Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Ey Allah’ım! Kavmimi Bağışla. Çünkü Onlar, Hakikati Bilmiyorlar.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 152467" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><u><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Blue">Hz. Nûh’un (as), kavmini Tevhid’e dâvet etmesi </span></span></span></strong></u></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p>Hz. Nûh’un (as) hayatı, zorlu ve sıkıntılıdır. Çünkü Hz. Nûh (as), kavmi arasında uzun nesiller ve zamanlar kaldığı halde onlarda; sağır bir kulak, kapalı bir kalp ve taşlaşmış bir akıldan başka bir şey göremedi. </p><p></p><p></p><p>Hz. Nûh’un (as) uzun süre devam ettiği nasihat ve öğüdü onlara bir fayda sağlamadı. Ayrıca Allah’ın azabıyla korkutması ile de onları yaptıkları şeylerden alıkoyamadı. Ne zaman ki Hz. Nûh (as) onlara Allah’ı hatırlatınca, bu hatırlatması onların sapıklıklarını daha da arttırıyordu. Üstelik Hz. Nûh’un (as) dâvetine aldırış etmiyorlardı. </p><p></p><p></p><p>Hz. Nûh (as) kavmi arasında yaklaşık 950 sene kaldı. Bu zamanda Hz. Nûh (as) onları sapıklıktan kurtarmak ve onları taşlar ile bakırlardan yapılmış putlara tapmaktan uzaklaştırmak için “hikmetli yolların” hepsini kullandı. Buna rağmen Nûh kavminin ileri gelenleri ile birlikte bulunan diğer kimseler ise hiçbir şekilde kurtuluş yolunu bulamadılar. Fakat Hz. Nûh (as), onların bu yaptıklarına rağmen gece-gündüz ve gizli-açık olarak dâvetine devam etti. Ama bunların hepsine rağmen Nûh kavminin kalpleri yumuşamadığı gibi hakkı da bulamadılar. Ayrıca ihsanı kötülüğe ve lütfu zorluğa tercih ettiler. Bununla yetinmeyip Hz. Nûh’a (as) eziyet etmeye ve zulmetmeye yeltendiler. Fakat Hz. Nûh (as) onların bu yaptıkları karşısında şöyle demeye devam ediyordu: </p><p></p><p></p><p>“Ey Allah’ım! Kavmimi bağışla. Çünkü onlar, hakikati bilmiyorlar.” </p><p>Hz. Nûh (as), kavmine gidiyor ve onları putlara tapmaktan vazgeçip bir olan Allah’a ibadet etmeye dâvet ediyordu. Bunun üzerine kavmi, Hz. Nûh’a (as) karşı bir araya toplanıp memleketten terk ettirecek şekilde onu dövüyorlar, bayıltıncaya kadar boğazını sıkıyorlar, sonra da eti kemiğinden soyulmuş bir vaziyette hasırın içerisinde yolun kenarına atıyorlar ve ona: </p><p></p><p></p><p>“Bugünden itibaren (almış olduğun bu yaralar ile) yakın bir zamanda ölürsün ve azığın ile Cenâb-ı Allah’a dönersin” diyorlardı. </p><p></p><p></p><p>Onlar bu sözleri söyledikleri halde Hz. Nûh (as) onlara-yaralı olduğu halde-geri dönüyor ve onları Allah’a dâvet ediyor. Fakat onlar, Hz. Nûh’un (as) bu hareketine karşılık yine daha önce yaptıkları hareketlerin benzerlerini yapıyorlardı. Buna rağmen Hz. Nûh (as), kavminin kendisine bu yaptıklarına karşılık sabrediyor; onlar ve oğulları için kurtuluşu umuyor ve: “Belki Allah, onların soylarından dâvetimi kabul edecek ve kendisine iman edecek kimseleri çıkarır” diyordu. </p><p></p><p></p><p>Hz. Nûh’un (as) peygamberliği müddetinde ilk nesil yok olup gidince, onların yerine onlardan sonra daha kötüsü geldi. Yeni gelen nesil, oğullarına, Hz. Nuh’a (as) iman etmemelerine dair tavsiyede bulunuyorlardı. Çocuk ergenlik çağına eriştiğinde babası, oğluna: “Ey oğlum! Bu adamın dâvetinden sakın ve ona yüz verme. Yoksa seni atalarının dininden ve ilâhlarından geri gönderir” diyordu. </p><p></p><p></p><p>Hz. Nûh (as), onların iman etmelerinden ümit kesince Allah’a şöyle niyazda bulundu: </p><p></p><p></p><p>“Ey Rabbim! Gece-gündüz ve gizli-açık olarak kavmime tebliğde bulundum. Fakat bunun karşılığında onlar uzun bir süre geçtiği halde iman etmediklerinden dolayı kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbir kimseyi bırakma! Çünkü sen onları yeryüzünde dolaşır bir vaziyette bırakırsan sana iman etmiş olan kullarını, senin hak yolundan çıkarırlar. Sonra onlar kâfir ve günahkâr nesiller dünyaya getirirler.” (Nuh Sûresi, 26-27) </p><p></p><p style="text-align: right"><u><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">Ramazan/Yeniasya</span></span></strong></u></p> <p style="text-align: right"><u><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen">AHMET ÖZDEMİR</span></span></strong></u></p> <p style="text-align: right"><u><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkGreen"> 27.08.2009</span></span></strong></u> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 152467, member: 27"] [CENTER][U][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=Blue]Hz. Nûh’un (as), kavmini Tevhid’e dâvet etmesi [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [/CENTER] Hz. Nûh’un (as) hayatı, zorlu ve sıkıntılıdır. Çünkü Hz. Nûh (as), kavmi arasında uzun nesiller ve zamanlar kaldığı halde onlarda; sağır bir kulak, kapalı bir kalp ve taşlaşmış bir akıldan başka bir şey göremedi. Hz. Nûh’un (as) uzun süre devam ettiği nasihat ve öğüdü onlara bir fayda sağlamadı. Ayrıca Allah’ın azabıyla korkutması ile de onları yaptıkları şeylerden alıkoyamadı. Ne zaman ki Hz. Nûh (as) onlara Allah’ı hatırlatınca, bu hatırlatması onların sapıklıklarını daha da arttırıyordu. Üstelik Hz. Nûh’un (as) dâvetine aldırış etmiyorlardı. Hz. Nûh (as) kavmi arasında yaklaşık 950 sene kaldı. Bu zamanda Hz. Nûh (as) onları sapıklıktan kurtarmak ve onları taşlar ile bakırlardan yapılmış putlara tapmaktan uzaklaştırmak için “hikmetli yolların” hepsini kullandı. Buna rağmen Nûh kavminin ileri gelenleri ile birlikte bulunan diğer kimseler ise hiçbir şekilde kurtuluş yolunu bulamadılar. Fakat Hz. Nûh (as), onların bu yaptıklarına rağmen gece-gündüz ve gizli-açık olarak dâvetine devam etti. Ama bunların hepsine rağmen Nûh kavminin kalpleri yumuşamadığı gibi hakkı da bulamadılar. Ayrıca ihsanı kötülüğe ve lütfu zorluğa tercih ettiler. Bununla yetinmeyip Hz. Nûh’a (as) eziyet etmeye ve zulmetmeye yeltendiler. Fakat Hz. Nûh (as) onların bu yaptıkları karşısında şöyle demeye devam ediyordu: “Ey Allah’ım! Kavmimi bağışla. Çünkü onlar, hakikati bilmiyorlar.” Hz. Nûh (as), kavmine gidiyor ve onları putlara tapmaktan vazgeçip bir olan Allah’a ibadet etmeye dâvet ediyordu. Bunun üzerine kavmi, Hz. Nûh’a (as) karşı bir araya toplanıp memleketten terk ettirecek şekilde onu dövüyorlar, bayıltıncaya kadar boğazını sıkıyorlar, sonra da eti kemiğinden soyulmuş bir vaziyette hasırın içerisinde yolun kenarına atıyorlar ve ona: “Bugünden itibaren (almış olduğun bu yaralar ile) yakın bir zamanda ölürsün ve azığın ile Cenâb-ı Allah’a dönersin” diyorlardı. Onlar bu sözleri söyledikleri halde Hz. Nûh (as) onlara-yaralı olduğu halde-geri dönüyor ve onları Allah’a dâvet ediyor. Fakat onlar, Hz. Nûh’un (as) bu hareketine karşılık yine daha önce yaptıkları hareketlerin benzerlerini yapıyorlardı. Buna rağmen Hz. Nûh (as), kavminin kendisine bu yaptıklarına karşılık sabrediyor; onlar ve oğulları için kurtuluşu umuyor ve: “Belki Allah, onların soylarından dâvetimi kabul edecek ve kendisine iman edecek kimseleri çıkarır” diyordu. Hz. Nûh’un (as) peygamberliği müddetinde ilk nesil yok olup gidince, onların yerine onlardan sonra daha kötüsü geldi. Yeni gelen nesil, oğullarına, Hz. Nuh’a (as) iman etmemelerine dair tavsiyede bulunuyorlardı. Çocuk ergenlik çağına eriştiğinde babası, oğluna: “Ey oğlum! Bu adamın dâvetinden sakın ve ona yüz verme. Yoksa seni atalarının dininden ve ilâhlarından geri gönderir” diyordu. Hz. Nûh (as), onların iman etmelerinden ümit kesince Allah’a şöyle niyazda bulundu: “Ey Rabbim! Gece-gündüz ve gizli-açık olarak kavmime tebliğde bulundum. Fakat bunun karşılığında onlar uzun bir süre geçtiği halde iman etmediklerinden dolayı kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbir kimseyi bırakma! Çünkü sen onları yeryüzünde dolaşır bir vaziyette bırakırsan sana iman etmiş olan kullarını, senin hak yolundan çıkarırlar. Sonra onlar kâfir ve günahkâr nesiller dünyaya getirirler.” (Nuh Sûresi, 26-27) [RIGHT][U][B][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]Ramazan/Yeniasya[/COLOR][/SIZE][/B][/U] [U][B][SIZE=2][COLOR=DarkGreen]AHMET ÖZDEMİR[/COLOR][/SIZE][/B][/U] [U][B][SIZE=2][COLOR=DarkGreen] 27.08.2009[/COLOR][/SIZE][/B][/U] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Ey Allah’ım! Kavmimi Bağışla. Çünkü Onlar, Hakikati Bilmiyorlar.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst