Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Ey PKK, sahi hiç pişman değil misin?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 163405" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: red">Mustafa Akyol</span></strong> - Star</p><p><strong><span style="color: red">2009-10-28</span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Silah bırakarak Habur’dan Türkiye’ye giren PKK militanlarının ağzından çıkan en çarpıcı laf, “pişman değiliz” beyanıydı. Son günlerde bazı “solcu” kalem sahipleri de bu söze sahip çıktı, “tabii, haklı adamlar, niye pişman olsunlar ki” mealinde şeyler demeye başladı. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Allah, Allah... Ortada pişmanlık duymayı gerektiren bir şeyler yok mu gerçekten? </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">PKK üyelerine soralım: </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">- 1970’lerin sonundan bugüne dek, sadece askeri hedeflere değil, sivillere de saldırmadınız mı? </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">- İdeolojinizi reddeden, sizle işbirliğine yanaşmayan nice Kürd’ü “hain” ilan edip yok etmediniz mi? Bunların bazılarının köylerini basıp, çoluk-çocuk demeden katliamdan geçirmediniz mi? </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">- Güneydoğu’ya zorunlu göreve giden öğretmenleri vurmadınız mı? İstanbul’da, turistik kentlerde, hatta Diyarbakır ortasında bombalar patlatıp hiçbir suçu olmayan sivilleri paramparça etmediniz mi? </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">- Türk devletine karşı “gerilla savaşı” yürüttünüz. Tamam. Ama öldürdüğünüz altı bini aşkın asker ve polisin birer “güvenlik görevlisi”nden öte birer “insan” olduğunu, arkalarında sönmüş ocaklar, kararmış hayatlar bıraktıklarını görmüyor musunuz? </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">- Kürt sorunundan ne haberdar ne de mesûl olan, ama 17-18 yaşında cepheye sürülüp sizin kurşunlarınızla can veren erler için, “iyi oldu, hak ettiler” diyebiliyor musunuz? Geride bıraktıkları gözü yaşlı annelerin, eşlerin ve çocukların yüzüne bakıp, “anadilde eğitim reformu gecikti, biz de kalktık sizin oğlunuzu, kocanızı, babanızı öldürdük” diyebilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bizim ülkede “devlet fetişizmi” olduğu için, bizimkiler size hep “devlete nasıl isyan edersiniz ulan!” diye köpürüyor. Oysa mesele bu değil. Bir devlet zalimse, ona karşı koyulur, anlarım. (Aslında en erdemli yöntem, Gandhi’nin yaptığı gibi “sivil” yani silahsız olanıdır, ama neyse, geçtik ondan.) </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mesele, yürüttüğünüz “silahlı isyan”ın bu ülkenin yüzbinlerce insanına yaşattığı acılardır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Davanızda haklı olduğunuza inanmaya devam edebilirsiniz. İnanmasaydınız zaten bu kadar sene sarp dağlarda ölüm tehdidi altında çileli bir hayat sürmezdiniz. Ancak, haklı olduğunu düşündüğünüz bu davanın, Türkiye’nin çoğunluğu için ne kadar büyük bir kabus olduğunu görmeniz, bu acıları biraz anlamaya, biraz empati kurmaya çalışmanız lazım. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Provoke etmeyin” derken kast edilen bu... “Adam gibi gelsinler” derken istenen bu...</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Zaten eğer Kürt sorunu çözülecek ve ülkeye gerçekten barış gelecekse, bu, başka her şeyden önce taraflar arasında insani bir dil kurulmasıyla mümkün olacak. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Türk tarafı”nın, onyıllar boyunca bir taraftan inkar ve asimilasyonla ezilen, öte yandan “kuyruklu Kürtler” diye aşağılanan insanların trajedisini anlaması; atılan dipçiklerin, yakılan köylerin, yapılan işkencelerin acısını paylaşması gerekiyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Kürt tarafı”nın ise PKK’nın bu toplum üzerinde estirdiği terörün bedelini görmesi, açılan derin yaraları daha da fazla kanatmak yerine sarmaya çalışması şart. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bilin ki eğer bu “empati”yi yaratamaz isek, “açılım”ı berhava etmekle kalmayacak, karşılıklı “nefret” üretmeye devam edeceğiz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ve bu işin sonu hiç iyi olmayacak.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 163405, member: 8679"] [B][COLOR=red]Mustafa Akyol[/COLOR][/B] - Star [B][COLOR=red]2009-10-28[/COLOR][/B] [B][COLOR=#ff0000][/COLOR][/B] [B][COLOR=#ff0000][/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Silah bırakarak Habur’dan Türkiye’ye giren PKK militanlarının ağzından çıkan en çarpıcı laf, “pişman değiliz” beyanıydı. Son günlerde bazı “solcu” kalem sahipleri de bu söze sahip çıktı, “tabii, haklı adamlar, niye pişman olsunlar ki” mealinde şeyler demeye başladı. Allah, Allah... Ortada pişmanlık duymayı gerektiren bir şeyler yok mu gerçekten? PKK üyelerine soralım: - 1970’lerin sonundan bugüne dek, sadece askeri hedeflere değil, sivillere de saldırmadınız mı? - İdeolojinizi reddeden, sizle işbirliğine yanaşmayan nice Kürd’ü “hain” ilan edip yok etmediniz mi? Bunların bazılarının köylerini basıp, çoluk-çocuk demeden katliamdan geçirmediniz mi? - Güneydoğu’ya zorunlu göreve giden öğretmenleri vurmadınız mı? İstanbul’da, turistik kentlerde, hatta Diyarbakır ortasında bombalar patlatıp hiçbir suçu olmayan sivilleri paramparça etmediniz mi? - Türk devletine karşı “gerilla savaşı” yürüttünüz. Tamam. Ama öldürdüğünüz altı bini aşkın asker ve polisin birer “güvenlik görevlisi”nden öte birer “insan” olduğunu, arkalarında sönmüş ocaklar, kararmış hayatlar bıraktıklarını görmüyor musunuz? - Kürt sorunundan ne haberdar ne de mesûl olan, ama 17-18 yaşında cepheye sürülüp sizin kurşunlarınızla can veren erler için, “iyi oldu, hak ettiler” diyebiliyor musunuz? Geride bıraktıkları gözü yaşlı annelerin, eşlerin ve çocukların yüzüne bakıp, “anadilde eğitim reformu gecikti, biz de kalktık sizin oğlunuzu, kocanızı, babanızı öldürdük” diyebilir misiniz? Bizim ülkede “devlet fetişizmi” olduğu için, bizimkiler size hep “devlete nasıl isyan edersiniz ulan!” diye köpürüyor. Oysa mesele bu değil. Bir devlet zalimse, ona karşı koyulur, anlarım. (Aslında en erdemli yöntem, Gandhi’nin yaptığı gibi “sivil” yani silahsız olanıdır, ama neyse, geçtik ondan.) Mesele, yürüttüğünüz “silahlı isyan”ın bu ülkenin yüzbinlerce insanına yaşattığı acılardır. Davanızda haklı olduğunuza inanmaya devam edebilirsiniz. İnanmasaydınız zaten bu kadar sene sarp dağlarda ölüm tehdidi altında çileli bir hayat sürmezdiniz. Ancak, haklı olduğunu düşündüğünüz bu davanın, Türkiye’nin çoğunluğu için ne kadar büyük bir kabus olduğunu görmeniz, bu acıları biraz anlamaya, biraz empati kurmaya çalışmanız lazım. “Provoke etmeyin” derken kast edilen bu... “Adam gibi gelsinler” derken istenen bu... Zaten eğer Kürt sorunu çözülecek ve ülkeye gerçekten barış gelecekse, bu, başka her şeyden önce taraflar arasında insani bir dil kurulmasıyla mümkün olacak. “Türk tarafı”nın, onyıllar boyunca bir taraftan inkar ve asimilasyonla ezilen, öte yandan “kuyruklu Kürtler” diye aşağılanan insanların trajedisini anlaması; atılan dipçiklerin, yakılan köylerin, yapılan işkencelerin acısını paylaşması gerekiyor. “Kürt tarafı”nın ise PKK’nın bu toplum üzerinde estirdiği terörün bedelini görmesi, açılan derin yaraları daha da fazla kanatmak yerine sarmaya çalışması şart. Bilin ki eğer bu “empati”yi yaratamaz isek, “açılım”ı berhava etmekle kalmayacak, karşılıklı “nefret” üretmeye devam edeceğiz. Ve bu işin sonu hiç iyi olmayacak.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Ey PKK, sahi hiç pişman değil misin?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst