Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Emirdağ Lahikası
Emirdağ Lahikası-2
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 566470" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px">ﺍِﻓَﺎﺩَﺓُ ﺍﻟْﻤَﺮَﺍﻡِ</span></span></span></span><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span><span style="font-family: 'arial'">ﺍﻗﻮﻝ ﻟﻤﺎ ﻛﺎﻥ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﺟﺎﻣﻌﺎ ﻟﺎﺷﺘﺎﺕ ﺍﻟﻌﻠﻮﻡ ﻭﺧﻄﺒﺔ ﻟﻌﺎﻣﺔ ﺍﻟﻄﺒﻘﺎﺕ ﻓﻰ ﻛﻞ ﺍﻟﺎﻋﺼﺎﺭ ﻟﺎ ﻳﺘﺤﺼﻞ ﻟﻪ ﺗﻔﺴﻴﺮ ﻟﺎﺋﻖ ﻣﻦ ﻓﻬﻢ ﺍﻟﻔﺮﺩ ﺍﻟﺬﻯ ﻗﻠﻤﺎ ﻳﺨﻠﺺ ﻣﻦ ﺍﻟﺘﻌﺼﺐ ﻟﻤﺴﻠﻜﻪ ﻭﻣﺸﺮﺑﻪ. ﺍﺫ ﻓﻬﻤﻪ ﻳﺨﺼﻪ ﻟﻴﺲ ﻟﻪ ﺩﻋﻮﺓ ﺍﻟﻐﻴﺮ ﺍﻟﻴﻪ ﺍﻟﺎ ﺍﻥ ﻳﻌﺪﻳﻪ ﻗﺒﻮﻝ ﺍﻟﺠﻤﻬﻮﺭ. ﻭﺍﺳﺘﻨﺒﺎﻃﻪ ﴿ﻟﺎ ﺑﺎﻟﺘﺸﻬﻲ﴾ ﻟﻪ ﺍﻟﻌﻤﻞ ﻟﻨﻔﺴﻪ ﻓﻘﻂ ﻭﻟﺎﻳﻜﻮﻥ ﺣﺠﺔ ﻋﻠﻰ ﺍﻟﻐﻴﺮ ﺍﻟﺎ ﺍﻥ ﻳﺼﺪﻗﻪ ﻧﻮﻉ ﺍﺟﻤﺎﻉ . ﻓﻜﻤﺎ ﻟﺎ ﺑﺪ ﻟﺘﻨﻈﻴﻢ ﺍﻟﺎﺣﻜﺎﻡ ﻭﺍﻃﺮﺍﺩﻫﺎ ﻭﺭﻓﻊ ﺍﻟﻔﻮﺿﻰ ﺍﻟﻨﺎﺷﺌﺔ ﻣﻦ ﺣﺮﻳﺔ ﺍﻟﻔﻜﺮ ﻣﻊ ﺍﻫﻤﺎﻝ ﺍﻟﺎﺟﻤﺎﻉ ﻭﺟﻮﺩ ﻫﻴﺌﺔ ﻋﺎﻟﻴﺔ ﻣﻦ ﺍﻟﻌﻠﻤﺎﺀ ﺍﻟﻤﺤﻘﻘﻴﻦ ﺍﻟﺬﻳﻦ ﺑﻤﻈﻬﺮﻳﺘﻬﻢ ﻟﺎﻣﻨﻴﺔ ﺍﻟﻌﻤﻮﻡ ﻭ ﺍﻋﺘﻤﺎﺩ ﺍﻟﺠﻤﻬﻮﺭ ﻳﺘﻘﻠﺪﻭﻥ ﻛﻔﺎﻟﺔ ﺿﻤﻨﻴﺔ ﻟﻠﺎﻣﺔ ﻓﻴﺼﻴﺮﻭﻥ ﻣﻈﻬﺮ ﺳﺮ ﺣﺠﻴﺔ ﺍﻟﺎﺟﻤﺎﻉ ﺍﻟﺬﻯ ﻟﺎﺗﺼﻴﺮ ﻧﺘﻴﺠﺔ ﺍﻟﺎﺟﺘﻬﺎﺩ ﺷﺮﻋًﺎ ﻭﺩﺳﺘﻮﺭًﺍ ﺍﻟﺎ ﺑﺘﺼﺪﻳﻘﻪ ﻭﺳﻜﺘﻪ ، ﻛﺬﻟﻚ ﻟﺎ ﺑﺪ ﻟﻜﺸﻒ ﻣﻌﺎﻧﻰ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﻭﺟﻤﻊ ﺍﻟﻤﺤﺎﺳﻦ ﺍﻟﻤﺘﻔﺮﻗﺔ ﻓﻰ ﺍﻟﺘﻔﺎﺳﻴﺮ ﻭﺗﺜﺒﻴﺖ ﺣﻘﺎﺋﻘﻪ ﺍﻟﻤﺘﺠﻠﻴﺔ ﺑﻜﺸﻒ ﺍﻟﻔﻦ ﻭ ﺗﻤﺨﻴﺾ ﺍﻟﺰﻣﺎﻥ ﻣﻦ ﺍﻧﺘﻬﺎﺽ ﻫﻴﺌﺔ ﻋﺎﻟﻴﺔ ﻣﻦ ﺍﻟﻌﻠﻤﺎﺀ ﺍﻟﻤﺘﺨﺼﺼﻴﻦ ﺍﻟﻤﺨﺘﻠﻔﻴﻦ ﻓﻰ ﻭﺟﻮﻩ ﺍﻟﺎﺧﺘﺼﺎﺹ ﻭﻟﻬﻢ ﻣﻊ ﺩﻗﺔ ﻧﻈﺮ ﻭﺳﻌﺔُ ﻓﻜﺮ ﻟﺘﻔﺴﻴﺮﻩ</span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻧﺘﻴﺠﺔ ﺍﻟﻤﺮﺍﻡ : ﺍﻧﻪ ﻟﺎ ﺑﺪ ﺍﻥ ﻳﻜﻮﻥ ﻣﻔﺴﺮ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﺫﺍ ﺩﻫﺎﺀ ﻋﺎﻝ ﻭ ﺍﺟﺘﻬﺎﺩ ﻧﺎﻓﺬ ﻭﻭﻟﺎﻳﺔ ﻛﺎﻣﻠﺔ . ﻭﻣﺎ ﻫﻮ ﺍﻟﺂﻥ ﺍﻟﺎ ﺍﻟﺸﺨﺺ ﺍﻟﻤﻌﻨﻮﻯ ﺍﻟﻤﺘﻮﻟﺪ ﻣﻦ ﺍﻣﺘﺰﺍﺝ ﺍﻟﺎﺭﻭﺍﺡ ﻭﺗﺴﺎﻧﺪﻫﺎ ﻭﺗﻠﺎﺣﻖ ﺍﻟﺎﻓﻜﺎﺭ ﻭﺗﻌﺎﻭﻧﻬﺎ ﻭﺗﻈﺎﻓﺮ ﺍﻟﻘﻠﻮﺏ ﻭﺍﺧﻠﺎﺻﻬﺎ ﻭﺻﻤﻴﻤﻴﺘﻬﺎ ﻣﻦ ﺑﻴﻦ ﺗﻠﻚ ﺍﻟﻬﻴﺌﺔ. ﻓﺒﺴﺮ ﴿ﻟﻠﻜﻞ ﺣﻜﻢ ﻟﻴﺲ ﻟﻜﻞ﴾ ﻛﺜﻴﺮﺍ ﻣﺎ ﻳﺮﻯ ﺁﺛﺎﺭ ﺍﻟﺎﺟﺘﻬﺎﺩ ﻭﺧﺎﺻﺔ ﺍﻟﻮﻟﺎﻳﺔ ﻭﻧﻮﺭﻩ ﻭﺿﻴﺎﺋﻬﺎ ﻣﻦ ﺟﻤﺎﻋﺔ ﺧﻠﺖ ﻣﻨﻬﺎ ﺍﻓﺮﺍﺩﻫﺎ. ﺛﻢ ﺍﻧﻰ ﺑﻴﻨﻤﺎ ﻛﻨﺖ</span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span><span style="font-family: 'arial'">ﻣﻨﺘﻈﺮﺍ ﻭﻣﺘﻮﺟﻬﺎ ﻟﻬﺬﺍ ﺍﻟﻤﻘﺼﺪ ﺑﺘﻈﺎﻫﺮ ﻫﻴﺌﺔ ﻛﺬﻟﻚ ﻭﻗﺪ ﻛﺎﻥ ﻫﺬﺍ ﻏﺎﻳﺔ ﺧﻴﺎﻟﻰ ﻣﻦ ﺯﻣﺎﻥ ﻣﺪﻳﺪ ﺍﺫ ﺳﻨﺢ ﻟﻘﻠﺒﻰ ﻣﻦ ﻗﺒﻴﻞ ﺍﻟﺤﺲ ﻗﺒﻞ ﺍﻟﻮﻗﻮﻉ ﺗﻘﺮﺏ﴿١﴾ ﺯﻟﺰﻟﺔ ﻋﻈﻴﻤﺔ ، ﻓﺸﺮﻋﺖ ﻣﻊ ﻋﺠﺰﻯ ﻭﻗﺼﻮﺭﻯ ﻭﺍﻟﺎﻏﻠﺎﻕ ﻓﻰ ﻛﻠﺎﻣﻰ ﻓﻰ ﺗﻘﻴﻴﺪ ﻣﺎ ﺳﻨﺢ ﻟﻰ ﻣﻦ ﺍﺷﺎﺭﺍﺕ ﺍﻋﺠﺎﺯ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﻓﻰ ﻧﻈﻤﻪ ﻭﺑﻴﺎﻥ ﺑﻌﺾ ﺣﻘﺎﺋﻘﻪ ، ﻭﻟﻢ ﻳﺘﻴﺴﺮ ﻟﻰ ﻣﺮﺍﺟﻌﺔ ﺍﻟﺘﻔﺎﺳﻴﺮ ﻓﺎﻥ ﻭﺍﻓﻘﻬﺎ ﻓﺒﻬﺎ ﻭﻧﻌﻤﺖ ﻭﺍﻟﺎّ ﻓﺎﻟﻌﻬﺪﺓ ﻋﻠﻲّ. ﻓﻮﻗﻌﺖ ﻫﺬﻩ ﺍﻟﻄﺎﻣﺔ ﺍﻟﻜﺒﺮﻱ ﻓﻔﻰ ﺍﺛﻨﺎﺀ ﺍﺩﺍﺀ ﻓﺮﻳﻀﺔ ﺍﻟﺠﻬﺎﺩ ﻛﻠﻤﺎ ﺍﻧﺘﻬﺰﺕ ﻓﺮﺻﺔ ﻓﻰ ﺧﻂ ﺍﻟﺤﺮﺏ ﻗﻴﺪﺕ ﻣﺎ ﻟﺎﺡ ﻟﻰ ﻓﻰ ﺍﻟﺎﻭﺩﻳﺔ ﻭﺍﻟﺠﺒﺎﻝ ﺑﻌﺒﺎﺭﺍﺕ ﻣﺘﻔﺎﻭﺗﺔ ﺑﺎﺧﺘﻠﺎﻑ ﺍﻟﺤﺎﻟﺎﺕ. ﻓﻤﻊ ﺍﺣﺘﻴﺎﺟﻬﺎ ﺍﻟﻰ ﺍﻟﺘﺼﺤﻴﺢ ﻭﺍﻟﺎﺻﻠﺎﺡ ﻟﺎﻳﺮﺿﻰ ﻗﻠﺒﻰ ﺑﺘﻐﻴﻴﺮﻫﺎ ﻭﺗﺒﺪﻳﻠﻬﺎ ﺍﺫﺍﻇﻬﺮﺕ ﻓﻰ ﺣﺎﻟﺔ ﻣﻦ ﺧﻠﻮﺹ ﺍﻟﻨﻴﺔ ﻟﺎ ﺗﻮﺟﺪ ﺍﻟﺂﻥ. ﻓﺎﻋﺮﺿﻬﺎ ﻟﺎﻧﻈﺎﺭ ﺍﻫﻞ ﺍﻟﻜﻤﺎﻝ ﻟﺎ ﻟﺎﻧﻪ ﺗﻔﺴﻴﺮ ﻟﻠﺘﻨﺰﻳﻞ ﺑﻞ ﻟﻴﺼﻴﺮ ﻟﻮ ﻇﻔﺮ ﺑﺎﻟﻘﺒﻮﻝ ﻧﻮﻉ ﻣﺄﺧﺬ ﻟﺒﻌﺾ ﻭﺟﻮﻩ ﺍﻟﺘﻔﺴﻴﺮ. ﻭﻗﺪ ﺳﺎﻗﻨﻰ ﺷﻮﻗﻰ ﺍﻟﻰ ﻣﺎ ﻫﻮ ﻓﻮﻕ ﻃﻮﻗﻰ ﻓﺎﻥ ﺍﺳﺘﺤﺴﻨﻮﻩ ﺷﺠﻌﻮﻧﻰ ﻋﻠﻰ ﺍﻟﺪﻭﺍﻡ. ﻭ ﻣﻦ ﺍﻟﻠّﻪ ﺍﻟﺘﻮﻓﻴﻖ</span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span><span style="font-family: 'arial'">ﺳﻌﻴﺪ ﺍﻟﻨﻮﺭﺳﻰ</span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"></span></span><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">-----------</span></span></span></span><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">١ ﻭﻗﺪ ﺍﺧﺒﺮﻧﺎ ﻣﺮﺍﺭًﺍ ﻓﻰ ﺍﺛﻨﺎﺀ ﺍﻟﺪﺭﺱ ﻭﻗﻮﻉ ﺯﻟﺰﻟﺔ ﻋﻈﻴﻤﺔ ﴿ﺑﻤﻌﻨﻰ ﺍﻟﺤﺮﺏ ﺍﻟﻌﻤﻮﻣﻴﺔ﴾ ﻓﻮﻗﻌﺖ ﻛﻤﺎ ﺍﺧﺒﺮ</span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px">ﺣﻤﺰﻩ، ﻣﺤﻤﺪ ﺷﻔﻴﻖ، ﻣﺤﻤﺪ ﻣﻬﺮﻯ</span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"><strong>Kısa bir tercümesidir </strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Şimdi bundan kırkbir sene evvel ve eski harb-i umumînin az evvelinde başlamış olduğu İşarat-ül İ'caz'ın ifadet-ül meramında diyor ki:</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Madem Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan ulûm-u hakikiyenin enva'ına câmi' ve umum asırlarda umum tabakat-ı beşeriyeye müteveccih bir hutbe-i ezeliyedir. Elbette bir tek ferdin fehmi, ona lâyık ve mükemmel bir tefsir yapamaz ve mümkün olmuyor. Çünki bir ferd pek nâdir olarak kendi hususî meslek ve meşrebinin tesirinden kendi fikrini kurtarabilir. Onun hususî meşrebi tesir ettikçe, tam tamına hakikatı safî olarak ifade edemez. Ferdin fehmi ve manası ona hastır. O ferd, onu kabul eder. Fakat başkalarını ona davet edemez. Eğer cumhur-u ülema onun fehmini kabul ile başkalara şümulünü gösterse, o vakit başkasını o manaya davet edebilir ve hakikî tam tefsir olabilir. </span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hem ferdin ahkâmda istinbatı ve içtihadında (hevesi karışmamak şartıyla) o kendi nefsi için amel edebilir, fakat başkalarına hüccet tutamaz. Tâ bir nevi icma' o hükmü tasdik etsin. Nasılki ahkâm-ı şer'iyeyi tatbik ve tanzim ve icra etmek ve hürriyet-i fikirden neş'et eden manevî anarşiliği kaldırmak için gayet lâzımdır ki; ülema-i muhakkikînden bir heyet-i âliye bulunsun ki, o heyet umumun emniyetine mazhariyetleriyle ve cumhur-u ülemanın onlara itimadıyla ümmet için bir nevi zımnî kefalet ve dava vekili hükmünde olmaları cihetinde icma'-ı ümmet hüccetinin sırrına mazhar oluyorlar. O vakit içtihadın neticesi o icma' ile şer'an düstur olabilir. Ve icma'ın tasdik ve sikkesiyle umuma şamil oluyor. Aynen onun gibi lâzımdır:</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Kur'anın manalarının keşfi ve tefsirlerde ayrı ayrı mehasininin cem'i, hem zamanın çalkamasıyla ve fenlerin keşfiyle cilvelenen, tezahür eden Kur'an'ın hakikatlerinin tesbiti için elzemdir ki: Muhakkikîn-i ülemadan herbiri bir fende mütehassıs, geniş fikre, ince nazara mâlik allâmelerden müteşekkil bir heyet bu vazifeye sahib çıksın.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><strong><span style="font-family: 'arial'">Elhasıl: </span></strong><span style="font-family: 'arial'">Kur'anı tefsir edene lâzım gelir ki; gayet âlî bir dehâ ve nüfuzlu derin bir içtihad ve bir nevi kuvve-i kudsiye sahibi olmak gerektir. Bu zamanda öyle bir zât, ancak bir şahs-ı manevî olabilir ki; o şahs-ı manevî, çok ruhların imtizacından ve tesanüdünden ve efkârın telahukundan ve birbirine yardımından ve kalblerin birbirine in'ikasından ve ihlas ve samimiyetlerinden, mezkûr bir heyetten çıkabilir. O heyetin bir ruh-u manevîsi hükmüne geçer. Evet "Mecmuunda bir hâssa bulunur ki, ondaki her ferdde bulunmaz" düsturuyla çok defa içtihadın âsârı ve nur-u velayetin hâssaları ve ziyası bir cemaatte görünüyor. Halbuki o cemaatin hangisine bakılsa, o hâssa görünmüyor. Demek âmî adamların ihlasla tesanüdleri, bir velayet hâssasını veriyor.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">İşte bu hakikate binaen böyle bir maksad için bir heyetin çıkmasına muntazır ve daima bekliyordum. O ümid, küçüklüğümden beri gaye-i hayalim iken, birden hiss-i kabl-el vuku' kabîlinden kalbime bir sünuhat oldu ki: Maddî ve manevî iki zelzele-i azîme yaklaşıyordu.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"><span style="color: #008000">{(*): Evet, Üstadımız mükerreren Birinci Harb-i Umumî'den evvel çok defa bize ulûm-u Arabiyeyi ders verdiği zaman bize kat'î bir tarzda "Büyük ve umumî bir zelzele yaklaşıyor, hazırlanınız. O zaman herkes benim gibi mücerredlere gıbta edecekler." diye söylüyorlardı. Pek az zamanda, onun mükerreren verdiği haber aynen çıktı. Horhor'daki eski talebeleri namına Medreset-ül Vaizîn mezunlarından: Mehmed Sadık, Sabri, Mehmed Şefik, Mehmed Mihri, Hamza}</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Ben de acz ve kusurumla, sözlerimdeki izahsızlık ve muğlaklık ile beraber Kur'anın nazmındaki i'cazın işaratını ve kalbimde tahattur eden nüktelerini kaydedip kaleme almak ve âyâtın bazı imanî hakikatlerini yazmaya şiddetli bir ihtar-ı gaybî hissettim. Halbuki harbde acib bir vaziyette olduğumdan, tefsirlere müracaat etmek kabil olmadı. Kur'andan başka merci' yoktu. Ben de yazdım. Yazdıklarım tefsirlere muvafık geldiyse, güzel bir nimet ve bir muvaffakıyet.. yoksa mes'uliyet benim bîçare fehmime aittir.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>Aynı zamanda zelzele-i kübra mahiyetinde olan maddî Birinci Harb-i Umumî ve o zelzele-i azîmenin âhirlerinde o mezkûr heyetin yuvalarını tahrib eden manevî zelzele-i azîme meydana çıktı ki, öyle bir heyet-i âliye-i ilmiyeye ve böyle bir vazife yapmak için bütün kapılar kapandı. Ben de o noksan fehmimle eski Harb-i Umumî'de farîza-i cihadda avcı hattında ne kadar fırsat buldumsa kalbime tulû' eden nükteleri yazıyordum. Derelerde, dağlarda hücum ederken kaydederdim. Fakat o acib ayrı ayrı haletlerin tesiriyle çeşit çeşit olmasından tashih ve ıslah edilmesine çok ihtiyaç varken, benim kalbim tebdil ve tağyirine razı olmadı. Çünki her dakika şehid olmaya hazırlandığımız için bir niyet-i hâlise ile yazılmış ki; o halet her vakit bulunmuyor. Ben de o yazılarımı Tenzil'e bir tefsir olarak değil, belki tefsirin bazı vücuhuna bir nevi me'haz olarak ehl-i kemal olan ülema-i muhakkikînin enzarına arzediyorum. Hakikaten benim şevkim, benim tâkatimin pek fevkinde bir noktaya sevketti. Eğer ehl-i tahkik istihsan etseler, beni devama ve ileri gitmeye teşci' ve tergib ederler.</em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="color: #000000"><em><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'arial'">Said Nursî</span></strong></span></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 566470, member: 1040028"] [COLOR=#000000][FONT=arial][COLOR=#a52a2a][SIZE=5]ﺍِﻓَﺎﺩَﺓُ ﺍﻟْﻤَﺮَﺍﻡِ[/SIZE][/COLOR][/FONT][/COLOR][COLOR=#a52a2a][SIZE=5] [FONT=arial] [/FONT][FONT=arial]ﺍﻗﻮﻝ ﻟﻤﺎ ﻛﺎﻥ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﺟﺎﻣﻌﺎ ﻟﺎﺷﺘﺎﺕ ﺍﻟﻌﻠﻮﻡ ﻭﺧﻄﺒﺔ ﻟﻌﺎﻣﺔ ﺍﻟﻄﺒﻘﺎﺕ ﻓﻰ ﻛﻞ ﺍﻟﺎﻋﺼﺎﺭ ﻟﺎ ﻳﺘﺤﺼﻞ ﻟﻪ ﺗﻔﺴﻴﺮ ﻟﺎﺋﻖ ﻣﻦ ﻓﻬﻢ ﺍﻟﻔﺮﺩ ﺍﻟﺬﻯ ﻗﻠﻤﺎ ﻳﺨﻠﺺ ﻣﻦ ﺍﻟﺘﻌﺼﺐ ﻟﻤﺴﻠﻜﻪ ﻭﻣﺸﺮﺑﻪ. ﺍﺫ ﻓﻬﻤﻪ ﻳﺨﺼﻪ ﻟﻴﺲ ﻟﻪ ﺩﻋﻮﺓ ﺍﻟﻐﻴﺮ ﺍﻟﻴﻪ ﺍﻟﺎ ﺍﻥ ﻳﻌﺪﻳﻪ ﻗﺒﻮﻝ ﺍﻟﺠﻤﻬﻮﺭ. ﻭﺍﺳﺘﻨﺒﺎﻃﻪ ﴿ﻟﺎ ﺑﺎﻟﺘﺸﻬﻲ﴾ ﻟﻪ ﺍﻟﻌﻤﻞ ﻟﻨﻔﺴﻪ ﻓﻘﻂ ﻭﻟﺎﻳﻜﻮﻥ ﺣﺠﺔ ﻋﻠﻰ ﺍﻟﻐﻴﺮ ﺍﻟﺎ ﺍﻥ ﻳﺼﺪﻗﻪ ﻧﻮﻉ ﺍﺟﻤﺎﻉ . ﻓﻜﻤﺎ ﻟﺎ ﺑﺪ ﻟﺘﻨﻈﻴﻢ ﺍﻟﺎﺣﻜﺎﻡ ﻭﺍﻃﺮﺍﺩﻫﺎ ﻭﺭﻓﻊ ﺍﻟﻔﻮﺿﻰ ﺍﻟﻨﺎﺷﺌﺔ ﻣﻦ ﺣﺮﻳﺔ ﺍﻟﻔﻜﺮ ﻣﻊ ﺍﻫﻤﺎﻝ ﺍﻟﺎﺟﻤﺎﻉ ﻭﺟﻮﺩ ﻫﻴﺌﺔ ﻋﺎﻟﻴﺔ ﻣﻦ ﺍﻟﻌﻠﻤﺎﺀ ﺍﻟﻤﺤﻘﻘﻴﻦ ﺍﻟﺬﻳﻦ ﺑﻤﻈﻬﺮﻳﺘﻬﻢ ﻟﺎﻣﻨﻴﺔ ﺍﻟﻌﻤﻮﻡ ﻭ ﺍﻋﺘﻤﺎﺩ ﺍﻟﺠﻤﻬﻮﺭ ﻳﺘﻘﻠﺪﻭﻥ ﻛﻔﺎﻟﺔ ﺿﻤﻨﻴﺔ ﻟﻠﺎﻣﺔ ﻓﻴﺼﻴﺮﻭﻥ ﻣﻈﻬﺮ ﺳﺮ ﺣﺠﻴﺔ ﺍﻟﺎﺟﻤﺎﻉ ﺍﻟﺬﻯ ﻟﺎﺗﺼﻴﺮ ﻧﺘﻴﺠﺔ ﺍﻟﺎﺟﺘﻬﺎﺩ ﺷﺮﻋًﺎ ﻭﺩﺳﺘﻮﺭًﺍ ﺍﻟﺎ ﺑﺘﺼﺪﻳﻘﻪ ﻭﺳﻜﺘﻪ ، ﻛﺬﻟﻚ ﻟﺎ ﺑﺪ ﻟﻜﺸﻒ ﻣﻌﺎﻧﻰ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﻭﺟﻤﻊ ﺍﻟﻤﺤﺎﺳﻦ ﺍﻟﻤﺘﻔﺮﻗﺔ ﻓﻰ ﺍﻟﺘﻔﺎﺳﻴﺮ ﻭﺗﺜﺒﻴﺖ ﺣﻘﺎﺋﻘﻪ ﺍﻟﻤﺘﺠﻠﻴﺔ ﺑﻜﺸﻒ ﺍﻟﻔﻦ ﻭ ﺗﻤﺨﻴﺾ ﺍﻟﺰﻣﺎﻥ ﻣﻦ ﺍﻧﺘﻬﺎﺽ ﻫﻴﺌﺔ ﻋﺎﻟﻴﺔ ﻣﻦ ﺍﻟﻌﻠﻤﺎﺀ ﺍﻟﻤﺘﺨﺼﺼﻴﻦ ﺍﻟﻤﺨﺘﻠﻔﻴﻦ ﻓﻰ ﻭﺟﻮﻩ ﺍﻟﺎﺧﺘﺼﺎﺹ ﻭﻟﻬﻢ ﻣﻊ ﺩﻗﺔ ﻧﻈﺮ ﻭﺳﻌﺔُ ﻓﻜﺮ ﻟﺘﻔﺴﻴﺮﻩ [/FONT] [FONT=arial]ﻧﺘﻴﺠﺔ ﺍﻟﻤﺮﺍﻡ : ﺍﻧﻪ ﻟﺎ ﺑﺪ ﺍﻥ ﻳﻜﻮﻥ ﻣﻔﺴﺮ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﺫﺍ ﺩﻫﺎﺀ ﻋﺎﻝ ﻭ ﺍﺟﺘﻬﺎﺩ ﻧﺎﻓﺬ ﻭﻭﻟﺎﻳﺔ ﻛﺎﻣﻠﺔ . ﻭﻣﺎ ﻫﻮ ﺍﻟﺂﻥ ﺍﻟﺎ ﺍﻟﺸﺨﺺ ﺍﻟﻤﻌﻨﻮﻯ ﺍﻟﻤﺘﻮﻟﺪ ﻣﻦ ﺍﻣﺘﺰﺍﺝ ﺍﻟﺎﺭﻭﺍﺡ ﻭﺗﺴﺎﻧﺪﻫﺎ ﻭﺗﻠﺎﺣﻖ ﺍﻟﺎﻓﻜﺎﺭ ﻭﺗﻌﺎﻭﻧﻬﺎ ﻭﺗﻈﺎﻓﺮ ﺍﻟﻘﻠﻮﺏ ﻭﺍﺧﻠﺎﺻﻬﺎ ﻭﺻﻤﻴﻤﻴﺘﻬﺎ ﻣﻦ ﺑﻴﻦ ﺗﻠﻚ ﺍﻟﻬﻴﺌﺔ. ﻓﺒﺴﺮ ﴿ﻟﻠﻜﻞ ﺣﻜﻢ ﻟﻴﺲ ﻟﻜﻞ﴾ ﻛﺜﻴﺮﺍ ﻣﺎ ﻳﺮﻯ ﺁﺛﺎﺭ ﺍﻟﺎﺟﺘﻬﺎﺩ ﻭﺧﺎﺻﺔ ﺍﻟﻮﻟﺎﻳﺔ ﻭﻧﻮﺭﻩ ﻭﺿﻴﺎﺋﻬﺎ ﻣﻦ ﺟﻤﺎﻋﺔ ﺧﻠﺖ ﻣﻨﻬﺎ ﺍﻓﺮﺍﺩﻫﺎ. ﺛﻢ ﺍﻧﻰ ﺑﻴﻨﻤﺎ ﻛﻨﺖ[/FONT] [FONT=arial] [/FONT][FONT=arial]ﻣﻨﺘﻈﺮﺍ ﻭﻣﺘﻮﺟﻬﺎ ﻟﻬﺬﺍ ﺍﻟﻤﻘﺼﺪ ﺑﺘﻈﺎﻫﺮ ﻫﻴﺌﺔ ﻛﺬﻟﻚ ﻭﻗﺪ ﻛﺎﻥ ﻫﺬﺍ ﻏﺎﻳﺔ ﺧﻴﺎﻟﻰ ﻣﻦ ﺯﻣﺎﻥ ﻣﺪﻳﺪ ﺍﺫ ﺳﻨﺢ ﻟﻘﻠﺒﻰ ﻣﻦ ﻗﺒﻴﻞ ﺍﻟﺤﺲ ﻗﺒﻞ ﺍﻟﻮﻗﻮﻉ ﺗﻘﺮﺏ﴿١﴾ ﺯﻟﺰﻟﺔ ﻋﻈﻴﻤﺔ ، ﻓﺸﺮﻋﺖ ﻣﻊ ﻋﺠﺰﻯ ﻭﻗﺼﻮﺭﻯ ﻭﺍﻟﺎﻏﻠﺎﻕ ﻓﻰ ﻛﻠﺎﻣﻰ ﻓﻰ ﺗﻘﻴﻴﺪ ﻣﺎ ﺳﻨﺢ ﻟﻰ ﻣﻦ ﺍﺷﺎﺭﺍﺕ ﺍﻋﺠﺎﺯ ﺍﻟﻘﺮﺁﻥ ﻓﻰ ﻧﻈﻤﻪ ﻭﺑﻴﺎﻥ ﺑﻌﺾ ﺣﻘﺎﺋﻘﻪ ، ﻭﻟﻢ ﻳﺘﻴﺴﺮ ﻟﻰ ﻣﺮﺍﺟﻌﺔ ﺍﻟﺘﻔﺎﺳﻴﺮ ﻓﺎﻥ ﻭﺍﻓﻘﻬﺎ ﻓﺒﻬﺎ ﻭﻧﻌﻤﺖ ﻭﺍﻟﺎّ ﻓﺎﻟﻌﻬﺪﺓ ﻋﻠﻲّ. ﻓﻮﻗﻌﺖ ﻫﺬﻩ ﺍﻟﻄﺎﻣﺔ ﺍﻟﻜﺒﺮﻱ ﻓﻔﻰ ﺍﺛﻨﺎﺀ ﺍﺩﺍﺀ ﻓﺮﻳﻀﺔ ﺍﻟﺠﻬﺎﺩ ﻛﻠﻤﺎ ﺍﻧﺘﻬﺰﺕ ﻓﺮﺻﺔ ﻓﻰ ﺧﻂ ﺍﻟﺤﺮﺏ ﻗﻴﺪﺕ ﻣﺎ ﻟﺎﺡ ﻟﻰ ﻓﻰ ﺍﻟﺎﻭﺩﻳﺔ ﻭﺍﻟﺠﺒﺎﻝ ﺑﻌﺒﺎﺭﺍﺕ ﻣﺘﻔﺎﻭﺗﺔ ﺑﺎﺧﺘﻠﺎﻑ ﺍﻟﺤﺎﻟﺎﺕ. ﻓﻤﻊ ﺍﺣﺘﻴﺎﺟﻬﺎ ﺍﻟﻰ ﺍﻟﺘﺼﺤﻴﺢ ﻭﺍﻟﺎﺻﻠﺎﺡ ﻟﺎﻳﺮﺿﻰ ﻗﻠﺒﻰ ﺑﺘﻐﻴﻴﺮﻫﺎ ﻭﺗﺒﺪﻳﻠﻬﺎ ﺍﺫﺍﻇﻬﺮﺕ ﻓﻰ ﺣﺎﻟﺔ ﻣﻦ ﺧﻠﻮﺹ ﺍﻟﻨﻴﺔ ﻟﺎ ﺗﻮﺟﺪ ﺍﻟﺂﻥ. ﻓﺎﻋﺮﺿﻬﺎ ﻟﺎﻧﻈﺎﺭ ﺍﻫﻞ ﺍﻟﻜﻤﺎﻝ ﻟﺎ ﻟﺎﻧﻪ ﺗﻔﺴﻴﺮ ﻟﻠﺘﻨﺰﻳﻞ ﺑﻞ ﻟﻴﺼﻴﺮ ﻟﻮ ﻇﻔﺮ ﺑﺎﻟﻘﺒﻮﻝ ﻧﻮﻉ ﻣﺄﺧﺬ ﻟﺒﻌﺾ ﻭﺟﻮﻩ ﺍﻟﺘﻔﺴﻴﺮ. ﻭﻗﺪ ﺳﺎﻗﻨﻰ ﺷﻮﻗﻰ ﺍﻟﻰ ﻣﺎ ﻫﻮ ﻓﻮﻕ ﻃﻮﻗﻰ ﻓﺎﻥ ﺍﺳﺘﺤﺴﻨﻮﻩ ﺷﺠﻌﻮﻧﻰ ﻋﻠﻰ ﺍﻟﺪﻭﺍﻡ. ﻭ ﻣﻦ ﺍﻟﻠّﻪ ﺍﻟﺘﻮﻓﻴﻖ[/FONT] [FONT=arial] [/FONT][FONT=arial]ﺳﻌﻴﺪ ﺍﻟﻨﻮﺭﺳﻰ[/FONT] [/SIZE][/COLOR][SIZE=5][COLOR=#000000][FONT=arial][SIZE=3]-----------[/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][COLOR=#a52a2a][SIZE=5] [FONT=arial] ١ ﻭﻗﺪ ﺍﺧﺒﺮﻧﺎ ﻣﺮﺍﺭًﺍ ﻓﻰ ﺍﺛﻨﺎﺀ ﺍﻟﺪﺭﺱ ﻭﻗﻮﻉ ﺯﻟﺰﻟﺔ ﻋﻈﻴﻤﺔ ﴿ﺑﻤﻌﻨﻰ ﺍﻟﺤﺮﺏ ﺍﻟﻌﻤﻮﻣﻴﺔ﴾ ﻓﻮﻗﻌﺖ ﻛﻤﺎ ﺍﺧﺒﺮ[/FONT] [/SIZE][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=arial][COLOR=#a52a2a][SIZE=5] ﺣﻤﺰﻩ، ﻣﺤﻤﺪ ﺷﻔﻴﻖ، ﻣﺤﻤﺪ ﻣﻬﺮﻯ[/SIZE][/COLOR] [/FONT][/COLOR] [SIZE=3][COLOR=#000000][I][FONT=arial][B]Kısa bir tercümesidir [/B] [/FONT] [FONT=arial]Şimdi bundan kırkbir sene evvel ve eski harb-i umumînin az evvelinde başlamış olduğu İşarat-ül İ'caz'ın ifadet-ül meramında diyor ki: [/FONT] [FONT=arial]Madem Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan ulûm-u hakikiyenin enva'ına câmi' ve umum asırlarda umum tabakat-ı beşeriyeye müteveccih bir hutbe-i ezeliyedir. Elbette bir tek ferdin fehmi, ona lâyık ve mükemmel bir tefsir yapamaz ve mümkün olmuyor. Çünki bir ferd pek nâdir olarak kendi hususî meslek ve meşrebinin tesirinden kendi fikrini kurtarabilir. Onun hususî meşrebi tesir ettikçe, tam tamına hakikatı safî olarak ifade edemez. Ferdin fehmi ve manası ona hastır. O ferd, onu kabul eder. Fakat başkalarını ona davet edemez. Eğer cumhur-u ülema onun fehmini kabul ile başkalara şümulünü gösterse, o vakit başkasını o manaya davet edebilir ve hakikî tam tefsir olabilir. Hem ferdin ahkâmda istinbatı ve içtihadında (hevesi karışmamak şartıyla) o kendi nefsi için amel edebilir, fakat başkalarına hüccet tutamaz. Tâ bir nevi icma' o hükmü tasdik etsin. Nasılki ahkâm-ı şer'iyeyi tatbik ve tanzim ve icra etmek ve hürriyet-i fikirden neş'et eden manevî anarşiliği kaldırmak için gayet lâzımdır ki; ülema-i muhakkikînden bir heyet-i âliye bulunsun ki, o heyet umumun emniyetine mazhariyetleriyle ve cumhur-u ülemanın onlara itimadıyla ümmet için bir nevi zımnî kefalet ve dava vekili hükmünde olmaları cihetinde icma'-ı ümmet hüccetinin sırrına mazhar oluyorlar. O vakit içtihadın neticesi o icma' ile şer'an düstur olabilir. Ve icma'ın tasdik ve sikkesiyle umuma şamil oluyor. Aynen onun gibi lâzımdır: [/FONT] [FONT=arial]Kur'anın manalarının keşfi ve tefsirlerde ayrı ayrı mehasininin cem'i, hem zamanın çalkamasıyla ve fenlerin keşfiyle cilvelenen, tezahür eden Kur'an'ın hakikatlerinin tesbiti için elzemdir ki: Muhakkikîn-i ülemadan herbiri bir fende mütehassıs, geniş fikre, ince nazara mâlik allâmelerden müteşekkil bir heyet bu vazifeye sahib çıksın. [/FONT] [B][FONT=arial]Elhasıl: [/FONT][/B][FONT=arial]Kur'anı tefsir edene lâzım gelir ki; gayet âlî bir dehâ ve nüfuzlu derin bir içtihad ve bir nevi kuvve-i kudsiye sahibi olmak gerektir. Bu zamanda öyle bir zât, ancak bir şahs-ı manevî olabilir ki; o şahs-ı manevî, çok ruhların imtizacından ve tesanüdünden ve efkârın telahukundan ve birbirine yardımından ve kalblerin birbirine in'ikasından ve ihlas ve samimiyetlerinden, mezkûr bir heyetten çıkabilir. O heyetin bir ruh-u manevîsi hükmüne geçer. Evet "Mecmuunda bir hâssa bulunur ki, ondaki her ferdde bulunmaz" düsturuyla çok defa içtihadın âsârı ve nur-u velayetin hâssaları ve ziyası bir cemaatte görünüyor. Halbuki o cemaatin hangisine bakılsa, o hâssa görünmüyor. Demek âmî adamların ihlasla tesanüdleri, bir velayet hâssasını veriyor. [/FONT] [FONT=arial]İşte bu hakikate binaen böyle bir maksad için bir heyetin çıkmasına muntazır ve daima bekliyordum. O ümid, küçüklüğümden beri gaye-i hayalim iken, birden hiss-i kabl-el vuku' kabîlinden kalbime bir sünuhat oldu ki: Maddî ve manevî iki zelzele-i azîme yaklaşıyordu. [/FONT] [FONT=arial][COLOR=#008000]{(*): Evet, Üstadımız mükerreren Birinci Harb-i Umumî'den evvel çok defa bize ulûm-u Arabiyeyi ders verdiği zaman bize kat'î bir tarzda "Büyük ve umumî bir zelzele yaklaşıyor, hazırlanınız. O zaman herkes benim gibi mücerredlere gıbta edecekler." diye söylüyorlardı. Pek az zamanda, onun mükerreren verdiği haber aynen çıktı. Horhor'daki eski talebeleri namına Medreset-ül Vaizîn mezunlarından: Mehmed Sadık, Sabri, Mehmed Şefik, Mehmed Mihri, Hamza}[/COLOR] [/FONT] [FONT=arial]Ben de acz ve kusurumla, sözlerimdeki izahsızlık ve muğlaklık ile beraber Kur'anın nazmındaki i'cazın işaratını ve kalbimde tahattur eden nüktelerini kaydedip kaleme almak ve âyâtın bazı imanî hakikatlerini yazmaya şiddetli bir ihtar-ı gaybî hissettim. Halbuki harbde acib bir vaziyette olduğumdan, tefsirlere müracaat etmek kabil olmadı. Kur'andan başka merci' yoktu. Ben de yazdım. Yazdıklarım tefsirlere muvafık geldiyse, güzel bir nimet ve bir muvaffakıyet.. yoksa mes'uliyet benim bîçare fehmime aittir. [/FONT] [/I][/COLOR][/SIZE][COLOR=#000000][FONT=arial][SIZE=3][I]Aynı zamanda zelzele-i kübra mahiyetinde olan maddî Birinci Harb-i Umumî ve o zelzele-i azîmenin âhirlerinde o mezkûr heyetin yuvalarını tahrib eden manevî zelzele-i azîme meydana çıktı ki, öyle bir heyet-i âliye-i ilmiyeye ve böyle bir vazife yapmak için bütün kapılar kapandı. Ben de o noksan fehmimle eski Harb-i Umumî'de farîza-i cihadda avcı hattında ne kadar fırsat buldumsa kalbime tulû' eden nükteleri yazıyordum. Derelerde, dağlarda hücum ederken kaydederdim. Fakat o acib ayrı ayrı haletlerin tesiriyle çeşit çeşit olmasından tashih ve ıslah edilmesine çok ihtiyaç varken, benim kalbim tebdil ve tağyirine razı olmadı. Çünki her dakika şehid olmaya hazırlandığımız için bir niyet-i hâlise ile yazılmış ki; o halet her vakit bulunmuyor. Ben de o yazılarımı Tenzil'e bir tefsir olarak değil, belki tefsirin bazı vücuhuna bir nevi me'haz olarak ehl-i kemal olan ülema-i muhakkikînin enzarına arzediyorum. Hakikaten benim şevkim, benim tâkatimin pek fevkinde bir noktaya sevketti. Eğer ehl-i tahkik istihsan etseler, beni devama ve ileri gitmeye teşci' ve tergib ederler.[/I][/SIZE] [/FONT][/COLOR] [RIGHT][COLOR=#000000][I][SIZE=3][B][FONT=arial]Said Nursî[/FONT][/B][/SIZE][/I][/COLOR][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Emirdağ Lahikası
Emirdağ Lahikası-2
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst