Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Evlenmesek mi???
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 126668" data-attributes="member: 1298"><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><strong><em><img src="http://www.vaktileyl.com/images/stories/konular/evlensekmi.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">İçinizden bekâr olanları evlendirin” mealindeki âyeti bizim arkadaşlar “Evlenmeyi düşünenlere yol gösterecek bir yazı yayınlayın” diye de tefsir ettikleri için, hayli zamandır sıkıştırıyorlardı beni. Tarkan’dı, İkiz Kuleler’di derken, sonunda sıra geldi bu konuya. Ve, evlilik hazırlığı yapan gençlerin çeyizinde bulunsun diye tavsiyelerimi kaleme aldım. Yazdıklarım kişisel fikirlerim sayılmaz; çoğu terapistin de katılacağı tavsiyelerdir bunlar. </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Şanslı olduğunuzu da bilin. Bizim zamanımızda bu konularda pek konuşulmaz, fikir verilmezdi. Evli-barklı, olgun-oturaklı abilerimiz hep çok daha mühim mevzuları anlatır, bu konuya gelince susarlardı. Dinî dergilerde de yer almazdı bu konular, gençlerin zihni dağılmasın (!) diye. Öyle olunca da biz fısır fısır konuşurduk aramızda: </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Evlensek mi acaba? Nasıl biriyle evlensek?” </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Hoşlandığım bir kız var ama namaz kılmıyor, problem olur mu dersin?” </span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Büyüklerimin bulacağı bir kızla evlensem mutlu olur muyum sence?”</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Siz bu tür açmazlar yaşamazsınız umarım. Zamanımızda bu konular daha rahat konuşuluyor zaten. Doğru karar vermenizde yazacaklarımın da biraz faydası olursa ne mutlu bana.</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">EVLENMEK ŞART MI?</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Kimse Robinson Crusoe değildir. O bile bir dost bulduğunda sevinçten zıplamıştı. Kendi başına da dünyanın en huzurlu insanı olan ve hatta doğrudan Rabbine muhatap olabilen Peygamberimiz (a.s.m.) bile, bazen eşine “Yâ Âişe, konuş benimle!” dermiş, kitaplarda böyle nakledilir. Konuşmak, paylaşmak ve yardımlaşmak bu zorlu imtihan dünyasına tek başına gelen insanın en büyük ihtiyacıdır belki de.</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden, kalbine mukabil [karşılık] bir kalbin mevcut bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler [paylaşsınlar] ve lezaizde [güzel şeylerde] birbirine ortak, gam ve kederli şeylerde de yekdiğerine muavin ve yardımcı olsunlar.”</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Evet, bir işte mütehayyir [hayret veya tereddüt içinde] kalan veya bir şeye dalarak tefekkür eden adam, velev zihnen olsun [hayalî bile olsa], ister ki, birisi gelsin, kendisiyle o hayreti, o tefekkürü paylaşsın.”</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Kalplerin en latifi [duyarlısı], en şefiki [şefkatlisi], ‘kısm-ı sani’ [diğer yarım] ile tabir edilen kadın kalbidir.”</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Zaten evlilik, değil bu insanî ve ulvî ihtiyaçları, insanın en temel ihtiyaçlarını—barınma, beslenme ve üreme—dahi karşılayan bir kurum olduğu içindir ki, tartışmasız her asırda, her kültürde el üstünde tutulmuş, şart gibi görülmüş, hatta kutsanmıştır. Gelin görün ki, en fazla şikayet edilen kurumdur da aynı zamanda. Bir problemi olan, işleri yolunda gitmeyen, gençliğindeki ideallerini yakalayamamış kişiler, evliliğinden şikayet ederler genellikle. Sanki bekârlığında çok mutluymuş gibi, sanki bekâr kalsa ideallerine ulaşacakmış gibi. Hem evlenir, hem şikayet ederler; hem şikayet eder, hem de evlilikten vazgeçmezler. Olan da bekâr gençlere olur. Kafalar karışır (cidden öyle):</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Evlenmesek mi?”</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Siz bakmayın onlara. Hatta bana da bakmayın siz, bazen ben de “Bekâr bayan yarımdır, evlenince tam olur. Bekâr erkek yarımdır, evlenince tamamen biter” gibi espriler yaparım ama, bal gibi biliyor, açıkça da görüyorum ki; bekârlık yıllarımda hedefsiz ve sonuçsuz bir koşturmaca hâlinde geçen hayatım, evlenince, bir tezgahın başına oturup üretime başlamak gibi bir değişim geçirdi ve maddî, manevî, sosyal sahalarda bugüne dek ne ürettiysem, hep evlendikten sonra oldu. (Eşime buradan teşekkürler!) Eski resimleri karıştırdığımda zaman zaman kendi kendine konuşan, yalnızlık sebebiyle arada kasvete dalan o genci görüp bugünkü hâlime şükrediyorum.</span></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Geçenlerde Ulusal Psikiyatri Kongresi’ne katılmıştım. Epeydir görmediğim birçok meslektaşım ve dostumla görüştüm. Son katıldığım kongreden bu yana peşpeşe iki çocuğum daha olduğu için benimle sohbet eden arkadaşların konuşmaları evlilik, çoluk-çocuk gibi konulara yöneldi genellikle. Benim de dikkatim bu konuya çevrildi tabiî. Kim evlenmiş, kim bekâr kalmış, kim boşanmış, kimin kaç çocuğu var? Dikkat ettim, kim ki evlenip yuva kurmuş; daha huzurlu, daha verimli, hedeflerini gerçekleştirmiş. “Nasılsın?” diye sorunca gevrek gevrek gülerek “İyii” diyor. Kim ki düzenli bir aile hayatı kuramamış; huzursuz, şaşkın, meslekî yönden de verimsiz, başıboş dolanıyor. “Yaa, bildiğin gibi işte, birşey yok, ne olsun?”</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">O yüzden Bediüzzaman’ın “Bekârlık, bikârların kârıdır” sözüne aynen katılıyorum. Bekârlık, bu hayatta kazancı olmayanların işidir yani. Üstelik onun, az önce yazdığım espriden çok daha hakikatli bir sözü daha var ki; “Bekâr erkek üçte iki erkek, üçte bir çocuktur. Bekâr kadın üçte iki kadın, üçte bir erkektir.” Yani erkeklerin haylazlıktan kurtulup olgunlaşmaları, bayanların ise kişiliklerini oturtmaları için evlenmeleri lâzımdır.</span></span></span></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Garamond'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Dr. Yusuf KARAÇA</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 126668, member: 1298"] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=black][B][I][IMG]http://www.vaktileyl.com/images/stories/konular/evlensekmi.gif[/IMG][/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]İçinizden bekâr olanları evlendirin” mealindeki âyeti bizim arkadaşlar “Evlenmeyi düşünenlere yol gösterecek bir yazı yayınlayın” diye de tefsir ettikleri için, hayli zamandır sıkıştırıyorlardı beni. Tarkan’dı, İkiz Kuleler’di derken, sonunda sıra geldi bu konuya. Ve, evlilik hazırlığı yapan gençlerin çeyizinde bulunsun diye tavsiyelerimi kaleme aldım. Yazdıklarım kişisel fikirlerim sayılmaz; çoğu terapistin de katılacağı tavsiyelerdir bunlar. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Şanslı olduğunuzu da bilin. Bizim zamanımızda bu konularda pek konuşulmaz, fikir verilmezdi. Evli-barklı, olgun-oturaklı abilerimiz hep çok daha mühim mevzuları anlatır, bu konuya gelince susarlardı. Dinî dergilerde de yer almazdı bu konular, gençlerin zihni dağılmasın (!) diye. Öyle olunca da biz fısır fısır konuşurduk aramızda: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]“Evlensek mi acaba? Nasıl biriyle evlensek?” [/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]“Hoşlandığım bir kız var ama namaz kılmıyor, problem olur mu dersin?” [/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]“Büyüklerimin bulacağı bir kızla evlensem mutlu olur muyum sence?”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Siz bu tür açmazlar yaşamazsınız umarım. Zamanımızda bu konular daha rahat konuşuluyor zaten. Doğru karar vermenizde yazacaklarımın da biraz faydası olursa ne mutlu bana.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]EVLENMEK ŞART MI?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Kimse Robinson Crusoe değildir. O bile bir dost bulduğunda sevinçten zıplamıştı. Kendi başına da dünyanın en huzurlu insanı olan ve hatta doğrudan Rabbine muhatap olabilen Peygamberimiz (a.s.m.) bile, bazen eşine “Yâ Âişe, konuş benimle!” dermiş, kitaplarda böyle nakledilir. Konuşmak, paylaşmak ve yardımlaşmak bu zorlu imtihan dünyasına tek başına gelen insanın en büyük ihtiyacıdır belki de.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden, kalbine mukabil [karşılık] bir kalbin mevcut bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler [paylaşsınlar] ve lezaizde [güzel şeylerde] birbirine ortak, gam ve kederli şeylerde de yekdiğerine muavin ve yardımcı olsunlar.”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]“Evet, bir işte mütehayyir [hayret veya tereddüt içinde] kalan veya bir şeye dalarak tefekkür eden adam, velev zihnen olsun [hayalî bile olsa], ister ki, birisi gelsin, kendisiyle o hayreti, o tefekkürü paylaşsın.”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]“Kalplerin en latifi [duyarlısı], en şefiki [şefkatlisi], ‘kısm-ı sani’ [diğer yarım] ile tabir edilen kadın kalbidir.”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Zaten evlilik, değil bu insanî ve ulvî ihtiyaçları, insanın en temel ihtiyaçlarını—barınma, beslenme ve üreme—dahi karşılayan bir kurum olduğu içindir ki, tartışmasız her asırda, her kültürde el üstünde tutulmuş, şart gibi görülmüş, hatta kutsanmıştır. Gelin görün ki, en fazla şikayet edilen kurumdur da aynı zamanda. Bir problemi olan, işleri yolunda gitmeyen, gençliğindeki ideallerini yakalayamamış kişiler, evliliğinden şikayet ederler genellikle. Sanki bekârlığında çok mutluymuş gibi, sanki bekâr kalsa ideallerine ulaşacakmış gibi. Hem evlenir, hem şikayet ederler; hem şikayet eder, hem de evlilikten vazgeçmezler. Olan da bekâr gençlere olur. Kafalar karışır (cidden öyle):[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]“Evlenmesek mi?”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Siz bakmayın onlara. Hatta bana da bakmayın siz, bazen ben de “Bekâr bayan yarımdır, evlenince tam olur. Bekâr erkek yarımdır, evlenince tamamen biter” gibi espriler yaparım ama, bal gibi biliyor, açıkça da görüyorum ki; bekârlık yıllarımda hedefsiz ve sonuçsuz bir koşturmaca hâlinde geçen hayatım, evlenince, bir tezgahın başına oturup üretime başlamak gibi bir değişim geçirdi ve maddî, manevî, sosyal sahalarda bugüne dek ne ürettiysem, hep evlendikten sonra oldu. (Eşime buradan teşekkürler!) Eski resimleri karıştırdığımda zaman zaman kendi kendine konuşan, yalnızlık sebebiyle arada kasvete dalan o genci görüp bugünkü hâlime şükrediyorum.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Geçenlerde Ulusal Psikiyatri Kongresi’ne katılmıştım. Epeydir görmediğim birçok meslektaşım ve dostumla görüştüm. Son katıldığım kongreden bu yana peşpeşe iki çocuğum daha olduğu için benimle sohbet eden arkadaşların konuşmaları evlilik, çoluk-çocuk gibi konulara yöneldi genellikle. Benim de dikkatim bu konuya çevrildi tabiî. Kim evlenmiş, kim bekâr kalmış, kim boşanmış, kimin kaç çocuğu var? Dikkat ettim, kim ki evlenip yuva kurmuş; daha huzurlu, daha verimli, hedeflerini gerçekleştirmiş. “Nasılsın?” diye sorunca gevrek gevrek gülerek “İyii” diyor. Kim ki düzenli bir aile hayatı kuramamış; huzursuz, şaşkın, meslekî yönden de verimsiz, başıboş dolanıyor. “Yaa, bildiğin gibi işte, birşey yok, ne olsun?”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]O yüzden Bediüzzaman’ın “Bekârlık, bikârların kârıdır” sözüne aynen katılıyorum. Bekârlık, bu hayatta kazancı olmayanların işidir yani. Üstelik onun, az önce yazdığım espriden çok daha hakikatli bir sözü daha var ki; “Bekâr erkek üçte iki erkek, üçte bir çocuktur. Bekâr kadın üçte iki kadın, üçte bir erkektir.” Yani erkeklerin haylazlıktan kurtulup olgunlaşmaları, bayanların ise kişiliklerini oturtmaları için evlenmeleri lâzımdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [RIGHT][FONT=Garamond][SIZE=4][COLOR=indigo]Dr. Yusuf KARAÇA[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Evlenmesek mi???
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst