Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ev Hanımı Değil, Evin Hanımı Olmak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TeFaNi1" data-source="post: 221278" data-attributes="member: 6677"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Banu YAŞAR</span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: black">Ev Hanımı Değil, Evin Hanımı Olmak</span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">“Çocuğun okulundan ya da başka bir yerden ne zaman ki bir vesileyle ne iş yaptığımı sorsalar, ev hanımıyım demekten rahatsız oluyorum. Yüzüme aşağılayıcı bir ifadeyle baktıklarını hissediyorum. İşe yaramadığımı, bir mesleğim olmadığı için tüketici olarak görüldüğümü, çalışan hanımların daha özgür, özgüvenli ve değerli olduklarını düşünüyorum’’ </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Modernizm ve onun bir uzantısı olarak ortaya çıkan feminizm özellikle birçok kadını yaratılışının dışında yaşamaya ve olmaya zorladı. Hırçınca bir hak savaşının ortasında kalan kadınlar, hem ellerinden alındığına inandıkları özgürlüklerini geri almaya çalışırken, hem de kendi iç dünyalarındaki savaşa maruz kaldılar. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Birçok kavram değişime uğrayınca, yaşadığımız süreç de sorgulanır oldu. Özgür olmak çalışmakla, para kazanmakla eş tutulurken, evde olmak, ev hanımı olmak aşağılanır ve hor görülür oldu. Kendini ezdirmemek, hakkını savunmak dolduruşuna gelen birçok kadının evdeki huzuru da kaçtı. Narsizim çağında yaşıyor olmak ve hedonizmin hayatımızı yönlendirmesi sonucunda erkek ve kadının rolleri de değişti. Erkek evini geçindirme, rızkını kazanma sorumluluğunu tek başına yüklenmek istememeye başladı. En azından bu tip erkek yapısı giderek çoğaldı. Dışarıda çalışan kadının parası ve özgürlüğü var gibi görünse de, aslında mesaisi ikiye katlandı. Ben bunu da yapabilirim, başarabilirim diyen kadın için dışarı ve içeri hayatının bütün sorumlulukları üzerine kaldı. Bu durum onun fıtratının üstünde bir yük oluşturduğu için zamanla hırçınlaştı, öfkeli ve tahammülsüz oldu. İçten içe eşine öfke beslemeye, hayatını kolaylaştırmadığı için yüreğinde öfke büyütmeye başladı. Bu onun ince ve hassas yaratılışına birçok zararlar verdi. Kendine dönüp baktığında eski duygularıyla şimdiler arasında nice uçurumlar gördü… </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Çok yoğun çalışan kadına dair toplumun ve ailenin beklentileri de azalmadı. Yine evinde de temiz bir kadın, iyi yemek pişiren bir aşçı, eğitimli bir anne, sabırlı, itaatkâr, becerikli ve güleryüzlü bir kadın olması beklendi. İlişki içinde var olmaya ve ilişkide onaylanmaya alışkın olarak büyütülen kadın, bu beklentileri gerçekleştirme ve yapabileceğini gösterme sürecine girdi. Hepsinin altından kalkabileceğini gösterirken, otuzlu yaşlarına geldiğinde kendini tükenmiş ve yorgun hissetmeye başladı. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bir taraftan çalıştığı için çalışmayan kadınlar tarafından gıptayla bakılan, özenilen, diğer taraftan kendi iç dünyasında zorlanan, yorulan, savaşan ve suçluluk duyan bir kadın olarak iki farklı hayatın kahramanı olarak yaşamaya çalıştı. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Öbür tarafta eve kapatıldığını düşünen, özellikle de eşi tarafından şefkatli ve özenli davranılmayan kadın ise, kendini sürekli aynı şekilde dönen bir çarkın içinde hisseder oldu. Evdeki emeğine değer verilmeyip, kıymetsizleştirilip, aşağılandığında, bu durum kadının kendine dair algısını da olumsuz etkiledi. Çalışmadığı için değer görmediği, para kazanamadığı için bu şekilde adam yerine konmadığı yargısını geliştirdi. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">İkisi de kadını tam anlamıyla mutlu etmiyorsa nedir o zaman doğrusu? Fıtratımıza en uygun yaşama biçimi hangisi? Kadını gerçekten yaratılışına uygun olarak yaşama imkânı sağlayacak, kendinden ve hayatından hoşnut kılacak, değer duygusunu pekiştirecek hayat biçimi nasıl olmalı? </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kadın duyguları ve farklı becerileri bir arada kullanabilecek bir yapıda yaratılmıştır. Aşırı yüklenilmesi kadar, aşırı boşlukta kalması da onun için sıkıntılı durumlar oluşturabilmektedir. Tam gün mesaili, ağır bir işte çalışmak (ki birçok kadın istemese de buna mecbur olarak çalışır) onun ruhunu yorar, duygularını incitir. Özellikle de şu zamana ait iş yerlerinde var olan ilişki şekilleri göz önüne alındığında, bu daha da vahim bir hal almaktadır. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Aşırı boş kalan, zamanını boşlukta ve gereksiz uğraşlarla harcayan kadınlarda ise, fıtrat nefis yönünde bozulma göstererek, kendi kendini mutsuz eden vesveseli bir yapı oluşturur. Ruhunu besleyecek, ona iyi gelecek beceriler kazanmak yerine, sahip olma arzusunun ağır bastığı, var oluşunu sahip olduklarına göre hesaplayan bir kişilik geliştirir. Bu durum ise, elindekileri hep az bulmaya, yetersiz görmeye, sürekli daha fazlasını arzu etmeye götürür. Elindekiler onun gözünde kıymetsizleşir. Hep daha fazlasını ister, diğerleriyle elindekileri kıyas etme ve karşılaştırma alışkanlığı ruh sağlığını bozar, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi birçok hastalığa da yol açabilir. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bu sonuçlara bakarak, keşke biz kadınların part-time çalışabileceğimiz işlerimiz olsa… Mesleklerimizi seçerken buna dair fırsatlar verilse… </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kendi evimizde ilgilenebileceğimiz, bizi Yaratan’ın hamurumuza koyduğu yetenekleri keşfederek yaşayabileceğimiz ilgi alanları oluşturabilsek… Günlük işlerimiz bitirdikten sonra yaptığımız, bizi mutlu eden, keyifli kılan işler yapabilsek... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Toplumsal onaylanma, takdir edilme ve toplumun normlarına kendimizi adapte etme meylimizi bırakabilsek… Kendimizi geliştirirken çocuklarımızla oynayacak, onları yakından tanıyacak kadar zaman bulabilsek… </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Kendimizi ev hanımı gibi değil de, evimizin hanımı gibi hissedebilsek keşke… </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Her ne kadar bu her zaman elimizde olmasa da ve birçok kadın hâlâ uzun mesaili ağır işlerde çalışmak zorundaysa da, biz kendi bakış açımızı değiştirerek işe başlayabiliriz. En azından modernizmin kadına sunduğu ve dayattığı birçok konuda kendi fıtratımızı koruma yönünde kararlar alabiliriz. Hırslarımızın bizi hapsetmesine, hükmetmeye çalışmasına karşı durabiliriz. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Öncelikle, onaylanma, takdir edilme ve mükemmel olma iddialarımızın aslında bizi ne kadar yorduğunu ve yıprattığını fark ederek işe başlayabiliriz. </span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Öncelikle kendimizi tanıyarak ve keşfederek yolumuzda ufak tefek de olsa değişiklikler yapabiliriz. Kendimize nefes alma zamanları, ruhumuzu dinlendirme anları ayarlayabiliriz. Yapmaktan zevk aldığımız, ruhumuza iyi gelen uğraşılar bulabiliriz. Bunlara ayırdığımız kısa zamanlar bile bizi besleyecek, yorgunluğumuzu alacaktır. Dünyamıza aldığımız, günlük hayatımıza ve ruhumuza faydası olmayan fazlalıklara hayır diyerek işe başlayabiliriz. Birçok kere güzel bir hayır diyememek yüzünden yaşadığımız birçok zamanın boşaltılmasıyla bile, kendimize nefes alabileceğimiz zamanlar ayarlayabiliriz diye düşünüyorum. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Ev hanımı olma durumundan, evimizin hanımı olma mertebesine kendimizi yine kendi elimizden tutarak kendimiz çıkarabiliriz.</span></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="font-size: 10px">Yeni Asya</span></span></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">10.11.2010</span></span></span> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TeFaNi1, post: 221278, member: 6677"] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][SIZE=2][COLOR=black]Banu YAŞAR[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=4][COLOR=black]Ev Hanımı Değil, Evin Hanımı Olmak[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]“Çocuğun okulundan ya da başka bir yerden ne zaman ki bir vesileyle ne iş yaptığımı sorsalar, ev hanımıyım demekten rahatsız oluyorum. Yüzüme aşağılayıcı bir ifadeyle baktıklarını hissediyorum. İşe yaramadığımı, bir mesleğim olmadığı için tüketici olarak görüldüğümü, çalışan hanımların daha özgür, özgüvenli ve değerli olduklarını düşünüyorum’’ [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Modernizm ve onun bir uzantısı olarak ortaya çıkan feminizm özellikle birçok kadını yaratılışının dışında yaşamaya ve olmaya zorladı. Hırçınca bir hak savaşının ortasında kalan kadınlar, hem ellerinden alındığına inandıkları özgürlüklerini geri almaya çalışırken, hem de kendi iç dünyalarındaki savaşa maruz kaldılar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Birçok kavram değişime uğrayınca, yaşadığımız süreç de sorgulanır oldu. Özgür olmak çalışmakla, para kazanmakla eş tutulurken, evde olmak, ev hanımı olmak aşağılanır ve hor görülür oldu. Kendini ezdirmemek, hakkını savunmak dolduruşuna gelen birçok kadının evdeki huzuru da kaçtı. Narsizim çağında yaşıyor olmak ve hedonizmin hayatımızı yönlendirmesi sonucunda erkek ve kadının rolleri de değişti. Erkek evini geçindirme, rızkını kazanma sorumluluğunu tek başına yüklenmek istememeye başladı. En azından bu tip erkek yapısı giderek çoğaldı. Dışarıda çalışan kadının parası ve özgürlüğü var gibi görünse de, aslında mesaisi ikiye katlandı. Ben bunu da yapabilirim, başarabilirim diyen kadın için dışarı ve içeri hayatının bütün sorumlulukları üzerine kaldı. Bu durum onun fıtratının üstünde bir yük oluşturduğu için zamanla hırçınlaştı, öfkeli ve tahammülsüz oldu. İçten içe eşine öfke beslemeye, hayatını kolaylaştırmadığı için yüreğinde öfke büyütmeye başladı. Bu onun ince ve hassas yaratılışına birçok zararlar verdi. Kendine dönüp baktığında eski duygularıyla şimdiler arasında nice uçurumlar gördü… [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Çok yoğun çalışan kadına dair toplumun ve ailenin beklentileri de azalmadı. Yine evinde de temiz bir kadın, iyi yemek pişiren bir aşçı, eğitimli bir anne, sabırlı, itaatkâr, becerikli ve güleryüzlü bir kadın olması beklendi. İlişki içinde var olmaya ve ilişkide onaylanmaya alışkın olarak büyütülen kadın, bu beklentileri gerçekleştirme ve yapabileceğini gösterme sürecine girdi. Hepsinin altından kalkabileceğini gösterirken, otuzlu yaşlarına geldiğinde kendini tükenmiş ve yorgun hissetmeye başladı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Bir taraftan çalıştığı için çalışmayan kadınlar tarafından gıptayla bakılan, özenilen, diğer taraftan kendi iç dünyasında zorlanan, yorulan, savaşan ve suçluluk duyan bir kadın olarak iki farklı hayatın kahramanı olarak yaşamaya çalıştı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Öbür tarafta eve kapatıldığını düşünen, özellikle de eşi tarafından şefkatli ve özenli davranılmayan kadın ise, kendini sürekli aynı şekilde dönen bir çarkın içinde hisseder oldu. Evdeki emeğine değer verilmeyip, kıymetsizleştirilip, aşağılandığında, bu durum kadının kendine dair algısını da olumsuz etkiledi. Çalışmadığı için değer görmediği, para kazanamadığı için bu şekilde adam yerine konmadığı yargısını geliştirdi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]İkisi de kadını tam anlamıyla mutlu etmiyorsa nedir o zaman doğrusu? Fıtratımıza en uygun yaşama biçimi hangisi? Kadını gerçekten yaratılışına uygun olarak yaşama imkânı sağlayacak, kendinden ve hayatından hoşnut kılacak, değer duygusunu pekiştirecek hayat biçimi nasıl olmalı? [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Kadın duyguları ve farklı becerileri bir arada kullanabilecek bir yapıda yaratılmıştır. Aşırı yüklenilmesi kadar, aşırı boşlukta kalması da onun için sıkıntılı durumlar oluşturabilmektedir. Tam gün mesaili, ağır bir işte çalışmak (ki birçok kadın istemese de buna mecbur olarak çalışır) onun ruhunu yorar, duygularını incitir. Özellikle de şu zamana ait iş yerlerinde var olan ilişki şekilleri göz önüne alındığında, bu daha da vahim bir hal almaktadır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Aşırı boş kalan, zamanını boşlukta ve gereksiz uğraşlarla harcayan kadınlarda ise, fıtrat nefis yönünde bozulma göstererek, kendi kendini mutsuz eden vesveseli bir yapı oluşturur. Ruhunu besleyecek, ona iyi gelecek beceriler kazanmak yerine, sahip olma arzusunun ağır bastığı, var oluşunu sahip olduklarına göre hesaplayan bir kişilik geliştirir. Bu durum ise, elindekileri hep az bulmaya, yetersiz görmeye, sürekli daha fazlasını arzu etmeye götürür. Elindekiler onun gözünde kıymetsizleşir. Hep daha fazlasını ister, diğerleriyle elindekileri kıyas etme ve karşılaştırma alışkanlığı ruh sağlığını bozar, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi birçok hastalığa da yol açabilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Bu sonuçlara bakarak, keşke biz kadınların part-time çalışabileceğimiz işlerimiz olsa… Mesleklerimizi seçerken buna dair fırsatlar verilse… [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Kendi evimizde ilgilenebileceğimiz, bizi Yaratan’ın hamurumuza koyduğu yetenekleri keşfederek yaşayabileceğimiz ilgi alanları oluşturabilsek… Günlük işlerimiz bitirdikten sonra yaptığımız, bizi mutlu eden, keyifli kılan işler yapabilsek... Toplumsal onaylanma, takdir edilme ve toplumun normlarına kendimizi adapte etme meylimizi bırakabilsek… Kendimizi geliştirirken çocuklarımızla oynayacak, onları yakından tanıyacak kadar zaman bulabilsek… [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Kendimizi ev hanımı gibi değil de, evimizin hanımı gibi hissedebilsek keşke… [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Her ne kadar bu her zaman elimizde olmasa da ve birçok kadın hâlâ uzun mesaili ağır işlerde çalışmak zorundaysa da, biz kendi bakış açımızı değiştirerek işe başlayabiliriz. En azından modernizmin kadına sunduğu ve dayattığı birçok konuda kendi fıtratımızı koruma yönünde kararlar alabiliriz. Hırslarımızın bizi hapsetmesine, hükmetmeye çalışmasına karşı durabiliriz. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black] Öncelikle, onaylanma, takdir edilme ve mükemmel olma iddialarımızın aslında bizi ne kadar yorduğunu ve yıprattığını fark ederek işe başlayabiliriz. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black]Öncelikle kendimizi tanıyarak ve keşfederek yolumuzda ufak tefek de olsa değişiklikler yapabiliriz. Kendimize nefes alma zamanları, ruhumuzu dinlendirme anları ayarlayabiliriz. Yapmaktan zevk aldığımız, ruhumuza iyi gelen uğraşılar bulabiliriz. Bunlara ayırdığımız kısa zamanlar bile bizi besleyecek, yorgunluğumuzu alacaktır. Dünyamıza aldığımız, günlük hayatımıza ve ruhumuza faydası olmayan fazlalıklara hayır diyerek işe başlayabiliriz. Birçok kere güzel bir hayır diyememek yüzünden yaşadığımız birçok zamanın boşaltılmasıyla bile, kendimize nefes alabileceğimiz zamanlar ayarlayabiliriz diye düşünüyorum. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black] Ev hanımı olma durumundan, evimizin hanımı olma mertebesine kendimizi yine kendi elimizden tutarak kendimiz çıkarabiliriz.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [RIGHT][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=black][SIZE=2]Yeni Asya[/SIZE][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2][COLOR=black]10.11.2010[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ev Hanımı Değil, Evin Hanımı Olmak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst