Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
En Delikanlı...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zuhur" data-source="post: 63411" data-attributes="member: 3258"><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Eşrefpaşalı tabiri kendi özel literatürüne göre; hayatın çarkları arasında yetişmiş, feleğin çemberinden geçmiş, sonunda İslâmî güzelliklerle buluşup, ter ü taze bir anlayış içinde, onur, izzet, istiğna ve halk bilgeliği kazanmış kimse mânasına gelmektedir. Onlar şovdan, şov yapandan hoşlanmazlar.</span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">İçten, dıştan bu mânada görüşmek isteyenlerden uzak durmaya çalışmış, televizyon kanallarına kapalı kalmışlardır. Bugünlerde kendilerinin doğru tanınması açısından "zaruret miktarı" kendilerini ifade etmeleri gereği konusunda mukni olmuşlardır. </span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Efelik, kabadayılık, bıçkınlık bitirimlik yollarından gelip de efendilik ve fazilet caddelerinde dolaşmak elbette büyük değişiklik ister. Elbette geçmiş hayatın ve fıtratın icabı bazı iz ve eserler kalacaktır. Zaten bu durum herkes için böyledir. Ama Eşrefpaşalılar için ayrı bir önemi vardır. </span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Bazı misallerle onları tanıtmaya çalışalım: </span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Eşrefpaşalının birisi, Ramazan günü camiye gelir. Bakar ki, imam camide vaaz ederken bir grup inadına caminin dışında toplanıp eften püften meseleler hatta gıybete varacak meselelerle meşguldür. İmam vaazı bitirdikten sonra bu çalçeneler caminin içine girmektedirler. Bunlar bunu alışkanlık haline getirince, bizimki bir gün motosikleti getirip bunların ortasına bırakır. "Niye böyle yapıyorsun?" derler. O da "Herhalde imamımızdan daha mühim şeyler konuşmak için burada toplandığınıza göre, istedim ki, bizim düldül sizin konuşmalarınızdan feyiz alsın." der. </span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Yeni bir arkadaşına Sahabe Efendilerimizin çektikleri cefayı anlatmak için bir Eşrefpaşalı şöyle der: "Ebu Zer Efendimiz çok heyecanlıdır. İmanını delikanlıca haykırmak ister. Peygamber Efendimiz (sas) problem çıkarmaması için uyarmasına rağmen, o inadına Ka'be'de müşriklere meydan okuyarak putları inkâr edip Allah'ın birliğini ilan eder. Tabii hemen pata küte haşat ederler. Peygamberimiz (sas) onu çağırır 'Ya Ebu Zer, ben sana böyle yapma yoksa seni marizlerler demedim mi?' buyurur." </span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Eşrefpaşalı Zafer Bey, anarşi ve terörün şiddetlendiği dönemde arabasıyla İstanbul'dan İzmir'e gitmektedir. Belki iman ve Kur'an adına bir şeyler anlatabilirim diye arabasına yoldan bazı gençleri de alır. Arkada oturan iki öğrenci biraz tedirgindirler ve "Ağabey, ne tarafa gidiyoruz?" diye sorarlar. Zafer Bey de sohbet açılsın diye "Kıyamete!." diye söze başlar. Maksadı, âhiretin varlığını hatırlatıp Allah'a ve insanlara karşı mesuliyetlerimizi anlatmaktır. Ama kaçırılıyor muyuz vehmine kapılan gençler, bir kırmızı ışıkta, arabadan atlayıp bagajdan eşyalarını alarak kaçmaya başlarlar. Zafer Bey "Kardeşim yanlış anladınız, mesele öyle değil!" diye bağırır; ama onlar hızla oradan uzaklaşırlar. Ön taraftaki genç "Bırak şoför abi, gitsinler. Ben hapisten zaten yeni çıktım bir de onlarla uğraşıp başımı belaya sokmayayım" der. </span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Eşrefpaşalı bir grup, bir kahvede masada oyun oynarlarken mahalleden birisi yanlarına yaklaşıp onları dinî bir sohbete çağırır. "Bugün olmaz; ama söz, haftaya geleceğiz" derler. Öbür hafta aynı yerde aynı masada oyun oynarken sözleri kendilerine hatırlatılınca, hiç tereddüt etmeden sohbete gelirler, ama hafif alkollüdürler. Sohbeti dikkatle dinlerler. Sonra da bir daha terk etmezler. Daha sonra da öğrendiklerini büyük bir heyecanla kahve arkadaşlarına anlatmaya büyük bir gayret gösterirler. Bazı arkadaşlarının "Geleceğiz; ama orada Kur'an ayetleri de okunuyor, bizim durumumuz müsait değil" diye mazeret ileri sürünce Zafer Bey, "Gelin bakalım" der ve hepsini şehir banyosuna götürür. Sonra da "Şimdi başka bir mazeretiniz var mı? Haydi şimdi sohbete" deyip onları da sohbet yerine götürür. </span></span></p><p> <span style="color: #0044ff"><span style="font-size: 12px">Abdullah Aymaz, Zaman Allah Razı Olsun.. </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zuhur, post: 63411, member: 3258"] [color=#0044ff][size=3]Eşrefpaşalı tabiri kendi özel literatürüne göre; hayatın çarkları arasında yetişmiş, feleğin çemberinden geçmiş, sonunda İslâmî güzelliklerle buluşup, ter ü taze bir anlayış içinde, onur, izzet, istiğna ve halk bilgeliği kazanmış kimse mânasına gelmektedir. Onlar şovdan, şov yapandan hoşlanmazlar. İçten, dıştan bu mânada görüşmek isteyenlerden uzak durmaya çalışmış, televizyon kanallarına kapalı kalmışlardır. Bugünlerde kendilerinin doğru tanınması açısından "zaruret miktarı" kendilerini ifade etmeleri gereği konusunda mukni olmuşlardır. Efelik, kabadayılık, bıçkınlık bitirimlik yollarından gelip de efendilik ve fazilet caddelerinde dolaşmak elbette büyük değişiklik ister. Elbette geçmiş hayatın ve fıtratın icabı bazı iz ve eserler kalacaktır. Zaten bu durum herkes için böyledir. Ama Eşrefpaşalılar için ayrı bir önemi vardır. Bazı misallerle onları tanıtmaya çalışalım: Eşrefpaşalının birisi, Ramazan günü camiye gelir. Bakar ki, imam camide vaaz ederken bir grup inadına caminin dışında toplanıp eften püften meseleler hatta gıybete varacak meselelerle meşguldür. İmam vaazı bitirdikten sonra bu çalçeneler caminin içine girmektedirler. Bunlar bunu alışkanlık haline getirince, bizimki bir gün motosikleti getirip bunların ortasına bırakır. "Niye böyle yapıyorsun?" derler. O da "Herhalde imamımızdan daha mühim şeyler konuşmak için burada toplandığınıza göre, istedim ki, bizim düldül sizin konuşmalarınızdan feyiz alsın." der. Yeni bir arkadaşına Sahabe Efendilerimizin çektikleri cefayı anlatmak için bir Eşrefpaşalı şöyle der: "Ebu Zer Efendimiz çok heyecanlıdır. İmanını delikanlıca haykırmak ister. Peygamber Efendimiz (sas) problem çıkarmaması için uyarmasına rağmen, o inadına Ka'be'de müşriklere meydan okuyarak putları inkâr edip Allah'ın birliğini ilan eder. Tabii hemen pata küte haşat ederler. Peygamberimiz (sas) onu çağırır 'Ya Ebu Zer, ben sana böyle yapma yoksa seni marizlerler demedim mi?' buyurur." Eşrefpaşalı Zafer Bey, anarşi ve terörün şiddetlendiği dönemde arabasıyla İstanbul'dan İzmir'e gitmektedir. Belki iman ve Kur'an adına bir şeyler anlatabilirim diye arabasına yoldan bazı gençleri de alır. Arkada oturan iki öğrenci biraz tedirgindirler ve "Ağabey, ne tarafa gidiyoruz?" diye sorarlar. Zafer Bey de sohbet açılsın diye "Kıyamete!." diye söze başlar. Maksadı, âhiretin varlığını hatırlatıp Allah'a ve insanlara karşı mesuliyetlerimizi anlatmaktır. Ama kaçırılıyor muyuz vehmine kapılan gençler, bir kırmızı ışıkta, arabadan atlayıp bagajdan eşyalarını alarak kaçmaya başlarlar. Zafer Bey "Kardeşim yanlış anladınız, mesele öyle değil!" diye bağırır; ama onlar hızla oradan uzaklaşırlar. Ön taraftaki genç "Bırak şoför abi, gitsinler. Ben hapisten zaten yeni çıktım bir de onlarla uğraşıp başımı belaya sokmayayım" der. Eşrefpaşalı bir grup, bir kahvede masada oyun oynarlarken mahalleden birisi yanlarına yaklaşıp onları dinî bir sohbete çağırır. "Bugün olmaz; ama söz, haftaya geleceğiz" derler. Öbür hafta aynı yerde aynı masada oyun oynarken sözleri kendilerine hatırlatılınca, hiç tereddüt etmeden sohbete gelirler, ama hafif alkollüdürler. Sohbeti dikkatle dinlerler. Sonra da bir daha terk etmezler. Daha sonra da öğrendiklerini büyük bir heyecanla kahve arkadaşlarına anlatmaya büyük bir gayret gösterirler. Bazı arkadaşlarının "Geleceğiz; ama orada Kur'an ayetleri de okunuyor, bizim durumumuz müsait değil" diye mazeret ileri sürünce Zafer Bey, "Gelin bakalım" der ve hepsini şehir banyosuna götürür. Sonra da "Şimdi başka bir mazeretiniz var mı? Haydi şimdi sohbete" deyip onları da sohbet yerine götürür. Abdullah Aymaz, Zaman Allah Razı Olsun.. [/size][/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
En Delikanlı...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst