Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Endülüs'te İslâm Medeniyeti...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 141580" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: blue"><strong><u>Endülüs'te yüksek İslâm medeniyeti (2)</u></strong></span></span></span></p></p> <p style="text-align: center"><img src="http://www.yeniasya.com.tr/2009/07/03/resim/latif.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bediüzzaman diyor ki: </span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">“Ne vakit ehl–i İslâm dine ciddî sahip olmuşlarsa, o zamana nispeten yüksek terakkî etmişler. Buna </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkgreen">şahit, Avrupa’nın en büyük üstadı Endülüs devlet-i İslâmiyesidir.” </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">(Mektubat, 26. Mektub, s. 313) </span></span></strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bediüzzaman Said Nursî'nin yukarıdaki sözünden hareketle, geçen hafta işlediğimiz Endülüs'teki İslâm medeniyeti ile alâkalı mevzua kaldığımız yerden devam ediyoruz. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Tarık, "geri adım </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">atmayan" demektir. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Tarık bin Ziyad, cesur, fetih ruhlu ve itikadı harikulâde sûrette kuvvetli bir kahramandı. Savaş esnasında ric'at, <strong>yani geri dönme ihtimalini ortadan kaldırmak için, ordusuyla İspanya sâhillerine çıktıktan sonra donanmayı bütünüyle yaktırdı. </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Geriye, ölümün dışında tek yol kalmış oluyordu: Fetih. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Fetih gerçeğine bu derece odaklanmış bir kumandanı ve onun askerini durdurmak, onlara karşı koymak, neredeyse imkânsızdı. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Tarık bin Ziyad'ın emri altındaki Müslüman askerlerin sayısı 12 bin kadardı. Vizigot kuvvetlerinin yekûnu ise, bu sayı ile kıyaslanmayacak kadar fazlaydı. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Ne var ki, yaşanan hemen her savaşta İslâm ordusu galip geldi. Aynı sene içinde Vizigot Krallığı parçalanarak dağıldı. İber Yarımadasının çoğu, kısa sürede Müslümanların eline geçti. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">İspanya'dan peşpeşe gelen fetih haberleri, Vali Musa'yı da harekete geçirdi. O da, 712 yılı Haziran'ında 10 bin kişilik bir orduyla İspanya'ya geçti. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Değişik kollardan fetih çabasını sürdüren Müslümanlar, Vizigotların başkenti Toledo ile birlikte belli başlı şehirlerin de çoğunu fethederek, burada bir İslâm hâkimiyetini tesis ettiler. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Endülüs'te 756 senesine kadar devam eden bu devreye, "Valiler devri" denilmektedir. Valiler, Şam hükümeti tarafından atanmaktaydı. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray"><span style="color: darkgreen"><strong><u>Endülüs Emevi Medeniyeti</u></strong></span> </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">750 senesinde, Emevi saltanatını deviren Abbasiler Bağdat'ta hâkimiyetlerini ilân ettiler. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Abbasilerden kaçıp kurtulan Emevi hanedanından Abdurrahman bin Muaviye, Endülüs'e gitti ve kendisini burada "Emevi emiri" olarak ilân etti. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">İspanya'daki Kurtuba (Córdoba) şehrini de başkent yapan Abdurrahman, 756 senesinde bağımsız Endülüs Emevi Devletini kurmayı başardı. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">İşte, Endülüs tarihinin en parlak devresi de, böylelikle başlamış oldu. Öyle ki, Kurtuba şehri—Bağdat ve Kahire'den sonra—kısa sürede dünyanın en gözde ilim ve medeniyet merkezi haline geldi. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bir yandan ilim ve irfan, bir yandan sosyal dayanışma ve bir yandan da imar ve inşa faaliyetleri bütün hızıyla devam edip gidiyordu: Okullar, camiler, hanlar, hamamlar, saraylar, çarşılar, vesâire...</span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray"><strong>Bu tarihlerde Ortaçağ karanlığı içinde debelenen Avrupa ise, henüz hamam ve tuvalet kültüründen dahi mahrum bulunuyordu.</strong> <strong>Hatta, kralların saraylarında bile tuvalet-banyo gibi temizlik medeniyeti henüz yoktu. </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Sosyal yardımlaşma faaliyetinde ise, göz kamaştıran emsalsiz bir tablo sergileniyordu. Endülüs'te, öyle zamanlar oldu ki, neredeyse zekât ve sadaka verilecek kimseler bulunamıyordu. Avrupalılar, tıp, astronomi, matematik, mimarlık gibi müsbet fenler, madencilik, dokuma, seramik, dericilik gibi san'atlar ile temizlik ve şehircilikteki medeniyet dersini de büyük ölçüde Endülüs Müslümanlarından öğrendi. Sosyal yardımlaşma konusunda ise, sınıfta kaldı. Zira, Avrupa bu konuda son derece bencildi. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bu arada, Endülüs'teki Kurtuba Camii (178x125 metre), Tarife, Gormaz, Vacar kaleleri, Medinetüzzehra Sarayı ile Elhamra Camii ve Sarayının da, dünyanın sayılı eserleri arasında yer aldığını hatırlatmış olalım. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Emeviler, İspanya'da yaklaşık üç yüz sene saltanat kurduktan sonra, giderek zayıflamaya ve idareten sönmeye başladılar. 1030 yılından sonra, kendi aralarında sürtüşmeler yaşandı. Aralarına Avrupalılar girdi. Bu sayede ihtilâflar daha da derinleşti. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Endülüs Emevi Saltanatı yıkıldıktan sonra, aynı coğrafyada Beylikler Devresi (Tavaif–i Mülûk) başladı. Ardından Murabıtlar ve Muvahitlerin hâkimiyet devreleri geldi. Son olarak Beni Ahmerlerin (Kızıloğulları) kurduğu Gırnata Sultanlığı devresi yaşandı. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">İhtilâfların kurbanı olan Endülüs Müslümanları, 1492'den sonra iktidarlarını kaybettiler ve tamamiyle Avrupalıların hâkimiyeti altına girmeye başladılar. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bu tarihlerde "Cem Sultan gailesi" ile başı dertte olan Osmanlı Devleti de gidip onlara yardımda bulunamayınca, hepten perişan olup dağılmaya başladılar. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray"><span style="color: darkgreen"><strong><u>Osmanlı'ya bir-iki eleştiri</u></strong></span> </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bazı tarihçiler tarafından, Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmadığı için, o dönem Osmanlı hükümetleri eleştirilmektedir. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bunda bir haklılık payı var mıdır, yok mudur bilemiyoruz. </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Düz mantıkla gidildiğinde, Osmanlı Padişahı Sultan II. Bayezid'in harekete geçmesi ve İspanya'daki Müslümanların yardımına koşması gerektiği hükmüne varmak mümkün. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Ne var ki, tarihî vak'aları düz mantıkla değerlendirmek doğru olmaz. O zamanın şartlarını bilmek, ilmen, fikren ve hayalen o zamana giderek ve adeta o zamanda yaşayarak, ancak sıhhatli bir değerlendirme yapılabilir. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Osmanlı'ya bir başka eleştiri ise, Endülüs Müslümanlarına sahip çıkamayan aynı Osmanlı hükümeti, yine aynı dönemde İspanya'dan kovulan ve yersiz-yurtsuz kaldığı için sığınma talebinde bulunan Yahudilerin bu talebini kabul etmiş ve onların gelip Selanik'e yerleşmelerine müsaade etmiş. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray"></span></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Bu noktada yorum yapmamakla beraber, Osmanlı'ya asıl büyük darbeyi vuran, onların saltanatını yıkan ve hatta onları bu vatandan sınırdışı ettirenlerin, aynen bu Yahudilerin torunları olduğunu, bir tarihî hakikat olarak ifade edebiliriz. </span></span></span></span> </p><p style="text-align: right"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkred"><strong><u>03.07.2009</u></strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray"><strong><u><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkred">Elif-Yeniasya</span></span></u></strong> </span></span></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 141580, member: 27"] [CENTER][CENTER][FONT=Century Gothic][SIZE=5][COLOR=blue][B][U]Endülüs'te yüksek İslâm medeniyeti (2)[/U][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [IMG]http://www.yeniasya.com.tr/2009/07/03/resim/latif.jpg[/IMG] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bediüzzaman diyor ki: [/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]“Ne vakit ehl–i İslâm dine ciddî sahip olmuşlarsa, o zamana nispeten yüksek terakkî etmişler. Buna [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkgreen]şahit, Avrupa’nın en büyük üstadı Endülüs devlet-i İslâmiyesidir.” [/COLOR][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray](Mektubat, 26. Mektub, s. 313) [/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bediüzzaman Said Nursî'nin yukarıdaki sözünden hareketle, geçen hafta işlediğimiz Endülüs'teki İslâm medeniyeti ile alâkalı mevzua kaldığımız yerden devam ediyoruz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Tarık, "geri adım [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]atmayan" demektir. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Tarık bin Ziyad, cesur, fetih ruhlu ve itikadı harikulâde sûrette kuvvetli bir kahramandı. Savaş esnasında ric'at, [B]yani geri dönme ihtimalini ortadan kaldırmak için, ordusuyla İspanya sâhillerine çıktıktan sonra donanmayı bütünüyle yaktırdı. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Geriye, ölümün dışında tek yol kalmış oluyordu: Fetih. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Fetih gerçeğine bu derece odaklanmış bir kumandanı ve onun askerini durdurmak, onlara karşı koymak, neredeyse imkânsızdı. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Tarık bin Ziyad'ın emri altındaki Müslüman askerlerin sayısı 12 bin kadardı. Vizigot kuvvetlerinin yekûnu ise, bu sayı ile kıyaslanmayacak kadar fazlaydı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Ne var ki, yaşanan hemen her savaşta İslâm ordusu galip geldi. Aynı sene içinde Vizigot Krallığı parçalanarak dağıldı. İber Yarımadasının çoğu, kısa sürede Müslümanların eline geçti. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]İspanya'dan peşpeşe gelen fetih haberleri, Vali Musa'yı da harekete geçirdi. O da, 712 yılı Haziran'ında 10 bin kişilik bir orduyla İspanya'ya geçti. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Değişik kollardan fetih çabasını sürdüren Müslümanlar, Vizigotların başkenti Toledo ile birlikte belli başlı şehirlerin de çoğunu fethederek, burada bir İslâm hâkimiyetini tesis ettiler. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Endülüs'te 756 senesine kadar devam eden bu devreye, "Valiler devri" denilmektedir. Valiler, Şam hükümeti tarafından atanmaktaydı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray][COLOR=darkgreen][B][U]Endülüs Emevi Medeniyeti[/U][/B][/COLOR] [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]750 senesinde, Emevi saltanatını deviren Abbasiler Bağdat'ta hâkimiyetlerini ilân ettiler. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Abbasilerden kaçıp kurtulan Emevi hanedanından Abdurrahman bin Muaviye, Endülüs'e gitti ve kendisini burada "Emevi emiri" olarak ilân etti. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]İspanya'daki Kurtuba (Córdoba) şehrini de başkent yapan Abdurrahman, 756 senesinde bağımsız Endülüs Emevi Devletini kurmayı başardı. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]İşte, Endülüs tarihinin en parlak devresi de, böylelikle başlamış oldu. Öyle ki, Kurtuba şehri—Bağdat ve Kahire'den sonra—kısa sürede dünyanın en gözde ilim ve medeniyet merkezi haline geldi. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bir yandan ilim ve irfan, bir yandan sosyal dayanışma ve bir yandan da imar ve inşa faaliyetleri bütün hızıyla devam edip gidiyordu: Okullar, camiler, hanlar, hamamlar, saraylar, çarşılar, vesâire...[/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray][B]Bu tarihlerde Ortaçağ karanlığı içinde debelenen Avrupa ise, henüz hamam ve tuvalet kültüründen dahi mahrum bulunuyordu.[/B] [B]Hatta, kralların saraylarında bile tuvalet-banyo gibi temizlik medeniyeti henüz yoktu. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Sosyal yardımlaşma faaliyetinde ise, göz kamaştıran emsalsiz bir tablo sergileniyordu. Endülüs'te, öyle zamanlar oldu ki, neredeyse zekât ve sadaka verilecek kimseler bulunamıyordu. Avrupalılar, tıp, astronomi, matematik, mimarlık gibi müsbet fenler, madencilik, dokuma, seramik, dericilik gibi san'atlar ile temizlik ve şehircilikteki medeniyet dersini de büyük ölçüde Endülüs Müslümanlarından öğrendi. Sosyal yardımlaşma konusunda ise, sınıfta kaldı. Zira, Avrupa bu konuda son derece bencildi. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bu arada, Endülüs'teki Kurtuba Camii (178x125 metre), Tarife, Gormaz, Vacar kaleleri, Medinetüzzehra Sarayı ile Elhamra Camii ve Sarayının da, dünyanın sayılı eserleri arasında yer aldığını hatırlatmış olalım. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Emeviler, İspanya'da yaklaşık üç yüz sene saltanat kurduktan sonra, giderek zayıflamaya ve idareten sönmeye başladılar. 1030 yılından sonra, kendi aralarında sürtüşmeler yaşandı. Aralarına Avrupalılar girdi. Bu sayede ihtilâflar daha da derinleşti. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Endülüs Emevi Saltanatı yıkıldıktan sonra, aynı coğrafyada Beylikler Devresi (Tavaif–i Mülûk) başladı. Ardından Murabıtlar ve Muvahitlerin hâkimiyet devreleri geldi. Son olarak Beni Ahmerlerin (Kızıloğulları) kurduğu Gırnata Sultanlığı devresi yaşandı. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]İhtilâfların kurbanı olan Endülüs Müslümanları, 1492'den sonra iktidarlarını kaybettiler ve tamamiyle Avrupalıların hâkimiyeti altına girmeye başladılar. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bu tarihlerde "Cem Sultan gailesi" ile başı dertte olan Osmanlı Devleti de gidip onlara yardımda bulunamayınca, hepten perişan olup dağılmaya başladılar. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray][COLOR=darkgreen][B][U]Osmanlı'ya bir-iki eleştiri[/U][/B][/COLOR] [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bazı tarihçiler tarafından, Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmadığı için, o dönem Osmanlı hükümetleri eleştirilmektedir. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bunda bir haklılık payı var mıdır, yok mudur bilemiyoruz. [/COLOR][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Düz mantıkla gidildiğinde, Osmanlı Padişahı Sultan II. Bayezid'in harekete geçmesi ve İspanya'daki Müslümanların yardımına koşması gerektiği hükmüne varmak mümkün. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Ne var ki, tarihî vak'aları düz mantıkla değerlendirmek doğru olmaz. O zamanın şartlarını bilmek, ilmen, fikren ve hayalen o zamana giderek ve adeta o zamanda yaşayarak, ancak sıhhatli bir değerlendirme yapılabilir. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Osmanlı'ya bir başka eleştiri ise, Endülüs Müslümanlarına sahip çıkamayan aynı Osmanlı hükümeti, yine aynı dönemde İspanya'dan kovulan ve yersiz-yurtsuz kaldığı için sığınma talebinde bulunan Yahudilerin bu talebini kabul etmiş ve onların gelip Selanik'e yerleşmelerine müsaade etmiş. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Bu noktada yorum yapmamakla beraber, Osmanlı'ya asıl büyük darbeyi vuran, onların saltanatını yıkan ve hatta onları bu vatandan sınırdışı ettirenlerin, aynen bu Yahudilerin torunları olduğunu, bir tarihî hakikat olarak ifade edebiliriz. [/COLOR][/FONT][/SIZE][/FONT] [RIGHT][CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=darkred][B][U]03.07.2009[/U][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray][B][U][SIZE=2][COLOR=darkred]Elif-Yeniasya[/COLOR][/SIZE][/U][/B] [/COLOR][/FONT][/CENTER] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Endülüs'te İslâm Medeniyeti...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst