağa kalkıp durdunuz, okurken?’ diye. Şöyle cevapladı: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">“‘Eğer benim gördüklerimi görseydiniz, siz de yerinizde duramazdınız.’” </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Okumayı hayatının birincil fiili olarak benimsemiş bir münevverdir Cemil Meriç. Okuma yelpazesi o denli geniş ki, Batı’nın ciddî eleştirisini yapabilecek ender doğululardan olma imtiyazına sahip. Doğu’ya da bir o kadar hâkim. Hind kültürüne de tabiî.. Cemil Meriç profili, bu toplumun son yüz yılında pek alışık olduğu bir profil değil. Sonuna kadar okuyan, tahkik eden, sorgulayan. Hani ehl-i tahkik denecek türden bir insan. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Cumhuriyet Türkiye’sinin hadım ettiği kültürde, çorak bıraktırdığı, çölleştirdiği topraklarda bütün olumsuz şartlara rağmen filizlenen bir tohum o. Batı ve doğunun bütün birikimini özümseyen, tek bilgi kaynağı olarak okumalarını kabul eden bir ehl-i tahkik münevver. İnanmış, inandıklarını anlatmaktan yorulmayan bir entelektüel. <strong>“Entelektüel amel edendir”</strong> derken çağımız aydınının en büyük eksiğini yüzüne vuruyor. Çalışmıyorlar diyor. Öğrencilerine mütecessis olmalarını salık veriyor. Merak, hakikate ulaşılan yolda şevk menbâı onda. Araştırıyor, araştırıyor... Öyle ki, sözlük yazmaya dahi başlıyor. İslâm Ansiklopedisi için yazdığı başlıklar “Işık Doğudan Gelir” adıyla yayınlanıyor.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Zaman zaman dönüşümler de yaşıyor Cemil Meriç. Bir dönem sosyalist oluyor. Sonra Türkçü, daha sonraları sağa yakınlaşıyor. Tam bir düşünce seyyahı. Ama öylesine bir seyyahlık değil onunki. Her ideolojinin derinlerine iniyor. Sorguluyor. En derinlerden eleştiriler sunuyor. Komünizm’den bahsederken “Bir ütopya, hiçbir zaman iktidara gelmedi”6 diyebiliyor. Sağdan bahsederken serzenişi haklı: “Boşuna bağırıyorum, sağ okumuyor.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateBlue">Cemil Meriç, yakın tarihimizin, Cumhuriyetin kuruttuğu toprakların mühim bir münevveri. Tam bir mütefekkir. Bir fikir işçisi. Bu yüzden saygıyla yâd edilmeyi hak ediyor.</span></span></span></p><p></p><p><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen"><strong>Dipnotlar:</strong></span></span></span></u> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">1- Bulutları Delen Kartal, Mustafa Armağan, Ufuk Kitap. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">2- Age. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">3- Babam Cemil Meriç, Ümit Meriç, İletişim Yayınları. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">4- Mütecessis ve muzdarip, Rıdvan Temizer, Sus Dergi sayı 2. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">5- Bulutları Delen Kartal, Mustafa Armağan, Ufuk Kitap. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">6- Cemil Meriç’le Nur Sohbetleri, Necmeddin Şahiner, Işık Yayınları. </span></span></span></p><p> </p><p><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkRed"><strong>faruksaim</strong></span></span></span></u></p><p><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkRed"><strong>19.06.2009</strong></span></span></span></u></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen"><strong><u><span style="color: DarkRed">Yeniasya</span></u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen"><strong></strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 137385, member: 27"] [CENTER][U][B][FONT=Century Gothic][SIZE=5][COLOR=Blue]Yakın zaman münevveri: CEMİL MERİÇ[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U][/CENTER] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue][IMG]http://www.yeniasya.com.tr/2009/06/19/resim/mericc.jpg[/IMG][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Yıllarca fikre susamış bu topraklar. Fikrin nehirleri kurutulmuş, nerede bir pınar fışkırsa bir müstebit dikilmiş başına. İstibdadın en zulümatlı dönemlerinde bu topraklarda parlamış fikir işçileri. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Münevver olmak, ‘aydın’ mefhumuyla kısırlaştırıldığından beri sesi soluğu kesilmiş mütefekkirlerin. [B]Yeni mütefekkirler yetişmediği ayrı, bir de önceki mütefekkirlerin seslerini kesmiş, fikirlerini yok saymış aydın takımı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue][B]“Yakın tarihimizde insana kıran geldi” [/B]1 diye boşuna mı dedi Cemil Meriç? Yeni çağın aydın profilinden bahsederken şöyle diyor yakın zaman münevveri: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue] [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue][B]“Bunlar sahte aydınlardır. Pısırık insanlardır. Hayatlarında hiçbir şeye inanmamışlardır. Sahtekârdırlar...” [/B]2 Söyleyen Cemil Meriç olduğunda bir daha düşünmek gerekiyor. Sahte aydın, pısırıklık, inanmamışlık... Yakın tarihimizle ne kadar da uyumlu tanımlamalar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Düşünme yetisi hadım edilmiş bir toplum olmaya nerede başladık? Hangi noktada bizim yerimize düşünmeye, karar vermeye başladılar? Bir düşünmeli insan, ne zaman böyle bir şey için vekâlet verebilir? Çaresizlik olmalı bir kere... Sonra belirsizlik. Osmanlı’nın son dönemi ve Kurtuluş Savaşı öncesi geliyor aklıma hemen. İmparatorluğun son demleri... Anadolu’da bir çaba. İnsanlar gâvur hâkimiyeti olmasın diye ilk bağırana sarılmış, peşinden gidiyor. O belirsizlik ve olağanüstü şartlarda birileri halk için karar vermeye başlıyor. [B]Sonraları bu halk için karar verme işi “halk için halka rağmen”e dönüşüyor.[/B] Olağanüstü şartlar değişiyor, yönetimin olağanlaşması 27 yıl alıyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]İstibdadın hüküm sürdüğü 27 yıl, halkı iyice cahilleştiriyor. Dahası düşünemez ediyor. Yeni rejim, halkı çağdaşlaştıracağını iddiâ ediyor, ama o çağın çağdaşlığı, bu toprak insanına pek münasip değil. Her yerde istibdat, her yerde dikta. Oysa Osmanlı yönetiminde halk, en azından Halifenin varlığıyla avunuyordu. Şimdi ise halkın yerine düşünenler, halifenin sahip olduğu güvenilirlikten ne kadar da uzak...Okuma yazma bilmeyen halk, alfabe değişikliğiyle iyice cahil oluyor. Üstelik öyle kalması sağlanıyor, yeni nesil Köy Enstitüleri tezgâhından geçiriliyor ve nesiller arasındaki bağ, dolayısıyla gençlikle geçmişi arasındaki bağ kopuyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Bundan sonraki onar yıllık periyotlarda gençlik hızla politize-apolitize salınımına giriyor. Bir nesil hebâ ediliyor. İşte o nesil içinden Hatay’ın sıcağında bir Hüseyin Cemil çıkıyor. Fransa’da bulunuyor. Hayatının her aşamasında okuyor, okuyor...Okumaktan görme yetisini kaybediyor. Âmâ olduktan sonra da durmuyor, bu sefer sevdikleri seslendiriyor kitaplarını. Bu haliyle bile topluma bir şeyler söylüyor. Her şeyi yapan ama okumayan bir toplumda okuyarak, yazarak ve çok az konuşarak derdini anlatıyor. Yok edilen bir neslin içinde münevver olmanın yükünü hissediyor... [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue][B]“Muhteşem bir maziyi muhteşem bir istikbale bağlayan bir köprü olmak isterdim: Kelimeden, sevgiden bir köprü...”[/B]3 derken yaşadığı neslin düşünme eksiğini telâfi mi etmek istiyor bilmiyoruz. Ama anlattığı çok net bir şey var. Kopukluk. Nesiller kopuk. Devlet eliyle, inkılâp niyetiyle köklerinden koparılan nesilleri buluşturma emeli... [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue][B]“Cemil Meriç, dünyadan elini eteğini çekmiş bir dervişin camiye bağlılığı gibi kütüphanesine bağlıdır. Çünkü o da–bozuk olduğunu düşündüğü—dünyadan elini eteğini çekmiş, öte bir dünyaya varışın rehberliğini kitaplarda aramıştır.”[/B]4 Bu arayış sırasında İbn-i Haldun’dan Balzac’a, Ali Şeriati’den Weber’e geniş bir yelpazede okumalar yapmıştı[B]r. Özellikle görme duyusunu kaybettikten sonra Risâle-i Nurlar’ı okumaya başlamış, ölene dek okumaya devam etmiştir. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Risâleler ve Said Nursî hakkında söyledikleri manidârdır: [B]“Bu büyük fütuhat, büyük bir imparatorluğun son sözleridir. Bu hareket, Osmanlının bir nev'î vasiyetidir. Bediüzzaman Hazretleri Osmanlı’nın son temsilcisidir. Risâle-i Nurlar, Üstadın insanlığa hitabesidir.”[/B]5 [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue] [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Bir hatırasında öğrencileri şöyle bahsediyor Risâle okumalarından: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]“Risâleleri okurken yerinde duramıyor, sürekli ayağa kalkıp oturuyordu. Okuma bittikten sonra sorduk ‘Neden ayağa kalkıp durdunuz, okurken?’ diye. Şöyle cevapladı: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]“‘Eğer benim gördüklerimi görseydiniz, siz de yerinizde duramazdınız.’” [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Okumayı hayatının birincil fiili olarak benimsemiş bir münevverdir Cemil Meriç. Okuma yelpazesi o denli geniş ki, Batı’nın ciddî eleştirisini yapabilecek ender doğululardan olma imtiyazına sahip. Doğu’ya da bir o kadar hâkim. Hind kültürüne de tabiî.. Cemil Meriç profili, bu toplumun son yüz yılında pek alışık olduğu bir profil değil. Sonuna kadar okuyan, tahkik eden, sorgulayan. Hani ehl-i tahkik denecek türden bir insan. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Cumhuriyet Türkiye’sinin hadım ettiği kültürde, çorak bıraktırdığı, çölleştirdiği topraklarda bütün olumsuz şartlara rağmen filizlenen bir tohum o. Batı ve doğunun bütün birikimini özümseyen, tek bilgi kaynağı olarak okumalarını kabul eden bir ehl-i tahkik münevver. İnanmış, inandıklarını anlatmaktan yorulmayan bir entelektüel. [B]“Entelektüel amel edendir”[/B] derken çağımız aydınının en büyük eksiğini yüzüne vuruyor. Çalışmıyorlar diyor. Öğrencilerine mütecessis olmalarını salık veriyor. Merak, hakikate ulaşılan yolda şevk menbâı onda. Araştırıyor, araştırıyor... Öyle ki, sözlük yazmaya dahi başlıyor. İslâm Ansiklopedisi için yazdığı başlıklar “Işık Doğudan Gelir” adıyla yayınlanıyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Zaman zaman dönüşümler de yaşıyor Cemil Meriç. Bir dönem sosyalist oluyor. Sonra Türkçü, daha sonraları sağa yakınlaşıyor. Tam bir düşünce seyyahı. Ama öylesine bir seyyahlık değil onunki. Her ideolojinin derinlerine iniyor. Sorguluyor. En derinlerden eleştiriler sunuyor. Komünizm’den bahsederken “Bir ütopya, hiçbir zaman iktidara gelmedi”6 diyebiliyor. Sağdan bahsederken serzenişi haklı: “Boşuna bağırıyorum, sağ okumuyor.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateBlue]Cemil Meriç, yakın tarihimizin, Cumhuriyetin kuruttuğu toprakların mühim bir münevveri. Tam bir mütefekkir. Bir fikir işçisi. Bu yüzden saygıyla yâd edilmeyi hak ediyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen][B]Dipnotlar:[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]1- Bulutları Delen Kartal, Mustafa Armağan, Ufuk Kitap. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]2- Age. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]3- Babam Cemil Meriç, Ümit Meriç, İletişim Yayınları. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]4- Mütecessis ve muzdarip, Rıdvan Temizer, Sus Dergi sayı 2. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]5- Bulutları Delen Kartal, Mustafa Armağan, Ufuk Kitap. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]6- Cemil Meriç’le Nur Sohbetleri, Necmeddin Şahiner, Işık Yayınları. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkRed][B]faruksaim[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkRed][B]19.06.2009[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkGreen][B][U][COLOR=DarkRed]Yeniasya[/COLOR][/U] [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Eğer Benim Gördüklerimi Siz de Görseydiniz...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst