Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Meleklere İman
Evet, Uzayda Canlılar Varmış...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 137392" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><strong><u><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Blue">Uzaydaki akıllı canlılar: Melekler</span></span></span></u></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İki lise öğrencisi, kendi aralarında tartışıyorlardı. Bunlardan Ahmet inançlı biri, Kaya ise inkârcıydı. Kaya, “Ben görmediğime inanmam!” diyerek Allah’ı, melekleri, ahireti inkâr etti. Vakit geceydi… Ahmet ayağa kalktı, elektrik lambasının düğmesini kapattı. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Şimdi bak bakayım bana, beni görebiliyor musun?”</strong> dedi. Kaya, <strong>“Hayır, göremiyorum” </strong>deyince, Ahmet taşı gediğine koydu: <strong>“Sen beni görmüyorsun diye, şimdi ben yok muyum?” </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Görmediğime inanmam”</strong> fikri, tarih boyunca nice insanın inkârına sebep olmuştur. Hâlbuki şu âlem, görmediğimiz nice varlıklarla doludur.Aklımızı, merak ve sevgi gibi hislerimizi görmüyoruz. Teneffüs ettiğimiz havayı görmüyoruz. Havadaki nice sesleri, televizyon dalgalarını, X ışınlarını görmüyoruz. Hatta ilim adamlarının dediğine göre, <strong>“kâinatı âdeta anahtar deliğinden seyrediyoruz.” </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Görmediğime inanmam”</strong> fikri, aslında küfür ve inkâra sebep olacak bir kuvvette değildir. Yıllar önce bir karikatürde görmüştüm: Adamın biri, uçurumdan aşağıya yuvarlanıyor. Düşerken kendi eline tutunuyor, “Tuttum, artık düşmem” diyor. Hâlbuki tuttuğu şey, kendisinden bir parça ve kendisi gibi düşmekte... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İşte, küfür ve inkâr böyle zayıf, böyle temelsizdir. Ama sırf bir şeyle teselli olmak için bazıları böyle temelsiz şeyleri sağlam zannedip kendilerini aldatmaktadırlar. Oysa meleklerin varlığına dair binlerce aklî, mantıkî, ilmî deliller vardır. Bazılarını sıralamaya çalışalım: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">• Müze, fuar ve sergiler, elbette muhteşem ve antika eserleri, san'at harikalarını gezecek, seyredecek, takdir edeceklerin göstergesidir... Hiçbir insanın uğramadığı dağ başlarında veya çöllerde müze ve sergiler kurulmaz. Yer ve sema/uzay, antika ve harika varlık ve san'atlarla donatılmış muhteşem iki müze, sergi, fuar, saray gibidir. Yeryüzünü gözleme, tefekkür etme, araştırma, inceleme görevi insanoğluna verilmiştir. Ancak insanlar trilyonlarca yıldız kümelerine sahip olan milyarlarca galaksileri seyredip tefekkür etmeye yetmezler. İşte Cenâb-ı Hak, o muazzam yıldızları seyredecek, tefekkür edecek, takdir edecek trilyonlarca, katrilyonlarca varlık yaratmıştır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Hakikat ve hikmet, zemin gibi semâvâtın da kendine münasip oturanları bulunmasını gerektirir. Şeriat dilinde o muhtelif cinslere “melaike” ve “ruhaniyat” ismi verilir.</strong>1</span></span></span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">• Hayat, hareket, sevmek, üzülmek, sevinmek gibi hisler, duygular da ruhun varlığını ispat eder. Çünkü bu ve benzeri mânevî özellikler maddede yoktur. Varlığımız/duygularımız ruhun, ruh da meleklerin varlığına bir delildir. Aslında <strong>“hayat, yani hayatımız, meleklerin varlığının bir ispatıdır.” </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Şu muhteşem uçan burçlar ve kasırlar, saraylar hükmünde olan galaksi ve nebulalarda yer alan katrilyonlarca yıldızlarda da yaşayan akıllı, şuurlu, düşünen varlıklar vardır. İşte bunlar da ruhaniler, meleklerdir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">• Melekler, nurdan yaratılmış, fıtratları safi, berrak, temiz; makamları sabit, kendileri masum, günahsız mahlûklardır. Varlıklarını idrak ediyor, fakat mahiyetlerini tam olarak bilemiyor, açıklayamıyoruz. Bu, onların olmamasına delil teşkil etmez. Tıpkı aklımızın varlığını anlayıp mahiyetini açıklayamamamız gibi... Kâinatın Yaratıcısının, toprak ve ruhtan yarattığı varlıklar olduğu gibi, dumansız ateş olan elektrik, x, ultraviyole, lazer ışınları; hatta havadan, sesten, karanlıktan, muhtelif ışık ve ses frekanslarından yarattığı varlıklar olması, aklın da kabul ettiği bir husustur. Bunlara maddî ceset giydirilmemiş. İşte bunlar “ruhanîler” (melekler, cinler, şeytanlar) diye tâbir edilir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">• Kâinatta atomdan galaksilere kadar genel bir rububiyet (terbiye) hâkim olduğunu görüyoruz. Terbiye, aynı zamanda kulluğu ister. Müze, fuar ve sergiler, elbette muhteşem ve antika eserleri, san'at harikalarını gezecek, seyredecek, takdir edeceklerin göstergesidir... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">• Meleklerin görünmemesi, olmamalarına delil olmaz. Evvela, görmeyip inandığımız ve varlığını kesin olarak bildiğimiz varlıklar, gördüklerimizden çok daha fazladır. Ruhumuz, aklımız ve sair duygularımız, içtiğimiz çaydaki şekeri, süt ve yoğurttaki yağı, kablonun içindeki elektriği ve teneffüs ettiğimiz havayı da çıplak gözle göremiyoruz, ama varlıklarına kesinlikle inanıyoruz, hissediyoruz, tadıyoruz, anlıyoruz... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> Melekler ruhanî varlıklar olduğu için, çıplak gözle görülmeleri mümkün değildir. Nitekim maddî varlıkların birçoğunu, görme frekansının altı veya üstünde olduğu için göremiyoruz. Ruh, nurun en şiddetli, en ince, en keskin, en lâtif kısımlarından çeşitli enerji merhalelerinden, daha doğrusu enerji boyutlarından yaratılmış olmalı. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: DarkGreen"><u><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Dipnot:</strong> </span></span></u></span> </p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">1. Said Nursî, Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Almanya, s. 162. </span></span></span></p><p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"><u><strong><span style="font-size: 10px">Ali FERŞADOĞLU</span></strong></u></span></span></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="color: DarkRed"><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px">19.06.2009</span></span></strong></u></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"><u><strong><span style="font-size: 10px">Yeniasya</span></strong></u></span></span></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 137392, member: 27"] [CENTER][B][U][FONT=Century Gothic][SIZE=5][COLOR=Blue]Uzaydaki akıllı canlılar: Melekler[/COLOR][/SIZE][/FONT][/U][/B][/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İki lise öğrencisi, kendi aralarında tartışıyorlardı. Bunlardan Ahmet inançlı biri, Kaya ise inkârcıydı. Kaya, “Ben görmediğime inanmam!” diyerek Allah’ı, melekleri, ahireti inkâr etti. Vakit geceydi… Ahmet ayağa kalktı, elektrik lambasının düğmesini kapattı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]“Şimdi bak bakayım bana, beni görebiliyor musun?”[/B] dedi. Kaya, [B]“Hayır, göremiyorum” [/B]deyince, Ahmet taşı gediğine koydu: [B]“Sen beni görmüyorsun diye, şimdi ben yok muyum?” [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]“Görmediğime inanmam”[/B] fikri, tarih boyunca nice insanın inkârına sebep olmuştur. Hâlbuki şu âlem, görmediğimiz nice varlıklarla doludur.Aklımızı, merak ve sevgi gibi hislerimizi görmüyoruz. Teneffüs ettiğimiz havayı görmüyoruz. Havadaki nice sesleri, televizyon dalgalarını, X ışınlarını görmüyoruz. Hatta ilim adamlarının dediğine göre, [B]“kâinatı âdeta anahtar deliğinden seyrediyoruz.” [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]“Görmediğime inanmam”[/B] fikri, aslında küfür ve inkâra sebep olacak bir kuvvette değildir. Yıllar önce bir karikatürde görmüştüm: Adamın biri, uçurumdan aşağıya yuvarlanıyor. Düşerken kendi eline tutunuyor, “Tuttum, artık düşmem” diyor. Hâlbuki tuttuğu şey, kendisinden bir parça ve kendisi gibi düşmekte... [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İşte, küfür ve inkâr böyle zayıf, böyle temelsizdir. Ama sırf bir şeyle teselli olmak için bazıları böyle temelsiz şeyleri sağlam zannedip kendilerini aldatmaktadırlar. Oysa meleklerin varlığına dair binlerce aklî, mantıkî, ilmî deliller vardır. Bazılarını sıralamaya çalışalım: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]• Müze, fuar ve sergiler, elbette muhteşem ve antika eserleri, san'at harikalarını gezecek, seyredecek, takdir edeceklerin göstergesidir... Hiçbir insanın uğramadığı dağ başlarında veya çöllerde müze ve sergiler kurulmaz. Yer ve sema/uzay, antika ve harika varlık ve san'atlarla donatılmış muhteşem iki müze, sergi, fuar, saray gibidir. Yeryüzünü gözleme, tefekkür etme, araştırma, inceleme görevi insanoğluna verilmiştir. Ancak insanlar trilyonlarca yıldız kümelerine sahip olan milyarlarca galaksileri seyredip tefekkür etmeye yetmezler. İşte Cenâb-ı Hak, o muazzam yıldızları seyredecek, tefekkür edecek, takdir edecek trilyonlarca, katrilyonlarca varlık yaratmıştır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Hakikat ve hikmet, zemin gibi semâvâtın da kendine münasip oturanları bulunmasını gerektirir. Şeriat dilinde o muhtelif cinslere “melaike” ve “ruhaniyat” ismi verilir.[/B]1[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]• Hayat, hareket, sevmek, üzülmek, sevinmek gibi hisler, duygular da ruhun varlığını ispat eder. Çünkü bu ve benzeri mânevî özellikler maddede yoktur. Varlığımız/duygularımız ruhun, ruh da meleklerin varlığına bir delildir. Aslında [B]“hayat, yani hayatımız, meleklerin varlığının bir ispatıdır.” [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Şu muhteşem uçan burçlar ve kasırlar, saraylar hükmünde olan galaksi ve nebulalarda yer alan katrilyonlarca yıldızlarda da yaşayan akıllı, şuurlu, düşünen varlıklar vardır. İşte bunlar da ruhaniler, meleklerdir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]• Melekler, nurdan yaratılmış, fıtratları safi, berrak, temiz; makamları sabit, kendileri masum, günahsız mahlûklardır. Varlıklarını idrak ediyor, fakat mahiyetlerini tam olarak bilemiyor, açıklayamıyoruz. Bu, onların olmamasına delil teşkil etmez. Tıpkı aklımızın varlığını anlayıp mahiyetini açıklayamamamız gibi... Kâinatın Yaratıcısının, toprak ve ruhtan yarattığı varlıklar olduğu gibi, dumansız ateş olan elektrik, x, ultraviyole, lazer ışınları; hatta havadan, sesten, karanlıktan, muhtelif ışık ve ses frekanslarından yarattığı varlıklar olması, aklın da kabul ettiği bir husustur. Bunlara maddî ceset giydirilmemiş. İşte bunlar “ruhanîler” (melekler, cinler, şeytanlar) diye tâbir edilir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]• Kâinatta atomdan galaksilere kadar genel bir rububiyet (terbiye) hâkim olduğunu görüyoruz. Terbiye, aynı zamanda kulluğu ister. Müze, fuar ve sergiler, elbette muhteşem ve antika eserleri, san'at harikalarını gezecek, seyredecek, takdir edeceklerin göstergesidir... [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]• Meleklerin görünmemesi, olmamalarına delil olmaz. Evvela, görmeyip inandığımız ve varlığını kesin olarak bildiğimiz varlıklar, gördüklerimizden çok daha fazladır. Ruhumuz, aklımız ve sair duygularımız, içtiğimiz çaydaki şekeri, süt ve yoğurttaki yağı, kablonun içindeki elektriği ve teneffüs ettiğimiz havayı da çıplak gözle göremiyoruz, ama varlıklarına kesinlikle inanıyoruz, hissediyoruz, tadıyoruz, anlıyoruz... [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] Melekler ruhanî varlıklar olduğu için, çıplak gözle görülmeleri mümkün değildir. Nitekim maddî varlıkların birçoğunu, görme frekansının altı veya üstünde olduğu için göremiyoruz. Ruh, nurun en şiddetli, en ince, en keskin, en lâtif kısımlarından çeşitli enerji merhalelerinden, daha doğrusu enerji boyutlarından yaratılmış olmalı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=DarkGreen][U][SIZE=2][FONT=Comic Sans MS][B]Dipnot:[/B] [/FONT][/SIZE][/U][/COLOR] [SIZE=2][COLOR=DarkGreen][FONT=Comic Sans MS]1. Said Nursî, Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Almanya, s. 162. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [RIGHT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed][U][B][SIZE=2]Ali FERŞADOĞLU[/SIZE][/B][/U][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=DarkRed][U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2]19.06.2009[/SIZE][/FONT][/B][/U][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed][U][B][SIZE=2]Yeniasya[/SIZE][/B][/U][/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Meleklere İman
Evet, Uzayda Canlılar Varmış...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst