Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Esaslarda İttifak zaruridir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 28429" data-attributes="member: 1249"><p><strong><span style="color: Black"><span style="color: Red">a) ESASLARDA İTTİFAK ZARURİDİR</span></span></strong></p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="color: Black"><strong>1-</strong><em>Şöyle ki:</em><span style="font-family: 'Arial'">«Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr</span><span style="font-family: 'Arial'"> ise, <strong>maksatta ve esasta ittifakla beraber, vesâilde ihtilâf eder.</strong> Hakikatin her köşesini izhar edip hakka ve hakikate hizmet eder. Fakat tarafgirâne ve garazkârâne, firavunlaşmış nefs-i emmâre hesabına hodfuruşluk</span><span style="font-family: 'Arial'">, şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan bârika-i hakikat değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü, maksatta ittifak</span><span style="font-family: 'Arial'"> lâzım gelirken, öylelerin efkârının küre-i arzda dahi <strong>nokta-i telâkîsi </strong>bulunmaz. <strong>Hak namına olmadığı için, nihayetsiz müfritâne gider, kabil-i iltiyam olmayan inşikaklara sebebiyet</strong></span><strong><span style="font-family: 'Arial'"> verir. Hal-i âlem buna şahittir</span></strong><span style="font-family: 'Arial'">.» </span><span style="font-family: 'Arial'">(Mektubat sh: 268)</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black"><strong>2-</strong><span style="font-family: 'Arial'"> «S – Âlem-i İslâmdaki ihtilâfı tâdil edecek <strong>çare nedir</strong>?</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black">C – <em>Evvelâ: </em><strong>Müttefekun aleyh olan makasıd-ı âliye</strong><strong><span style="font-family: 'Arial'">ye nazar etmektir.</span></strong> Çünkü, Allah’ımız bir, Peygamberimiz bir, Kur’ân’ımız bir… <strong>Zaruriyat-ı diniye</strong><strong><span style="font-family: 'Arial'">de umumumuz müttefik…</span></strong> Zaruriyat-ı diniyeden başka olan <strong>teferruat</strong> <span style="font-family: 'Arial'">veya <strong>tarz-ı telâkki</strong> veya <strong>tarik-i tefehhüm</strong>deki tefavüt, bu ittihad ve vahdeti sarsamaz, râcih de gelemez. El-hubbu fillah</span><span style="font-family: 'Arial'"> düstur tutulsa, <strong>aşk-ı hakikat</strong></span><strong><span style="font-family: 'Arial'"> harekâtımızda hâkim olsa</span></strong><span style="font-family: 'Arial'">—ki zaman dahi pek çok yardım ediyor—o ihtilâfat sahih bir mecrâya sevk edilebilir.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black">Esefâ, <strong>gaye-i hayalden tenâsî</strong><span style="font-family: 'Arial'"> veya nisyan olmakla, ezhan ene’lere dönüp etrafında gezerler. İşte gaye-i hayal, maksad-ı âli</span><span style="font-family: 'Arial'"> bütün vuzuhuyla meydana atılmıştır.» </span>(Sünuhat Tuluât İşârât sh: 83)</span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black"><strong>3-</strong><span style="font-family: 'Arial'"> «BİRİNCİ NÜKTE: “Kur’ân-ı Hakîmin esrarı </span><span style="font-family: 'Arial'">bilinmiyor müfessirler hakikatini anlamamışlar” diye beyan olunan fikrin iki yüzü var. Ve onu diyen, iki taifedir.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black"><em><span style="font-family: 'Arial'">Birincisi:</span></em><span style="font-family: 'Arial'"> Ehl-i hak ve ehl-i tetkiktir. Derler ki: “Kur’ân bitmez ve tükenmez bir hazinedir. Her asır, <strong>nusus ve muhkemât</strong></span><strong><span style="font-family: 'Arial'">ını teslim ve kabul</span></strong> ile beraber, tetimmat kabilinden, hakaik-i hafiyesinden dahi hissesini alır, başkasının gizli kalmış hissesine ilişmez.”</span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black">Evet, zaman geçtikçe Kur’ân-ı Hakîmin daha ziyade hakaiki inkişaf eder demektir. Yoksa—hâşâ ve kellâ—Selef-i Sâlihîn<span style="font-family: 'Arial'">in beyan ettikleri <strong>hakaik-i zâhiriye-i Kur’âniyeye</strong></span><strong><span style="font-family: 'Arial'"> şüphe getirmek değil. Çünkü onlara iman lâzımdır. Onlar nass</span></strong><strong><span style="font-family: 'Arial'">tır, kat’îdir, esastırlar, temeldirler.</span></strong><span style="font-family: 'Arial'"> <a href="http://www.tevhid.gen.tr/#_ftn2" target="_blank">[2]</a> fermanıyla, mânâsı vâzıh olduğunu bildirir. Baştan başa hitab-ı İlâhî o mânâlar üzerine döner, takviye eder, bedâhet derecesine getirir. <strong>O mensus mânâlar</strong></span><strong><span style="font-family: 'Arial'">ı kabul etmemekten—hâşâ sümme hâşâ—Cenâb-ı Hakkı tekzip ve Hazret-i Risaletin fehmini tezyif etmek çıkar.</span></strong></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black">Demek, maânî-i mensûsa, müteselsilen menba‑ı Risaletten alınmıştır. Hattâ İbni Cerîr-i Taberî<span style="font-family: 'Arial'">, bütün maânî-i Kur’ân’ı, muan’an senetle müteselsilen menba-ı Risalete îsal etmiş ve o tarzda, mühim ve büyük tefsirini yazmış.» </span><span style="font-family: 'Arial'">(Mektubat sh: 388)</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black">Kabul edilmemesi halinde küfrü netice veren Kur’an’ın kat’î hükmü hakkında, Bediüzzaman Hazretlerinin örnek teşkil eden bir izahı:</span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black"><strong>4-</strong><span style="font-family: 'Arial'"> «Bundan sonra <strong>zarurî ve gayr-ı zarurîyi tefrik</strong></span><span style="font-family: 'Arial'"> edeceğiz. İşte, cevab‑ı Kur’ânîde olan <strong>zarurî hükümler</strong></span><strong><span style="font-family: 'Arial'"> ki, inkârı kabul etmez,</span></strong><span style="font-family: 'Arial'"> şudur:</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: Black">Zülkarneyn<span style="font-family: 'Arial'"> müeyyedün min indillah bir şahıstır. Onun irşad ve tertibiyle, iki dağ arasında bir sed bina edilmiştir: zâlimlerin ve bedevîlerin def-i fesatları için... Ve Ye’cüc-Me’cüc</span><span style="font-family: 'Arial'">, iki müfsit kabiledirler. Emr-i İlâhî geldiği vakit sed harap olacaktır, ilâ âhirihî. <strong>Bu kıyasla, ona Kur’ân delâlet eden hükümler, Kur’ân’ın zaruriyatındandırlar. Bir harfin inkârı dahi kabil değildir.</strong> Fakat o mevzuat ve mahmulâtın keyfiyatlarının teşrihatları ve mahiyetlerinin hududu ise, Kur’ân onlara <strong>kat’iyyü’d-delâlet</strong></span><span style="font-family: 'Arial'"> değildir.» </span></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: Black">(Muhakemat sh: 66)</span> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 28429, member: 1249"] [B][COLOR=Black][COLOR=Red]a) ESASLARDA İTTİFAK ZARURİDİR[/COLOR][/COLOR][/B] [CENTER][COLOR=Black][B]1-[/B][I]Şöyle ki:[/I][FONT=Arial]«Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr[/FONT][FONT=Arial] ise, [B]maksatta ve esasta ittifakla beraber, vesâilde ihtilâf eder.[/B] Hakikatin her köşesini izhar edip hakka ve hakikate hizmet eder. Fakat tarafgirâne ve garazkârâne, firavunlaşmış nefs-i emmâre hesabına hodfuruşluk[/FONT][FONT=Arial], şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan bârika-i hakikat değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü, maksatta ittifak[/FONT][FONT=Arial] lâzım gelirken, öylelerin efkârının küre-i arzda dahi [B]nokta-i telâkîsi [/B]bulunmaz. [B]Hak namına olmadığı için, nihayetsiz müfritâne gider, kabil-i iltiyam olmayan inşikaklara sebebiyet[/B][/FONT][B][FONT=Arial] verir. Hal-i âlem buna şahittir[/FONT][/B][FONT=Arial].» [/FONT][FONT=Arial](Mektubat sh: 268)[/FONT][/COLOR] [COLOR=Black][B]2-[/B][FONT=Arial] «S – Âlem-i İslâmdaki ihtilâfı tâdil edecek [B]çare nedir[/B]?[/FONT][/COLOR] [COLOR=Black]C – [I]Evvelâ: [/I][B]Müttefekun aleyh olan makasıd-ı âliye[/B][B][FONT=Arial]ye nazar etmektir.[/FONT][/B] Çünkü, Allah’ımız bir, Peygamberimiz bir, Kur’ân’ımız bir… [B]Zaruriyat-ı diniye[/B][B][FONT=Arial]de umumumuz müttefik…[/FONT][/B] Zaruriyat-ı diniyeden başka olan [B]teferruat[/B] [FONT=Arial]veya [B]tarz-ı telâkki[/B] veya [B]tarik-i tefehhüm[/B]deki tefavüt, bu ittihad ve vahdeti sarsamaz, râcih de gelemez. El-hubbu fillah[/FONT][FONT=Arial] düstur tutulsa, [B]aşk-ı hakikat[/B][/FONT][B][FONT=Arial] harekâtımızda hâkim olsa[/FONT][/B][FONT=Arial]—ki zaman dahi pek çok yardım ediyor—o ihtilâfat sahih bir mecrâya sevk edilebilir.[/FONT][/COLOR] [COLOR=Black]Esefâ, [B]gaye-i hayalden tenâsî[/B][FONT=Arial] veya nisyan olmakla, ezhan ene’lere dönüp etrafında gezerler. İşte gaye-i hayal, maksad-ı âli[/FONT][FONT=Arial] bütün vuzuhuyla meydana atılmıştır.» [/FONT](Sünuhat Tuluât İşârât sh: 83)[/COLOR] [COLOR=Black][B]3-[/B][FONT=Arial] «BİRİNCİ NÜKTE: “Kur’ân-ı Hakîmin esrarı [/FONT][FONT=Arial]bilinmiyor müfessirler hakikatini anlamamışlar” diye beyan olunan fikrin iki yüzü var. Ve onu diyen, iki taifedir.[/FONT][/COLOR] [COLOR=Black][I][FONT=Arial]Birincisi:[/FONT][/I][FONT=Arial] Ehl-i hak ve ehl-i tetkiktir. Derler ki: “Kur’ân bitmez ve tükenmez bir hazinedir. Her asır, [B]nusus ve muhkemât[/B][/FONT][B][FONT=Arial]ını teslim ve kabul[/FONT][/B] ile beraber, tetimmat kabilinden, hakaik-i hafiyesinden dahi hissesini alır, başkasının gizli kalmış hissesine ilişmez.”[/COLOR] [COLOR=Black]Evet, zaman geçtikçe Kur’ân-ı Hakîmin daha ziyade hakaiki inkişaf eder demektir. Yoksa—hâşâ ve kellâ—Selef-i Sâlihîn[FONT=Arial]in beyan ettikleri [B]hakaik-i zâhiriye-i Kur’âniyeye[/B][/FONT][B][FONT=Arial] şüphe getirmek değil. Çünkü onlara iman lâzımdır. Onlar nass[/FONT][/B][B][FONT=Arial]tır, kat’îdir, esastırlar, temeldirler.[/FONT][/B][FONT=Arial] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/#_ftn2"][2][/URL] fermanıyla, mânâsı vâzıh olduğunu bildirir. Baştan başa hitab-ı İlâhî o mânâlar üzerine döner, takviye eder, bedâhet derecesine getirir. [B]O mensus mânâlar[/B][/FONT][B][FONT=Arial]ı kabul etmemekten—hâşâ sümme hâşâ—Cenâb-ı Hakkı tekzip ve Hazret-i Risaletin fehmini tezyif etmek çıkar.[/FONT][/B][/COLOR] [COLOR=Black]Demek, maânî-i mensûsa, müteselsilen menba‑ı Risaletten alınmıştır. Hattâ İbni Cerîr-i Taberî[FONT=Arial], bütün maânî-i Kur’ân’ı, muan’an senetle müteselsilen menba-ı Risalete îsal etmiş ve o tarzda, mühim ve büyük tefsirini yazmış.» [/FONT][FONT=Arial](Mektubat sh: 388)[/FONT][/COLOR] [COLOR=Black]Kabul edilmemesi halinde küfrü netice veren Kur’an’ın kat’î hükmü hakkında, Bediüzzaman Hazretlerinin örnek teşkil eden bir izahı:[/COLOR] [COLOR=Black][B]4-[/B][FONT=Arial] «Bundan sonra [B]zarurî ve gayr-ı zarurîyi tefrik[/B][/FONT][FONT=Arial] edeceğiz. İşte, cevab‑ı Kur’ânîde olan [B]zarurî hükümler[/B][/FONT][B][FONT=Arial] ki, inkârı kabul etmez,[/FONT][/B][FONT=Arial] şudur:[/FONT][/COLOR] [COLOR=Black]Zülkarneyn[FONT=Arial] müeyyedün min indillah bir şahıstır. Onun irşad ve tertibiyle, iki dağ arasında bir sed bina edilmiştir: zâlimlerin ve bedevîlerin def-i fesatları için... Ve Ye’cüc-Me’cüc[/FONT][FONT=Arial], iki müfsit kabiledirler. Emr-i İlâhî geldiği vakit sed harap olacaktır, ilâ âhirihî. [B]Bu kıyasla, ona Kur’ân delâlet eden hükümler, Kur’ân’ın zaruriyatındandırlar. Bir harfin inkârı dahi kabil değildir.[/B] Fakat o mevzuat ve mahmulâtın keyfiyatlarının teşrihatları ve mahiyetlerinin hududu ise, Kur’ân onlara [B]kat’iyyü’d-delâlet[/B][/FONT][FONT=Arial] değildir.» [/FONT][/COLOR][FONT=Arial][COLOR=Black](Muhakemat sh: 66)[/COLOR] [/FONT][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Esaslarda İttifak zaruridir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst