Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Emanetin Hikâyesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 536067" data-attributes="member: 1004566"><p>Emanetin Hikâyesi</p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” (Ahzâb, 72)</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.” (Buhârî, Îmân 24; Müslim, Îmân 107-108.)</p><p></p><p>Allah Teâlâ emaneti yaratınca, onu önce göklere, yere ve dağlara teklif etti; emanetin sorumluluğunu hiçbiri yüklenmek istemedi; fakat insan emaneti yüklenmekten çekinmedi.</p><p></p><p>Böylece insanoğlu hem büyük bir sorumluluğu üstlendi hem de Allah’ın emirlerine muhatap olduğu için üstün bir şeref kazandı.</p><p></p><p>Mü’min; emanetin önemini, değerini, şerefini bilir ve emanete riâyet eder.</p><p></p><p>Abdesti olmayanın namazı olmayacağı gibi, emanete riâyet etmeyenin de îmânından söz edilemeyeceğini bilir ve emanete kesinlikle hıyânet etmez.</p><p></p><p>Emaneti gözeten kimsenin ebedî kurtuluşa ereceğini hatırından çıkarmaz.</p><p></p><p>Bu konuda Peygamberini kendisine örnek alır; onun gibi emîn adam olmaya, herkesin güvenini ve Allah’ın rızâsını kazanmaya çalışır.</p><p></p><p>Sorumlu olduğunu her zaman hisseder.</p><p></p><p>İnsan nefsinin başkalarına haksızlık etmeye meyilli olduğunu bilir ve nefsin bu tür duygularını frenler.</p><p></p><p>Mü’min, emanete hıyânet etmenin münafığın, yani içinden kâfir olduğu halde dışından Müslüman görünen kimsenin özelliği olduğunu unutmaz. Üstesinden gelemeyeceği bir emaneti de kabul etmez. (Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Peygamberimin Sevdiği Müslüman, Erkam Yay.)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>el-Aliyy: Pek yüce olan, beşerî tasavvurun tahayyül edeceği her şeyin ötesinde ve üstünde olan, kendinden daha üstün hiçbir şey olmayan, izzet ve şeref bakımından hükümranlığı ile en yüce olan demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Emanet, insanın emin ve itimat edilir olması, kendine maddî ve manevî bir şeyin gönül rahatlığı ile korkusuzca teslim edilebilir ve istenildiğinde sağlam bir vaziyette alınabilir halde bulunması demektir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 536067, member: 1004566"] Emanetin Hikâyesi Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” (Ahzâb, 72) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.” (Buhârî, Îmân 24; Müslim, Îmân 107-108.) Allah Teâlâ emaneti yaratınca, onu önce göklere, yere ve dağlara teklif etti; emanetin sorumluluğunu hiçbiri yüklenmek istemedi; fakat insan emaneti yüklenmekten çekinmedi. Böylece insanoğlu hem büyük bir sorumluluğu üstlendi hem de Allah’ın emirlerine muhatap olduğu için üstün bir şeref kazandı. Mü’min; emanetin önemini, değerini, şerefini bilir ve emanete riâyet eder. Abdesti olmayanın namazı olmayacağı gibi, emanete riâyet etmeyenin de îmânından söz edilemeyeceğini bilir ve emanete kesinlikle hıyânet etmez. Emaneti gözeten kimsenin ebedî kurtuluşa ereceğini hatırından çıkarmaz. Bu konuda Peygamberini kendisine örnek alır; onun gibi emîn adam olmaya, herkesin güvenini ve Allah’ın rızâsını kazanmaya çalışır. Sorumlu olduğunu her zaman hisseder. İnsan nefsinin başkalarına haksızlık etmeye meyilli olduğunu bilir ve nefsin bu tür duygularını frenler. Mü’min, emanete hıyânet etmenin münafığın, yani içinden kâfir olduğu halde dışından Müslüman görünen kimsenin özelliği olduğunu unutmaz. Üstesinden gelemeyeceği bir emaneti de kabul etmez. (Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Peygamberimin Sevdiği Müslüman, Erkam Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Aliyy: Pek yüce olan, beşerî tasavvurun tahayyül edeceği her şeyin ötesinde ve üstünde olan, kendinden daha üstün hiçbir şey olmayan, izzet ve şeref bakımından hükümranlığı ile en yüce olan demektir. Kısa Günün Kârı Emanet, insanın emin ve itimat edilir olması, kendine maddî ve manevî bir şeyin gönül rahatlığı ile korkusuzca teslim edilebilir ve istenildiğinde sağlam bir vaziyette alınabilir halde bulunması demektir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Emanetin Hikâyesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst