Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ey nefis ‘O gün’ bugün değil, öldüğün gündür
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 30704" data-attributes="member: 656"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kâinâtın kapıları hakikaten açık mı sizce? Her şey dünya gözümüze göründüğü gibi mi? Yoksa etrafınıza, karşılaştığınız hâdiselere baktığınızda gördüğünüz sadece, dıştaki tenteneli, kaneviçeli, süslü püslü tül perde mi? Her varlığın, her hâdisenin bir iç bir de dış yüzü, bir mülk bir de melekût yönü yok mu? Aynı kitabı farklı ‘niyet’ ve ‘nazar’la ayrı ayrı okumak mümkün değil mi? Ayrı ayrı okumak ve aynı cümlelerden muhtelif mânâlar çıkartmak?.. Gözümüzdeki gözlük camı ne renkse âlem de o renk görünmez mi bize? Hayat zaten o rengi berraklaştırmak ve hakikati görmek imtihanı değil midir?.. Doğru cevaplara ulaşmadan önce doğru sorular sorabilmek… Perdelerin ötesine, derinlere, derûna nüfuz edebilmek… Aklı göze indirmemek, kalbi nefse esir etmemek… Ten kafesinden geçmek, ukbâyı fenâya tercih etmek… </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">*** </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Evet, fâni sevgililerdeki hüsün, ihsan, cemâl ve kemâlin yani güzelliklerin tüm sebepleri Bâki Sevgili’nin hüsnü, ihsânı ve cemâlinin çok perdelerden geçmiş gayet zayıf bir gölgesinin gölgesi gibidir. Gölgelerle vuslat bile insanı sevindirse de onların zevalleri kuvvetli îman sahiplerini asla incitmez. Gölgelere ‘bizzat’ muhabbetin, fenaya muhabbetin tasvirini yapan şu şâire hak vermeyeniniz var mı? “Dünyada sevilmiş ve seven nâfile bekler / Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.” </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Demek ki âyine-i Samed olan kalp ancak Bâki Sevgili olan Allah’a olan muhabbet ile doyabilecek ve insan bu muhabbetini de Habîbullah’a (asm) olan ittibaı ile yani sünnet-i seniyyeye olan bağlılığı ile ancak gösterebilecek. Gölgeleri ve aynaları ise ancak ‘Allah için’ sevdiği takdirde muhabbet bağında bir serseri gibi dolaşmaktan kurtulacak… </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">*** </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gaflet hicâp olur da basîret peçelenirse her şeyin rengi değişir; nûr-ı Hakk nihân olur; bütün varlıklar birer fâni muzır telakki edilir; varlık yokluk zannedilir; hayat, azap içinde azap; ebediyet belâ; ömür aynı hevâ; emeller eleme dönüşür; ölüm, yokluk, çürümek, kokuşmak olarak bilinir. Vuslat hicrana, hicran vuslata dönüşür. Gaflet perdesi kalınlaşırsa açlığın tokluk, tokluğun açlık; giyinikliğin çıplaklık, çıplaklığın giyiniklik olduğu tevehhüm edilir. Erkekler kadınlaşır, kadınlar erkekleşir… Adalet zulümle, zulüm adaletle yer değiştirir; hak ile bâtıl, hayır ile şer, do*** ile yalan aynı tezgaha düşer. Dünyevî hayat vasıta iken maksad olur; âhiret hayatı gaye iken âlet olur. Ameller riyânın kirli suyu ile bulanır, sular günahları arıtamayacak kadar kirlenir… Elmas camın, cam elmasın yerine geçer. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gaflet perdesi kalkarsa nûr-ı Hakk ayân olur. Bu nazarla, her varlık îmânın ve tevhîdin birer delili olur. Akıl, manevi hazinelerin anahtarı; dünya, âhiretin tarlası bilinir. Ömür baştanbaşa hayırlı amellerle dolar, gerçek ömrün öte dünya olduğu idrak edilir. Bütün varlıkların Yaratan’ını tesbîh eden birer zâkir olduğu hakikati ortaya çıkar. Fakirlik zenginliğin; âcizlik, kuvvet ve kudretin sebebi olur. İnsan, fakriyle fahreder, acziyle ve zaafıyla mutlak Kudret’in kapısını çalar. Zamanın en güzel sesi ona daimâ “Eğer Allah’ı buldun ise bütün eşyâ senindir gör!” nidâsını haykırır. Ölümün, Hakiki Bâki olana kavuşma kapısı olduğu anlaşılır ve ancak bu mukaddes köprünün sevgiliyi sevgiliye kavuşturan köprü olabileceği görülür. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ey nefis! </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Sen de gaflet perdeni yırt! </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gerçek vuslatın Allah"a kavuştuğun gün olduğunu gör! </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Mevlânâ Hazretleri </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ölüm gününü düğün gecesi" diye tavsîf eder; </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Sen de öldüğün günü gerçek düğün günün bil! </span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Selam ve dua ile...</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 30704, member: 656"] [FONT=Comic Sans MS]Kâinâtın kapıları hakikaten açık mı sizce? Her şey dünya gözümüze göründüğü gibi mi? Yoksa etrafınıza, karşılaştığınız hâdiselere baktığınızda gördüğünüz sadece, dıştaki tenteneli, kaneviçeli, süslü püslü tül perde mi? Her varlığın, her hâdisenin bir iç bir de dış yüzü, bir mülk bir de melekût yönü yok mu? Aynı kitabı farklı ‘niyet’ ve ‘nazar’la ayrı ayrı okumak mümkün değil mi? Ayrı ayrı okumak ve aynı cümlelerden muhtelif mânâlar çıkartmak?.. Gözümüzdeki gözlük camı ne renkse âlem de o renk görünmez mi bize? Hayat zaten o rengi berraklaştırmak ve hakikati görmek imtihanı değil midir?.. Doğru cevaplara ulaşmadan önce doğru sorular sorabilmek… Perdelerin ötesine, derinlere, derûna nüfuz edebilmek… Aklı göze indirmemek, kalbi nefse esir etmemek… Ten kafesinden geçmek, ukbâyı fenâya tercih etmek… [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]*** [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Evet, fâni sevgililerdeki hüsün, ihsan, cemâl ve kemâlin yani güzelliklerin tüm sebepleri Bâki Sevgili’nin hüsnü, ihsânı ve cemâlinin çok perdelerden geçmiş gayet zayıf bir gölgesinin gölgesi gibidir. Gölgelerle vuslat bile insanı sevindirse de onların zevalleri kuvvetli îman sahiplerini asla incitmez. Gölgelere ‘bizzat’ muhabbetin, fenaya muhabbetin tasvirini yapan şu şâire hak vermeyeniniz var mı? “Dünyada sevilmiş ve seven nâfile bekler / Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.” [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Demek ki âyine-i Samed olan kalp ancak Bâki Sevgili olan Allah’a olan muhabbet ile doyabilecek ve insan bu muhabbetini de Habîbullah’a (asm) olan ittibaı ile yani sünnet-i seniyyeye olan bağlılığı ile ancak gösterebilecek. Gölgeleri ve aynaları ise ancak ‘Allah için’ sevdiği takdirde muhabbet bağında bir serseri gibi dolaşmaktan kurtulacak… [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]*** [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Gaflet hicâp olur da basîret peçelenirse her şeyin rengi değişir; nûr-ı Hakk nihân olur; bütün varlıklar birer fâni muzır telakki edilir; varlık yokluk zannedilir; hayat, azap içinde azap; ebediyet belâ; ömür aynı hevâ; emeller eleme dönüşür; ölüm, yokluk, çürümek, kokuşmak olarak bilinir. Vuslat hicrana, hicran vuslata dönüşür. Gaflet perdesi kalınlaşırsa açlığın tokluk, tokluğun açlık; giyinikliğin çıplaklık, çıplaklığın giyiniklik olduğu tevehhüm edilir. Erkekler kadınlaşır, kadınlar erkekleşir… Adalet zulümle, zulüm adaletle yer değiştirir; hak ile bâtıl, hayır ile şer, do*** ile yalan aynı tezgaha düşer. Dünyevî hayat vasıta iken maksad olur; âhiret hayatı gaye iken âlet olur. Ameller riyânın kirli suyu ile bulanır, sular günahları arıtamayacak kadar kirlenir… Elmas camın, cam elmasın yerine geçer. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Gaflet perdesi kalkarsa nûr-ı Hakk ayân olur. Bu nazarla, her varlık îmânın ve tevhîdin birer delili olur. Akıl, manevi hazinelerin anahtarı; dünya, âhiretin tarlası bilinir. Ömür baştanbaşa hayırlı amellerle dolar, gerçek ömrün öte dünya olduğu idrak edilir. Bütün varlıkların Yaratan’ını tesbîh eden birer zâkir olduğu hakikati ortaya çıkar. Fakirlik zenginliğin; âcizlik, kuvvet ve kudretin sebebi olur. İnsan, fakriyle fahreder, acziyle ve zaafıyla mutlak Kudret’in kapısını çalar. Zamanın en güzel sesi ona daimâ “Eğer Allah’ı buldun ise bütün eşyâ senindir gör!” nidâsını haykırır. Ölümün, Hakiki Bâki olana kavuşma kapısı olduğu anlaşılır ve ancak bu mukaddes köprünün sevgiliyi sevgiliye kavuşturan köprü olabileceği görülür. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Ey nefis! [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Sen de gaflet perdeni yırt! [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Gerçek vuslatın Allah"a kavuştuğun gün olduğunu gör! [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Mevlânâ Hazretleri [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Ölüm gününü düğün gecesi" diye tavsîf eder; [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Sen de öldüğün günü gerçek düğün günün bil! [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Selam ve dua ile...[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ey nefis ‘O gün’ bugün değil, öldüğün gündür
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst