Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Ehl-iBeyt Şiası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ümmüebiha" data-source="post: 197538" data-attributes="member: 1006580"><p><span style="color: red"><strong>ŞİA FIKHININ KAYNAKLARI</strong></span></p><p><a href="http://www.tebyan.net/bigimage.aspx?img=http://img.tebyan.net/big/1387/02/19263105586019522725545208312153321189119.jpg" target="_blank"><img src="http://img.tebyan.net/big/1387/02/1761439112614953121194194192199672221419180.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></p><p> <span style="color: mediumturquoise"><strong>Şia, Allah’ın Kitabı’na ve Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetine uyarakşer’î hükümleri çıkarmak, ortaya koymak için aşağıdaki şu dört temelkaynaktan istifade etmektedir: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong></strong></span><strong><span style="color: red">1- Allah’ın Kitabı</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">2- Sünnet</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">3- İcma</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">4- Akıl</span></strong></p><p><strong> </strong><span style="color: mediumturquoise"><strong>Bu adı geçen kaynaklar arasında Allah’ın Kitabı ve Peygamber’insünneti, Şia fıkhının en temel kaynağı konumundadır ve bu ikisihakkında kısaca birkaç söz etmek istiyoruz: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong>Allah’ın Kitabı Kur’ân</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Şia mektebinin takipçileri, Kur’ân’ı, fıkıhlarının en temel ve sağlamkaynağı ve ilâhî hükümleri tanıma ölçüsü olarak kabul etmektedirler.Zira Şia imamları, İslâm’ın semavî kitabı olan Kur’ân’ı, fıkhîhükümleri elde etmek için en yüce kaynak olarak tanıtmışlardır. Şöyleki her görüş, Kur’ân’a göre değerlendirilmeli ve Kur’ân ile örtüştüğüve uyuştuğu takdirde kabul edilmelidir. Aksi takdirde ondan yüzçevrilmelidir. </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Şia’nın altıncı önderi İmam Cafer Sadık (a.s), bu konuda şöyle buyurmuştur: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> "Kur’ân ile uyumlu olmayan her söz, temelsiz bir sözdür."[1]</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Yine İmam Cafer Sadık (a.s), Hz. Peygamber’den şöyle nakletmektedir: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> "Ey insanlar! Benden size gelen her söz, eğer Allah’ın Kitabı’yla uyumiçindeyse, onu ben söylemişimdir; eğer onunla uyum içinde değilse, onuben söylememişimdir."[2]</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Bu iki hadis, çok net birşekilde Şia önderlerinin nezdinde şer’î hükümleri elde etmenin ensağlam kaynağının Müslümanların semavî kitabı olduğunu ortayakoymaktadır. </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong>Sünnet</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Allah Resulü’nün (s.a.a)sözleri, davranışları ve onayları anlamında sünnet, Şia fıkhının ikincikaynağıdır ve Peygamber’in Ehlibeyti’nden olan imamlar, müstakil olarakHz. Peygamber’in sünnetinin ve ilimlerinin aktarıcıları olarak kabuledilirler. Elbette Hz. Peygamber’in sözleri, diğer sağlam yollardanelde edildiği takdirde de yine Şia tarafından kabul görmektedir. </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Burada iki noktayı tartışmak ve incelemek gerekir: </strong></span></p><p> <span style="color: mediumturquoise"><strong></strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Hz. Peygamber’in (s.a.a) Sünnetine Sarılmanın Delilleri</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Şia İmamları, takipçilerine Kur’ân’ı tavsiye etmenin yanı sıra, onlaraHz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetini de tavsiye etmişlerdir. Kitap vesünneti birlikte övmüşlerdir. Nitekim İmam Cafer Sadık (a.s) şöylebuyurmuştur: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong>"Size bir söz ulaştığında, eğer Allah’ınKitabı’nda veya Peygamber’in sözlerinde onun bir kanıtını bulursanız,kabul edin. Aksi takdirde o söz, onu getiren kimseye daha lâyıktır."[3]</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Keza İmam Muhammed Bâkır (a.s), Hz. Peygamber’in sünnetine sarılmayı,tüm şartları haiz bir fakihin temel şartı saymış ve şöyle buyurmuştur: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> "Gerçek fakih, dünyadan yüz çeviren, ahirete rağbet eden ve Peygamber’in (s.a.a) sünnetine sarılan kimsedir."[4]</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Şia’nın büyük önderleri, Hz. Peygamber’in sünneti hakkında işi odereceye vardırmışlardır ki, Allah’ın Kitabı ve Hz. Peygamber’insünnetine muhalefeti, küfür sebebi olarak kabul etmişlerdir. İmam CaferSadık (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> "Her kim, Allah’ın Kitabı’na ve Muhammed’in (s.a.a) sünnetine muhalefet ederse, şüphesiz kâfir olur."[5]</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Böylece anlaşılıyor ki Şia, diğer İslâm fırkalarından daha çok Hz.Peygamber’in sünnetine değer vermekte ve Şia’yı, Hz. Peygamber’insünnetine itina göstermemekle itham eden kimselerin sözleri temelsiz vemesnetsizdir.</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong>Ehlibeyt’in (a.s) Hadislerine Sarılmanın Delilleri</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong> Şia’nın, Hz. Peygamber’in Ehlibeyti’nin (a.s) hadisleri hakkındakigörüşünün açıklığa kavuşması için şu iki konuyu incelememiz gerekir: </strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong>a) Masum İmamlar’ın hadislerinin mahiyeti</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong>b) Hz. Peygamber’in Ehlibeyti’ne sarılmanın lüzumu ve itibarının delilleri</strong></span></p><p><span style="color: mediumturquoise"><strong></strong></span><a href="http://www.tebyan.net/bigimage.aspx?img=http://img.tebyan.net/big/1387/02/132881601041291403576133103203311016611121.jpg" target="_blank"><span style="color: mediumturquoise"><strong><img src="http://img.tebyan.net/big/1387/02/2493220313620233233791520813919417421814742.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></a></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Şimdi apaçık deliller ışığında sözü fazla uzatmadan her iki konuyu incelemeye geçelim: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Allah Resulü’nün (s.a.a) Hadislerinin Mahiyeti</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Şia açısından sadece âlemlerin Rabbi olan Allah, insanlık toplumu içinkanun koyma ve yasama hakkına sahiptir. Allah, mukaddes şeriatın hükümve kanunlarını Hz. Peygamber’i vasıtasıyla tüm insanlara ulaştırmış veAllah Resulü insanlar ile Allah arasında yegane vahiy ve yasamaaracıdır. Buna göre, eğer Şia, Ehlibeyt’in hadislerini de kendifıkhının kaynaklarından biri kabul ediyorsa, bu, Hz. Peygamber’insünneti karşısında onlara bir asalet ve bağımsız bir değer atfettiğianlamında değildir. Bilâkis Ehlibeyt’in hadislerinin itibarı, AllahResulü’nün (s.a.a) sünnetini beyan ettiği sebebiyledir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Buna göre, Şia’nın Masum İmamları, kendilerinden bir söz söylemezler.Onların söyledikleri, Hz. Peygamber’in sünnetinden başka bir şeydeğildir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Burada bu sözü ispat etmek için Ehlibeyt’in bazı hadislerini aktarmayı uygun görüyoruz: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> 1- İmam Cafer Sadık (a.s), kendisine soru soran birine şöyle buyurmuştur: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> "Sana verdiğim her cevap, Hz. Peygamber’dendir ve biz kendimizden bir şey söylemeyiz."[6]</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Yine şöyle buyurmuştur: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> "Benim sözüm, babamın (İmam Bâkır’ın), babamın sözü ise dedemin (İmamAli b. Hüseyin’in) sözüdür. Dedemin sözü de Hüseyin b. Ali’nin,Hüseyin’in sözü de Hasan b. Ali’nin, Hasan’ın sözü de Müminlerin EmiriAli’nin, onun sözü de Allah Resulü’nün ve Allah Resulünün sözü de Azizve Celil olan Allah’ın sözüdür."[7]</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> İmam Muhammed Bâkır (a.s), Cabir’e şöyle buyurmuştur: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> "Babam, dedemden; o da Allah Resulü’nden (s.a.a), o da Cebrail’den(a.s), o da Aziz ve Celil olan Allah’tan bana bildirmiştir. Benim sanasöylediğim her söz bu senet iledir."[8]</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Bu hadisler ışığında Hz. Peygamber’in sünnetinden ibaret olan Şia İmamları’nın hadislerinin mahiyeti açıklığa kavuşmuş oldu. </span></strong></p><p> <strong><span style="color: mediumturquoise"></span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Hz. Peygamber’in Ehlibeyti’ne Sarılmanın Lüzumu ve İtibarının Delilleri</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Şiî ve Sünnî muhaddislerin naklettikleri çok sayıdaki hadislere göre,Hz. Peygamber (s.a.a.), kendinden sonra iki değerli miras bırakmış,bütün Müslümanları bu iki mirasına uymaya davet etmiş, insanlarınhidayet ve saadetinin bu ikisine sarılmanın tekelinde bulunduğunu vesözü edilen bu iki değerli mirasın Allah’ın Kitabı Kur’ân ilePeygamber’in Ehlibeyti ve İtreti olduğunu bildirmiştir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Burada örnek olarak bu hadislerden bazılarını naklediyoruz. </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> 1- Tirmizî, kendi Sahih’inde Cabir b. Abdullah Ensa-rî’den Allah Resulü’nün (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> "Ey insanlar, ben sizin aranızda, kendisine sarıldığınız müddetçe aslasapmayacağınız bir şey bırakıyorum: Allah’ın Kitabı’nı ve itretim olanEhlibeyt’imi."[9]</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> 2- Yine Tirmizî, adı geçen kitabında şöyle yazmaktadır: Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştur: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> "Ben sizin aranızda, kendisine sarıldığınız müd-detçe bundan sonra aslasapmayacağınız bir şey bırakıyorum ki, biri diğerinden daha büyüktür:Gökte yere doğru sarkıtılmış bir ip olan Allah’ın Kitabı ile itretimolan Ehlibeyt’imi. Bu ikisi, havuzda yanıma gelinceye kadar aslabirbirinden ayrılmazlar. Benden sonra bu ikisine nasıl davrandığınızaiyi bakın."[10]</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> 3- Müslim b. Haccac, Sahih’inde Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu nakletmektedir: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> "Ey insanlar! Ben de bir beşerim. Yakında Allah’ın elçisi (Azrail) banada gelecek ve ben ona icabet edeceğim. Ben, sizlere iki değerli şeybırakıyorum. Onların birincisi, Allah’ın Kitabı’dır. Onda hidayet venur vardır. O hâlde Allah’ın Kitabı’na sarılın." </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Peygamber, daha sonra insanları Kur’ân’a teşvik etti ve şöyle buyurdu:"İkincisi ise Ehlibeytimdir. Ehlibeytim hakkında sizlere Allah’ıhatırlatıyorum. Ehlibeytim hakkında sizlere Allah’ı hatırlatıyorum.Ehlibeytim hakkında sizlere Allah’ı hatırlatıyorum."[11]</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> 4- Bir grup muhaddis, Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> "Şüphesiz ben sizlere iki değerli emanet bırakıyorum. Bunlar, Allah’ınKitabı ve Ehlibeyt’imdir. Şüphesiz onlar, havuzda yanıma gelinceyekadar asla birbirinden ayrılmazlar."[12]</span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Hatırlatmakgerekir ki, bu konudaki hadisler burada zikredilemeyecek kadar çoktur.Büyük araştırmacı Seyyid Mir Hamid Hüseyin, bu hadisin senetleriniAbeka-t’ul-Envar adlı altı ciltlik kitabında bir araya toplamıştır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"> Mezkur hadislerden açıkça anlaşıldığı üzere, Allah’ın Kitabı ve Hz.Peygamber’in sünnetinin yanında, Peygamber’in Ehlibeyti’ne sarılmak veonlara uymak, İslâm’ın zarurî hükümlerinden biridir. Onların sözleriniterk etmek ise, insanın sapmasına ve dalâlete düşmesine sebep olur. </span></strong></p><p><strong><span style="color: mediumturquoise"></span>-------------------------------------------------</strong></p><p><strong></strong><span style="color: red"><strong>[1]- Usul’ül-Kafi, c.1, Kitab-u Füzl’il-İlm, Bab’ul-Ehzi Bi’s-Sünneti ve Şevahid’il-Kitab, hadis: 3.</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[2]- age. hadis: 5. </strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[3]- Usul’ül-Kafi, c.1, Kitab-u Fazl’il-İlm, Bab’ul-Ehzi Bi’s-Sünneti ve Şevahid’il-Kitab, hadis: 2.</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[4]- age. hadis: 8. </strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[5]- age. hadis: 6.</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[6]- Cami-u Ehadis’iş-Şia, c.1, s.129 </strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[7]- age. s.127</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[8]- age. s.128</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[9]- Sahih-i Tirmizî, Kitab’ul-Menakıb, Bab-u Menakıb-ı Ehl-i Bey-t’in-Nebî, c.5, s.662, hadis: 3786, Beyrut basımı. </strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[10]- age. s.663, hadis: 3788. </strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[11]- Sahih-i Müslim, c.7, Bab-u Fezail-i Ali b. Ebî Talib, s.122 - 123, Mısır basımı.</strong></span></p><p><span style="color: red"><strong>[12]-Müstedrek-i Hâkim, c.3, s.148; es-Savaik’ul-Muhrika, 11. bab, 1. fasıl,s.149. Aşağıda zikredilen kitaplarda da buna yakın sözler yer almıştır:Müsned-i Ahmed, c.5, s.182 ve 189; Kenz’ül-Ummal, c.1, Bab’ul-İ’tisamBi’l-Kitabi ve’s-Sünne, s.44</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ümmüebiha, post: 197538, member: 1006580"] [COLOR=red][B]ŞİA FIKHININ KAYNAKLARI[/B][/COLOR] [URL="http://www.tebyan.net/bigimage.aspx?img=http://img.tebyan.net/big/1387/02/19263105586019522725545208312153321189119.jpg"][IMG]http://img.tebyan.net/big/1387/02/1761439112614953121194194192199672221419180.jpg[/IMG][/URL] [COLOR=mediumturquoise][B]Şia, Allah’ın Kitabı’na ve Hz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetine uyarakşer’î hükümleri çıkarmak, ortaya koymak için aşağıdaki şu dört temelkaynaktan istifade etmektedir: [/B][/COLOR][B][COLOR=red]1- Allah’ın Kitabı 2- Sünnet 3- İcma 4- Akıl[/COLOR] [/B][COLOR=mediumturquoise][B]Bu adı geçen kaynaklar arasında Allah’ın Kitabı ve Peygamber’insünneti, Şia fıkhının en temel kaynağı konumundadır ve bu ikisihakkında kısaca birkaç söz etmek istiyoruz: Allah’ın Kitabı Kur’ân Şia mektebinin takipçileri, Kur’ân’ı, fıkıhlarının en temel ve sağlamkaynağı ve ilâhî hükümleri tanıma ölçüsü olarak kabul etmektedirler.Zira Şia imamları, İslâm’ın semavî kitabı olan Kur’ân’ı, fıkhîhükümleri elde etmek için en yüce kaynak olarak tanıtmışlardır. Şöyleki her görüş, Kur’ân’a göre değerlendirilmeli ve Kur’ân ile örtüştüğüve uyuştuğu takdirde kabul edilmelidir. Aksi takdirde ondan yüzçevrilmelidir. Şia’nın altıncı önderi İmam Cafer Sadık (a.s), bu konuda şöyle buyurmuştur: "Kur’ân ile uyumlu olmayan her söz, temelsiz bir sözdür."[1] Yine İmam Cafer Sadık (a.s), Hz. Peygamber’den şöyle nakletmektedir: "Ey insanlar! Benden size gelen her söz, eğer Allah’ın Kitabı’yla uyumiçindeyse, onu ben söylemişimdir; eğer onunla uyum içinde değilse, onuben söylememişimdir."[2] Bu iki hadis, çok net birşekilde Şia önderlerinin nezdinde şer’î hükümleri elde etmenin ensağlam kaynağının Müslümanların semavî kitabı olduğunu ortayakoymaktadır. Sünnet Allah Resulü’nün (s.a.a)sözleri, davranışları ve onayları anlamında sünnet, Şia fıkhının ikincikaynağıdır ve Peygamber’in Ehlibeyti’nden olan imamlar, müstakil olarakHz. Peygamber’in sünnetinin ve ilimlerinin aktarıcıları olarak kabuledilirler. Elbette Hz. Peygamber’in sözleri, diğer sağlam yollardanelde edildiği takdirde de yine Şia tarafından kabul görmektedir. Burada iki noktayı tartışmak ve incelemek gerekir: Hz. Peygamber’in (s.a.a) Sünnetine Sarılmanın Delilleri Şia İmamları, takipçilerine Kur’ân’ı tavsiye etmenin yanı sıra, onlaraHz. Peygamber’in (s.a.a) sünnetini de tavsiye etmişlerdir. Kitap vesünneti birlikte övmüşlerdir. Nitekim İmam Cafer Sadık (a.s) şöylebuyurmuştur: "Size bir söz ulaştığında, eğer Allah’ınKitabı’nda veya Peygamber’in sözlerinde onun bir kanıtını bulursanız,kabul edin. Aksi takdirde o söz, onu getiren kimseye daha lâyıktır."[3] Keza İmam Muhammed Bâkır (a.s), Hz. Peygamber’in sünnetine sarılmayı,tüm şartları haiz bir fakihin temel şartı saymış ve şöyle buyurmuştur: "Gerçek fakih, dünyadan yüz çeviren, ahirete rağbet eden ve Peygamber’in (s.a.a) sünnetine sarılan kimsedir."[4] Şia’nın büyük önderleri, Hz. Peygamber’in sünneti hakkında işi odereceye vardırmışlardır ki, Allah’ın Kitabı ve Hz. Peygamber’insünnetine muhalefeti, küfür sebebi olarak kabul etmişlerdir. İmam CaferSadık (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: "Her kim, Allah’ın Kitabı’na ve Muhammed’in (s.a.a) sünnetine muhalefet ederse, şüphesiz kâfir olur."[5] Böylece anlaşılıyor ki Şia, diğer İslâm fırkalarından daha çok Hz.Peygamber’in sünnetine değer vermekte ve Şia’yı, Hz. Peygamber’insünnetine itina göstermemekle itham eden kimselerin sözleri temelsiz vemesnetsizdir. Ehlibeyt’in (a.s) Hadislerine Sarılmanın Delilleri Şia’nın, Hz. Peygamber’in Ehlibeyti’nin (a.s) hadisleri hakkındakigörüşünün açıklığa kavuşması için şu iki konuyu incelememiz gerekir: a) Masum İmamlar’ın hadislerinin mahiyeti b) Hz. Peygamber’in Ehlibeyti’ne sarılmanın lüzumu ve itibarının delilleri [/B][/COLOR][URL="http://www.tebyan.net/bigimage.aspx?img=http://img.tebyan.net/big/1387/02/132881601041291403576133103203311016611121.jpg"][COLOR=mediumturquoise][B][IMG]http://img.tebyan.net/big/1387/02/2493220313620233233791520813919417421814742.jpg[/IMG][/B][/COLOR][/URL] [B][COLOR=mediumturquoise] Şimdi apaçık deliller ışığında sözü fazla uzatmadan her iki konuyu incelemeye geçelim: Allah Resulü’nün (s.a.a) Hadislerinin Mahiyeti Şia açısından sadece âlemlerin Rabbi olan Allah, insanlık toplumu içinkanun koyma ve yasama hakkına sahiptir. Allah, mukaddes şeriatın hükümve kanunlarını Hz. Peygamber’i vasıtasıyla tüm insanlara ulaştırmış veAllah Resulü insanlar ile Allah arasında yegane vahiy ve yasamaaracıdır. Buna göre, eğer Şia, Ehlibeyt’in hadislerini de kendifıkhının kaynaklarından biri kabul ediyorsa, bu, Hz. Peygamber’insünneti karşısında onlara bir asalet ve bağımsız bir değer atfettiğianlamında değildir. Bilâkis Ehlibeyt’in hadislerinin itibarı, AllahResulü’nün (s.a.a) sünnetini beyan ettiği sebebiyledir. Buna göre, Şia’nın Masum İmamları, kendilerinden bir söz söylemezler.Onların söyledikleri, Hz. Peygamber’in sünnetinden başka bir şeydeğildir. Burada bu sözü ispat etmek için Ehlibeyt’in bazı hadislerini aktarmayı uygun görüyoruz: 1- İmam Cafer Sadık (a.s), kendisine soru soran birine şöyle buyurmuştur: "Sana verdiğim her cevap, Hz. Peygamber’dendir ve biz kendimizden bir şey söylemeyiz."[6] Yine şöyle buyurmuştur: "Benim sözüm, babamın (İmam Bâkır’ın), babamın sözü ise dedemin (İmamAli b. Hüseyin’in) sözüdür. Dedemin sözü de Hüseyin b. Ali’nin,Hüseyin’in sözü de Hasan b. Ali’nin, Hasan’ın sözü de Müminlerin EmiriAli’nin, onun sözü de Allah Resulü’nün ve Allah Resulünün sözü de Azizve Celil olan Allah’ın sözüdür."[7] İmam Muhammed Bâkır (a.s), Cabir’e şöyle buyurmuştur: "Babam, dedemden; o da Allah Resulü’nden (s.a.a), o da Cebrail’den(a.s), o da Aziz ve Celil olan Allah’tan bana bildirmiştir. Benim sanasöylediğim her söz bu senet iledir."[8] Bu hadisler ışığında Hz. Peygamber’in sünnetinden ibaret olan Şia İmamları’nın hadislerinin mahiyeti açıklığa kavuşmuş oldu. Hz. Peygamber’in Ehlibeyti’ne Sarılmanın Lüzumu ve İtibarının Delilleri Şiî ve Sünnî muhaddislerin naklettikleri çok sayıdaki hadislere göre,Hz. Peygamber (s.a.a.), kendinden sonra iki değerli miras bırakmış,bütün Müslümanları bu iki mirasına uymaya davet etmiş, insanlarınhidayet ve saadetinin bu ikisine sarılmanın tekelinde bulunduğunu vesözü edilen bu iki değerli mirasın Allah’ın Kitabı Kur’ân ilePeygamber’in Ehlibeyti ve İtreti olduğunu bildirmiştir. Burada örnek olarak bu hadislerden bazılarını naklediyoruz. 1- Tirmizî, kendi Sahih’inde Cabir b. Abdullah Ensa-rî’den Allah Resulü’nün (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Ey insanlar, ben sizin aranızda, kendisine sarıldığınız müddetçe aslasapmayacağınız bir şey bırakıyorum: Allah’ın Kitabı’nı ve itretim olanEhlibeyt’imi."[9] 2- Yine Tirmizî, adı geçen kitabında şöyle yazmaktadır: Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Ben sizin aranızda, kendisine sarıldığınız müd-detçe bundan sonra aslasapmayacağınız bir şey bırakıyorum ki, biri diğerinden daha büyüktür:Gökte yere doğru sarkıtılmış bir ip olan Allah’ın Kitabı ile itretimolan Ehlibeyt’imi. Bu ikisi, havuzda yanıma gelinceye kadar aslabirbirinden ayrılmazlar. Benden sonra bu ikisine nasıl davrandığınızaiyi bakın."[10] 3- Müslim b. Haccac, Sahih’inde Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Ey insanlar! Ben de bir beşerim. Yakında Allah’ın elçisi (Azrail) banada gelecek ve ben ona icabet edeceğim. Ben, sizlere iki değerli şeybırakıyorum. Onların birincisi, Allah’ın Kitabı’dır. Onda hidayet venur vardır. O hâlde Allah’ın Kitabı’na sarılın." Peygamber, daha sonra insanları Kur’ân’a teşvik etti ve şöyle buyurdu:"İkincisi ise Ehlibeytimdir. Ehlibeytim hakkında sizlere Allah’ıhatırlatıyorum. Ehlibeytim hakkında sizlere Allah’ı hatırlatıyorum.Ehlibeytim hakkında sizlere Allah’ı hatırlatıyorum."[11] 4- Bir grup muhaddis, Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: "Şüphesiz ben sizlere iki değerli emanet bırakıyorum. Bunlar, Allah’ınKitabı ve Ehlibeyt’imdir. Şüphesiz onlar, havuzda yanıma gelinceyekadar asla birbirinden ayrılmazlar."[12] Hatırlatmakgerekir ki, bu konudaki hadisler burada zikredilemeyecek kadar çoktur.Büyük araştırmacı Seyyid Mir Hamid Hüseyin, bu hadisin senetleriniAbeka-t’ul-Envar adlı altı ciltlik kitabında bir araya toplamıştır. Mezkur hadislerden açıkça anlaşıldığı üzere, Allah’ın Kitabı ve Hz.Peygamber’in sünnetinin yanında, Peygamber’in Ehlibeyti’ne sarılmak veonlara uymak, İslâm’ın zarurî hükümlerinden biridir. Onların sözleriniterk etmek ise, insanın sapmasına ve dalâlete düşmesine sebep olur. [/COLOR]------------------------------------------------- [/B][COLOR=red][B][1]- Usul’ül-Kafi, c.1, Kitab-u Füzl’il-İlm, Bab’ul-Ehzi Bi’s-Sünneti ve Şevahid’il-Kitab, hadis: 3. [2]- age. hadis: 5. [3]- Usul’ül-Kafi, c.1, Kitab-u Fazl’il-İlm, Bab’ul-Ehzi Bi’s-Sünneti ve Şevahid’il-Kitab, hadis: 2. [4]- age. hadis: 8. [5]- age. hadis: 6. [6]- Cami-u Ehadis’iş-Şia, c.1, s.129 [7]- age. s.127 [8]- age. s.128 [9]- Sahih-i Tirmizî, Kitab’ul-Menakıb, Bab-u Menakıb-ı Ehl-i Bey-t’in-Nebî, c.5, s.662, hadis: 3786, Beyrut basımı. [10]- age. s.663, hadis: 3788. [11]- Sahih-i Müslim, c.7, Bab-u Fezail-i Ali b. Ebî Talib, s.122 - 123, Mısır basımı. [12]-Müstedrek-i Hâkim, c.3, s.148; es-Savaik’ul-Muhrika, 11. bab, 1. fasıl,s.149. Aşağıda zikredilen kitaplarda da buna yakın sözler yer almıştır:Müsned-i Ahmed, c.5, s.182 ve 189; Kenz’ül-Ummal, c.1, Bab’ul-İ’tisamBi’l-Kitabi ve’s-Sünne, s.44[/B][/COLOR] [COLOR=red][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Ehl-iBeyt Şiası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst