Ayrılırken sarılıp söz vermişti birbirine iki arkadaş...Bir gün hayallerini gerçekleştireceklerdi.Şimdi ayrılmaları zorunlu da olsa, bir gün mutlaka gene birlikte olacaklardı...
İş çıkışlarında kahve içecekler ve fal kapatıp öylesine bakacaklardı fincana..Sonra sahilde yürüyüşe çıkacaklardı yine her zamanki gibi...Belki gene biri aşık olacak diğeri onu avutmaya çalışacaktı ama her zamanki gibi başaramayacaktı arkadaşının üzülmemesine... Ansızın konakta gezerken vapura binip karşıya geçeceklerdi, sırf vapurda sigara keyfi yapabilmek için..Ve belki de sigaraları olmadığı için,hiç tanımadıkları birinden bir tane sigara isteyip utanarak,birlikte paylaşacaklardı vapurda ilerlerken Karşıyaka’ya doğru...Ama ne olursa olsun gene de birlikte olacaklardı.
Sarılıp ağlarken iki can, muavinin sesi duyuldu,
'İstanbul yolcusu kalmasın.'
Hasret davrandı önce,
'ben biniyorum kuşum, sen buralarda kendine dikkat et ve unutma hep yanındayım.'
Özlem gözlerindeki yaşları sildi..
'Gitmesen..Burada bir iş bulsak sana...Yada..Yada.. Beni de gotürsen '
Hasretin gözleri doldu tekrar sarıldı,öptü büyük bir sevgiyle...
'Gitmem gerek.'
Diyebildi sessizce..Sonra elini kalbine koydu ve aldı yüreğini, Özlem’e uzattı...Özlem büyük bir dikkatle aldı hasretin yüreğini ve kendi kalbinin yerine koydu sonrada kendi yüreğini uzattı ona...
Derken muavin bağırdı gene ama bu sefer kızgın;
'yolcu kalmasın! '
Ve Hasret boynu bükük bindi otobüse.
'Keşke gotürebilsem yanımda seni.'
Diyordu Özlem’in gözlerine bakarak pencereden.Özlem’de ona cevap veriyordu.
'Keşke..'
Sonra Hasret devam etti…
'Keşke seni bir bavulun içine gizleyebilsem..'
Derken Özlem hafif bir gülümsemeyle…
'O kadar büyük bavul yok ki! '
Dedi..Sonra güldüler ikisi de..Çevrelerindekiler anlamıyordu neden güldüklerini çünkü duyamıyorlardı onların yüreklerini ve duyamazlardı da...Derken otobüs hareket etti el salladılar birbirlerine,bunun son el sallayış olduğunu bilemeden...Özlem eve döndü ağlayarak,Hasret ise gecenin kör karanlığında ağlayarak gidiyordu İstanbul'a...
Otobüs ilerledikçe iyice kötü oluyordu..Ya ona bir şey olursa diye korkuyordu istemeden...Halbuki özlem çoktan evine gitmiş yatağına girmişti bile.Gözünü çoktan kapatmıştı...
İş çıkışlarında kahve içecekler ve fal kapatıp öylesine bakacaklardı fincana..Sonra sahilde yürüyüşe çıkacaklardı yine her zamanki gibi...Belki gene biri aşık olacak diğeri onu avutmaya çalışacaktı ama her zamanki gibi başaramayacaktı arkadaşının üzülmemesine... Ansızın konakta gezerken vapura binip karşıya geçeceklerdi, sırf vapurda sigara keyfi yapabilmek için..Ve belki de sigaraları olmadığı için,hiç tanımadıkları birinden bir tane sigara isteyip utanarak,birlikte paylaşacaklardı vapurda ilerlerken Karşıyaka’ya doğru...Ama ne olursa olsun gene de birlikte olacaklardı.
Sarılıp ağlarken iki can, muavinin sesi duyuldu,
'İstanbul yolcusu kalmasın.'
Hasret davrandı önce,
'ben biniyorum kuşum, sen buralarda kendine dikkat et ve unutma hep yanındayım.'
Özlem gözlerindeki yaşları sildi..
'Gitmesen..Burada bir iş bulsak sana...Yada..Yada.. Beni de gotürsen '
Hasretin gözleri doldu tekrar sarıldı,öptü büyük bir sevgiyle...
'Gitmem gerek.'
Diyebildi sessizce..Sonra elini kalbine koydu ve aldı yüreğini, Özlem’e uzattı...Özlem büyük bir dikkatle aldı hasretin yüreğini ve kendi kalbinin yerine koydu sonrada kendi yüreğini uzattı ona...
Derken muavin bağırdı gene ama bu sefer kızgın;
'yolcu kalmasın! '
Ve Hasret boynu bükük bindi otobüse.
'Keşke gotürebilsem yanımda seni.'
Diyordu Özlem’in gözlerine bakarak pencereden.Özlem’de ona cevap veriyordu.
'Keşke..'
Sonra Hasret devam etti…
'Keşke seni bir bavulun içine gizleyebilsem..'
Derken Özlem hafif bir gülümsemeyle…
'O kadar büyük bavul yok ki! '
Dedi..Sonra güldüler ikisi de..Çevrelerindekiler anlamıyordu neden güldüklerini çünkü duyamıyorlardı onların yüreklerini ve duyamazlardı da...Derken otobüs hareket etti el salladılar birbirlerine,bunun son el sallayış olduğunu bilemeden...Özlem eve döndü ağlayarak,Hasret ise gecenin kör karanlığında ağlayarak gidiyordu İstanbul'a...
Otobüs ilerledikçe iyice kötü oluyordu..Ya ona bir şey olursa diye korkuyordu istemeden...Halbuki özlem çoktan evine gitmiş yatağına girmişti bile.Gözünü çoktan kapatmıştı...