Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Ey Allah’ım! Kavmimi Bağışla. Çünkü Onlar, Hakikati Bilmiyorlar.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 152623" data-attributes="member: 27"><p><strong>Kırk Yıl Süren Kıtlık...</strong></p><p></p><p>Nuh kavminin, Hz. Nuh’a ve ashabına işkenceye başlamaları üzerine, Allah kırk yıl yağmurları kesti. Bu sürede onların malları ve hayvanları helâk oldu. Bağları bahçeleri kurudu. Kadınları doğum yapamaz olup nesilleri kesildi. Bir zamanlar onunla alay edenler, şiddetli bir kıtlığın girdabına girdiler. Geçim sıkıntısından ne yapacaklarını şaşırdılar. Hz. Nuh’a başvurarak bu sıkıntılardan nasıl kurtulacaklarını sordular. Hz. Nuh da şöyle cevap verdi: </p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">“Ey kavmim! Başınıza gelen bunca belâ, işleye geldiğiniz günahlar ve kusurlar yüzündendir. Allah’a ibadeti bırakıp putlara taparak, kâinatı yaratan Cenâb-ı Hakk’ı gazablandırdınız. Bu sebepten yağmurlar kesildi. Sizin yüzünüzden masum hayvanlar da zarar gördü. Ama sizin Rabbiniz günahları affedici, Rahim ve Kerim’dir. Rabbinizden af dileyiniz. Zira o Gafurdur. Mağfiret dileyin ki üzerinize bol bol yağmur indirsin. Size mal ve evlâd ihsan buyursun, size bahçeler, ırmaklar, su kanalları nasib etsin. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Ey kavmim, ne oldu size ki, sizi tavırdan tavıra yaratan Allah’ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz? Size dünyada ve ahirette sonsuz nimetler ihsan edecek Rabbinize ibadet etmeyip putlara tapıyorsunuz. Bu size hiç yakışır mı? Hâlbuki Allah’ın büyüklüğüne ve hak Mabud olduğuna o kadar çok deliller vardır ki, saymakla bitmez. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Siz kendi yaratılışınıza bakmıyor musunuz? Sizi yoktan var eden, sıra ile toprak, sonra nebat, sonra gıda, sonra nutfe, sonra kan pıhtısı, sonra et parçası, sonra etle karışık kemik yığını ve sonra da ahsen-i takvim üzere insan sûretinde yaratan Allah, sizi sayısız cihazlar ve duygularla techiz etmiştir. Sizi böylesine ulvî makama yükselten Allah, daha sonra yüksek makamlara çıkaramaz mı ki, O'na inanmıyor ve ibadet etmiyorsunuz. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Eğer bu hakikatleri anlamakta güçlük çekiyorsanız, başınızı kaldırıp Cenâb-ı Hakk’ın gökyüzünü nasıl tabaka tabaka yarattığını, ayı ve güneşi size nasıl ısındırıcı ve ışık verici bir lamba ve soba yaptığını ve binlerce yıldızı direksiz nasıl durdurduğunu düşünün. Görmez misiniz ki Allah yedi kat göğü tam birbiri ile uyum içinde yarattı? Gökte Ay’ı bir nûr, Güneş’i ise lâmba yaptı. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Ey kavmim! Gökyüzüne bakarak da Allah’ın bir ve ortaksız olduğunu anlayamadınızsa, hiç olmazsa her zaman muhtaç olduğunuz ve bütün gün onun için çalıştığınız rızkınıza bakın. Eğer yeme-içmeyi terk etseniz hayatınız sona erer. Allah sizi yerden nebat bitirircesine bitirip yetiştirdi.”</strong></span> (Nuh Sûresi, 10-17) </p><p></p><p></p><p>Kavmine vaaz ve nasihatte bulunduktan sonra sözlerini şöyle tamamladı: </p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">“Ey kavmim artık insafa gelin, Allah’a iman edip putlara tapmaktan vazgeçin. Sizi bekleyen dehşetli belâdan Allah’a sığının. Rabbinizden af dileyiniz. Zira o Gafurdur.”</span></strong> (Nuh Sûresi, 10) </p><p></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Nihayet bir gün ölecek, kabre gireceksiniz. Sonra sizi tekrar oraya gönderip, yine sizi oradan çıkaracaktır. Amellerinizin ceza ve mükâfatını verecektir.”</strong></span> (Nuh Sûresi, 18 ) </p><p></p><p></p><p>Hz. Nuh’a çok kızdılar. Adeta, <strong><span style="color: DarkSlateGray">“Senin bizi imana dâvet etmekten başka işin yok mu? Yeter artık! Ne olacaksa olsun” dercesine Hz. Nuh’a şöyle çıkıştılar: </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">“Ey Nûh! dediler. Bizimle mücadele ettin, bu mücadelende de hayli ileri gittin. Yeter artık, eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim!” </span></strong>(Hud Sûresi, 32) dediler. Hz. Nuh, şöyle dedi: </p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">“Onu, dilerse ancak Allah getirir ve O’nun elinden siz asla kaçıp kurtulamazsınız. Allah sizin helâkinizi dilemişse, ben sizin iyiliğinizi arzu etsem bile, size öğüt verip iyiliğinizi istemem size fayda etmez. Rabbiniz O’dur ve siz O’nun huzuruna götürüleceksiniz.” </span></strong>(Hud Sûresi, 33-34) </p><p></p><p></p><p><u><strong><span style="color: DarkGreen">AHMET ÖZDEMİR </span></strong></u></p><p><u><strong><span style="color: DarkGreen"></span></strong><strong><span style="color: DarkGreen">Ramazan/Yeniasya</span></strong></u></p><p><u><strong><span style="color: DarkGreen">28.08.2009</span></strong></u></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 152623, member: 27"] [b]Kırk Yıl Süren Kıtlık...[/b] Nuh kavminin, Hz. Nuh’a ve ashabına işkenceye başlamaları üzerine, Allah kırk yıl yağmurları kesti. Bu sürede onların malları ve hayvanları helâk oldu. Bağları bahçeleri kurudu. Kadınları doğum yapamaz olup nesilleri kesildi. Bir zamanlar onunla alay edenler, şiddetli bir kıtlığın girdabına girdiler. Geçim sıkıntısından ne yapacaklarını şaşırdılar. Hz. Nuh’a başvurarak bu sıkıntılardan nasıl kurtulacaklarını sordular. Hz. Nuh da şöyle cevap verdi: [B][COLOR=DarkSlateGray]“Ey kavmim! Başınıza gelen bunca belâ, işleye geldiğiniz günahlar ve kusurlar yüzündendir. Allah’a ibadeti bırakıp putlara taparak, kâinatı yaratan Cenâb-ı Hakk’ı gazablandırdınız. Bu sebepten yağmurlar kesildi. Sizin yüzünüzden masum hayvanlar da zarar gördü. Ama sizin Rabbiniz günahları affedici, Rahim ve Kerim’dir. Rabbinizden af dileyiniz. Zira o Gafurdur. Mağfiret dileyin ki üzerinize bol bol yağmur indirsin. Size mal ve evlâd ihsan buyursun, size bahçeler, ırmaklar, su kanalları nasib etsin. [/COLOR][/B] [COLOR=DarkSlateGray][B]“Ey kavmim, ne oldu size ki, sizi tavırdan tavıra yaratan Allah’ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz? Size dünyada ve ahirette sonsuz nimetler ihsan edecek Rabbinize ibadet etmeyip putlara tapıyorsunuz. Bu size hiç yakışır mı? Hâlbuki Allah’ın büyüklüğüne ve hak Mabud olduğuna o kadar çok deliller vardır ki, saymakla bitmez. [/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B]“Siz kendi yaratılışınıza bakmıyor musunuz? Sizi yoktan var eden, sıra ile toprak, sonra nebat, sonra gıda, sonra nutfe, sonra kan pıhtısı, sonra et parçası, sonra etle karışık kemik yığını ve sonra da ahsen-i takvim üzere insan sûretinde yaratan Allah, sizi sayısız cihazlar ve duygularla techiz etmiştir. Sizi böylesine ulvî makama yükselten Allah, daha sonra yüksek makamlara çıkaramaz mı ki, O'na inanmıyor ve ibadet etmiyorsunuz. [/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B]Eğer bu hakikatleri anlamakta güçlük çekiyorsanız, başınızı kaldırıp Cenâb-ı Hakk’ın gökyüzünü nasıl tabaka tabaka yarattığını, ayı ve güneşi size nasıl ısındırıcı ve ışık verici bir lamba ve soba yaptığını ve binlerce yıldızı direksiz nasıl durdurduğunu düşünün. Görmez misiniz ki Allah yedi kat göğü tam birbiri ile uyum içinde yarattı? Gökte Ay’ı bir nûr, Güneş’i ise lâmba yaptı. [/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B]“Ey kavmim! Gökyüzüne bakarak da Allah’ın bir ve ortaksız olduğunu anlayamadınızsa, hiç olmazsa her zaman muhtaç olduğunuz ve bütün gün onun için çalıştığınız rızkınıza bakın. Eğer yeme-içmeyi terk etseniz hayatınız sona erer. Allah sizi yerden nebat bitirircesine bitirip yetiştirdi.”[/B][/COLOR] (Nuh Sûresi, 10-17) Kavmine vaaz ve nasihatte bulunduktan sonra sözlerini şöyle tamamladı: [B][COLOR=DarkSlateGray]“Ey kavmim artık insafa gelin, Allah’a iman edip putlara tapmaktan vazgeçin. Sizi bekleyen dehşetli belâdan Allah’a sığının. Rabbinizden af dileyiniz. Zira o Gafurdur.”[/COLOR][/B] (Nuh Sûresi, 10) [COLOR=DarkSlateGray][B]“Nihayet bir gün ölecek, kabre gireceksiniz. Sonra sizi tekrar oraya gönderip, yine sizi oradan çıkaracaktır. Amellerinizin ceza ve mükâfatını verecektir.”[/B][/COLOR] (Nuh Sûresi, 18 ) Hz. Nuh’a çok kızdılar. Adeta, [B][COLOR=DarkSlateGray]“Senin bizi imana dâvet etmekten başka işin yok mu? Yeter artık! Ne olacaksa olsun” dercesine Hz. Nuh’a şöyle çıkıştılar: [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray]“Ey Nûh! dediler. Bizimle mücadele ettin, bu mücadelende de hayli ileri gittin. Yeter artık, eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim!” [/COLOR][/B](Hud Sûresi, 32) dediler. Hz. Nuh, şöyle dedi: [B][COLOR=DarkSlateGray]“Onu, dilerse ancak Allah getirir ve O’nun elinden siz asla kaçıp kurtulamazsınız. Allah sizin helâkinizi dilemişse, ben sizin iyiliğinizi arzu etsem bile, size öğüt verip iyiliğinizi istemem size fayda etmez. Rabbiniz O’dur ve siz O’nun huzuruna götürüleceksiniz.” [/COLOR][/B](Hud Sûresi, 33-34) [U][B][COLOR=DarkGreen]AHMET ÖZDEMİR [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkGreen]Ramazan/Yeniasya[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkGreen]28.08.2009[/COLOR][/B][/U] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Ey Allah’ım! Kavmimi Bağışla. Çünkü Onlar, Hakikati Bilmiyorlar.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst