Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
EĞİtİm hakkinda
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 277937" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>MESNEVİ-İ NURİYE DERSLERİ</u></span></strong></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Calibri'">Kur'an bilbedahe mahz-ı hidayettir. Çünki onun muhalifi, bilmüşahede küfrün dalaletidir. Hem bizzarure Kur'an envar-ı imaniyenin madenidir. Elbette envar-ı imaniyenin aksi, zulümattır. Çok Sözlerde bunu kat'i olarak isbat etmişiz.</span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Calibri'">Hem Kur'an bilyakin hakaikın mecma'ıdır. Hayalat ve hurafat, içine giremez. Teşkil ettiği hakikatlı alem-i İslamiyet, izhar ettiği esaslı şeriat ve gösterdiği ali kemalatın şehadetiyle, alem-i gayba ait olan bahislerinde dahi, alem-i şehadetteki bahisleri gibi, ayn-ı hakaik olduğunu ve içinde hilaf bulunmadığını isbat eder. </span></span></p><p> </p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Calibri'">(Bediüzzaman Said Nursi - 19. Mektub'dan) </span></span></p><p> </p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler</span></u></strong></p><p> <table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Aks </strong>:zıt, ters, muhalif, yankı</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Âlem-i gayb :</strong>görünmeyen âlem, gizli âlem</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Âlem-i İslamiyet :</strong>İslam âlemi</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Âlem-i şehadet</strong> :görünen, hissedilen, yaşanan âlem</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Âlî :</strong>üstün, yüce , çok büyük</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Ayn-ı hakaik</strong> :gerçeklerin aynısı, ta kendisi</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Bahis :</strong>konu, konuşulan şey</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Bilbedahe</strong> :açık olarak, aşikar</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Bilmüşahede </strong>:görerek, görmek suretiyle</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Bilyakin</strong> :şüphesiz olarak açıklıkla bilerek</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Bizzarure </strong>:zarureten, mecburen</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Dalâlet :</strong>sapıklık, iman ve islamiyetten ayrılmak, Allah’a isyankâr olmak</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Envar-ı imaniye</strong> :imandan gelen nurlar</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Esas :</strong>asıl,temel, kök, şart</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Hakaik </strong>:hakikatler, gerçekler</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Hakikat: </strong>gerçek, doğru</span><br /> <br /> </td><td> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Hayalat</strong> :zihnen tasarlanan şeyler</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Hilaf :</strong>ters, karşı, zıt, muhalefet</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Hurafat </strong>:hurafeler, aslı astarı olmayan iş ve rivayetler, batıl boş şeyler</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>İzhar :</strong>açığa vurmak, meydana çıkarmak, göstermek </span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Kat’î :</strong>kesin, mutlak, tereddütsüz, şüphesiz</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Kemalat :</strong>faziletler, iyilikler, mükemmellikler</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Küfr :</strong> Allah’ı veya Allah’ın kesin olarak bildirdiği herhangi bir şeyi inkâr etme, inançsızlık, dinsizlik</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Maden</strong> :her şeyin asli kaynağı</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Mahz-ı hidayet</strong> :tam bir hidayet kaynağı</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Mecma’ </strong>:toplanılacak yer, kavuşulacak yer</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Muhalif :</strong>zıt, birbirine uymayan, karşı duran, karşı</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Şehadet :</strong> şahitlik, tanıklık</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Şeriat</strong> : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, dosdoğru yol, kanun, İslam dini</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Teşkil :</strong>şekil vermek, meydana getirmek</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Zulümat :</strong>karanlıklar, dinsizlik ve zulüm devri</span><br /> <span style="color: #888888"> <br /> </span></td></tr></table><p><strong><u><span style="font-family: 'Calibri'"><a href="http://4.11.re/" target="_blank">4.11.RE</a>ŞHALAR(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">ONBİRİNCİ REŞHA(DEVAMI)</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">Bilhassa o zât, o cemaat-ı uzmâda umum zevilhayata şâmil pek şedit bir ihtiyac-ı azîm için dua eder. Ve onun duasına, yalnız o cemaat değil, belki arz ve semâ ve bütün mevcudat “Âmin” söyler. Yani, “Yâ Rabbenâ! onun duasını kabul eyle. Biz de o duayı ediyoruz. Biz de onun talep ettiğini talep ediyoruz.”<br /> <br /> Bilhassa, o cemaat-i uzmâ önünde kıldırdığı namazda, öyle bir tazarru ve tezellül ile, öyle bir iştiyakla, öyle bir hüzünle niyaz ve dua eder ki, kâinat bile heyecana gelir, o zâtın duasına iştirâk eder. Evet, öyle bir maksat için niyaz eder ki, eğer o maksat husule gelmezse, yalnız mahlûkat değil, âlem bile kıymetsiz kalır, esfel-i sâfilîne düşer. Çünkü, o zâtın matlubuyla mevcudat yüksek kemâlâta erişir.<br /> <br /> Acaba o zât, o matlubu kimden istiyor? Evet, öyle bir Zâttan talep eder ki, en gizli ve en küçük bir hayvanın cüz’î bir ihtiyacı için lisan-ı haliyle yaptığı duayı işitir, kabul eder, ihtiyacını yerine getirir. Ve keza, en ednâ bir emeli, en ednâ bir gaye için, en ednâ bir zîhayatta görür ve onu ona yetiştirmekle ikram ve merhamet eder. Bu duaların neticesinde yapılan terbiye ve tedbirler öyle bir intizamla cereyan eder ki, o terbiyelerin ancak bir Semî’ ve Basîr, bir Alîm ve Hakîmden olduğuna şüphe bırakmaz.<br /> <br /> Acaba o zât, o minberde Arşa müteveccihen ellerini kaldırarak yaptığı dua ile ne istiyor ki bütün mahlûkat “Âmin” söylüyor?<br /> <br /> Evet, o zât, Cenâb-ı Hakkın rızasını ve Cennette mülâkat ve rüyetiyle saadet-i ebediyeyi istiyor. Bu istenilen şeylerin icadına rahmet, hikmet, adalet gibi sayısız esbap olmadığı takdirde, o zât-ı nurânînin tek duası ve tazarru ile niyaz etmesi, Cennetin icadına ve îtâsına kâfidir. Binaenaleyh, o zâtın risaleti, imtihan ve ubudiyet için şu dünyanın kurulmasına sebep olduğu gibi, o zâtın ubudiyetinde yaptığı dua, mükâfat ve mücâzat için dâr-ı âhiretin îcadına sebep olur.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Evet, bu yüksek intizam ve geniş rahmet ve güzel san’at ve kusursuz cemâl ile zulüm ve çirkinlik arasında tezat vardır. İçtimaları mümkün değildir.<br /> <br /> Evet, ednâ bir sesi, ednâ bir kimseden, âdi bir iş için işitip kabul etmekle, en yüksek bir savtı, en büyük bir iş için işitip kabul etmemek, emsalsiz bir kubh ve çirkinlik ve bir kusurdur. Bu ise mümkün değildir. Çünkü, hüsn-i zâtî, kubh u zâtîye inkılâp eder. İnkılâb-ı hakâik ise muhaldir.</span></td><td> <strong><u><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>adalet</strong> : hak sahibine hakkını verme, haksızı terbiye etme ve cezalandırma</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>âdi</strong> : basit, sıradan</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>âlem</strong> : dünya<br /> <strong>Alîm</strong> : her şeyi hakkıyla bilen, ilmi herşeyi kuşatan Allah<br /> <strong>âmin</strong> : “Allah’ım kabul eyle”<br /> <strong>Arş</strong> : Allah’ın hüküm ve egemenliğinin tecelli ettiği yer<br /> <strong>Basîr</strong> : her şeyi gören Allah<br /> <strong>bilhassa</strong> : özellikle<br /> <strong>binaenaleyh</strong> : bundan dolayı<br /> <strong>cemaat-i uzmâ</strong> : büyük cemaat, topluluk<br /> <strong>cemâl</strong> : güzellik<br /> <strong>Cenâb-ı Hak</strong> : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah<br /> <strong>cereyan etmek</strong> : meydana gelmek<br /> <strong>cüz'î</strong> : ferdî, küçük<br /> <strong>dâr-ı âhiret</strong> : âhiret âlemi<br /> <strong>ednâ</strong> : basit, küçük<br /> <strong>emel</strong> : arzu, istek</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>emsalsiz</strong> : benzersiz</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>esbap</strong> : sebepler<br /> <strong>esfel-i sâfilîn</strong> : aşağıların en aşağısı<br /> <strong>Hakîm</strong> : her işini hikmetle yapan Allah<br /> <strong>hikmet</strong> : gaye fayda<br /> <strong>husule gelmek</strong> : meydana gelmek</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hüsn-i zâtî</strong> : bir şeyin bizzat kendisinin güzel olması, güzelilği başkasından gelmemesi</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>îcad</strong> : var etme, yaratma<br /> <strong>içtima</strong> : toplanma, bir araya gelme<br /> <strong>ikram</strong> : bağış, ihsan</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>inkılâb-ı hakâik</strong> : gerçeklerin zıddına dönüşmesi<br /> <strong>inkılâp etmek</strong> : değişmek, dönüşmek<br /> <strong>intizam</strong></span><span style="font-family: 'Calibri'"> : disiplin, düzen<br /> <strong>iştirâk etmek</strong> : katılmak<br /> <strong>iştiyak</strong> : şiddetli arzu ve istek<br /> <strong>îtâ</strong> : aynen tekrar edilme, verilme<br /> <strong>kâfi</strong> : yeterli<br /> <strong>kemâlât</strong> : mükemmel özellik ve dereceler<br /> <strong>keza</strong> : aynı, aynı biçimde</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>kubh</strong> : çirkinlik, kötülük<br /> <strong>kubh-u zâtî</strong> : bir şeyin bizzat kendisinin çirkin olması</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>lisan-ı hal</strong> : hal dili<br /> <strong>mahlûkat</strong> : yaratılmış varlıklar<br /> <strong>matlub</strong> : istek, arzu<br /> <strong>merhamet</strong> : şefkat, acıma<br /> <strong>mevcudat</strong> : varlıklar<br /> <strong>minber</strong> : câmide hutbe okunan yer</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>muhal</strong> : imkânsız</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>mücâzat</strong> : cezalandırma<br /> <strong>mükâfat</strong> : ödül<br /> <strong>mülâkat</strong> : kavuşma<br /> <strong>müteveccihen</strong> : yönelmiş olarak<br /> <strong>niyaz</strong> : dua etme, yalvarıp yakarma<br /> <strong>rahmet</strong> : merhamet ve şefkat<br /> <strong>rıza</strong> : memnuniyet, hoşnut olma<br /> <strong>risalet</strong> : elçilik, peygamberlik<br /> <strong>rüyet</strong> : Allah’ın cemâlini görme<br /> <strong>saadet-i ebediye</strong> : sonsuz mutluluk</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>savt</strong> : ses</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>semâ</strong> : gökyüzü<br /> <strong>Semî'</strong> : herşeyi duyan ve işiten Allah<br /> <strong>talep etmek</strong> : istemek<br /> <strong>tazarru</strong> : dua, yakarış<br /> <strong>tedbir</strong> : çekip çevirme, ihtiyacını karşılama<br /> <strong>terbiye</strong> : belli bir amaca erişecek şekilde geliştirme, yetiştirme<br /> <strong>tezat</strong> : zıtlık<br /> <strong>tezellül</strong> : Allah'ın huzûrunda boyun büküp yalvarma<br /> <strong>ubudiyet</strong> : kulluk<br /> <strong>Yâ Rabbenâ</strong> : ey Rabbimiz<br /> <strong>zât-ı nurânî</strong> : nûrânî zât, Hz. Peygamber (a.s.m.)<br /> <strong>zîhayat</strong> : hayat sahibi, canlı<br /> <strong>zulüm</strong> : haksızlık</span><br /> <span style="color: #888888"> <br /> </span></td></tr></table><p><span style="color: #888888"> </span></p><p><span style="color: #888888"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 277937, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri] [U]MESNEVİ-İ NURİYE DERSLERİ[/U][/FONT][/B] [COLOR=black][FONT=Calibri]Kur'an bilbedahe mahz-ı hidayettir. Çünki onun muhalifi, bilmüşahede küfrün dalaletidir. Hem bizzarure Kur'an envar-ı imaniyenin madenidir. Elbette envar-ı imaniyenin aksi, zulümattır. Çok Sözlerde bunu kat'i olarak isbat etmişiz.[/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Calibri]Hem Kur'an bilyakin hakaikın mecma'ıdır. Hayalat ve hurafat, içine giremez. Teşkil ettiği hakikatlı alem-i İslamiyet, izhar ettiği esaslı şeriat ve gösterdiği ali kemalatın şehadetiyle, alem-i gayba ait olan bahislerinde dahi, alem-i şehadetteki bahisleri gibi, ayn-ı hakaik olduğunu ve içinde hilaf bulunmadığını isbat eder. [/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Calibri] [/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Calibri](Bediüzzaman Said Nursi - 19. Mektub'dan) [/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Calibri] [/FONT][/COLOR] [B][U][FONT=Calibri]Lügatler[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri][B]Aks [/B]:zıt, ters, muhalif, yankı[/FONT] [FONT=Calibri][B]Âlem-i gayb :[/B]görünmeyen âlem, gizli âlem[/FONT] [FONT=Calibri][B]Âlem-i İslamiyet :[/B]İslam âlemi[/FONT] [FONT=Calibri][B]Âlem-i şehadet[/B] :görünen, hissedilen, yaşanan âlem[/FONT] [FONT=Calibri][B]Âlî :[/B]üstün, yüce , çok büyük[/FONT] [FONT=Calibri][B]Ayn-ı hakaik[/B] :gerçeklerin aynısı, ta kendisi[/FONT] [FONT=Calibri][B]Bahis :[/B]konu, konuşulan şey[/FONT] [FONT=Calibri][B]Bilbedahe[/B] :açık olarak, aşikar[/FONT] [FONT=Calibri][B]Bilmüşahede [/B]:görerek, görmek suretiyle[/FONT] [FONT=Calibri][B]Bilyakin[/B] :şüphesiz olarak açıklıkla bilerek[/FONT] [FONT=Calibri][B]Bizzarure [/B]:zarureten, mecburen[/FONT] [FONT=Calibri][B]Dalâlet :[/B]sapıklık, iman ve islamiyetten ayrılmak, Allah’a isyankâr olmak[/FONT] [FONT=Calibri][B]Envar-ı imaniye[/B] :imandan gelen nurlar[/FONT] [FONT=Calibri][B]Esas :[/B]asıl,temel, kök, şart[/FONT] [FONT=Calibri][B]Hakaik [/B]:hakikatler, gerçekler[/FONT] [FONT=Calibri][B]Hakikat: [/B]gerçek, doğru[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri][B]Hayalat[/B] :zihnen tasarlanan şeyler[/FONT] [FONT=Calibri][B]Hilaf :[/B]ters, karşı, zıt, muhalefet[/FONT] [FONT=Calibri][B]Hurafat [/B]:hurafeler, aslı astarı olmayan iş ve rivayetler, batıl boş şeyler[/FONT] [FONT=Calibri][B]İzhar :[/B]açığa vurmak, meydana çıkarmak, göstermek [/FONT] [FONT=Calibri][B]Kat’î :[/B]kesin, mutlak, tereddütsüz, şüphesiz[/FONT] [FONT=Calibri][B]Kemalat :[/B]faziletler, iyilikler, mükemmellikler[/FONT] [FONT=Calibri][B]Küfr :[/B] Allah’ı veya Allah’ın kesin olarak bildirdiği herhangi bir şeyi inkâr etme, inançsızlık, dinsizlik[/FONT] [FONT=Calibri][B]Maden[/B] :her şeyin asli kaynağı[/FONT] [FONT=Calibri][B]Mahz-ı hidayet[/B] :tam bir hidayet kaynağı[/FONT] [FONT=Calibri][B]Mecma’ [/B]:toplanılacak yer, kavuşulacak yer[/FONT] [FONT=Calibri][B]Muhalif :[/B]zıt, birbirine uymayan, karşı duran, karşı[/FONT] [FONT=Calibri][B]Şehadet :[/B] şahitlik, tanıklık[/FONT] [FONT=Calibri][B]Şeriat[/B] : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, dosdoğru yol, kanun, İslam dini[/FONT] [FONT=Calibri][B]Teşkil :[/B]şekil vermek, meydana getirmek[/FONT] [FONT=Calibri][B]Zulümat :[/B]karanlıklar, dinsizlik ve zulüm devri[/FONT] [COLOR=#888888] [FONT=Calibri] [/FONT] [/COLOR][/TD] [/TR] [/TABLE] [B][U][FONT=Calibri][URL="http://4.11.re/"]4.11.RE[/URL]ŞHALAR(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [B][U][FONT=Calibri]ONBİRİNCİ REŞHA(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD] [FONT=Calibri]Bilhassa o zât, o cemaat-ı uzmâda umum zevilhayata şâmil pek şedit bir ihtiyac-ı azîm için dua eder. Ve onun duasına, yalnız o cemaat değil, belki arz ve semâ ve bütün mevcudat “Âmin” söyler. Yani, “Yâ Rabbenâ! onun duasını kabul eyle. Biz de o duayı ediyoruz. Biz de onun talep ettiğini talep ediyoruz.” Bilhassa, o cemaat-i uzmâ önünde kıldırdığı namazda, öyle bir tazarru ve tezellül ile, öyle bir iştiyakla, öyle bir hüzünle niyaz ve dua eder ki, kâinat bile heyecana gelir, o zâtın duasına iştirâk eder. Evet, öyle bir maksat için niyaz eder ki, eğer o maksat husule gelmezse, yalnız mahlûkat değil, âlem bile kıymetsiz kalır, esfel-i sâfilîne düşer. Çünkü, o zâtın matlubuyla mevcudat yüksek kemâlâta erişir. Acaba o zât, o matlubu kimden istiyor? Evet, öyle bir Zâttan talep eder ki, en gizli ve en küçük bir hayvanın cüz’î bir ihtiyacı için lisan-ı haliyle yaptığı duayı işitir, kabul eder, ihtiyacını yerine getirir. Ve keza, en ednâ bir emeli, en ednâ bir gaye için, en ednâ bir zîhayatta görür ve onu ona yetiştirmekle ikram ve merhamet eder. Bu duaların neticesinde yapılan terbiye ve tedbirler öyle bir intizamla cereyan eder ki, o terbiyelerin ancak bir Semî’ ve Basîr, bir Alîm ve Hakîmden olduğuna şüphe bırakmaz. Acaba o zât, o minberde Arşa müteveccihen ellerini kaldırarak yaptığı dua ile ne istiyor ki bütün mahlûkat “Âmin” söylüyor? Evet, o zât, Cenâb-ı Hakkın rızasını ve Cennette mülâkat ve rüyetiyle saadet-i ebediyeyi istiyor. Bu istenilen şeylerin icadına rahmet, hikmet, adalet gibi sayısız esbap olmadığı takdirde, o zât-ı nurânînin tek duası ve tazarru ile niyaz etmesi, Cennetin icadına ve îtâsına kâfidir. Binaenaleyh, o zâtın risaleti, imtihan ve ubudiyet için şu dünyanın kurulmasına sebep olduğu gibi, o zâtın ubudiyetinde yaptığı dua, mükâfat ve mücâzat için dâr-ı âhiretin îcadına sebep olur.[/FONT] [FONT=Calibri]Evet, bu yüksek intizam ve geniş rahmet ve güzel san’at ve kusursuz cemâl ile zulüm ve çirkinlik arasında tezat vardır. İçtimaları mümkün değildir. Evet, ednâ bir sesi, ednâ bir kimseden, âdi bir iş için işitip kabul etmekle, en yüksek bir savtı, en büyük bir iş için işitip kabul etmemek, emsalsiz bir kubh ve çirkinlik ve bir kusurdur. Bu ise mümkün değildir. Çünkü, hüsn-i zâtî, kubh u zâtîye inkılâp eder. İnkılâb-ı hakâik ise muhaldir.[/FONT][/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][COLOR=#990000][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/COLOR][/U][/B] [FONT=Calibri][B]adalet[/B] : hak sahibine hakkını verme, haksızı terbiye etme ve cezalandırma[/FONT] [FONT=Calibri][B]âdi[/B] : basit, sıradan[/FONT] [FONT=Calibri][B]âlem[/B] : dünya [B]Alîm[/B] : her şeyi hakkıyla bilen, ilmi herşeyi kuşatan Allah [B]âmin[/B] : “Allah’ım kabul eyle” [B]Arş[/B] : Allah’ın hüküm ve egemenliğinin tecelli ettiği yer [B]Basîr[/B] : her şeyi gören Allah [B]bilhassa[/B] : özellikle [B]binaenaleyh[/B] : bundan dolayı [B]cemaat-i uzmâ[/B] : büyük cemaat, topluluk [B]cemâl[/B] : güzellik [B]Cenâb-ı Hak[/B] : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah [B]cereyan etmek[/B] : meydana gelmek [B]cüz'î[/B] : ferdî, küçük [B]dâr-ı âhiret[/B] : âhiret âlemi [B]ednâ[/B] : basit, küçük [B]emel[/B] : arzu, istek[/FONT] [FONT=Calibri][B]emsalsiz[/B] : benzersiz[/FONT] [FONT=Calibri][B]esbap[/B] : sebepler [B]esfel-i sâfilîn[/B] : aşağıların en aşağısı [B]Hakîm[/B] : her işini hikmetle yapan Allah [B]hikmet[/B] : gaye fayda [B]husule gelmek[/B] : meydana gelmek[/FONT] [FONT=Calibri][B]hüsn-i zâtî[/B] : bir şeyin bizzat kendisinin güzel olması, güzelilği başkasından gelmemesi[/FONT] [FONT=Calibri][B]îcad[/B] : var etme, yaratma [B]içtima[/B] : toplanma, bir araya gelme [B]ikram[/B] : bağış, ihsan[/FONT] [FONT=Calibri][B]inkılâb-ı hakâik[/B] : gerçeklerin zıddına dönüşmesi [B]inkılâp etmek[/B] : değişmek, dönüşmek [B]intizam[/B][/FONT][FONT=Calibri] : disiplin, düzen [B]iştirâk etmek[/B] : katılmak [B]iştiyak[/B] : şiddetli arzu ve istek [B]îtâ[/B] : aynen tekrar edilme, verilme [B]kâfi[/B] : yeterli [B]kemâlât[/B] : mükemmel özellik ve dereceler [B]keza[/B] : aynı, aynı biçimde[/FONT] [FONT=Calibri][B]kubh[/B] : çirkinlik, kötülük [B]kubh-u zâtî[/B] : bir şeyin bizzat kendisinin çirkin olması[/FONT] [FONT=Calibri][B]lisan-ı hal[/B] : hal dili [B]mahlûkat[/B] : yaratılmış varlıklar [B]matlub[/B] : istek, arzu [B]merhamet[/B] : şefkat, acıma [B]mevcudat[/B] : varlıklar [B]minber[/B] : câmide hutbe okunan yer[/FONT] [FONT=Calibri][B]muhal[/B] : imkânsız[/FONT] [FONT=Calibri][B]mücâzat[/B] : cezalandırma [B]mükâfat[/B] : ödül [B]mülâkat[/B] : kavuşma [B]müteveccihen[/B] : yönelmiş olarak [B]niyaz[/B] : dua etme, yalvarıp yakarma [B]rahmet[/B] : merhamet ve şefkat [B]rıza[/B] : memnuniyet, hoşnut olma [B]risalet[/B] : elçilik, peygamberlik [B]rüyet[/B] : Allah’ın cemâlini görme [B]saadet-i ebediye[/B] : sonsuz mutluluk[/FONT] [FONT=Calibri][B]savt[/B] : ses[/FONT] [FONT=Calibri][B]semâ[/B] : gökyüzü [B]Semî'[/B] : herşeyi duyan ve işiten Allah [B]talep etmek[/B] : istemek [B]tazarru[/B] : dua, yakarış [B]tedbir[/B] : çekip çevirme, ihtiyacını karşılama [B]terbiye[/B] : belli bir amaca erişecek şekilde geliştirme, yetiştirme [B]tezat[/B] : zıtlık [B]tezellül[/B] : Allah'ın huzûrunda boyun büküp yalvarma [B]ubudiyet[/B] : kulluk [B]Yâ Rabbenâ[/B] : ey Rabbimiz [B]zât-ı nurânî[/B] : nûrânî zât, Hz. Peygamber (a.s.m.) [B]zîhayat[/B] : hayat sahibi, canlı [B]zulüm[/B] : haksızlık[/FONT] [COLOR=#888888] [/COLOR][/TD] [/TR] [/TABLE] [COLOR=#888888] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
EĞİtİm hakkinda
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst