Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="aczmendi reþha" data-source="post: 166652" data-attributes="member: 18687"><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Courier New'">ve bihi nesteinu</span></strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>Soru:</strong> Ehl-i Sünnet velcemaat ne demektir?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Neler ehl-i sünnet vel cematin özelliklerindendir..</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>El cevab</strong>: bir mukaddeme ile sekiz basamak kurararak maksada gidelim</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Courier New'">Mukaddeme</span></strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Alemlerin Rabbı olan Allah, Adem a.s dan beri kullarına Peygamberler(a.s) gönderip onlara hak ve hayrlı olanı emredip insanlığı hakka ve hayra davet etmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Bu peygamberlerden(a.s) bir kısmına kitap verilmiştir, bir kısmına suhuf verilmiştir.Bunların tebası Kendi peygamberlerine(a.s) verilen kitabı yine Peygamberlerinin(a.s) o kitabı anladığı şekli ile anlayıp yaşadığı hali ilede yaşayıp kendilerinden sonra gelenlere devretmişler.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Kendilerine kitap veya suhuf verilmeyen Nebiler(a.s) ise kendilerinden önceki Peygamberin(a.s) kitabı (şeriatı) üzerine amel(devam) etmişlerdir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Bu devam esnasında bir kac asır gemiş veya gecmemiş, birileri sadece kitabı eline alıp burda bu anlatıyor, bu zamanda böyle olur, deyip halkıda peşine takıp, kaynagın bir tarafını tahrib edip, sonrayada tahrib edilmiş halini devretmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Bir kısım ise kitaba bakmadan sadece Peygamberin(a.s)etbasından bazılarının bazı işlerini asıl alıp, onuda kendi anlayışı ile anlatıp, öyle devretmiş ve bu tarafta tahrib olunca.ortada sağlam kaynak kalmamış. Yeni bir din ile ve Peygamber(a.s) görevlendirilmiştir.Kitab tahrif edilmedikçe sadece nebiler gelip o kitab ile amel etmişlerdir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="color: darkred">Tüm Dinlerin ana esasları ve itikadı kanunları aynıdır</span>.Tevhid ve haşir ve nübüvvet ve adalet ve ahiret.. ameli cenahı ve furuatı farklı olmuştur burdada ana ubudiyyet ve asıllar aynıdır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Allah son peygamberine(a.s.m) verdiği dini, asıl menbasınıda muhafaza edeceğini bildirmiş ve Peygamberliğid(a.s.m)e ve Kitabıda son kılıp nübüvveti(a.s) mühürlemiştir.Artık yeni bir peygamber(a.s) vazife alıp gelmeyecek ve şeriat kanunları yeni bir (kitab) din verilmeyecektir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">(Haşiye:Hz isa a.s mın gelişi ise peygamberlik vazifesi ile değil velayeti ile olup şeriatı ahmediyyeye dahil olacaktır)</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><u>mukaddeme bitti şimdi maksada uruc edelim</u></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>BİRİNCİ BASAMAK:</strong> Kur'an Allah tarafından cebrail a.s ile Peygamber(a.s.m) seçilen ve Risalet görevi verilen Hz. Muhammed a.s.m 'a peyder pey göderilir.Hangi ayetten ve Nerden ne Anlaması gerektiği ve neyin nasıl olduğu kendine hususi usuller ve yollarla talim ettirilir eder. Peygamberimiz (a.s.m) Dar-ı bekaya teşrif etmeden evvel din kemalini bulup tamam olmuş eksik kalmamıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>İKİNCİ BASAMAK :</strong> Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m) Kendi davetine uyanlarla, kendine verilen kitaba iman eden ashabına Kur'anı ilk elden en doğru usul ve esaslarla ders verip. Bizzat kendileri kur'anı yaşayarak neyin nasıl anlaşılıp nasıl yaşanacağını en ince detayına kadar talim ettirmiş DİN KEMALİNİ BULMUŞ ve asrı saadette en kamil manasında yaşanmıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">(a.s.m)'ın darı bekaya teşrifinden sonra farklı anlamalar getirip kaynağı bozamayan, fakat kaynağa dayandırarak veya kendince delliller getirerek farklı anlamalar ve tahrifatta kendince başlamış</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>ÜÇüNCÜ BASAMAK :</strong> Ashab ra. Peygamberinden a.s.m dan aldığı emanete sımsıkı sarılıp bunu kendinden sonra gelen tabiine bu usul ve esaslarıda devretmişlerdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">(''Ashabım gökteki yıldızlar gibidir hangisine tai olsanız necat bulursunuz'' (manasında rivayet vardır.) </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Tabiin ashab ra. hın içtihadlarındaki farklı zenginlikleri ve içtihad edilen zemin ve şartlara bakıp tabi olunca usulunce Mezhebler olerak ifade edilen yollar, caddeler, kanunlar, usullerin için de olduğu, ana caddeleri, umum halkın anlayacağı halde ifade ederek (asıl menba ve kaynağa dokunmadan sadece delillerle anlaşılması için acıklama getirip aktarmışlardır.) yani hak mezhebler çoktur. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>DÖRDÜNCÜ BASAMAK:</strong> mezhebler, fıkıh, imani ve ameli olan cenahları sımsıkı tutmuşlardır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">(a.s.m)'ın: size iki şey bırakıyorum onlara sımsıkı sarılsanız necat bulursunuz dediği: biri kitabullah(kur'an) digeri Al-i beytim. al-i beytten maksad sünneti seniyyesidir. yani kur'an ve sünnet. (manasında rivayeti vardır.)Yani Asrının imamları ve insanı kamiller ve al-i beytten kasd edilenlerde kaynaktır kaynağın menbaıdır ve muhafızıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Ehl-i sünnet : Kur'anı anlamak ve yaşamak ve talim gibi her konuda a.s.m ve ashabının tatbikine milimi milimine teslim olup, olduğu gibi alıp, yaşamaya ve bu esasları korumaya ve ehlinden ehline devretmeye başlamış.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>BEŞİNCİ BASAMAK:</strong> A.S.M her yüz yılda(bir devirde) kuşakta. bir varisi nebi geleceğini'' rivayet etmiştir(rivayet-i bilmana) (kur'anı, sünnetleri, aslı kaynağında muhafaza edip, asrın ihtiyacı olan kısmı, kur'andan tefsir ile açıklayıp yaşayıp gösterecek bir vazifeli) geleceğini bildirmiş ve her yüz yılda müceddidler, varisi nebi zatlar, vazifelerini ifa edip, asrın maddi ve amenevi sorunlarına, kur'an ve sünnetlerden içtihad ederk, tefsir ve eserler yazarak açıklama yapıp insanlığın kur'tuluşuna çalışmışlardır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">bunlardan bir kaçı:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">İmam rabbani r.a</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Abdul kadir geylani r.a</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">mevlana hazretleri</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">ve bediüzzaman r.a dır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">asırlarına kur'anı sünnetler ile anlatıp, asıl kaynakları muhafaza edip, ehline devretmekle görevli olan hazret ve tebası bu işi üstlenmiş kur'an adına vazife almışlardır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>ALTINCI BASAMAK: </strong></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>soru</strong>: peki her varisi nebi veya müctehid eser yazıp tefsir etmişmidir? el cevab : hayır, kendinden önce tefsir eden müctehide tabi olmuş onun tefsiri ile devam etmiş olanlarıda vardır.Bu kanuladırki bazı peygamberlerin şeriatı asırlarca aynı kitab, değişik nebilerce devam ettirilmiştir. aynı kanun müceddidlerdede gecerlidir, BEDİÜZZAMAN r.a 3 asrın yani üç kuşak değişecek olan zaman diliminin müceddididir. Ondan sonra gelecek varislerin ,muceddidlerin, vazifeleri şerhtir izahattır ve aslı menbaları muhafaza ederken Bediüzzamanın tefsirine bağlı kalacaklardır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>YEDİNCİ BASAMAK: </strong></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Bediüzzaman r.a cedde-i kübrayı tamir edip asrın idrakine uygun fetsir ile mesleğini tatbik ederken diger müceddidlerin velilerin eser ve meslekleride onun zımnında vazifelerini ifa ederler Bunlardan 12 hak tarikat ve kolları 4 hak mezheb ve tebaları ehl-i sünnet velcemaattir. digerleri ise yaptıkları değişiklik nisbetinde ayrılık gösterip, değişiklikleri nisbetinde isim alıp, şer-i ölçülerle isimlendirilmişlerdir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong>SEKİZİNCİ BASAMAK: </strong></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Ehl-i sünnet olanların en bariz vasıfları kısaca kur'an ve sünneti bir alıp, hak bir mezhebe tabi olmaktır,kendilerinden evvel sağlam alıp devredenlerle aynı usulle devam etmektir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Ehl-i sünnet olmayanların en bariz özellikleri: kendileri kendilerinden önce kabullenilmiş bir mezhebe bağlanmazlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">bağlananlarda değişiklik görmüş olanlara başlanmıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><em><u>mezhebsizler:</u></em> Bunlar Kur'anı ellerine alıp hadisi şeriflerdende kendi anlamalarına destek olacak olanı secip kafalarına görede bır usul bulup kendilerince yaşamakla kalmayıp BU ZAMANDA böyle olmalı değip, bir tarafını değiştiren, bu olmamalı değip diger tarafını degiştirenlerin mesleği, kendilerinden evvelkiler değiştirdiklerini bunlara, bunlarda biraz daha değiştirip sonradan gelenlerine devreder.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">değişiklik yapanlar sadece kendi kaynaklarında, ictihadlarında, mesleklerinde, yapmışlardır,yapmaktadırlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">bunlar, ha bire değiştire durduklarından bunlara mezhebsiz denmiş.yani bir sağlamı alıp aldıkları gibide devretmiyor habire deyişip duruyorlar.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><em><u>hak olmayan mezhebler:</u></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">bunlarda asrı saadete dayanan içtihadlarla oluşan bir mezhebde bazı değişiklikler yapmış, içinde doğruları olduğu gibi değiştirilmiş olan kısımlarıda olanlardır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">BURDA ASIL OLAN KUR'ANI KİMSE DEĞİŞTİREMEZ</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">VE HADİS KAYNAKLARIDA MUHAFAZA EDİLMİŞTİR VE İÇTİHADLARDA.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><strong><span style="color: darkred">EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT OLANLAR:</span></strong> Bunlar kur'anın asrı saadetteki anlışılan amel edilen her halini alıp muhafaza edip milimi milimine uyanlardır. aldıklarını sapa sağlam devrederler ve hiç bir değişiklikte yoktur. kendi asrında tefsir yazan müceddidler dahi tefsirlerini bunların zımnında tutup o asrın hususi bir tefsiri göstermişlerdir. asıllar aynı, asra göre, aynı asıl ve ibadetlerin insanlığın anlayacağı hali ile açılımı ve asrın hususiyetleri açılmıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Bediüzzaman r.a ahir zaman denilen 3 asrın yani üç insanlık kuşağının müceddidir. kendisi imani ve manevi meslekler konusunda ictihad edip,uzun olan yolları kısa almıştır.asra uygun ilmi hakikatler alınıp tatbik edilmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Risale-i Nur 12 hak tarikin hulasısı olarak mesleğini tatbik etmiştir ve etmektedir ve edecektir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="color: darkred">Bir asır (devir) (normal bir insan ömrüdür) buda yaklaşık 60 yıldır.</span> Bediüzzamandan sora asra vekalet edecek olan varisler, o eserlere bağlı kalarak vazifelerini ifa edeceklerdir.Diger tarikler ve manevi mesleklerde vazifelerini (vazifeli olan mesleğin ve varisin eserleri zımında) ifa edeceklerdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">.........................</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'"><u><strong>diger bir mes'ele..</strong></u></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Cevşen ve benzeri konularda oluşturulan kargaşanın mahiyetide şudur:</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Cevşene itiraz edenler evvela iki kaynaktan al-i beyt olan kısmı almayanlardır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Yani onların nazarında İNSAN, VARİS, KAYNAK DEĞİLDİR. geriye kalır, Kur'an ve kendi idrakleri ile anlamalarını doğrulamak için bulacakları deliller.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Hey Hat İMAM GAZALİ R.A delil değilde nedir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">İmam ali r.a.ha dayandırdıkları, itiraz delilleri dahi, kime ne dayandırdıklarını bilmediklerine delildir. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">İmam nerde, ne demişse doğru demiştir, anlayanlar ne anlamışsa anladıklarında yanılmıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Bediüzzaman, mahkemede kendine sorlan: SEN TARİKAT DERSİ VERMİŞSİN? sorusuna </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">cevaben:ZAMAN TARİKAT ZAMANI DEĞİL, İMANI KURTARMAK ZAMANIDIR DEMİŞ.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Bunu yanlış anlayanlar anlamışki hah bu tarikatler yoktur bitti diyor ve tarikatleri kabullenmiyor.. vb..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Oysa BEDİÜZZAMAN DEMİŞ Kİ: ZAMAN MAHKEME ZAMANI VE SİZİN ELİNİZDEN İMANI KURTARMA ZAMANIDIR.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Hem gine demek istemişki: sarık sardı diye iskilipli atıf efendi gibi, ehl-i imanların can verdiği, camilerin ahır yapıldığı zaman dilimi, tarikat zamanı değil yani(emrazı kalbiyyenin tasfiyyesi ile insanı kemalata sevk) zamanı değil..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">imana taaaruz var imanı kurtarmak zamanıdır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Hem demişki: Hususi tallebelerine bizim meslekte tarikat(tasavvufu tatbik etmeyeceğiz )hakikat ilmini ve mesleğini tatbik edecez..Şimdi ise, bizim için zaman imanı kurtarmak zamanıdır.(yani sizler iman hakikatlerini neşr etmekle vazifelisiniz. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">Sonra ehilleri gelir mesleğimizin </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">safayı kalb, </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">tezkiye i nefs, </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">terakk-i ruh, </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">tekemmül-ü akıl, </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">olan kısımlarını gereken ehemmiyette ele alır tatbik ederler.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">yani acz,fakr şefkat,tefekkür, tarıkı ile insanları Allaha vasıl eden yolda risale-i nur mesleğindedir ve Allaha vasıl eder tebasını.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Courier New'">denilse inşaallah isabet edilmiş olunur. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">__________________</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Courier New'">اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="aczmendi reþha, post: 166652, member: 18687"] [SIZE=3][B][FONT=Courier New]ve bihi nesteinu[/FONT][/B][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]Soru:[/B] Ehl-i Sünnet velcemaat ne demektir?[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Neler ehl-i sünnet vel cematin özelliklerindendir..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]El cevab[/B]: bir mukaddeme ile sekiz basamak kurararak maksada gidelim[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][B][FONT=Courier New]Mukaddeme[/FONT][/B][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Alemlerin Rabbı olan Allah, Adem a.s dan beri kullarına Peygamberler(a.s) gönderip onlara hak ve hayrlı olanı emredip insanlığı hakka ve hayra davet etmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Bu peygamberlerden(a.s) bir kısmına kitap verilmiştir, bir kısmına suhuf verilmiştir.Bunların tebası Kendi peygamberlerine(a.s) verilen kitabı yine Peygamberlerinin(a.s) o kitabı anladığı şekli ile anlayıp yaşadığı hali ilede yaşayıp kendilerinden sonra gelenlere devretmişler.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Kendilerine kitap veya suhuf verilmeyen Nebiler(a.s) ise kendilerinden önceki Peygamberin(a.s) kitabı (şeriatı) üzerine amel(devam) etmişlerdir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Bu devam esnasında bir kac asır gemiş veya gecmemiş, birileri sadece kitabı eline alıp burda bu anlatıyor, bu zamanda böyle olur, deyip halkıda peşine takıp, kaynagın bir tarafını tahrib edip, sonrayada tahrib edilmiş halini devretmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Bir kısım ise kitaba bakmadan sadece Peygamberin(a.s)etbasından bazılarının bazı işlerini asıl alıp, onuda kendi anlayışı ile anlatıp, öyle devretmiş ve bu tarafta tahrib olunca.ortada sağlam kaynak kalmamış. Yeni bir din ile ve Peygamber(a.s) görevlendirilmiştir.Kitab tahrif edilmedikçe sadece nebiler gelip o kitab ile amel etmişlerdir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][COLOR=darkred]Tüm Dinlerin ana esasları ve itikadı kanunları aynıdır[/COLOR].Tevhid ve haşir ve nübüvvet ve adalet ve ahiret.. ameli cenahı ve furuatı farklı olmuştur burdada ana ubudiyyet ve asıllar aynıdır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Allah son peygamberine(a.s.m) verdiği dini, asıl menbasınıda muhafaza edeceğini bildirmiş ve Peygamberliğid(a.s.m)e ve Kitabıda son kılıp nübüvveti(a.s) mühürlemiştir.Artık yeni bir peygamber(a.s) vazife alıp gelmeyecek ve şeriat kanunları yeni bir (kitab) din verilmeyecektir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New](Haşiye:Hz isa a.s mın gelişi ise peygamberlik vazifesi ile değil velayeti ile olup şeriatı ahmediyyeye dahil olacaktır)[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][U]mukaddeme bitti şimdi maksada uruc edelim[/U][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]BİRİNCİ BASAMAK:[/B] Kur'an Allah tarafından cebrail a.s ile Peygamber(a.s.m) seçilen ve Risalet görevi verilen Hz. Muhammed a.s.m 'a peyder pey göderilir.Hangi ayetten ve Nerden ne Anlaması gerektiği ve neyin nasıl olduğu kendine hususi usuller ve yollarla talim ettirilir eder. Peygamberimiz (a.s.m) Dar-ı bekaya teşrif etmeden evvel din kemalini bulup tamam olmuş eksik kalmamıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]İKİNCİ BASAMAK :[/B] Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m) Kendi davetine uyanlarla, kendine verilen kitaba iman eden ashabına Kur'anı ilk elden en doğru usul ve esaslarla ders verip. Bizzat kendileri kur'anı yaşayarak neyin nasıl anlaşılıp nasıl yaşanacağını en ince detayına kadar talim ettirmiş DİN KEMALİNİ BULMUŞ ve asrı saadette en kamil manasında yaşanmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New](a.s.m)'ın darı bekaya teşrifinden sonra farklı anlamalar getirip kaynağı bozamayan, fakat kaynağa dayandırarak veya kendince delliller getirerek farklı anlamalar ve tahrifatta kendince başlamış[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]ÜÇüNCÜ BASAMAK :[/B] Ashab ra. Peygamberinden a.s.m dan aldığı emanete sımsıkı sarılıp bunu kendinden sonra gelen tabiine bu usul ve esaslarıda devretmişlerdir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New](''Ashabım gökteki yıldızlar gibidir hangisine tai olsanız necat bulursunuz'' (manasında rivayet vardır.) [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Tabiin ashab ra. hın içtihadlarındaki farklı zenginlikleri ve içtihad edilen zemin ve şartlara bakıp tabi olunca usulunce Mezhebler olerak ifade edilen yollar, caddeler, kanunlar, usullerin için de olduğu, ana caddeleri, umum halkın anlayacağı halde ifade ederek (asıl menba ve kaynağa dokunmadan sadece delillerle anlaşılması için acıklama getirip aktarmışlardır.) yani hak mezhebler çoktur. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]DÖRDÜNCÜ BASAMAK:[/B] mezhebler, fıkıh, imani ve ameli olan cenahları sımsıkı tutmuşlardır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New](a.s.m)'ın: size iki şey bırakıyorum onlara sımsıkı sarılsanız necat bulursunuz dediği: biri kitabullah(kur'an) digeri Al-i beytim. al-i beytten maksad sünneti seniyyesidir. yani kur'an ve sünnet. (manasında rivayeti vardır.)Yani Asrının imamları ve insanı kamiller ve al-i beytten kasd edilenlerde kaynaktır kaynağın menbaıdır ve muhafızıdır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Ehl-i sünnet : Kur'anı anlamak ve yaşamak ve talim gibi her konuda a.s.m ve ashabının tatbikine milimi milimine teslim olup, olduğu gibi alıp, yaşamaya ve bu esasları korumaya ve ehlinden ehline devretmeye başlamış.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]BEŞİNCİ BASAMAK:[/B] A.S.M her yüz yılda(bir devirde) kuşakta. bir varisi nebi geleceğini'' rivayet etmiştir(rivayet-i bilmana) (kur'anı, sünnetleri, aslı kaynağında muhafaza edip, asrın ihtiyacı olan kısmı, kur'andan tefsir ile açıklayıp yaşayıp gösterecek bir vazifeli) geleceğini bildirmiş ve her yüz yılda müceddidler, varisi nebi zatlar, vazifelerini ifa edip, asrın maddi ve amenevi sorunlarına, kur'an ve sünnetlerden içtihad ederk, tefsir ve eserler yazarak açıklama yapıp insanlığın kur'tuluşuna çalışmışlardır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]bunlardan bir kaçı:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]İmam rabbani r.a[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Abdul kadir geylani r.a[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]mevlana hazretleri[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]ve bediüzzaman r.a dır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]asırlarına kur'anı sünnetler ile anlatıp, asıl kaynakları muhafaza edip, ehline devretmekle görevli olan hazret ve tebası bu işi üstlenmiş kur'an adına vazife almışlardır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]ALTINCI BASAMAK: [/B][/FONT][/SIZE][SIZE=3][FONT=Courier New][B]soru[/B]: peki her varisi nebi veya müctehid eser yazıp tefsir etmişmidir? el cevab : hayır, kendinden önce tefsir eden müctehide tabi olmuş onun tefsiri ile devam etmiş olanlarıda vardır.Bu kanuladırki bazı peygamberlerin şeriatı asırlarca aynı kitab, değişik nebilerce devam ettirilmiştir. aynı kanun müceddidlerdede gecerlidir, BEDİÜZZAMAN r.a 3 asrın yani üç kuşak değişecek olan zaman diliminin müceddididir. Ondan sonra gelecek varislerin ,muceddidlerin, vazifeleri şerhtir izahattır ve aslı menbaları muhafaza ederken Bediüzzamanın tefsirine bağlı kalacaklardır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]YEDİNCİ BASAMAK: [/B][/FONT][/SIZE][SIZE=3][FONT=Courier New]Bediüzzaman r.a cedde-i kübrayı tamir edip asrın idrakine uygun fetsir ile mesleğini tatbik ederken diger müceddidlerin velilerin eser ve meslekleride onun zımnında vazifelerini ifa ederler Bunlardan 12 hak tarikat ve kolları 4 hak mezheb ve tebaları ehl-i sünnet velcemaattir. digerleri ise yaptıkları değişiklik nisbetinde ayrılık gösterip, değişiklikleri nisbetinde isim alıp, şer-i ölçülerle isimlendirilmişlerdir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B]SEKİZİNCİ BASAMAK: [/B][/FONT][/SIZE][SIZE=3][FONT=Courier New]Ehl-i sünnet olanların en bariz vasıfları kısaca kur'an ve sünneti bir alıp, hak bir mezhebe tabi olmaktır,kendilerinden evvel sağlam alıp devredenlerle aynı usulle devam etmektir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Ehl-i sünnet olmayanların en bariz özellikleri: kendileri kendilerinden önce kabullenilmiş bir mezhebe bağlanmazlar.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]bağlananlarda değişiklik görmüş olanlara başlanmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][I][U]mezhebsizler:[/U][/I] Bunlar Kur'anı ellerine alıp hadisi şeriflerdende kendi anlamalarına destek olacak olanı secip kafalarına görede bır usul bulup kendilerince yaşamakla kalmayıp BU ZAMANDA böyle olmalı değip, bir tarafını değiştiren, bu olmamalı değip diger tarafını degiştirenlerin mesleği, kendilerinden evvelkiler değiştirdiklerini bunlara, bunlarda biraz daha değiştirip sonradan gelenlerine devreder.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]değişiklik yapanlar sadece kendi kaynaklarında, ictihadlarında, mesleklerinde, yapmışlardır,yapmaktadırlar.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]bunlar, ha bire değiştire durduklarından bunlara mezhebsiz denmiş.yani bir sağlamı alıp aldıkları gibide devretmiyor habire deyişip duruyorlar.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][I][U]hak olmayan mezhebler:[/U][/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]bunlarda asrı saadete dayanan içtihadlarla oluşan bir mezhebde bazı değişiklikler yapmış, içinde doğruları olduğu gibi değiştirilmiş olan kısımlarıda olanlardır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]BURDA ASIL OLAN KUR'ANI KİMSE DEĞİŞTİREMEZ[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]VE HADİS KAYNAKLARIDA MUHAFAZA EDİLMİŞTİR VE İÇTİHADLARDA.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][B][COLOR=darkred]EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT OLANLAR:[/COLOR][/B] Bunlar kur'anın asrı saadetteki anlışılan amel edilen her halini alıp muhafaza edip milimi milimine uyanlardır. aldıklarını sapa sağlam devrederler ve hiç bir değişiklikte yoktur. kendi asrında tefsir yazan müceddidler dahi tefsirlerini bunların zımnında tutup o asrın hususi bir tefsiri göstermişlerdir. asıllar aynı, asra göre, aynı asıl ve ibadetlerin insanlığın anlayacağı hali ile açılımı ve asrın hususiyetleri açılmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Bediüzzaman r.a ahir zaman denilen 3 asrın yani üç insanlık kuşağının müceddidir. kendisi imani ve manevi meslekler konusunda ictihad edip,uzun olan yolları kısa almıştır.asra uygun ilmi hakikatler alınıp tatbik edilmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Risale-i Nur 12 hak tarikin hulasısı olarak mesleğini tatbik etmiştir ve etmektedir ve edecektir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][COLOR=darkred]Bir asır (devir) (normal bir insan ömrüdür) buda yaklaşık 60 yıldır.[/COLOR] Bediüzzamandan sora asra vekalet edecek olan varisler, o eserlere bağlı kalarak vazifelerini ifa edeceklerdir.Diger tarikler ve manevi mesleklerde vazifelerini (vazifeli olan mesleğin ve varisin eserleri zımında) ifa edeceklerdir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New].........................[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New][U][B]diger bir mes'ele..[/B][/U][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Cevşen ve benzeri konularda oluşturulan kargaşanın mahiyetide şudur:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Cevşene itiraz edenler evvela iki kaynaktan al-i beyt olan kısmı almayanlardır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Yani onların nazarında İNSAN, VARİS, KAYNAK DEĞİLDİR. geriye kalır, Kur'an ve kendi idrakleri ile anlamalarını doğrulamak için bulacakları deliller.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Hey Hat İMAM GAZALİ R.A delil değilde nedir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]İmam ali r.a.ha dayandırdıkları, itiraz delilleri dahi, kime ne dayandırdıklarını bilmediklerine delildir. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]İmam nerde, ne demişse doğru demiştir, anlayanlar ne anlamışsa anladıklarında yanılmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Bediüzzaman, mahkemede kendine sorlan: SEN TARİKAT DERSİ VERMİŞSİN? sorusuna [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]cevaben:ZAMAN TARİKAT ZAMANI DEĞİL, İMANI KURTARMAK ZAMANIDIR DEMİŞ.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Bunu yanlış anlayanlar anlamışki hah bu tarikatler yoktur bitti diyor ve tarikatleri kabullenmiyor.. vb..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Oysa BEDİÜZZAMAN DEMİŞ Kİ: ZAMAN MAHKEME ZAMANI VE SİZİN ELİNİZDEN İMANI KURTARMA ZAMANIDIR.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Hem gine demek istemişki: sarık sardı diye iskilipli atıf efendi gibi, ehl-i imanların can verdiği, camilerin ahır yapıldığı zaman dilimi, tarikat zamanı değil yani(emrazı kalbiyyenin tasfiyyesi ile insanı kemalata sevk) zamanı değil..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]imana taaaruz var imanı kurtarmak zamanıdır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Hem demişki: Hususi tallebelerine bizim meslekte tarikat(tasavvufu tatbik etmeyeceğiz )hakikat ilmini ve mesleğini tatbik edecez..Şimdi ise, bizim için zaman imanı kurtarmak zamanıdır.(yani sizler iman hakikatlerini neşr etmekle vazifelisiniz. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]Sonra ehilleri gelir mesleğimizin [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]safayı kalb, [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]tezkiye i nefs, [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]terakk-i ruh, [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]tekemmül-ü akıl, [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]olan kısımlarını gereken ehemmiyette ele alır tatbik ederler.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]yani acz,fakr şefkat,tefekkür, tarıkı ile insanları Allaha vasıl eden yolda risale-i nur mesleğindedir ve Allaha vasıl eder tebasını.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Courier New]denilse inşaallah isabet edilmiş olunur. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]__________________[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black][FONT=Courier New]اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ[/FONT][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst