Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
El Açıp İsteyeni Azarlama!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 505731" data-attributes="member: 1004566"><p>El Açıp İsteyeni Azarlama! </p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p>“…Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et…" (Kasas, 77) </p><p> </p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p>“Allah’a sığınan kimseyi koruyup himaye ediniz. Allah için isteyene veriniz. Size iyilik yapana siz de iyilik yapınız. Şayet verecek bir şey bulamazsanız karşılık vermek istediğinizi göstermek üzere kendisine dua ediniz.” (Ebû Dâvûd, Zekât 38; Nesâî, Zekât 72) </p><p> </p><p></p><p>Hz. Osman, bir salkım üzüm veya bir salkım hurma alarak Hz. Peygamber’e hediye etmişti. O esnâda bir dilenci gelip bu üzümü Allah Rasûlü’nden istedi. Efendimiz (sav) de verdi. Hz. Osman dilenciye yetişip salkımı ondan satın aldı ve tekrar Hz. Peygamber’e hediye etti. Aynı dilenci gelip o salkımı yine istedi ve Allah Rasûlü (sav) de verdi. Hz. Osman da gidip dilenciden o salkımı tekrar satın aldı ve getirip Hz. Peygamber’e bir daha hediye etti. Dilenci yine gelip isteyince Fahr-i Kâinât Efendimiz latife yaparak:</p><p></p><p>“–Sen dilenci misin, yoksa tüccar mısın?” buyurdu.</p><p></p><p>Bundan sonra bir kaç gün vahy gelmedi. Hz. Peygamber bir yalnızlık hissetti, o esnada müşrikler de Peygamber Efendimiz’in Rabbı tarafından terkedildiğini söylediler. Bu hâdiseler üzerine Duhâ sûresi nazil oldu. (Alûsî, XXX, 157)</p><p></p><p>“Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin Sen’i bırakmadı ve Sana darılmadı.</p><p></p><p>Gerçekten Sen’in için âhiret dünyadan daha hayırlıdır. Pek yakında Rabbin Sana verecek, Sen de hoşnut olacaksın.</p><p></p><p>O, Sen’i yetim bulup barındırmadı mı? Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? Sen’i fakir bulup zengin etmedi mi?</p><p></p><p>Öyleyse sakın yetime kötü muâmele edip üzme!</p><p></p><p>El açıp isteyeni de sakın azarlama!</p><p>Fakat Rabbinin nimetlerinden minnet ve şükranla bahset!” (Duhâ, 1-11) </p><p> </p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p>el-Mukît: Mahlûkatın azığını temin eden, yaşamak için gıdaları yaratan, bedenlerin ve ruhların açlığını doyuran, onların gıdasını veren ve her şeyi koruyan demektir. </p><p> </p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p>Allah’ın adını anarak ve rızâsını dileyerek bir şey isteyene yardımcı olmak gerekir. Esasen dinimizde Allah’ın adı anılarak dünyalık bir şey istemek hoş karşılanmaz. Ancak isteyenin çaresiz kaldığına hükmedilerek isteği reddolunmaz. </p><p> </p><p></p><p>Lügatçe</p><p>himaye: Koruma, gözetme, esirgeme, koruyuculuk. </p><p> </p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 505731, member: 1004566"] El Açıp İsteyeni Azarlama! Cenâb-ı Hak buyuruyor: “…Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et…" (Kasas, 77) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Allah’a sığınan kimseyi koruyup himaye ediniz. Allah için isteyene veriniz. Size iyilik yapana siz de iyilik yapınız. Şayet verecek bir şey bulamazsanız karşılık vermek istediğinizi göstermek üzere kendisine dua ediniz.” (Ebû Dâvûd, Zekât 38; Nesâî, Zekât 72) Hz. Osman, bir salkım üzüm veya bir salkım hurma alarak Hz. Peygamber’e hediye etmişti. O esnâda bir dilenci gelip bu üzümü Allah Rasûlü’nden istedi. Efendimiz (sav) de verdi. Hz. Osman dilenciye yetişip salkımı ondan satın aldı ve tekrar Hz. Peygamber’e hediye etti. Aynı dilenci gelip o salkımı yine istedi ve Allah Rasûlü (sav) de verdi. Hz. Osman da gidip dilenciden o salkımı tekrar satın aldı ve getirip Hz. Peygamber’e bir daha hediye etti. Dilenci yine gelip isteyince Fahr-i Kâinât Efendimiz latife yaparak: “–Sen dilenci misin, yoksa tüccar mısın?” buyurdu. Bundan sonra bir kaç gün vahy gelmedi. Hz. Peygamber bir yalnızlık hissetti, o esnada müşrikler de Peygamber Efendimiz’in Rabbı tarafından terkedildiğini söylediler. Bu hâdiseler üzerine Duhâ sûresi nazil oldu. (Alûsî, XXX, 157) “Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin Sen’i bırakmadı ve Sana darılmadı. Gerçekten Sen’in için âhiret dünyadan daha hayırlıdır. Pek yakında Rabbin Sana verecek, Sen de hoşnut olacaksın. O, Sen’i yetim bulup barındırmadı mı? Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? Sen’i fakir bulup zengin etmedi mi? Öyleyse sakın yetime kötü muâmele edip üzme! El açıp isteyeni de sakın azarlama! Fakat Rabbinin nimetlerinden minnet ve şükranla bahset!” (Duhâ, 1-11) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Mukît: Mahlûkatın azığını temin eden, yaşamak için gıdaları yaratan, bedenlerin ve ruhların açlığını doyuran, onların gıdasını veren ve her şeyi koruyan demektir. Kısa Günün Kârı Allah’ın adını anarak ve rızâsını dileyerek bir şey isteyene yardımcı olmak gerekir. Esasen dinimizde Allah’ın adı anılarak dünyalık bir şey istemek hoş karşılanmaz. Ancak isteyenin çaresiz kaldığına hükmedilerek isteği reddolunmaz. Lügatçe himaye: Koruma, gözetme, esirgeme, koruyuculuk. "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
El Açıp İsteyeni Azarlama!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst