Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Enaniyet ne zaman felâket getirir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 337190" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: #ffa500">Ene (benlik), diğer adıyla enaniyetin mânâsı kendinde olmayan ve başkasının mânâsını gösteren; biri hayra, biri de şerre bakan iki yüzü bulunduğunu; hayra bakan yüzü ile, yalnız feyzi, verileni kabul edip kendi îcad edemediğini, o yüzde fâil değil; îcaddan eli kısa olduğunu; şerre bakan yüzünde ise fâil, fiil sahibi olan bir varlık olduğunu biliyoruz.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: #ffa500"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: #ffa500"></span><span style="color: darkgreen">Enaniyet, mânâ-yı harfî yönüyle hassas bir mizan; Cenâb-ı Hakkın sınırsız sıfatlarını anlamak için bir ölçü birimidir.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: darkslateblue">Enaniyetini hayra bakan yönüyle kullanması gereken insan onu şerre yöneltir, kendine bir vücut rengi verip haddini aşarsa büyük tahribatlara sebep olur. Heves ve ihtirasına kapıldığında her şeyi, hatta elinden gelse dünyayı harap ve insanlığı mahvetmek ister.1</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: darkslateblue">Bu zamanda İslâm terbiyesinin azlığı ve kulluktaki zayıflıkla benlik, enâniyet kuvvet bulmuştur. Dolayısıyla enaniyet çok ileri gitmiştir. Herkes, kàmeti miktarında bir buz parçası hükmünde olan enaniyetini eritmeyip bozmamakta; kendini mazûr bilmekte; ondan çekişme, kavga, gürültü çıkmakta; ehl-i hak zarar görmekte, ehl-i dalâlet de istifade etmektedir.2</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: darkgreen">Evet, bu zamanın önemli birer hastalığıdır benlik, enaniyet, hodfüruşluk.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></span><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Mâdem ki asrımızda ehl-i dalâlet, eneye binip dalâlet vadilerinde koşmaktadır, onun için ehl-i hak, bilmecburiye eneyi terk etmekle hakka hizmet edebilir.3 Aksi halde insandaki bu en tehlikeli ve en zayıf damarı okşamakla çok fenâ şeyleri yaptırabilirler.4</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Hele îman ve Kur’ân hizmetinde bulunanların dikkat etmeleri gereken hususların başında bu gelmektedir. Onun içindir ki Bediüzzaman, kendisi hakkında beslenilen hüsn-ü zanları dahi kabul etmez. Bunu, “Bu zamanda enaniyet ziyade hükmettiği için, haddimden çok ziyade olan hüsn-ü zanları alamıyorum. Ve ben kardeşlerim gibi, kendi nefsime hüsn-ü zan etmiyorum”5 sözleriyle ifade eder. Yine der ki: “Ben nefs-i emmaremi elimden geldiği kadar hodfüruşluktan, şöhretperestlikten, tefahurdan men’e çalışmışım ve şahsıma ziyade hüsn-ü zan eden Nur talebelerinin belki yüz defa hatırlarını kırıp cerh etmişim.”6</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Demek hakka hizmet ancak enaniyeti terk etmekle mümkündür.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span><span style="color: darkred"><span style="font-size: 9px">Dipnotlar:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred">1- Hakikat Çekirdekleri, s. 15.</span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred">2- Kastamonu Lâhikası, s. 148; Tarihçe-i Hayat, s. 295.</span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred">3- Mektûbât, s. 468.</span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred">4- Mektûbât, s. 468.</span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred">5- Emirdağ Lâhikası, 1:223.</span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred">6- Şuâlar, s. 333.</span></strong></p><p></p><p><strong>şaban döğen</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 337190, member: 1004566"] [SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=#ffa500]Ene (benlik), diğer adıyla enaniyetin mânâsı kendinde olmayan ve başkasının mânâsını gösteren; biri hayra, biri de şerre bakan iki yüzü bulunduğunu; hayra bakan yüzü ile, yalnız feyzi, verileni kabul edip kendi îcad edemediğini, o yüzde fâil değil; îcaddan eli kısa olduğunu; şerre bakan yüzünde ise fâil, fiil sahibi olan bir varlık olduğunu biliyoruz. [/COLOR][COLOR=darkgreen]Enaniyet, mânâ-yı harfî yönüyle hassas bir mizan; Cenâb-ı Hakkın sınırsız sıfatlarını anlamak için bir ölçü birimidir.[/COLOR] [/B][/FONT][/SIZE][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=darkslateblue]Enaniyetini hayra bakan yönüyle kullanması gereken insan onu şerre yöneltir, kendine bir vücut rengi verip haddini aşarsa büyük tahribatlara sebep olur. Heves ve ihtirasına kapıldığında her şeyi, hatta elinden gelse dünyayı harap ve insanlığı mahvetmek ister.1 Bu zamanda İslâm terbiyesinin azlığı ve kulluktaki zayıflıkla benlik, enâniyet kuvvet bulmuştur. Dolayısıyla enaniyet çok ileri gitmiştir. Herkes, kàmeti miktarında bir buz parçası hükmünde olan enaniyetini eritmeyip bozmamakta; kendini mazûr bilmekte; ondan çekişme, kavga, gürültü çıkmakta; ehl-i hak zarar görmekte, ehl-i dalâlet de istifade etmektedir.2[/COLOR] [COLOR=darkgreen]Evet, bu zamanın önemli birer hastalığıdır benlik, enaniyet, hodfüruşluk.[/COLOR] [/B][/FONT][/SIZE][B][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Mâdem ki asrımızda ehl-i dalâlet, eneye binip dalâlet vadilerinde koşmaktadır, onun için ehl-i hak, bilmecburiye eneyi terk etmekle hakka hizmet edebilir.3 Aksi halde insandaki bu en tehlikeli ve en zayıf damarı okşamakla çok fenâ şeyleri yaptırabilirler.4 Hele îman ve Kur’ân hizmetinde bulunanların dikkat etmeleri gereken hususların başında bu gelmektedir. Onun içindir ki Bediüzzaman, kendisi hakkında beslenilen hüsn-ü zanları dahi kabul etmez. Bunu, “Bu zamanda enaniyet ziyade hükmettiği için, haddimden çok ziyade olan hüsn-ü zanları alamıyorum. Ve ben kardeşlerim gibi, kendi nefsime hüsn-ü zan etmiyorum”5 sözleriyle ifade eder. Yine der ki: “Ben nefs-i emmaremi elimden geldiği kadar hodfüruşluktan, şöhretperestlikten, tefahurdan men’e çalışmışım ve şahsıma ziyade hüsn-ü zan eden Nur talebelerinin belki yüz defa hatırlarını kırıp cerh etmişim.”6[/COLOR] [COLOR=red]Demek hakka hizmet ancak enaniyeti terk etmekle mümkündür.[/COLOR] [/FONT][/SIZE][COLOR=darkred][SIZE=1]Dipnotlar:[/SIZE] 1- Hakikat Çekirdekleri, s. 15. 2- Kastamonu Lâhikası, s. 148; Tarihçe-i Hayat, s. 295. 3- Mektûbât, s. 468. 4- Mektûbât, s. 468. 5- Emirdağ Lâhikası, 1:223. 6- Şuâlar, s. 333.[/COLOR][/B] [B]şaban döğen[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Enaniyet ne zaman felâket getirir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst