Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Ey gönül, “GÖNÜL” ol!…
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="N&amp;#304;SANUR" data-source="post: 329327" data-attributes="member: 1011595"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Hz. Mevlana “Mesnevi” sinde şöyle diyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">“Müminlerin müminliklerinin belirtisi, gönüllerinin kırıklığı ve mağlubiyettir, alt oluştur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Fakat müminlerin alt oluşlarında bile bir güzellik vardır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Sen miski ve anberi kıracak olursan, dünyayı onların güzel kokuları ile doldurmuş olursun.”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Mağlubiyetimi zaferlerin en güzeli belledim. Bildim ki, yenilginin getirdiği acı, kalbimi saran katılıkları kıracak ve onun içindeki gönül ortaya çıkacaktır. Ne güzel, bir gönüle sahip olmanın mutluluğunu yaşayacağım. Yenilgime bakıp bana acıyanlar, bilmiyorlar ki, asıl acınması gereken kendileridir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Kokuların en güzeli gönül kokusudur; çünkü o koku, Rabbin kokusudur. O kokuyu mükellef sofralarda, son model araçlarda, villalarda, yalılarda bulamazsınız. O koku, kırık gönüllerde, mağlup ruhlarda bulunur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">O kokunun izini sürmek için nice canlar düştü yollara. Kimileri çölleri mekan edindi, kimileri de dağları, ovaları.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">O koku, kimi zaman bir çöl rüzgarına binerek geldi, kimi de mağaralardan fışkırdı vadilere.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">O kokuyu duyanlardan bazıları, misk geyiği gibi, kendini uçurumdan aşağı bıraktı. Yıllar yılı mağaralarda alnı secdelere çakıldı, kimilerinin de.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Evime geliyorum, belki duyarım o kokuyu diye. Evinin bir köşesinde o kokudan bir kitle bulunuyorsa, ne mutlu sana. “Mutluluk” diyordun, işte mutluluğun sırrı bu kokudur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Bu koku diriltici kokudur; bu koku, var edici kokudur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Kır kibir bardağını, çal yere umutsuzluk testini. Katran yürekli insanlardan uzak dur. Yenilgini önemse. Göreceksin ki, gönül miskin çevreyi tutacak, nice canlar o kokuyla dirilecek.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Oysa, kokularımız diriltici değil, bilakis öldürücü. “Zafer”imizi kutlamak için bize yanaşanlar, zift dolu yürekliğimizin iğrenç kokularına maruz kalıyorlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Mağlubiyetimize yanaşan yok. Dost, mağlubiyetin doğurduğu çocuktur. Düştüğün zaman kalbine eğil, orda dostun kokusunu duyacaksın..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey varlık hapsinde, etrafını altınlarla, gümüşlerle donatmaya çalışan kalp. Sonra sen nasıl kırılacak ve “gönül” olacaksın.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Kimi zirveye tırmanınca mutlu olur, kimi de kuyuya düşünce. Nemrut, “tanrı”yı vurmak için göklere yükselmiş ve “ululuğunu” ilan etmişti. Yusuf ise kuyuda ermişti sonsuzluğun sırrına. Nemrut, bir topal sineğe rezil olmuştu, Yusuf ise Mısır’a sultan. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Biri, kırılmayan, taş kalbe yenik düşmüştü; öbürü kırık kalbinin derinliklerinde manalar devşirmişti. Birinin kokusu “Nemrut” diye kokuyordu, diğerinin kokusunu sabah rüzgarı, “Yusuf Yusuf” diye bütün aleme dağıtıyordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey gönül, sen hiç kuyuya düşmemişsen, sana “Yusuf” nasıl diyeyim?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey gönül, sen hiç secdede miraca vasıl olmamışsan, sana Ahmed’in kokusu nasıl ulaşsın?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey gönül, sana sıra sıra çarmıhlar dizilmemişse, İsa nefesinin diriltici kokusunu doya doya içine çekebilir misin?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey gönül, başın yere düşmemişse, Hüseyni zaferler seni nasıl selamlasın?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey gönül, senden önceki kırık gönüllerin şifresini çözememişsen, cennet kokularını nasıl duyarsın?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey gönül, sana deli desinler, divane, mecnun desinler; sana mağlup desinler, yenilginin zillet içindeki çocuğu desinler. Fakat ey gönül, sana, zaferin sarhoşu demesinler. Sana, "kalbini kıramadı” demesinler.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222">Ey gönül, haydi yenilgini mübarek kıl. Kır kalbini ve “gönül” ol. Kokular devşir cennetten; hatta daha ötelerden.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"><span style="color: #ffa500"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"><span style="color: #ffa500"></span>Ey gönül, “GÖNÜL” ol!…</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #B22222"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NİSANUR, post: 329327, member: 1011595"] [SIZE=3][COLOR=#B22222]Hz. Mevlana “Mesnevi” sinde şöyle diyor: “Müminlerin müminliklerinin belirtisi, gönüllerinin kırıklığı ve mağlubiyettir, alt oluştur. Fakat müminlerin alt oluşlarında bile bir güzellik vardır. Sen miski ve anberi kıracak olursan, dünyayı onların güzel kokuları ile doldurmuş olursun.” Mağlubiyetimi zaferlerin en güzeli belledim. Bildim ki, yenilginin getirdiği acı, kalbimi saran katılıkları kıracak ve onun içindeki gönül ortaya çıkacaktır. Ne güzel, bir gönüle sahip olmanın mutluluğunu yaşayacağım. Yenilgime bakıp bana acıyanlar, bilmiyorlar ki, asıl acınması gereken kendileridir. Kokuların en güzeli gönül kokusudur; çünkü o koku, Rabbin kokusudur. O kokuyu mükellef sofralarda, son model araçlarda, villalarda, yalılarda bulamazsınız. O koku, kırık gönüllerde, mağlup ruhlarda bulunur. O kokunun izini sürmek için nice canlar düştü yollara. Kimileri çölleri mekan edindi, kimileri de dağları, ovaları. O koku, kimi zaman bir çöl rüzgarına binerek geldi, kimi de mağaralardan fışkırdı vadilere. O kokuyu duyanlardan bazıları, misk geyiği gibi, kendini uçurumdan aşağı bıraktı. Yıllar yılı mağaralarda alnı secdelere çakıldı, kimilerinin de. Evime geliyorum, belki duyarım o kokuyu diye. Evinin bir köşesinde o kokudan bir kitle bulunuyorsa, ne mutlu sana. “Mutluluk” diyordun, işte mutluluğun sırrı bu kokudur. Bu koku diriltici kokudur; bu koku, var edici kokudur. Kır kibir bardağını, çal yere umutsuzluk testini. Katran yürekli insanlardan uzak dur. Yenilgini önemse. Göreceksin ki, gönül miskin çevreyi tutacak, nice canlar o kokuyla dirilecek. Oysa, kokularımız diriltici değil, bilakis öldürücü. “Zafer”imizi kutlamak için bize yanaşanlar, zift dolu yürekliğimizin iğrenç kokularına maruz kalıyorlar. Mağlubiyetimize yanaşan yok. Dost, mağlubiyetin doğurduğu çocuktur. Düştüğün zaman kalbine eğil, orda dostun kokusunu duyacaksın.. Ey varlık hapsinde, etrafını altınlarla, gümüşlerle donatmaya çalışan kalp. Sonra sen nasıl kırılacak ve “gönül” olacaksın. Kimi zirveye tırmanınca mutlu olur, kimi de kuyuya düşünce. Nemrut, “tanrı”yı vurmak için göklere yükselmiş ve “ululuğunu” ilan etmişti. Yusuf ise kuyuda ermişti sonsuzluğun sırrına. Nemrut, bir topal sineğe rezil olmuştu, Yusuf ise Mısır’a sultan. Biri, kırılmayan, taş kalbe yenik düşmüştü; öbürü kırık kalbinin derinliklerinde manalar devşirmişti. Birinin kokusu “Nemrut” diye kokuyordu, diğerinin kokusunu sabah rüzgarı, “Yusuf Yusuf” diye bütün aleme dağıtıyordu. Ey gönül, sen hiç kuyuya düşmemişsen, sana “Yusuf” nasıl diyeyim? Ey gönül, sen hiç secdede miraca vasıl olmamışsan, sana Ahmed’in kokusu nasıl ulaşsın? Ey gönül, sana sıra sıra çarmıhlar dizilmemişse, İsa nefesinin diriltici kokusunu doya doya içine çekebilir misin? Ey gönül, başın yere düşmemişse, Hüseyni zaferler seni nasıl selamlasın? Ey gönül, senden önceki kırık gönüllerin şifresini çözememişsen, cennet kokularını nasıl duyarsın? Ey gönül, sana deli desinler, divane, mecnun desinler; sana mağlup desinler, yenilginin zillet içindeki çocuğu desinler. Fakat ey gönül, sana, zaferin sarhoşu demesinler. Sana, "kalbini kıramadı” demesinler. Ey gönül, haydi yenilgini mübarek kıl. Kır kalbini ve “gönül” ol. Kokular devşir cennetten; hatta daha ötelerden. [COLOR=#ffa500] [/COLOR]Ey gönül, “GÖNÜL” ol!… [/COLOR][COLOR=#B22222][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Ey gönül, “GÖNÜL” ol!…
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst