Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Eskişehir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Kýrýk Testi" data-source="post: 233768" data-attributes="member: 358"><p><span style="font-size: 10px">İç Anadolu bölgesinde yer alan ilin yüzölçümü 13.652 km2’dir. İl toprakları Sakarya Irmağı ve Porsuk Çayının suladığı geniş düzlüklerle, bunları çevreleyen dağlardan oluşur. Kuzeyinde bulunan Sündiken Dağları, ilin batı ve doğu kesimini de kaplar. Güneybatısında Türkmen Dağı, güneydoğusunda ise Sivrihisar Dağları bulunur. İl alanının dörtte birini de ovalar oluşturmaktadır. Bu ovaların en büyüğü Eskişehir Ovası’dır. Şehrin 1990’lardaki nüfusu 641.057 idi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Şehirde günümüze kadar ayakta kalmış mimarî eser sayısı fazla değildir. Selçuklu dönemine ait Alâeddin Camii ile Osmanlı dönemine ait Kurşunlu Camii en önemli tarihî eserlerdir.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Üstad Bediüzzaman’ın Eskişehir’e ilk gelişi 1935 yılında Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında dava açılması sebebiyle oldu. “Bediüzzaman, gizli cemiyet kuruyor, rejim aleyhindedir, rejimin temel nizamlarını yıkıyor” gibi ithamlara maruz kaldı. Mahkeme tarafından yüzü aşkın Risale dört ay boyunca incelendi. Üstadın hiçbir şekilde siyasetle uğraşmadığı meydana çıktı. Ancak incelenen yüzden fazla Risaleden sadece birkaçındaki—Yirmi Dördüncü Lem’a (Tesettür Risalesi), Hücumat-ı Sitte ve Zeyli Risalesi—bazı cümleler yanlış yorumlanarak Üstad’a on bir ay, 15 talebesine de 6 ay ceza verildi. Geri kalan 105 Nur talebesi beraat etti.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bu karar üzerine Üstad Bediüzzaman, verilen cezayı yersiz bularak, karara itiraz etti. Bu cezanın bir beygir hırsızına veya bir kız kaçırıcısına lâyık olduğunu belirterek, kendisinin ya beraatine ya da idamına veyahut yüz bir sene hapse mahkûmiyetine hükmedilmesini ısrarla istedi. Mahkemeye karşı hazırladığı müdafaa Otuz Birinci Mektubun Yirmi Yedinci Lem’ası olarak Eskişehir Müdafaanamesi adı altında bir araya getirildi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Kendisine yapılan birçok işkenceye, sıkıntıya rağmen, hapishanede kaldığı sürede 28., 29., 30. Lema’lar ile Birinci ve İkinci Şuaları telif etti. 1936 yılı baharında Eskişehir Hapsinden tahliye edilerek, Kastamonu’ya sürgün edildi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bu tahliyeden sonra Üstadın Eskişehir’e gelişi 1951 yılında oldu. Fakat öncesinde 1947’de burada Gençlik Rehberi bastırılmıştı. 1951’de 2 ay kadar burada ikamet etti. Bu zaman zarfında Yıldız Otelinde kaldı. Yine 1951’de Üstadın isteğiyle İkinci Şua, Hutbe-i Şamiye ve Zeyilleri, El- Hüccetü’z-Zehra gibi eserler burada çoğaltılarak neşredildi. Daha sonra Gençlik Rehberi yüzünden açılan dava sebebiyle İstanbul’a gitti. Isparta’daki son yedi senelik hayatına kadar zaman zaman bu şehre gelip gitti. Hattâ 1956 yılında talebelerinden İhsan Çalışkan bu geliş gidişlerin ilgi çekici yönünü şöyle anlatıyor: <strong>“1956 Eskişehir zelzelesinden önce Üstad, her gün kuşluk vakti Emirdağ’dan Eskişehir’in Kanlıpınar semtine giderek 1-1.5 saat kadar kalıyor, tekrar Emirdağ’a dönüyordu. Üstad amcamı Eskişehir’e gönderiyor. ‘Kardeşlerime selâm söyle, dua etsinler. Bir âfet olacak; fakat inşaallah zarar görmeyecekler.’ Gariptir ki, zelzele, Üstadın Eskişehir’e gelip gittiği gün kadar devam etti. Mühim bir zarar olmadan felâket atlatıldı.”</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Üstad Bediüzzaman’ın bu şehre en son uğrayışı 1957 yılında Hilmi Efendinin hâfız cemiyetine dâveti üzerine, trenle Isparta’dan Eskişehir’e gelmesi ve oradan da Muttalib’e gitmesiyle olmuştur.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Kýrýk Testi, post: 233768, member: 358"] [SIZE=2]İç Anadolu bölgesinde yer alan ilin yüzölçümü 13.652 km2’dir. İl toprakları Sakarya Irmağı ve Porsuk Çayının suladığı geniş düzlüklerle, bunları çevreleyen dağlardan oluşur. Kuzeyinde bulunan Sündiken Dağları, ilin batı ve doğu kesimini de kaplar. Güneybatısında Türkmen Dağı, güneydoğusunda ise Sivrihisar Dağları bulunur. İl alanının dörtte birini de ovalar oluşturmaktadır. Bu ovaların en büyüğü Eskişehir Ovası’dır. Şehrin 1990’lardaki nüfusu 641.057 idi. Şehirde günümüze kadar ayakta kalmış mimarî eser sayısı fazla değildir. Selçuklu dönemine ait Alâeddin Camii ile Osmanlı dönemine ait Kurşunlu Camii en önemli tarihî eserlerdir. Üstad Bediüzzaman’ın Eskişehir’e ilk gelişi 1935 yılında Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında dava açılması sebebiyle oldu. “Bediüzzaman, gizli cemiyet kuruyor, rejim aleyhindedir, rejimin temel nizamlarını yıkıyor” gibi ithamlara maruz kaldı. Mahkeme tarafından yüzü aşkın Risale dört ay boyunca incelendi. Üstadın hiçbir şekilde siyasetle uğraşmadığı meydana çıktı. Ancak incelenen yüzden fazla Risaleden sadece birkaçındaki—Yirmi Dördüncü Lem’a (Tesettür Risalesi), Hücumat-ı Sitte ve Zeyli Risalesi—bazı cümleler yanlış yorumlanarak Üstad’a on bir ay, 15 talebesine de 6 ay ceza verildi. Geri kalan 105 Nur talebesi beraat etti. Bu karar üzerine Üstad Bediüzzaman, verilen cezayı yersiz bularak, karara itiraz etti. Bu cezanın bir beygir hırsızına veya bir kız kaçırıcısına lâyık olduğunu belirterek, kendisinin ya beraatine ya da idamına veyahut yüz bir sene hapse mahkûmiyetine hükmedilmesini ısrarla istedi. Mahkemeye karşı hazırladığı müdafaa Otuz Birinci Mektubun Yirmi Yedinci Lem’ası olarak Eskişehir Müdafaanamesi adı altında bir araya getirildi. Kendisine yapılan birçok işkenceye, sıkıntıya rağmen, hapishanede kaldığı sürede 28., 29., 30. Lema’lar ile Birinci ve İkinci Şuaları telif etti. 1936 yılı baharında Eskişehir Hapsinden tahliye edilerek, Kastamonu’ya sürgün edildi. Bu tahliyeden sonra Üstadın Eskişehir’e gelişi 1951 yılında oldu. Fakat öncesinde 1947’de burada Gençlik Rehberi bastırılmıştı. 1951’de 2 ay kadar burada ikamet etti. Bu zaman zarfında Yıldız Otelinde kaldı. Yine 1951’de Üstadın isteğiyle İkinci Şua, Hutbe-i Şamiye ve Zeyilleri, El- Hüccetü’z-Zehra gibi eserler burada çoğaltılarak neşredildi. Daha sonra Gençlik Rehberi yüzünden açılan dava sebebiyle İstanbul’a gitti. Isparta’daki son yedi senelik hayatına kadar zaman zaman bu şehre gelip gitti. Hattâ 1956 yılında talebelerinden İhsan Çalışkan bu geliş gidişlerin ilgi çekici yönünü şöyle anlatıyor: [B]“1956 Eskişehir zelzelesinden önce Üstad, her gün kuşluk vakti Emirdağ’dan Eskişehir’in Kanlıpınar semtine giderek 1-1.5 saat kadar kalıyor, tekrar Emirdağ’a dönüyordu. Üstad amcamı Eskişehir’e gönderiyor. ‘Kardeşlerime selâm söyle, dua etsinler. Bir âfet olacak; fakat inşaallah zarar görmeyecekler.’ Gariptir ki, zelzele, Üstadın Eskişehir’e gelip gittiği gün kadar devam etti. Mühim bir zarar olmadan felâket atlatıldı.”[/B] Üstad Bediüzzaman’ın bu şehre en son uğrayışı 1957 yılında Hilmi Efendinin hâfız cemiyetine dâveti üzerine, trenle Isparta’dan Eskişehir’e gelmesi ve oradan da Muttalib’e gitmesiyle olmuştur.[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Eskişehir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst