Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Eğitimli kardeşim!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 1316" data-attributes="member: 12"><p><strong>Eğitimli Kardeşim !</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><em>Bu dönemde İslam sadece dindar halk arasında değil, materyalist ve din karşıtı aydınlar için de büyük bir cazibe merkezi haline geldi. Mesela Henri Alleg gibi Cezayir Komunist Partisi'nin yayın organı olan Cezayir Cumhuriyeti Gazetesinin genel yayın yönetmeni ve köken olarak Fransız olan bir adam bile partisine rağmen mücahitlerin safına katılabilmiştir. Bu zat hapishanede iken şunları yazmıştır:</em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><span style="color: purple">"Böyle bir yerde çektiğim o dehşet verici işkencelerden söz etmem bayağılık olur...</span></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><span style="color: purple">Burada her saat bir mücahid avluya çıkarılıp uzun ve korkunç işkencelere tabi tutuluyor. Onların kırık ve kanayan ağızlarından anlamını bilmediğim meşhur bir duanın kelimeleri dökülmektedir.(Belli ki bu kelimeden kasıt, kelime-i şehadettir.Fakat Alleg Fransız olduğu için bunun ne anlama geldiğini bilmiyor.)</span></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><span style="color: purple">Ben ne demek istediklerini bilmiyorum. Şu kadarını biliyorum ki, bütün ideolojilerden ve düşünce ekollerinden inandığım birşey varsa o da anlamını bilmediğim bu kelimelerdir."</span></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em>İşte bir asır boyunca Batı'ya karşı kazanılan bütün bu zaferlerden ele geçen en önemli sonuç, Müslümanların şunu öğrenmeleridir: </em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em>Kur'an, mübarek bir obje değil, bir kitaptır; tapınılan ve kutsanan bir fetiş değil, dinlenmesi gereken bir mesajdır; içinde mana değil, düşünce gizli olan bir kitaptır. (Mana, dokunulup geri çekildiğinde eşya ve kişilere hulul ettiğine inanılan gaybî güç demektir.)</em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em>Demek ki Kur'an, Müslümanlar tarafından bir kitap olarak görülmelidir ki, onu okuyup anlayabilsinler. Eğer Kur'an, "Kur'an konuşuyor, o sana hitap etmektedir, ne dediğini anlaman için onu dinlemelisin!" şeklinde tanıtılırsa, kurtuluşa ve uyanışa sebep olur. <span style="color: blue">("Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin <A'raf/204>)</span> Üstelik Kur'an'ın bu gücü, sadece emperyalist eski Roma ve İran'a karşı zafer getiren bir güç değil, mevcut sömürgecilere karşı da zafer kazandırabilecek bir güçtür...</em></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><em>Bundan dolayıdır ki, sömürgeci Fransa'nın Afrika'daki vahşi kurdu olan General Sostel şöyle demiştir: </em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em>"Kur'an bir din kitabı değildir. O, insanları zühd, ibadet, barış, af ve tanrıyı, ölümü, hayatın anlamını ve insanın akıbetini düşünmeye davet eden dinlerin aksine Arapları savaşa, zafere, ayaklanmaya, intikama, imparatorluğa ve ganimete davet etmiştir. Geri kalan halklar için hiçbir kitap, Kur'an kadar uyandırıcı ve devrimci değildir. Büyülü sözleri ve heyecanlandıran musikîsi ile Kur'an kadar insanları husumete, gurura ve siyasî tarafgirliğe sevk eden hiçbir kitap yoktur."</em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em>Sömürgeci politikaların öncüsü İngiltere'nin eski başbakanı Yahudi kökenli Gladstone'u duymuşsunuzdur. İngiliz parlamentosunda Kur'an'ı gösterip hınçla kürsünün üzerine attıktan sonra şunları söyler:</em></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em>"Bu kitap, Müslümanların elinde olduğu sürece, onların yaşadığı yerlerdeki sömürgelerimizin güvenliğini sağlamamız ve onları kendimize boyun eğdirmemiz mümkün değildir."</em></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px">Bunlar, Kur'an'ın düşünce, duygu ve toplum üzerindeki etkisinin farkına varan bilinçli ve uyanık düşmanların tesbitleridir. Halbuki Müslümanlar, o dönemde daha yeni yeni bunu fark etmişlerdi. Toplumun uyanışı, harekete geçmesi, izzet ve kurtuluşu bakımından Kur'an'ın toplumsal ve fikrî etkileri hakkındaki onların bu tesbitleri, tefsircilerin ve alimlerin tesbitlerinden daha dikkat çekici ve daha kabul edilebilirdir. Çünkü onlar, düşmandırlar; dolayısıyla bu konuda taraf tutmak gibi bir durumları olamaz. Ayrıca onlar konulara soyut, teorik ve hayalî yönleri ile değil; toplum, siyaset, iş ve realite yönleriyle bakarlar.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px">Evet, doğru söylüyorlar. Fakat bir taraftan da sömürgeci bir eda ile Müslümanlara laf söylemeye çalışıyorlar ve bir İslam düşmanı olarak Müslümanların uyanmasından, ayağa kalkmasından, düşmanın zulüm, tecavüz ve talanlarına karşı çıkmalarından rahatsız oluyorlar. Bunlar itaatkar, gamsız, tahammüllü, muhafazakar, genel barıştan(!) yana, "En iyi durum mevcut durumdur" anlayışına sahip, zühd ehli, dünya hayatının hüzün ve kederine karışmayan, Afrika, Asya ve Latin Amerika'daki olup bitenlere ses çıkarmayan Müslümanları beğenirler. Nasıl bir Kur'an'ın etkili olduğunu onlar herkesten daha iyi biliyorlar. Kur'an ahiret azığı ya da ölmüşlerin ruhuna bağışlanan ve anlamı bilinmeden okunan bir vird gibi değil de bir Kitap olarak okunduğu zaman, uyanış, hareket ve izzetin doğmasına neden olur; imanı, zulüm, zillet ve cehalete karşı çıkan bir güce dönüşür...</span></p><p></p><p></p><p>(devam edecek inşAllah...)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 1316, member: 12"] [b]Eğitimli Kardeşim ![/b] [SIZE=4][I]Bu dönemde İslam sadece dindar halk arasında değil, materyalist ve din karşıtı aydınlar için de büyük bir cazibe merkezi haline geldi. Mesela Henri Alleg gibi Cezayir Komunist Partisi'nin yayın organı olan Cezayir Cumhuriyeti Gazetesinin genel yayın yönetmeni ve köken olarak Fransız olan bir adam bile partisine rağmen mücahitlerin safına katılabilmiştir. Bu zat hapishanede iken şunları yazmıştır: [COLOR=purple]"Böyle bir yerde çektiğim o dehşet verici işkencelerden söz etmem bayağılık olur...[/COLOR][/I] [I][COLOR=purple]Burada her saat bir mücahid avluya çıkarılıp uzun ve korkunç işkencelere tabi tutuluyor. Onların kırık ve kanayan ağızlarından anlamını bilmediğim meşhur bir duanın kelimeleri dökülmektedir.(Belli ki bu kelimeden kasıt, kelime-i şehadettir.Fakat Alleg Fransız olduğu için bunun ne anlama geldiğini bilmiyor.)[/COLOR][/I] [I][COLOR=purple]Ben ne demek istediklerini bilmiyorum. Şu kadarını biliyorum ki, bütün ideolojilerden ve düşünce ekollerinden inandığım birşey varsa o da anlamını bilmediğim bu kelimelerdir."[/COLOR][/I] [I]İşte bir asır boyunca Batı'ya karşı kazanılan bütün bu zaferlerden ele geçen en önemli sonuç, Müslümanların şunu öğrenmeleridir: [/I] [I]Kur'an, mübarek bir obje değil, bir kitaptır; tapınılan ve kutsanan bir fetiş değil, dinlenmesi gereken bir mesajdır; içinde mana değil, düşünce gizli olan bir kitaptır. (Mana, dokunulup geri çekildiğinde eşya ve kişilere hulul ettiğine inanılan gaybî güç demektir.)[/I] [I]Demek ki Kur'an, Müslümanlar tarafından bir kitap olarak görülmelidir ki, onu okuyup anlayabilsinler. Eğer Kur'an, "Kur'an konuşuyor, o sana hitap etmektedir, ne dediğini anlaman için onu dinlemelisin!" şeklinde tanıtılırsa, kurtuluşa ve uyanışa sebep olur. [COLOR=blue]("Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin <A'raf/204>)[/COLOR] Üstelik Kur'an'ın bu gücü, sadece emperyalist eski Roma ve İran'a karşı zafer getiren bir güç değil, mevcut sömürgecilere karşı da zafer kazandırabilecek bir güçtür...[/I][/SIZE] [SIZE=4][I]Bundan dolayıdır ki, sömürgeci Fransa'nın Afrika'daki vahşi kurdu olan General Sostel şöyle demiştir: [/I] [I]"Kur'an bir din kitabı değildir. O, insanları zühd, ibadet, barış, af ve tanrıyı, ölümü, hayatın anlamını ve insanın akıbetini düşünmeye davet eden dinlerin aksine Arapları savaşa, zafere, ayaklanmaya, intikama, imparatorluğa ve ganimete davet etmiştir. Geri kalan halklar için hiçbir kitap, Kur'an kadar uyandırıcı ve devrimci değildir. Büyülü sözleri ve heyecanlandıran musikîsi ile Kur'an kadar insanları husumete, gurura ve siyasî tarafgirliğe sevk eden hiçbir kitap yoktur."[/I] [I]Sömürgeci politikaların öncüsü İngiltere'nin eski başbakanı Yahudi kökenli Gladstone'u duymuşsunuzdur. İngiliz parlamentosunda Kur'an'ı gösterip hınçla kürsünün üzerine attıktan sonra şunları söyler:[/I] [I]"Bu kitap, Müslümanların elinde olduğu sürece, onların yaşadığı yerlerdeki sömürgelerimizin güvenliğini sağlamamız ve onları kendimize boyun eğdirmemiz mümkün değildir."[/I][/SIZE] [SIZE=4]Bunlar, Kur'an'ın düşünce, duygu ve toplum üzerindeki etkisinin farkına varan bilinçli ve uyanık düşmanların tesbitleridir. Halbuki Müslümanlar, o dönemde daha yeni yeni bunu fark etmişlerdi. Toplumun uyanışı, harekete geçmesi, izzet ve kurtuluşu bakımından Kur'an'ın toplumsal ve fikrî etkileri hakkındaki onların bu tesbitleri, tefsircilerin ve alimlerin tesbitlerinden daha dikkat çekici ve daha kabul edilebilirdir. Çünkü onlar, düşmandırlar; dolayısıyla bu konuda taraf tutmak gibi bir durumları olamaz. Ayrıca onlar konulara soyut, teorik ve hayalî yönleri ile değil; toplum, siyaset, iş ve realite yönleriyle bakarlar.[/SIZE] [SIZE=4]Evet, doğru söylüyorlar. Fakat bir taraftan da sömürgeci bir eda ile Müslümanlara laf söylemeye çalışıyorlar ve bir İslam düşmanı olarak Müslümanların uyanmasından, ayağa kalkmasından, düşmanın zulüm, tecavüz ve talanlarına karşı çıkmalarından rahatsız oluyorlar. Bunlar itaatkar, gamsız, tahammüllü, muhafazakar, genel barıştan(!) yana, "En iyi durum mevcut durumdur" anlayışına sahip, zühd ehli, dünya hayatının hüzün ve kederine karışmayan, Afrika, Asya ve Latin Amerika'daki olup bitenlere ses çıkarmayan Müslümanları beğenirler. Nasıl bir Kur'an'ın etkili olduğunu onlar herkesten daha iyi biliyorlar. Kur'an ahiret azığı ya da ölmüşlerin ruhuna bağışlanan ve anlamı bilinmeden okunan bir vird gibi değil de bir Kitap olarak okunduğu zaman, uyanış, hareket ve izzetin doğmasına neden olur; imanı, zulüm, zillet ve cehalete karşı çıkan bir güce dönüşür...[/SIZE] (devam edecek inşAllah...) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Eğitimli kardeşim!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst