Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Ekonomi döndü dolaştı, Bediüzzaman'ın sözlerinde düğümlendi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="_bamteli_" data-source="post: 166118" data-attributes="member: 15023"><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000">Ekonomi döndü dolaştı, Bediüzzaman'ın sözlerinde düğümlendi</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800080">Modern ekonominin babası sayılan ve Ülkelerin Zenginliği (The Wealth of Nations) adı altında ilk iktisat kitabını yazan Adam Smith, serbest ticareti ve serbest piyasayı savundu ve liberalizmin düsturlarını ortaya koydu.</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800080">Ayrıca, ticarette başlıca motivasyonun kazanç olduğunu ve bunun son derece doğal karşılanması gerektiğini ileri sürdü. Ancak ticari faaliyetlere ahlak ilkeleri dâhilinde yürütülmesi koşuluyla kazanca cevaz verdi. Kişisel maddi yararı her şeyin fevkinde gören ve ahlaktan doğru dürüst bahsetmeye bile gerek görmeyen iktisatçılardan 1980 sonrasının bir kısmı Nobel ödüllü ekonomistlerdir. </span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800080">Ancak küresel kriz, bize ahlaki değerleri göz ardı eden hiçbir ekonomik sistem ve zihniyetin sağlıklı yürüyemeyeceği dersini veriyor. Üstad'ın dediği gibi, istediğiniz kadar ağır müeyyideli ve ayrıntılı yasalar çıkarın, fert kendi vicdanı tarafından sınırlandırılmıyorsa, yasalar yoluyla onu engellemek mümkün olmuyor. İşte, dünyanın en sert yasalarının yürürlükte bulunduğu ve uygulandığı ABD'de sadece mortgage işlemleriyle ilgili olarak devletin açtığı davaların sayısı iki bini geçiyor. Büyük banka ve şirketlerin neredeyse tüm üst düzey yöneticileri savcılık tarafından sorguya çekiliyor. Bu arada, Üstad'ın krizi doğuran temel nedenlere dair öngörüsü de aynen gerçekleşmiş durumda. Ona göre, insanları çatışmaya, huzursuzluğa sevk eden zihniyet, iki kısa sözde gizlidir. Birincisi: "Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne?'', ikincisi ise; "Sen çalış, ben yiyeyim''dir. </span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800080">Bu sözlerin ilkinde, çiğ bir bencillik ifade ediliyor ve açların (fakirlerin) çok sayıda bulunduğu bir yerde tokların (zenginlerin) rahat edemeyeceklerini vurguluyor. Gerçek şu ki; ülke bazında ve dünya genelinde zenginler ve fakirler gittikçe sertleşen, her gün daha tehlikeli hale gelen bir mücadele içindeler. Bu mücadele, bazen G-20 ülkelerini temsil eden devlet adamları arasında toplantı ve müzakereler olarak, bazen savaş alanlarında silahlı çatışma şeklinde, bazen ise kentte köyde terör olayları mahiyetinde cereyan ediyor. Üstad'ın dikkatlerimize sunduğu ikinci sözde ise insanlar arasındaki ihtilafın diğer bir kaynağı olarak, zenginlerin bencillikte daha da ileri giderek başkalarının emeğini sömürdüğü ve böylece servetlerini kazandıkları meselesine dikkat çekiliyor. Nitekim, küresel krizin aktörleri olan kişi ve onların yönettiği kuruluşlar, yaptıkları her riskli işlemi, bünyelerinde tutmayarak kendilerine kâr sağlayacak şekilde başka şirketlere sattılar. Yani, diğerleri batmış, çıkmış, çalışanları işsiz kalmış, devlet vergiden mahrum kalmış filan hiç umursamadılar. Öte yandan, mortgage kağıtlarını ve diğer yüksek getirili enstrümanları çıkaranlar ve ikinci, üçüncü elden satın alanlar, "biz tatlı kârlar ederken, nihai borçlular bu yükü nasıl kaldıracak?" diye bir an olsun düşünmediler ve oturdukları yerden başkalarının alın terini ceplerine indirmekte beis görmediler. Şirketleri batarken çapkınlık peşinde koşanlar, sonra hiç utanmadan devlet kapısını çalarak, vergi mükelleflerine ait paraların şirketlerine ve dolayısıyla da kendilerine aktarılmasını istediler ve bunu da büyük ölçüde sağladılar. Elektronik ortamda bir-iki dakikalık bir işlemle milyarları kazananlar; "benim kârım acaba kimin zararı?" diye bir endişe, üzüntü duymadı. Çünkü kazananın her halükarda akıllı, kaybedenin ise enayi sayıldığı bir düzende yaşıyorlar. </span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #800080">Sadede gelirsek; Nobel ödüllü ekonomistlerin, akademisyenlerin, kitapları üniversitede ders olarak okutulanların ülkelerinin ekonomisini yönetenlerin, yazarların-çizerlerin vesaire göremediği gerçeği Bediüzzaman, bize birkaç kelimeyle en ufak bir zahmete sokmadan sunuyor. Bugüne kadar ilgisiz kaldığımız bu eşsiz kaynaktan yararlanma zamanı hâlâ gelmedi mi?</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #404D6C"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">SAMİ USLU</span></span></span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="_bamteli_, post: 166118, member: 15023"] [COLOR=#000000][COLOR=#404D6C][FONT=verdana][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#ff0000]Ekonomi döndü dolaştı, Bediüzzaman'ın sözlerinde düğümlendi[/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800080]Modern ekonominin babası sayılan ve Ülkelerin Zenginliği (The Wealth of Nations) adı altında ilk iktisat kitabını yazan Adam Smith, serbest ticareti ve serbest piyasayı savundu ve liberalizmin düsturlarını ortaya koydu.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800080]Ayrıca, ticarette başlıca motivasyonun kazanç olduğunu ve bunun son derece doğal karşılanması gerektiğini ileri sürdü. Ancak ticari faaliyetlere ahlak ilkeleri dâhilinde yürütülmesi koşuluyla kazanca cevaz verdi. Kişisel maddi yararı her şeyin fevkinde gören ve ahlaktan doğru dürüst bahsetmeye bile gerek görmeyen iktisatçılardan 1980 sonrasının bir kısmı Nobel ödüllü ekonomistlerdir. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800080]Ancak küresel kriz, bize ahlaki değerleri göz ardı eden hiçbir ekonomik sistem ve zihniyetin sağlıklı yürüyemeyeceği dersini veriyor. Üstad'ın dediği gibi, istediğiniz kadar ağır müeyyideli ve ayrıntılı yasalar çıkarın, fert kendi vicdanı tarafından sınırlandırılmıyorsa, yasalar yoluyla onu engellemek mümkün olmuyor. İşte, dünyanın en sert yasalarının yürürlükte bulunduğu ve uygulandığı ABD'de sadece mortgage işlemleriyle ilgili olarak devletin açtığı davaların sayısı iki bini geçiyor. Büyük banka ve şirketlerin neredeyse tüm üst düzey yöneticileri savcılık tarafından sorguya çekiliyor. Bu arada, Üstad'ın krizi doğuran temel nedenlere dair öngörüsü de aynen gerçekleşmiş durumda. Ona göre, insanları çatışmaya, huzursuzluğa sevk eden zihniyet, iki kısa sözde gizlidir. Birincisi: "Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne?'', ikincisi ise; "Sen çalış, ben yiyeyim''dir. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800080]Bu sözlerin ilkinde, çiğ bir bencillik ifade ediliyor ve açların (fakirlerin) çok sayıda bulunduğu bir yerde tokların (zenginlerin) rahat edemeyeceklerini vurguluyor. Gerçek şu ki; ülke bazında ve dünya genelinde zenginler ve fakirler gittikçe sertleşen, her gün daha tehlikeli hale gelen bir mücadele içindeler. Bu mücadele, bazen G-20 ülkelerini temsil eden devlet adamları arasında toplantı ve müzakereler olarak, bazen savaş alanlarında silahlı çatışma şeklinde, bazen ise kentte köyde terör olayları mahiyetinde cereyan ediyor. Üstad'ın dikkatlerimize sunduğu ikinci sözde ise insanlar arasındaki ihtilafın diğer bir kaynağı olarak, zenginlerin bencillikte daha da ileri giderek başkalarının emeğini sömürdüğü ve böylece servetlerini kazandıkları meselesine dikkat çekiliyor. Nitekim, küresel krizin aktörleri olan kişi ve onların yönettiği kuruluşlar, yaptıkları her riskli işlemi, bünyelerinde tutmayarak kendilerine kâr sağlayacak şekilde başka şirketlere sattılar. Yani, diğerleri batmış, çıkmış, çalışanları işsiz kalmış, devlet vergiden mahrum kalmış filan hiç umursamadılar. Öte yandan, mortgage kağıtlarını ve diğer yüksek getirili enstrümanları çıkaranlar ve ikinci, üçüncü elden satın alanlar, "biz tatlı kârlar ederken, nihai borçlular bu yükü nasıl kaldıracak?" diye bir an olsun düşünmediler ve oturdukları yerden başkalarının alın terini ceplerine indirmekte beis görmediler. Şirketleri batarken çapkınlık peşinde koşanlar, sonra hiç utanmadan devlet kapısını çalarak, vergi mükelleflerine ait paraların şirketlerine ve dolayısıyla da kendilerine aktarılmasını istediler ve bunu da büyük ölçüde sağladılar. Elektronik ortamda bir-iki dakikalık bir işlemle milyarları kazananlar; "benim kârım acaba kimin zararı?" diye bir endişe, üzüntü duymadı. Çünkü kazananın her halükarda akıllı, kaybedenin ise enayi sayıldığı bir düzende yaşıyorlar. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#800080]Sadede gelirsek; Nobel ödüllü ekonomistlerin, akademisyenlerin, kitapları üniversitede ders olarak okutulanların ülkelerinin ekonomisini yönetenlerin, yazarların-çizerlerin vesaire göremediği gerçeği Bediüzzaman, bize birkaç kelimeyle en ufak bir zahmete sokmadan sunuyor. Bugüne kadar ilgisiz kaldığımız bu eşsiz kaynaktan yararlanma zamanı hâlâ gelmedi mi?[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]SAMİ USLU[/COLOR][/FONT][/SIZE][/FONT][/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Ekonomi döndü dolaştı, Bediüzzaman'ın sözlerinde düğümlendi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst