Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
El Kaide'nin alternatifi Said Nursi öğretisidir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="DAVAMÞEHADET" data-source="post: 248082" data-attributes="member: 1010414"><p><strong><span style="color: red">Ebu MUHAMMED El Makdisi </span></strong></p><p><strong><span style="color: red">ALLAH onu Tağutların Esaretinden kurtarsın</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong></strong><span style="color: black"><strong>Usame hakkında şöyle dedi (1): Münkere karşı, taguta karşı mücadele eden bir mücahittir ve Beyaz Saray’dakilerin siyasetlerinin aksine gidiyor ki bu yöneliş, birçoklarının çekindiği bir yöneliştir. </strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ancak ALLAH (c.c.), onu kerem ve lütfuyla faziletlendirdi. ALLAH’ın Resulu MUHAMMED (sallALLAHu aleyhi ve selem)’e ‘zikrini yükselttik’ dediği gibi, O’nu zenginleştirdi, insanlardan ayırdı ve onlar arasından yüceltti. Bazı selefler şöyle dediler: Bu din, bu ayetler üzerine kurulmadıkça, zaferden söz etmek mümkün olmayacak. Bundan hoşlanmayanın nasibi de ALLAH’ın şu ayeti üzerine olacak: ‘Doğrusu hayırsız, nesli kesik olan, asıl sana dil uzatandır. </strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>(evlatsız, nesli kesik deyip)….</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ben bu cevabı, Amerika’yı direk sarsan olayların ardından, bana bu konuda gelen sorulara ve</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>hükümetlerin korkutmalarına cevaben yazmıştım. ALLAH düşmanları hiç gecikmediler ve bu olayların ardından gerçekleşen tutuklamalar tamamlanmadan beni de tutukladılar. Beni fotoğraf çektiler ve benden, haber ajanslarıyla yaymak üzere Amerika’ya yönelik saldırıları kınayan beyanat yazmamı istediler. Ve ben de Amerika’nın başına gelenlerin, Müslüman ülkelerde Müslümanları ölürmesinin, ülkelerini yerle bir etmesinin, helak etmesinin cezası olarak ALLAH’tan geldiğini ortaya koyan beyanlar hazırladım. Amerika, Müslümanlara her yerde zulmediyor. Halk veya diğerleri arasında hiçbir fark gözetmiyor. Buna delil ise Amiriye Sığınağı’nda veya her gün Amerika’dan destek bulan İsrail tarafından Filistin’de yapılanlardır. Mücahit, Ömer Abdurrahman’ın ve diğer mücahitlerle İslam davetçilerinin tutuklanması ise olayın ayrı yönü…Bu onların hoşuna gitmedi ve bunun daha da teşvik olduğunu söylediler. Ardından da halka karşı düzenlenen saldırılardan tasa duyduğumu belirtmemi istediler. Ben de; ‘Eğer yazdıklarım hoşunuza gitmemişse siz, istediğinizi kendiniz yazın, ancak ben inandığımın dışında hiçbir şeyi yazmam.’ dedim. Teşvik olarak nitelendirdiklerini bir kenara atmakta ısrar ettiler…Sonra bununla ilgili, orada bulunduğum müddetçe başka tahkikatlerde bulundular. Ardından bu konuyla ilgilenmekten vazgeçtiler. Ancak, beni salmadan önce, bu olaylar hakkında kesinlikle konuşmamamı tembih ettiler, evimde de gözetim altında bulunacağımı, kimseye bir açıklama yapmamam, konuşmamam gerektiğini söylediler. ALLAH’ım eğer halkın öldürülmesi hakkında konuşacaksam, diyeceğim söz, bu onlar için serbest olan ve sevilen bir hal!!..</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu esnada ben, dünyayla ilgisi kopuk, yalnız kaldığım bir hücredeydim. Hatta bana yalan atarak, sevinçli tavırlarla şöyle dediler:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>‘Amerika, saldırılara karşılık olarak nükleer bombalarla Afganistan’ı vurdu. Ölü sayısı 5 milyon.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ve beni ALLAH’tan başkasının bilemeyeceği bir hüzün kapladı. O gece rüyamda büyük ve çok tesirli bir kılıcın, büyük bir dağı ikiye yardığını, ardından da derinliklerde kaybolduğunu gördüm… Sabah olup uyandığımda ise, ALLAH’ın düşmanlarını rüyamla müjdeledim, rüyamın tefsirini ise şöyle yaptım: ‘ Öncelikle etkili kılıç, cihadında peygamberimiz MUHAMMED (SallALLAHu aleyhi ve sellem)’in yolunda giden Usame’nin kılıcıydı. Ve bu cihad Amerika’yı parçalayıp darmadağın edecek ve O (Usame), kendisine kötülüğün ulaşamayacağı, dağların derinliklerinde güven içinde olacak.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ayrıca şöyle dedi : Tagutların veya diğer kafirlerin, diğerleriyle yaptıkları antlaşmalar, riayetleri altındaki Müslümanları, bu kahredici siyasetlerine veya seçim hakkı olmaksızın kahreden ve milliyetçilik olarak isimlendirilen hallere uymaya, zorlayamaz. Öyle ki artık Müslümanlar, kendilerini, mallarını, dinlerini ve kanlarını koruyamaz hale geldiler. Aksine evlerinin hürmeti ortadan kaldırılıyor, evleri yağmalanıyor, kendileri korkutuluyor, tutuklanıyorlar, hapse atılıyorlar, uydurma suçlamalarla gecenin bir yarısında veya gündüz idam ediliyorlar. Dini dostluk meselesine gelince, islamla zıt olan bir durum varsa o da, Müslümanın, kafirlerin din velayetini seçmesidir…</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>ALLAHu Teala Şöyle Buyurdu: ‘Müminler, müminlerden ayrılıp, kafirleri dost edinmesin. Bunu her kim yaparsa artık ALLAH’tan ilişiği kesilmiş olur. (Al-i İmran Suresi, 28.Ayet)</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bir diğer ayette de ALLAHu Teala Şöyle Buyurdu: ‘ALLAH elbette o günde, kafirler için müminler aleyhine bir yol (imkan ve delil) verecek değildir.’ (Nisa Suresi, 141. Ayet)</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Kafirlerin antlaşmalarına uymayı kabul etmeyen, ülkelerimizde tagut hükümlerden kurtulmayı başarabilenler, öncelikle bu ülkelerin vatandaşlıklarından çıktılar, ardından da savaş ilan ettiler. Kafirler de onlara ve tüm cihat yolunda bulunanlara üstün gelmeye çalıştılar. Mücahitleri de Yahudilerden ve hıristiyanlardan kafir kardeşlerinin yaptığı gibi ‘Terörist’ diye isimlendirdiler.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="DAVAMÞEHADET, post: 248082, member: 1010414"] [B][COLOR=red]Ebu MUHAMMED El Makdisi ALLAH onu Tağutların Esaretinden kurtarsın [/COLOR] [/B][COLOR=black][B]Usame hakkında şöyle dedi (1): Münkere karşı, taguta karşı mücadele eden bir mücahittir ve Beyaz Saray’dakilerin siyasetlerinin aksine gidiyor ki bu yöneliş, birçoklarının çekindiği bir yöneliştir. Ancak ALLAH (c.c.), onu kerem ve lütfuyla faziletlendirdi. ALLAH’ın Resulu MUHAMMED (sallALLAHu aleyhi ve selem)’e ‘zikrini yükselttik’ dediği gibi, O’nu zenginleştirdi, insanlardan ayırdı ve onlar arasından yüceltti. Bazı selefler şöyle dediler: Bu din, bu ayetler üzerine kurulmadıkça, zaferden söz etmek mümkün olmayacak. Bundan hoşlanmayanın nasibi de ALLAH’ın şu ayeti üzerine olacak: ‘Doğrusu hayırsız, nesli kesik olan, asıl sana dil uzatandır. (evlatsız, nesli kesik deyip)…. Ben bu cevabı, Amerika’yı direk sarsan olayların ardından, bana bu konuda gelen sorulara ve hükümetlerin korkutmalarına cevaben yazmıştım. ALLAH düşmanları hiç gecikmediler ve bu olayların ardından gerçekleşen tutuklamalar tamamlanmadan beni de tutukladılar. Beni fotoğraf çektiler ve benden, haber ajanslarıyla yaymak üzere Amerika’ya yönelik saldırıları kınayan beyanat yazmamı istediler. Ve ben de Amerika’nın başına gelenlerin, Müslüman ülkelerde Müslümanları ölürmesinin, ülkelerini yerle bir etmesinin, helak etmesinin cezası olarak ALLAH’tan geldiğini ortaya koyan beyanlar hazırladım. Amerika, Müslümanlara her yerde zulmediyor. Halk veya diğerleri arasında hiçbir fark gözetmiyor. Buna delil ise Amiriye Sığınağı’nda veya her gün Amerika’dan destek bulan İsrail tarafından Filistin’de yapılanlardır. Mücahit, Ömer Abdurrahman’ın ve diğer mücahitlerle İslam davetçilerinin tutuklanması ise olayın ayrı yönü…Bu onların hoşuna gitmedi ve bunun daha da teşvik olduğunu söylediler. Ardından da halka karşı düzenlenen saldırılardan tasa duyduğumu belirtmemi istediler. Ben de; ‘Eğer yazdıklarım hoşunuza gitmemişse siz, istediğinizi kendiniz yazın, ancak ben inandığımın dışında hiçbir şeyi yazmam.’ dedim. Teşvik olarak nitelendirdiklerini bir kenara atmakta ısrar ettiler…Sonra bununla ilgili, orada bulunduğum müddetçe başka tahkikatlerde bulundular. Ardından bu konuyla ilgilenmekten vazgeçtiler. Ancak, beni salmadan önce, bu olaylar hakkında kesinlikle konuşmamamı tembih ettiler, evimde de gözetim altında bulunacağımı, kimseye bir açıklama yapmamam, konuşmamam gerektiğini söylediler. ALLAH’ım eğer halkın öldürülmesi hakkında konuşacaksam, diyeceğim söz, bu onlar için serbest olan ve sevilen bir hal!!.. Bu esnada ben, dünyayla ilgisi kopuk, yalnız kaldığım bir hücredeydim. Hatta bana yalan atarak, sevinçli tavırlarla şöyle dediler: ‘Amerika, saldırılara karşılık olarak nükleer bombalarla Afganistan’ı vurdu. Ölü sayısı 5 milyon. Ve beni ALLAH’tan başkasının bilemeyeceği bir hüzün kapladı. O gece rüyamda büyük ve çok tesirli bir kılıcın, büyük bir dağı ikiye yardığını, ardından da derinliklerde kaybolduğunu gördüm… Sabah olup uyandığımda ise, ALLAH’ın düşmanlarını rüyamla müjdeledim, rüyamın tefsirini ise şöyle yaptım: ‘ Öncelikle etkili kılıç, cihadında peygamberimiz MUHAMMED (SallALLAHu aleyhi ve sellem)’in yolunda giden Usame’nin kılıcıydı. Ve bu cihad Amerika’yı parçalayıp darmadağın edecek ve O (Usame), kendisine kötülüğün ulaşamayacağı, dağların derinliklerinde güven içinde olacak. Ayrıca şöyle dedi : Tagutların veya diğer kafirlerin, diğerleriyle yaptıkları antlaşmalar, riayetleri altındaki Müslümanları, bu kahredici siyasetlerine veya seçim hakkı olmaksızın kahreden ve milliyetçilik olarak isimlendirilen hallere uymaya, zorlayamaz. Öyle ki artık Müslümanlar, kendilerini, mallarını, dinlerini ve kanlarını koruyamaz hale geldiler. Aksine evlerinin hürmeti ortadan kaldırılıyor, evleri yağmalanıyor, kendileri korkutuluyor, tutuklanıyorlar, hapse atılıyorlar, uydurma suçlamalarla gecenin bir yarısında veya gündüz idam ediliyorlar. Dini dostluk meselesine gelince, islamla zıt olan bir durum varsa o da, Müslümanın, kafirlerin din velayetini seçmesidir… ALLAHu Teala Şöyle Buyurdu: ‘Müminler, müminlerden ayrılıp, kafirleri dost edinmesin. Bunu her kim yaparsa artık ALLAH’tan ilişiği kesilmiş olur. (Al-i İmran Suresi, 28.Ayet) Bir diğer ayette de ALLAHu Teala Şöyle Buyurdu: ‘ALLAH elbette o günde, kafirler için müminler aleyhine bir yol (imkan ve delil) verecek değildir.’ (Nisa Suresi, 141. Ayet) Kafirlerin antlaşmalarına uymayı kabul etmeyen, ülkelerimizde tagut hükümlerden kurtulmayı başarabilenler, öncelikle bu ülkelerin vatandaşlıklarından çıktılar, ardından da savaş ilan ettiler. Kafirler de onlara ve tüm cihat yolunda bulunanlara üstün gelmeye çalıştılar. Mücahitleri de Yahudilerden ve hıristiyanlardan kafir kardeşlerinin yaptığı gibi ‘Terörist’ diye isimlendirdiler. [/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
El Kaide'nin alternatifi Said Nursi öğretisidir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst