Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Farkındalık
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 237175" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Allah’ın sahip ve hükümran olduğu şu dünya ve hayatında, bütün gayret Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmek olması gerekirken, bizlere ne oluyor ki nefsimizin kavgasına tutuşmuşuz?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Her şeyi geride bırakıp gidecekken, neden -sahip olmaklık uğruna- ebedi düşmanlıklar peşindeyiz?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Allah’ın hükümranlığında kullar olmak lazım gelirken, neden kula kulluk kavgaları içindeyiz?</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Farkındalık kelimesi; o güne kadar gözümüze çarpmayan bir şeyin tarafımızdan fark edilmesi veya çoktandır iç içe, yan yana olduğumuz bir şeyin farklı yönlerini anlamanın ifadesi olarak çıkmaktadır karşımıza. “Farkında mısın?” şeklinde başlayan cümleler kurmuş veya duymuşuzdur birçoğumuz.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bedîüzzaman Hazretleri, insanın dünyaya talim ile tekemmül etmek üzere gönderildiğini söylerken, aslında bu kelimenin de kapısını aralamış olmaktadır. Zira insan, bilmeyen olarak geldiği dünyada, her şeyi tek tek fark etmek zorundadır. Her şeyi ya bizzat fark edecek veya fark ettiğini zannettiği insanları takliden o şeyi anladığını varsayacaktır. Anladığını varsaydığı şeyi öyle kabul edecek ve ona karşı kendisinde bir tavır geliştirecektir. Mesela ateşe elini sokmayacaktır veya suya girecek fakat yüzme kurallarına dikkat edecektir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Gördüğümüz, tanıdığımız, anladığımız şeyler, elbette sadece bizim bildiğimiz ve anladığımız kadarıyla sınırlı değildir. Bir zaman bir arkadaş “Ateş ne yapar?” diye sormuştu. Ben de “Yakar” diye cevap vermiştim. Çünkü içine attığım bir şeyi yakıp kül ediyor, elimi soktuğumda ise elim yanıyor ve canım acıyordu. Fakat o “Hayır! Ateş yakmaz” dedi. “Nasıl olur? Biliyorum ki ateş yakar. Gözümle görüyorum ki, yakıyor.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Nefsimde yaşıyorum zira elim yanıyor” dedim. “Doğru” dedi. “Dediklerin gibi oluyor. Fakat ateş, Allah dilediği müddetçe yakar. Eğer o dilemezse yakmaz. Yani yakıcılık hususiyeti ateşin bizzat kendisinde yoktur. Yakan, Allah’tır ve ateşi vesile kılar” deyince, “Allah Allah!” demekten kendimi alamadım.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sonrasında tefekkür ettikçe gördüm ki, o arkadaşım sözlerinde ne kadar haklıymış. Zira ateşe su döktüğümde sönüyor, önüne gelen her şeyi yakamıyordu. Demek bizzat kendisine ait bir özellik değildi yakıcılığı. Hadd-i zatında ateş, birisinin var etmesiyle vardı. Diğer bütün ateşler de ve yakıcılıkları da önümdeki ateşi var edene aitti.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Peki su! Su kime aitti acaba? Ya sudaki özellikler, onlar nereden gelmişlerdi? Üzerine döktüğüm ateşi söndürüyordu. Ateşe malzeme olan oduna yani ağaca hayat oluyordu. Ateşten ya istifade eden ya da sıkıntı çeken bana dahi, hayat kaynağı hükmünde idi. Üzerinde yaşadığım dünyanın üçte ikisi onunla kaplıydı. “Evet” dedim kendi kendime. “Ateşin sahibi suyun da sahibidir.” Suyun sahibi ağacın da sahibidir. Ağacın sahibi benim de sahibimdir. Benim sahibim dünyanın da sahibidir. Zira her şey birbiriyle alakadar ve birbirini tanıyor ve hükmünü icra etmekte herhangi bir zorlukla karşılaşmıyordu. Hoş bir heyecan duyuyordum ruhumda ve denklem devam ediyordu. Dünyanın sahibi, güneşin ve güneş sisteminin de sahibiydi. Samanyolu galaksisi de ona aitti. Ve dahi bütün evren, bütün kozmos yani bütün kâinat onundu. Yani Allah’ın.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Farkında olduğum şu hakikat, ruhumda yaşadığım bu sevinç ifadesini, bütün kâinatın sahibi olan Allah’ın hak kelâmında buluyor ve dudaklarımdan “Lâ ilâhe illallah!” olarak dökülüyordu.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Hepimizin bildiği gibi şu kelam, tevhidin yani Allah’ı birlemenin ifadesidir. Evet, Allah vardır ve birdir. Yani her şeyin tasarrufu O’na aittir ve her şeyin dizgini O’nun elindedir. Biz ve etrafımızda fark ettiğimizi zannettiğimiz şeyler ise, aslında Allah’ın fark edilmesi içindir. O’nun fark edilmesi ve O’na marifetin yani O’nu tanımanın yolu Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (asm)’dan geçtiği içindir ki, bu cümle iman anahtarı olarak “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlüllah” olarak lisan-ı şeraite yerleşmiştir.</span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"></span> </p><p><strong><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">FARKINDA MISINIZ?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Dünyanın küçülüp bir köy hükmüne geldiği, Allah’ın ihsanı olarak teknolojinin gelişip uzakların yakın olduğu, bir kimsenin oturduğu yerden başka yerlerdeki işleri yapıp denetleyebildiği zamanın insanları yani bizler, artık biliyoruz ki, gözümüze sınırsız dediğimiz kâinat, Allah’ın kudretine küçüktür. Allah’ın rahmeti, her tarafı kuşatıcıdır. Kainat ve içindekilerin sahibi, Allah’tır.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Güneşi kendine musahhar edemeyen insan, rızkını kendisi kazanıyor değildir. Yani elmayı ağacın dalına insan asmadığı gibi, başka hiçbir sebep de buna muktedir olamaz demektir. Kimse nerede doğacağına, hangi ana babanın çocuğu olacağına, rengine ve şekline kendisi karar verememektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Elhasıl, Allah’ın sahip ve hükümran olduğu şu dünya ve hayatında, bütün gayret Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmek olması gerekirken, bizlere ne oluyor ki nefsimizin kavgasına tutuşmuşuz? Her şeyi geride bırakıp gidecekken, neden -sahip olmaklık uğruna- ebedi düşmanlıklar peşindeyiz? Allah’ın hükümranlığında kullar olmak lazım gelirken, neden kula kulluk kavgaları içindeyiz?</span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"></span><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Farkında mıyız? Ölüm var!</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Farkında mıyız? Allah var!</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Farkında mıyız? Ölümden sonra yepyeni ve daimi bir hayat var!</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">İsterseniz farkındalığın en güzel ifadelerinden birisini Rabbimizden dinleyelim: “Ey iman edenler, iman ediniz…” (Nisa Suresi, 136)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red">Metin Said SERDENGEÇTİ</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 237175, member: 1003203"] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Allah’ın sahip ve hükümran olduğu şu dünya ve hayatında, bütün gayret Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmek olması gerekirken, bizlere ne oluyor ki nefsimizin kavgasına tutuşmuşuz?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Her şeyi geride bırakıp gidecekken, neden -sahip olmaklık uğruna- ebedi düşmanlıklar peşindeyiz?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Allah’ın hükümranlığında kullar olmak lazım gelirken, neden kula kulluk kavgaları içindeyiz?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Farkındalık kelimesi; o güne kadar gözümüze çarpmayan bir şeyin tarafımızdan fark edilmesi veya çoktandır iç içe, yan yana olduğumuz bir şeyin farklı yönlerini anlamanın ifadesi olarak çıkmaktadır karşımıza. “Farkında mısın?” şeklinde başlayan cümleler kurmuş veya duymuşuzdur birçoğumuz. Bedîüzzaman Hazretleri, insanın dünyaya talim ile tekemmül etmek üzere gönderildiğini söylerken, aslında bu kelimenin de kapısını aralamış olmaktadır. Zira insan, bilmeyen olarak geldiği dünyada, her şeyi tek tek fark etmek zorundadır. Her şeyi ya bizzat fark edecek veya fark ettiğini zannettiği insanları takliden o şeyi anladığını varsayacaktır. Anladığını varsaydığı şeyi öyle kabul edecek ve ona karşı kendisinde bir tavır geliştirecektir. Mesela ateşe elini sokmayacaktır veya suya girecek fakat yüzme kurallarına dikkat edecektir. Gördüğümüz, tanıdığımız, anladığımız şeyler, elbette sadece bizim bildiğimiz ve anladığımız kadarıyla sınırlı değildir. Bir zaman bir arkadaş “Ateş ne yapar?” diye sormuştu. Ben de “Yakar” diye cevap vermiştim. Çünkü içine attığım bir şeyi yakıp kül ediyor, elimi soktuğumda ise elim yanıyor ve canım acıyordu. Fakat o “Hayır! Ateş yakmaz” dedi. “Nasıl olur? Biliyorum ki ateş yakar. Gözümle görüyorum ki, yakıyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Nefsimde yaşıyorum zira elim yanıyor” dedim. “Doğru” dedi. “Dediklerin gibi oluyor. Fakat ateş, Allah dilediği müddetçe yakar. Eğer o dilemezse yakmaz. Yani yakıcılık hususiyeti ateşin bizzat kendisinde yoktur. Yakan, Allah’tır ve ateşi vesile kılar” deyince, “Allah Allah!” demekten kendimi alamadım. Sonrasında tefekkür ettikçe gördüm ki, o arkadaşım sözlerinde ne kadar haklıymış. Zira ateşe su döktüğümde sönüyor, önüne gelen her şeyi yakamıyordu. Demek bizzat kendisine ait bir özellik değildi yakıcılığı. Hadd-i zatında ateş, birisinin var etmesiyle vardı. Diğer bütün ateşler de ve yakıcılıkları da önümdeki ateşi var edene aitti. Peki su! Su kime aitti acaba? Ya sudaki özellikler, onlar nereden gelmişlerdi? Üzerine döktüğüm ateşi söndürüyordu. Ateşe malzeme olan oduna yani ağaca hayat oluyordu. Ateşten ya istifade eden ya da sıkıntı çeken bana dahi, hayat kaynağı hükmünde idi. Üzerinde yaşadığım dünyanın üçte ikisi onunla kaplıydı. “Evet” dedim kendi kendime. “Ateşin sahibi suyun da sahibidir.” Suyun sahibi ağacın da sahibidir. Ağacın sahibi benim de sahibimdir. Benim sahibim dünyanın da sahibidir. Zira her şey birbiriyle alakadar ve birbirini tanıyor ve hükmünü icra etmekte herhangi bir zorlukla karşılaşmıyordu. Hoş bir heyecan duyuyordum ruhumda ve denklem devam ediyordu. Dünyanın sahibi, güneşin ve güneş sisteminin de sahibiydi. Samanyolu galaksisi de ona aitti. Ve dahi bütün evren, bütün kozmos yani bütün kâinat onundu. Yani Allah’ın. Farkında olduğum şu hakikat, ruhumda yaşadığım bu sevinç ifadesini, bütün kâinatın sahibi olan Allah’ın hak kelâmında buluyor ve dudaklarımdan “Lâ ilâhe illallah!” olarak dökülüyordu. Hepimizin bildiği gibi şu kelam, tevhidin yani Allah’ı birlemenin ifadesidir. Evet, Allah vardır ve birdir. Yani her şeyin tasarrufu O’na aittir ve her şeyin dizgini O’nun elindedir. Biz ve etrafımızda fark ettiğimizi zannettiğimiz şeyler ise, aslında Allah’ın fark edilmesi içindir. O’nun fark edilmesi ve O’na marifetin yani O’nu tanımanın yolu Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (asm)’dan geçtiği içindir ki, bu cümle iman anahtarı olarak “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlüllah” olarak lisan-ı şeraite yerleşmiştir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=black] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/COLOR] [B][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]FARKINDA MISINIZ?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Dünyanın küçülüp bir köy hükmüne geldiği, Allah’ın ihsanı olarak teknolojinin gelişip uzakların yakın olduğu, bir kimsenin oturduğu yerden başka yerlerdeki işleri yapıp denetleyebildiği zamanın insanları yani bizler, artık biliyoruz ki, gözümüze sınırsız dediğimiz kâinat, Allah’ın kudretine küçüktür. Allah’ın rahmeti, her tarafı kuşatıcıdır. Kainat ve içindekilerin sahibi, Allah’tır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Güneşi kendine musahhar edemeyen insan, rızkını kendisi kazanıyor değildir. Yani elmayı ağacın dalına insan asmadığı gibi, başka hiçbir sebep de buna muktedir olamaz demektir. Kimse nerede doğacağına, hangi ana babanın çocuğu olacağına, rengine ve şekline kendisi karar verememektedir. Elhasıl, Allah’ın sahip ve hükümran olduğu şu dünya ve hayatında, bütün gayret Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmek olması gerekirken, bizlere ne oluyor ki nefsimizin kavgasına tutuşmuşuz? Her şeyi geride bırakıp gidecekken, neden -sahip olmaklık uğruna- ebedi düşmanlıklar peşindeyiz? Allah’ın hükümranlığında kullar olmak lazım gelirken, neden kula kulluk kavgaları içindeyiz?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=black] [/COLOR][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Farkında mıyız? Ölüm var![/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Farkında mıyız? Allah var![/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]Farkında mıyız? Ölümden sonra yepyeni ve daimi bir hayat var![/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][COLOR=black]İsterseniz farkındalığın en güzel ifadelerinden birisini Rabbimizden dinleyelim: “Ey iman edenler, iman ediniz…” (Nisa Suresi, 136)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [COLOR=red]Metin Said SERDENGEÇTİ[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Farkındalık
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst