Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare insan !

heysem

Talebe
Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare insan !

Cenab-ı Hakk'ın cc selamı, rahmeti, bereketi ve mağfireti üzerinize olsun değerli kardeşler

Sıradaki dersimiz : 17.LEMANIN , ALTINCI NOTASI ndan bir pasaj


Bilgi
Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen ve itikadını bozan biçare insan! Bil ki, kıymet ve ehemmiyet, kemiyette ve adet çokluğunda değil. Çünkü, insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder. İnsan, bazı frenkler ve frenkmeşrepler gibi ihtirâsât-ı hayvâniyede terakki ettikçe, daha şiddetli bir hayvâniyet mertebesini alır. Sen görüyorsun ki, hayvânâtın kemiyet ve adet itibarıyla hadsiz bir çokluğu varken, ona nisbeten insan gayet az iken, umum envâ-ı hayvânat üstünde sultan ve halife ve hâkim olmuştur.
İşte, muzır kâfirler ve kâfirlerin yolunda giden sefihler, Cenâb-ı Hakkın hayvânâtından bir nevi habislerdir ki, Fâtır-ı Hakîm onları dünyanın imâreti için halk etmiştir. Mü’min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapıp, âkıbetinde, müstehak oldukları Cehenneme teslim eder.


Sorular
1.Insan iman hakikatlerinin inkari hususunda hangi eksikliklerinden dolayi telasa
düser?

2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?

3.Insan yeryüzünün halifesi secilmis ve bütün hersey onun imdanina sunulmusken neden insan bu degerinin kiymetini muhafaza edemez ?

4.Fâtır-ı Hakîm dünyanın imâreti için ehli küfür ve sefahat düskünlerini nicin yaratmistir . Dünyanin imareti onlar icinmi söz konusudur .Müminler imaret edemez mi?

5."Mü'min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapmistir cümlesini izah edebilirmisiniz?


Anladıklarımızı paylaşmaya devam
soru cevap serbest
kopyala yapıştır yok
:)

Esselamu aleykum
 

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

1.Insan iman hakikatlerinin inkari hususunda hangi eksikliklerinden dolayi telasa
düser?


Teslimiyet.

2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?

İyiliği emretmek kötülüğü nehyetmek..

3.Insan yeryüzünün halifesi secilmis ve bütün hersey onun imdanina sunulmusken neden insan bu degerinin kiymetini muhafaza edemez ?

Nefis cehennem ateşi gibi yokmu daha der..

4.Fâtır-ı Hakîm dünyanın imâreti için ehli küfür ve sefahat düskünlerini nicin yaratmistir . Dünyanin imareti onlar icinmi söz konusudur .Müminler imaret edemez mi?

Burada bir paradox oluşabilir. Şöyle ki madem Allah onları ehli küfür üzerine yaratmış o zaman cehennemlik nasıl oluyorlar? Teknoloji ve bilim ve bunların nimetleri içinde iken ve imkanları fazla iken bunları vereni bilmemeleri ve kendilerinden bilmeleri onları küfre sürüklemiştir. Madem siz inkar edip küfrediyorsunuz öyle ise inkar ettiğiniz o imkanlar ile hayatınızı meşgul ediniz ve sizin inkarınız insanın hayırlısına hizmet etsin.. Müminlerin imaret etmeleri rızayı ilahi için olabilir kendi nefsi ve hevesası için olamaz..

5."Mü'min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapmistir cümlesini izah edebilirmisiniz?

Mesela burada iletişim kurmaya çalıştığımız teknolojide bir nimettir ve nimetin derecelerinden biridir. Ehli küfre bunu yaptırmıştır. Sizler gibi mubareklerde bu gibi siteleri kurarak da davanızı yaymanızda bir kıyaslama yaparak. tabiri caizse; bakın biriniz bu teknolojiyi kurdunuz Rabbinizi unuttunuz diğeriniz ise bunu aracı ederek site kurarak islama hizmet etti denilebilinir.
 
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

1.Insan iman hakikatlerinin inkari hususunda hangi eksikliklerinden dolayi telasa
düser?

İman; ispat ister.İspat için de kavlen ve fiilen secde etmek gerek.Bu kolay gibi görünse de esasen zor çünkü kalben secde çok ağır geliyor.Hakikaten de bu ağır ve kim bu ağırlığın karşısında eksiklik duymazki veya telaşa düşmezki ?

Çünkü herşeyin en doğrusunu Allah (c.c.) bilir ve bu doğrular hakkında insanın cüz-i ilmi herdaim yetersiz kalır.Çünkü bilmek yetmez sadece...

Bilmeye mühür inanmaktır.

Sıdk sahibi olabilmeyi sağlamaktır.Bu da biz insanların istikrarla yaşayışına endeksli...

Bunlar içinde ; sadakat,sabr ve feragat ile İman dairesine fedakarlıklar ve gayretler lazım gelir.Bu konuda mesela telaşa düşülebilir.

Vazgeçilenler ve vazgeçemediklerimiz hususunda yani...Bunu da kendimiz biliyor da işimize gelmiyorsa telaşa sebebiyet verir.Ve dahası sebebler...

2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?

İnsanı insan yapan İman'dır.Hayvan akıl ve idrak olmadan Allah ( c.c ) 'a şükrünü ve zikrini yaparken insan bunu düşünerek yapar.

Onu imanın mertebelerinde kanat çırpmaya zorlayan ya da o kanatlarını koparmaya iten sebepler için kendi seçimleri olan cüz-i irade verilmiş.

Tanıyarak ve bilerek İman..Sınav dairesindeki iman..Zorluklarla mücadele edilerek kazanılan bir İman...​

3.Insan yeryüzünün halifesi secilmis ve bütün hersey onun imdanina sunulmusken neden insan bu degerinin kiymetini muhafaza edemez ?

Gafletinden..Yaşadığı fani hayatın; bir ruya olduğunu ara ara hatırlayıp veya hatırlamayıp yeniden o ruyaya aldanmasından ...

Kendisine yenik düşmesinden..Rabb'ine yeterince sığınamadığından ve O'nun tarafından bakmayışından...Ve geçici iblisi vesveselerine kulak verip etrafındaki sonsuz hakiki Cenab-ı Hak'kın imzasını göremeyişinden...



Diğer son iki soruya da inşaAllah devam edeceğiz.Allah Razı Olsun kardeşimden.
 

Huseyni

Müdavim
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

Cenab-ı Hakk'ın cc selamı, rahmeti, bereketi ve mağfireti üzerinize olsun değerli kardeşler

Bilgi
Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen ve itikadını bozan biçare insan! Bil ki, kıymet ve ehemmiyet, kemiyette ve adet çokluğunda değil. Çünkü, insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder. İnsan, bazı frenkler ve frenkmeşrepler gibi ihtirâsât-ı hayvâniyede terakki ettikçe, daha şiddetli bir hayvâniyet mertebesini alır. Sen görüyorsun ki, hayvânâtın kemiyet ve adet itibarıyla hadsiz bir çokluğu varken, ona nisbeten insan gayet az iken, umum envâ-ı hayvânat üstünde sultan ve halife ve hâkim olmuştur.

İşte, muzır kâfirler ve kâfirlerin yolunda giden sefihler, Cenâb-ı Hakkın hayvânâtından bir nevi habislerdir ki, Fâtır-ı Hakîm onları dünyanın imâreti için halk etmiştir. Mü�min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapıp, âkıbetinde, müstehak oldukları Cehenneme teslim eder.



1.Insan iman hakikatlerinin inkari hususunda hangi eksikliklerinden dolayi telasa
düser?

2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?

3.Insan yeryüzünün halifesi secilmis ve bütün hersey onun imdanina sunulmusken neden insan bu degerinin kiymetini muhafaza edemez ?

4.Fâtır-ı Hakîm dünyanın imâreti için ehli küfür ve sefahat düskünlerini nicin yaratmistir . Dünyanin imareti onlar icinmi söz konusudur .Müminler imaret edemez mi?

5."Mü'min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapmistir cümlesini izah edebilirmisiniz?

Esselamu aleykum


1.Insan iman hakikatlerinin inkari hususunda hangi eksikliklerinden dolayi telasa
düser?

Ve aleyküm selam.

İmanda zaaf, tam teslimiyeti muhafaza edememe. İnkar edenlerin mahiyeti ne olursa olsun imanı tam olan kişinin telaşa düşmesine sebep değildir. Bizler üzerimize düşeni yapmakla mükellefiz. Kalpleri eviren çeviren Allahtır. Çokluk ve kuvvet aynı şey değildir. Tarih buna defalarca şahitlik etmiştir. Kafirlerin çokluğunda ittifak var gibi görünse de aslında herbiri kendi nefsi için hareket ettiğinden, o birlikte kişiler sayısınca ayrılıklar vardır. Risalenin devamında da üstad hazretleri buna birkaç örnek vermiş.

Kafirlerin işi yalanlamaktır. Doğruya yanlış demektir. Birşeyin doğru olduğunu var olduğunu göstermek için o işin ehli olan iki kişinin ispatı, sayıları ne kadar olursa olsun buna "yalan" diyen kafirlerin sözüne tercih edilir. Çünkü ispat eden ehli ihtisas iki kişi sadece yerini göstermekle mükelleftir. İnkar eden ise tüm zamanları ve mekanları ihata eden bir nazarla yokluğu ispat edebilmeli ki sözüne itimad edilsin. Dolayısıyla Üstad hazretlerinin de dediği gibi "yokluk ispat edilemez". Hem inkar edenlerin ittifak olmadığına bir delilde herbirinin yok demesindeki mazeretlerinin farklı farklı olmasıdır. Bunun da örneğini bu risalede vermiş Üstad. Mesela "yok" dedikleri zaman biri der ki "hava bulutlu göremedim", diğeri "gözümden rahatsızım", diğer biri "kafamı kaldırıp bakamadım" gibi sudan ve lakaydça mazeretlerle "yok" demekle davalarını ispat etme girişimindeler. Herbiri birbirnden kopuk mazeretler, ama sanki ittifak varmış gibi görünüyor çokluklarına bakınca. Zaten her seferinde, İslamdaki az sayıda olanlara karşı hezimete uğramalarındaki en bariz sebeplerden birisi budur.

Mü'minler ise davaları ise; bir iki değil milyonlarca, belki de milyarlarca bu davanın ehillerince ispatı sabittir. Ve herbirinin ispatı birbirine destek verir, kuvvet verir. Koca taşı kaldırmak için ona omuz veren insanların misaline benzer. Ve her bir mü'min kafirlerin zıddına olarak nefsi adına değil, hak namına, Allah adına davasına sahip çıkar. İspatta mazeret bulmak yerine, dava ettiğinin yerini gösterir. Ve davası uğrunda sadece kendini kurtarma derdinde değildir. Sair kardeşlerinin canları, malları ve diğer sahip oldukları da en az kendi canı, malı vs. kadar kıymetlidir. Bu nedenlede azlıklarıyla beraber ,çoğunlukla galip geldikleri görülmüştür. Çokluk bu nedenle korkutucu ve telaşa sebep olmamalıdır kamil mümin için.






 

Huseyni

Müdavim
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare


2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?

"İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyleyse, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder." Yirmi Üçüncü Söz

İnsanı insan eden iman, onu hayvandan ayıran da cüz'i iradesini kullanarak yaptığı ubudiyettir. Aynı iradeyi şerde kullandığı zaman, o irade onda artı bir nimet olması sebebiyle ve daha fazla nimetle, aynı hayvan tarzında yeme, içme ve üremeden ibaret hayatını sürdürdüğü için o hayvandan daha aşağı mertebeye iner. Çünkü hayvanda insandaki irade yok, akıl yok. Olmadığı içinde hayatını bu şekilde sürdürmesi gayet hikmete uygundur ki tek vazifesi de bu değildir. Daha sayısız hikmetleri vardır. İnsandaki akıl ve irade onun için en büyük nimet iken, suiistimal ile cehennemi netice verecek bir nikmete döner.


3.Insan yeryüzünün halifesi secilmis ve bütün hersey onun imdanina sunulmusken neden insan bu degerinin kiymetini muhafaza edemez ?

Gaflet sarhoşluğu olabilir. Peşin lezzetleri tercih etmekte olabilir. Öncelikle halife olduğunun farkında olmak gerek. Daha halife olduğunu farkedemeyen ya da unutabilen insanlarız. Allahın bize verdiği kıymeti, lakaydlığımızla ve gafletimizle görmezden geliyoruz, görmüyoruz. Onun verdiği kıymeti hafife almış oluyoruz bir nevi.


4.Fâtır-ı Hakîm dünyanın imâreti için ehli küfür ve sefahat düskünlerini nicin yaratmistir . Dünyanin imareti onlar icinmi söz konusudur .Müminler imaret edemez mi?

Mü'minlerde imaret eder ancak onlar dünyaya daha bi fazla sarıldıkları için, dünyanın imaretinde daha muvaffak oldukları gözlemleniyor. Allah dünyanın imaretini daha çok kafirlerin eliyle yaptırıyor. Aslında onların lezzetle dünyaya çalışmaları onlar için en büyük cezalardan olsa gerek. Allah o habis niyetlerinden ötürü öyle lezzetli meşguliyetler veriyor ki onlara dünya imareti içn; Allahı akıllarına bile getiremiyorlar. Bundan büyük ceza olur mu ? Halbuki başımıza bir musibet geldiğinde hemencik ters tepkilere başlarız. Allahın o musibette, aczimizi görerek Kendini hatırlatmasındaki rahmeti görebilsek, anlayabilsek, değil isyan, serzeniş ve şikayet, şükretmekten başka birşey aklımıza gelmez. Demek fazla rahatlık müslümana göre değil ki dünyadan elini çeksin. Kafirlere ise çok rahatlık gerek ki dünyaya çalışsınlar, geliştirsinler, büyütsünler vs. Tabi burda mü'min yartsın anlamı da çıkmaz. Fark sadece mü'minin Allah hesabına dünyaya çalışmasındadır. Bu şekilde olursa mü'min içinde dünyanın imaretine katkıda bulunmanın sakıncası yoktur elbette.


5."Mü'min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapmistir cümlesini izah edebilirmisiniz?

Nimetlerin en büyüğü imandır. Herşey zıddı ile bilinir kaidesince, imanın kıymetinin yüksekliği de kafirin alçaklığıyla ancak anlaşılabilir. Kafirlerin imansızlıklarıyla ne kadar alçaldıklarını, pis ve kıymetsiz hale geldiklerini görmekle, mü'min kendindeki imanın ne kadar kıymetdar olduğunu derkeder. İmanı nasib eden Allaha sonsuz hamdü senalar olsun.

 

heysem

Talebe
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

1.Insan iman hakikatlerinin inkari hususunda hangi eksikliklerinden dolayi telasa
düser?


Her insan essiz benzersiz nadide bir sekilde yaratilmis , bütün zihayat iciinde envai cesit hislerle ve akil gibi büyük bir nimetle serfiraz kilinmis yegane varlik , iman la sereflenmis olsada bu imani yeterli cizgide koruyamadigindan , kuvvetlendiremediginden , imaninin tahkiki imana oranla taklidide kalmasindan , karsisina cikan hadiseler karsisinda telasa düser aciz kalir.

En büyük eksiklik her seyi akli ile bulabilcek ve kesfedecek kendini taniyacak , nicin yaratildim , nerden geldim nereye gidiyorum
sorularina cevap arayacak , tefekkür edecek kapasitede olmasina nisbeten bundan yoksun kalmasi hal ve hareketlerinde en önemli düstur ihlasli olamayisimizdan , karsilastigimiz vakalara karsi tevekkül edemeyisimizden

kainati en ince ayrintisina kadar fehmedecek ve kavrayacak donanimlara sahip iken kendini unutmasinda v.s cesitli sebeplerden dolayi insan ehli küfrün ittifakinda telasa düser .

lakin Asr-i Saadete ve tarihimize baktigimizda ise gercek iman sahipleri ve azinlikta olan müninlerin kendilerinden cok cok kalabalik olmasina ragmen iman ve tevekkül ile nice ehli küfrü bozguna ugrattiklarina sahit oluruz.
 
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

4.Fâtır-ı Hakîm dünyanın imâreti için ehli küfür ve sefahat düskünlerini nicin yaratmistir . Dünyanin imareti onlar icinmi söz konusudur .Müminler imaret edemez mi?

Mü'minlerin kalplerindeki kemiyet hakiki kıymet ve ehemmiyet olduğundan, keyfiyet düşkünü sahibi olan küfrü ehlinin kemiyeti manasızdır.

Mü'minler mertebelerindeki yükselişlerini aslen de bu küfrü ehline karşı olan duruşunu bozmadan ve hakiki imareyi sağladıklarında kazandıklarını tam olarak bilemiyor ve bilemeycek de ...

İnsanlığın ancak ubudiyetle tartıldığını ve güzel sıfatlarıyla ayrıldığını sergilemekle mükelleftirler.

Ve o zaman bu sayının ardındaki çokluğu Allah-ü Teala tarafından verilecek rahmet ile artacağından bunun kaygısını taşımamalı...Allah'a tam teslimiyet ile sığınıp abd olmalı...​
 
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

5."Mü'min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapmistir cümlesini izah edebilirmisiniz?

Mü'minin istidatlarının ayrılması ve gelişmesi için gerekli olan saha dünya meydanıdır.

Dünya bir imtihan dairesi madem; bu dairede zıtlıkları da bilecek,tanıyacak fakat bu zıtlıklar karşısında Allah'ın sonsuz Kudretine İman ederek kalbini mutmain eyleme gayretinde olacak.

Mü'min olan bu kıyasların karşısında tüm zıtlıkların içerisinden sarsılmadan çıkabilendir.

İmanını sarsmayanı Allah ( c.c ) sarsmasın inşaAllah...

Ve Mü'minin anahtarı da Tevhid'dir.

Not
Vehb İbnu Münebbih'in anlattığına göre kendisine:

"Lâilâhe illallah cennetin anahtarı değil mi?

dendi de:

"Evet, öyledir ama dişsiz anahtar olur mu?

Dişleri olan anahtarın varsa kapın açılır, yoksa kapalı kalır, açılmaz" cevabını verdi.

Buhârî, Cenâiz 1.
 

heysem

Talebe
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?

insan ve hayvani birbirinden ayiran özellikleri Cenab-i Hak tarafindan onlarin ruh alemlerine yerlestirilmis . Kendi ruh alemini cözemeyen insan yaratilis gayesini anliyamadigi icin insani hayat felsefesinden uzak hayvani bir yasam sergiler .

mesala hayatini sadece bu dünyadan ibaret sanan zevk ve eglenceye meyleden dünya lezzetlerini tadmaktan öteye gecmeyen kendini basi bos zanneden insan bu noktada hayvanlara benzer tek farki ise insanin konusuyor olmasidir.

insan sahip oldugu yetenekleri hisleri ile akli , vicdani , iradesi , ilmi ile tek basina bütün kainattaki herseyi okuyabilecek ve diger varliklardan üstün kilan bu özellikleri ile farkliligini gösterebilir.


insan iman hakikati ile kendini bulabildigi gibi diger bütün varliklarin tesbihlerini zikirlerinide duyabilir .


insani hayvanlardan ayiran diger özellikler ise ALLAH c.c in insanin kuvvei seheviye , kuvve-i akliye , ve kuvve-i gadabiye gibi hislerine bir sinir koymamis serbest birakmistir. Hayvanlarda ise bu hisler snirlidir .


misalen insan kuvve-i seheviye ile dünya icindekileri ile birlikte ona verilse yinede insan daha yokmu diyebilecek kadar acgözlü ve hirs sahibidir.


kuvve-i akliye ile kainatta herseyin kendi basina oldugunu düsünecek kadarda Rabbini unutabilcek ve asi olacak kadarda yine nankördür.


kuvve-i gadabiye yönüylede kendinden zayif olan varliklara eziyet verecek derecededir.
Bu durumlardada insani degerini anlayamamis ve hayvandan bir farki kalmamistir.


Iman ve güzel ahlakla ise en güzel mertebelere ulasabilcek ve Ebu Bekir gibi sadik , hz . Osman vari hayali , Hz .Ali gibi ilim sahibi . Hz . Ömer gibi adalet timsali olabilecek kapasitededir.


Ve bu özelliklerile bütün varliklardan ayrilacak ve en üstün ve yüce bir varlik olarak sereflenecektir.
 

Nesl-i Cedid

Well-known member
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

1.Insan iman hakikatlerinin inkari hususunda hangi eksikliklerinden dolayi telasa
düser?
İnsanlar heybesinin boşluğundan dolayı telaşa girer esas,zira heybesini yeterli şekilde dolduran en başta Sonsuz İlim sahibine sonra heybesine güvenerek herhangi bir fikirden korkmaz.

Ne kadar masa başında ter dökülürse o derecede insan karşısında ter dökmekten kurtulur
2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?
İnsanı hayvandan ayıran şey akıl ve onun doğrultusunda verilen iradedir.Eğer insan iradesini nefsinin emrine verirse şeytanın tasmalı bir hayvanı olur,zincir nereye giderse o da oraya gider
3.Insan yeryüzünün halifesi secilmis ve bütün hersey onun imdanina sunulmusken neden insan bu degerinin kiymetini muhafaza edemez ?

İnsanlardaki "hazır lezzeti tercih etme" hissi baki elmasları itmesine sebep oluyor.Eline hemen geçecek bir milyar uğruna sonsuz bir zenginliği tepiyor,çünkü 1 milyar hemen verilecek ve göz önünde.Sonsuz servet ise kendisinin idrakinden aciz kaldığı bir alemde....

4.Fâtır-ı Hakîm dünyanın imâreti için ehli küfür ve sefahat düskünlerini nicin yaratmistir . Dünyanin imareti onlar icinmi söz konusudur .Müminler imaret edemez mi?

Mü'minin göevi bu imareti mana-yı harfi ekseninde analiz etmek ve bunu anlatabilmektir.

5."Mü'min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapmistir cümlesini izah edebilirmisiniz?

Karanlığı tanımlayabilmek ancak ışık dereceleriyle mümkün olur.Mutlak karanlık/aydınlık ancak dereceler vasıtasıyla anlaşılabilir
 

heysem

Talebe
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?


Bilgi

İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanı hayvandan ayıran şeylerden,

Biri: Mazi ve müstakbel ile alâkadar olmasıdır. Hayvan bu iki zamanı bihakkın düşünecek bir idrâke mâlik değildir.

İkincisi: Gerek enfüsî, gerek âfâkî, yani dahilî ve haricî şeylere taallûk eden idrâki, küllî ve umumîdir.

Üçüncüsü: İnşaata lâzım olan mukaddemeleri keşif ve tertip etmektir: Meselâ, bir evin yapılması için lâzım olan taş, ağaç, çimento misilli lüzumlu mukaddemeleri ihzar ve tertip etmek gibi.

Binaenaleyh, insanın en evvel ve en büyük vazifesi, tesbih ve tahmiddir. Evvelâ mazi, hal ve istikbal zamanlarında görmüş veya görecek nimetler lisanıyla, sonra nefsinde veya haricinde görmekte olduğu in’amlar lisanıyla, sonra mahlûkatın yapmakta oldukları tesbihatı şehadet ve müşahede lisanıyla Sânii hamd ü senâ etmektir.

sonra nefsinde veya haricinde görmekte olduğu in’amlar lisanıyla, sonra mahlûkatın yapmakta oldukları tesbihatı şehadet ve müşahede lisanıyla Sânii hamd ü senâ etmektir.

Mesnevi-i Nuriye ..Onuncu Risale



 

teblið

Vefasýz
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

2.insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder.Öyle ise insani hayvandan ayiran nitelikler ve insani insan yapan degerler nelerdir?

Allah (c.c) razı olsun hocam bu güzel soru bana Kur'anı Kerimde Tin suresini hatırlattı..

TİN SURESİ​

Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla​

1- İncire ve zeytine andolsun,
2- Sina dağına,
3- Ve şu emin beldeye (güvenilir şehre).
4- Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
5- Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.
6-Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.​

Evet insanı insan eden en önemli hudut İman 'dır ;İmanın terki Allah (c.c) muhafaza esfele safilin saffına düşürür..İmanlar sabitmidir ,yada ölene kadar kişi sabit kalırmı;Hayır çünkü Cenabı Hakk insana nefside vermiştir fıtrı özelliklerimizin içinde ..Nefis dizginlersek Ahseni takvim düzeyine çıkabiliriz inşl;Tam tersi kulun bitişidir hem dünyada hem ahirette..​

İnsan, insaniyet hakikati gereği başka insanların eleminden müteessir olur; mutluluğundan da huzur duyar. Allah'ın insan kalbine yerleştirdiği sevgi, merhamet ve şefkat gibi hisler onu bütün alemle münasebettar kılmıştır. İnsan, içinde bulunduğu ev gibi, kocaman küremiz ve kainatla da ilgilidir. Her hadise, eninde sonunda ona ulaşmakta, direkt ya da dolaylı olarak insana tesir etmektedir. Küfür içindeki insanlarla ilgili değerlendirme ve görüşler de böyledir. Bu çerçevede bazıları Allah'ı inkar edenlere ebedi cehennemi fazla görebilmektedir.​

üstad
Bediüzzaman bir anlık küfrün bir cinayet ve binlerce katl hükmünde olduğunu söylemektedir. Çünkü küfr, Allah'ı ve O'nun isim ve sıfatlarının sayısız yansımaları olan mahlukatın ifade ettikleri güzel manaları hiçe saymaktır. Çünkü kainat ve mevcudat insanlığa Allah'ın kudret mektuplarıdır. Bunları inkar sayısız cinayetler hükmündedir. Sayısız cinayetlerin cezası da ancak ebedi cehennem olabilir.​
 

teblið

Vefasýz
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

çok sevdiğim bir söz vardır;

Cenabı Hakk Meleklere akıl vermiştir nefis vermemiştir diye ;Hayvanlara akıl vermemiş nefis vermiştir ;

İnsanoğluna hem akıl vermiştir hem nefs ;

Nefsini kullanan hayvanlaşır ,Aklını kullanan da Melekleşir;

Sanırım gayet açık orta ince çizgi;anlayabiline kardeş.!!!!!
 

Said1

Member
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

Allah razı olsun .ne güzel derstemi işleniyor burada .konular çok güzel
 

heysem

Talebe
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

4.Fâtır-ı Hakîm dünyanın imâreti için ehli küfür ve sefahat düskünlerini nicin yaratmistir . Dünyanin imareti onlar icinmi söz konusudur .Müminler imaret edemez mi?

Bediüzzaman Hazretleri bu konuya paralel olarak Mesnevi-i Nuriye adli eserinde söyle anlatmaktadir.


Not

İ’lem eyyühe’l-aziz! Hayat-ı dünyeviyeye kasten ve bizzat teveccüh edip bağlanan kâfirin, imhâl-i ikabında ve bilâkis terakkiyat-ı maddiyede muvaffakiyetindeki hikmet nedir?

Evet, o kâfir, kendi terkibiyle, sıfâtıyla Cenâb-ı Hakça nev-i beşere takdir edilen nimetlerin tezâhürüne, şuuru olmaksızın hizmet ediyor. Ve güzel masnuat-ı İlâhiyenin mehasinini bilâ-şuur tanzim ediyor.

Ve kuvveden fiile çıkartmakla garâbet-i san’at-ı İlâhiyeye nazarları celb ediyor. Ne faide ki, farkında değildir. Demek, o kâfir, saat gibi kendi yaptığı amelden haberi yok. Amma, vakitleri bildirmek gibi nev-i beşere pek büyük bir hizmeti vardır. Bu sırra binaen dünyada mükâfatını görür.







Demekki ehli küfür suursuz olarak insanliga lutfedilen nimetlerin görünmesine , farkedilmesine hizmet ediyorlar. insanlarin görülen hareketlerini 3 sinifta siralayacak olursak ;

birincisi ehli küfrün yaptigi gibi ALLAHi unutmaya sebep olan nefsin ve hevesin arzularini yerine getirmek ve sirf bu dünya icin calismak . Sadece dünyalarini imar etmek ama ahiret icin hic bir hazirlikta bulunmamak . Ki neticesi ne aci bir akibettir . Dünyalarini mamur ederken ne yazikki ahiretlerini yikiyorlar .

ikincisi ise ALLAHi bilmek , onu tanimak , ve gecim maisetine dalip dünyada calismaktir.

ücüncüsü ise hem ahireti hemde dünyasi icin Rabbinin rizasi dogrutusunda calismaktir ki en makbul olanida budur.

müminin dünyayi imar etmesi bahsi ise :
ALLAH insanlari bana ibadet etsin ve beni tanisin diye dünyaya göndermistir .

kendi nefsi ve heveslerinin esiri olup kullugunu unutsun diye degil . Ancak mümin dünyasini dinin koymus oldugu ölcüler icerisinde imar edebilir .

Ne kendini dünya hayatina kaptirip gaflete düsecek nede dünyasini unutup sirf ahiret icin calisacak , ancak orta yolu bulacak ve her iki tarafida dengede tutacak sekildeki fiilleri ve amelleri ile gerceklestirebilir..
 

Said1

Member
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

Allah(c.c.)’ın rahmetinden kaçan akılsızdır. Rahmetten uzaklaşan azaba koşar. Günden güne dünyanın ömrü de bizim ömrümüzde eksiliyor. Dünya geriye, âhiret önümüze geliyor. Dünyadaki mesuliyeti bilip ona göre gayret edin!!“Ben âhirim, akılıyım” diyen adam kendini mükellefiyetini ve niçin bulunduğunu bilsin.bilsinki insan gibi veya adam gibi adam olsun.....olmazsa şayet diğer isimde ortada zaten..Allah muhafaza..
 

heysem

Talebe
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

5."Mü'min ibâdına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapmistir cümlesini izah edebilirmisiniz?

kainatta her sey ziddi ile bilinir deger kazanir . Nasilki karanliklar olmayinca aydinligin kiymeti bilinmez . Siyah , beyaz ile biliniyor

aynen öylede ehli küfrün inkari ile müstehak olacagi ceza ya binaen müminin imani ve ibadetleri ile kazanacagi mükafat deger kazanir .

imanli olan ve ibadet eden birinin basina gelecek kötü hadiselerde bir hikmet vardir diyerek Rabbine yönelmesi ile
eglence ve sefahata dalmis ehli kafirin durumu elbetteki bir degildir.

iste iman nimetini ALLAH c.c mümin kullarina bildirmek , farkettirmek icin kafirleri kiyas yapmistir.
 

ademyakup

Talebe
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı hakaik-i imaniyenin(İMAN HAKİKATLARINI İNKARDA;ALLAH YOK,AHİRET YOK,KADER YOK DİYE ) inkârındaki ittifaklarından(HEPSİ ALLAHI,AHİRETİ,KADERİ İNKAR EDİYORLAR DİYE) telâşa düşen ve itikadını (İNANCINI) bozan biçare(ÇARESİZ) insan!

Bil ki, kıymet ve ehemmiyet, kemiyette(MİKTAR FAZLALIĞINDA) ve adet çokluğunda değil. Çünkü, insan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana inkılâp eder(ŞEYTAN HAYVAN OLUR).

İnsan, bazı frenkler(AVRUPALI) ve frenkmeşrepler (AVRUPALI GİBİ YAŞAYANLAR) gibi ihtirâsât-ı hayvâniyede(BEDENE DÖNÜK AŞIRI İSTEKLİ YAŞAMDA) terakki ettikçe(YÜKSELDİKÇE,İLERLEDİKÇE YANİ DAHA ÇOK BEDENE DÖNÜK YAŞAMA DEVAM ETTİKÇE,KALB VE RUHUN HAYATINA GİRMEDİKÇE,KALB VE RUHUN YAŞAMINI YAŞAMADIKÇA), daha şiddetli bir hayvâniyet mertebesini alır.

Sen görüyorsun ki, hayvânâtın kemiyet ve adet itibarıyla hadsiz bir çokluğu varken, ona nisbeten insan gayet az iken, umum envâ-ı hayvânat(BÜTÜN HAYVANLAR) üstünde sultan ve halife ve hâkim (HÜKMEDİCİ OLMUŞTUR.HAYVANI İSTEDİĞİ ŞEKİLDE KULLANABİLİYOR İNSAN)olmuştur.

İşte, muzır(ZARALI,KÖTÜ) kâfirler ve kâfirlerin yolunda giden sefihler(BEDENE DÖNÜK HARAM ZEVKLERİNİN PEŞİNDE GİDENLER), Cenâb-ı Hakkın hayvânâtından bir nevi habislerdir(PİS OLANLARDIR ) ki, Fâtır-ı Hakîm (HERŞEYİ HİKMETLİ YARATAN ALLAH) onları dünyanın imâreti için(İDARECİLİĞİ,EMİRLİĞİ İÇİN) halk etmiştir(YARATMIŞTIR.YOKSA NİYE ONLARA YAŞAMA HAKKINI DEVAM ETTİRİYOR,İŞTE İMARET HİKMETİ VAR.DÜNYAYI ZATEN ŞU AN İDARE EDEN KAFİRLERDİR.)

Mümin ibâdına (KULLARINA) ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapıp, âkıbetinde(SONUNDA), müstehak (LAYIK)oldukları Cehenneme teslim eder.
 

ademyakup

Talebe
Cevap: Güncel Ders: Ehli Küfrün hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen biçare

İ’lem eyyühe’l-aziz! Hayat-ı dünyeviyeye kasten ve bizzat teveccüh edip bağlanan kâfirin, imhâl-i ikabında ve bilâkis terakkiyat-ı maddiyede muvaffakiyetindeki hikmet nedir?

Evet, o kâfir, kendi terkibiyle, sıfâtıyla Cenâb-ı Hakça nev-i beşere takdir edilen nimetlerin tezâhürüne, şuuru olmaksızın hizmet ediyor. Ve güzel masnuat-ı İlâhiyenin mehasinini bilâ-şuur tanzim ediyor.

Ve kuvveden fiile çıkartmakla garâbet-i san’at-ı İlâhiyeye nazarları celb ediyor. Ne faide ki, farkında değildir. Demek, o kâfir, saat gibi kendi yaptığı amelden haberi yok. Amma, vakitleri bildirmek gibi nev-i beşere pek büyük bir hizmeti vardır. Bu sırra binaen dünyada mükâfatını görür.

İŞTE BU GÖRDÜĞÜ MÜKAFAT DÜNYA İDARECİLİĞİDİR.

BİRDE ALLAHIN İSİMLERİNİN MANALARININ AÇIĞA ÇIKMASINA SEBEP OLMUŞ,AMA FARKINDA DEĞİL.ÇÜNKÜ İMAN YOK.
 
Üst