Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Fatih Erbakan 'Kayıp trilyonu' anlattı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nuriye" data-source="post: 129596" data-attributes="member: 9424"><p><img src="http://www.yazete.com/pics/news/240520091206488355463_2.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <strong>Fatih Erbakan, "Ferrarim yok" dedi, kayıp 1 trilyon için şu cevabı verdi: 1 trilyon nedir ki!</strong></p><p> [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]<span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Babanızın siyaset yasağı kalktıktan sonra hayatınızda değişen bir şey oldu mu?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Değişen şu; hem biz hem de Milli Görüş camiası böyle bir uygulamanın ortadan kalkmasına çok memnun ve bahtiyar olduk.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Babanız hasta mı? Eskisi kadar dinç görünmüyor...</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Babamın sağlık problemleri devam ediyor. En önemlisi yürüme problemi. Bel kemiğinde eğrilikten kaynaklanan bir sorun var.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Babanız sizi işaret etmişti ama aktif siyasete atılmadınız, neden?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">İşaret etmek diye bir şey olmadı. Ben Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyesiyim. Siyasetin aktif olarak içerisindeyim.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Saadet Partisi’nin genel başkanı kim, lideri kim?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Partinin lideri de resmi genel başkanı da Numan Kurtulmuş’tur.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Aktif siyaset yapacak mısınız? Başbakan olmak istiyor musunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hem Milli Görüş camiasına hem de milletime hizmet etmek isteyen biriyim. Babam, partiye girdiğimde fikri sorulduğunda, “Terlemek için girdi” dedi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>BİR TRİLYON BİR ŞEY DEĞİL</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kayıp trilyon davasında da babanızla birlikte yargılanan isimlerden biri. Bu para ne oldu? </strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Paranın nereye gittiği apaçık ortada. Mahkemeye sunduğumuz yüzlerce çuval delil var, çuvallarda da o dönemde Refah Partisi’nin yaptığı harcamaların faturaları bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Nerelere harcandı?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Örneğin parti teşkilatı Bahçelievler’de çocuklara sünnet yapmış. Falanca yerde partinin çay ocağına çay ve şeker alınmış, onun masrafları var.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Ama bir trilyondan bahsediyoruz</strong>.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Refah Partisi dört milyon üyesi olan bir parti. Şimdi partiler 150-200 trilyon alıyor. Yani o bir trilyon hiçbir şey değil. Çoğu zaman hem seçimlerde hem de rutin işlerimizde partililerimizin katkılarıyla, aidatlarıyla yürüyen bir durum bu.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Bir de babanız mal varlığı dökümü verilirken 147 kilo altınınız olduğunu açıklamıştı. Bu altınlar nerede? Evde bir kasanız mı var?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bu BBC’deki Hard Talk’a döndü. Altınlarla ilgili konu şu; o zaman bütün liderler mal varlığını açıklarken, babamdan açıklaması istendiğinde dürüst ve şeffaf bir şekilde açıkladı ve mal varlığının altın olarak karşılığını söyledi. Ondan dolayı da büyük bir tantana koparıldı. Orada açıklanan 300-350 bin mark piyasa değeri olan altın, ama çok büyük bir hazineymiş gibi söyleniyor.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Altınınız yok yani...</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Yok.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Nasıl geçiniyorsunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Beş yıllık evliyim. Başkent Üniversitesi’nde yönetim ve organizasyon alanında doktora yapıyorum. Mühendislikten üniversiteden sonra ayrılmış oldum. Eşim de ev hanımı. Yönetim ve organizasyon alanında önemli bilgiler kazandığım için birtakım tanıdığımız kimselerin firmalarında danışmanlık yapıyorum. Onlar da bundan istifade ediyor. O şekilde geçiniyoruz.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>DAHA ÇOK ANNEME BENZERİM</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Peki sizce Necmettin Erbakan’ın oğlu olmak şans mı şanssızlık mı?</strong> </span></p><p><span style="font-size: 10px">Babam bütün hayatını tüm insanlığa hizmet etmek ve ezilenlerin kurtuluşu için mücadeleye adamış bir insan. Böyle birinin oğlu olmak hem çok ağır bir yük ve sorumluluk hem de çok büyük bir şeref ve bahtiyarlık.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Daha çok annenize mi yoksa babanıza mı benziyorsunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Her ikisinden de aldığım özellikler var. Samimi olarak cevaplamak gerikirse, belki biraz daha anneme benzemiş olabilirim.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Babanız çok küçük yaşlarda namaz kılmaya ve oruç tutmaya başlamış. İlk orucunuzu ne zaman tuttuğunuzu, kaç yaşında namaz kıldığınızı hatırlıyor musunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">10 yaşında, ilkokul dörtteyken beş vakit namaza başlamıştım. Kimsenin bu konuda bir telkini olmadı. Oruç tutmaya da 12 ya da 13 yaşında başlamış olmam lazım. Dindar bir birey olarak yetişmiş oldum.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Babanız ya da annenizden fiske yemişliğiniz var mı?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Yok, hayır. En fazla sesleri yükselmiştir. Hatta babamın sesi bile yükselmemiştir, çünkü biz çocukken evdeki konularla daha ziyade annem ilgilenirdi. Sesini yükseltmesi gereken de annemdi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Modayı takip ediyor musunuz? Sizi saçlarınız briyantinli, Versace kravatlı biri olarak hatırlıyorum.</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">O zaman öyle bir furya vardı. Babam da kullandığı için herhalde ona da özeniyordum. O kravatlarım hâlâ duruyor. Şimdi çok dikkat çeker diye pek kullanmıyorum. Aslında artık pek kravat da takmıyorum, daha spor kıyafetlere yöneldim 30 yaşına gelince. Modayı takip etmiyorum. Ama uyumlu, şık ve temiz giyinmeyi severim. Bu her Müslüman için de bir vecibedir aslında.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Siz hep parmakla gösterilen miydiniz?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">“Fatih Erbakan bak bu” diye gösterdiler.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>28 ŞUBAT’TA NELER OLDU</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Babanıza kim bakıyor?</strong> </span></p><p><span style="font-size: 10px">Yürüme problemi olduğu için birisi refakat ediyor. Onun dışındaki bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılıyor. Biz de hiç yalnız bırakmıyoruz.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>28 Şubat döneminde evde gerginlik oldu mu?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Annemle babamın yıllarını verdiği hareketin birinci parti olduğu bir anda kapatılması üzücüydü. Aramızda en metin olan babamdı. O haberi aldıktan bir saat sonra Bursa’ya iftara gitti.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Türkiye’de Milli Görüş iktidar olursa kadınlar başı açık dolaşamayacak mı?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Dolaşacak. Cenabı Allah insanları özgür bırakmış. Sizi yaratmış ama günah işleme, başınızı açma gibi her türlü özgürlüğü vermiş.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Ben şu anda günah mı işliyorum?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Tabii, ama bu günah kelimesini kötü insan gibi göstermemek lazım. Günahların son nefese kadar affolma imkanı var.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>ANNEM DUASI MAKBUL BİR İNSANDI</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Anneniz babanız erkek evlat olarak sizi ayrı bir yere koyar mıydı?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hem ablamları kendi arasında ayırmamaya hem de beni farklı bir yere koymamaya çok büyük özen gösterirlerdi. Bilhassa annem, evlatlardan birine özel muamele yapılıp onun kendisini ayrıcaklı hissetmesine karşı olan biriydi.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Arkadaşlarımıza, gidip geldiğimiz yerlere çok dikkat ederdi. Hatta, biz Aşağı Ayrancı’da otururken mahalledeki arkadaşlarımla dışarıda çok fazla oynayamazdım. “Birisi tanıyıp çocuğu kaçırabilir mi” gibi endişeleri olurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Koruyucu tutumu sizi bunaltmadı mı?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Annem benim gözümde çok ayrı bir yere sahip bir insan olduğu için koruyucu</span></p><p><span style="font-size: 10px">tavrını anlayışla karşıladım.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Nasıl etkiledi annenizin yokluğu sizi, boşluğa düştünüz mü?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Annem her bakımdan çok üst düzey düşünen bir insandı. Bir diğer özelliği de babamın konumundan dolayı çok zor günler yaşarken onun yokluğunda bize hem babalık hem de annelik yapmasıdır.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Peki kendinize eş ararken annenizdeki özelliklere sahip olmasını istediniz mi?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Tabii insan onu arıyor. Kız çocukları da galiba babalarındaki özellikleri ararlarmış.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Psikolojideki Oidupus kompleksi durumu...</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Evet. Onun için ben de tabii aradım. Annemin bir diğer özelliği de duası makbul bir insan olmasıydı.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Annenizin dua ettiği ve mucize gibi gerçekleşen bir olay var mı?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">İngiltere’ye alışma konusunda birtakım psikolojik problemlerim olmuştu. Telefon edip dua etmesini istemiştim. Hakikaten çok bariz bir ilaç almış gibi sıkıntılarım geçti.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>FERRARİ'Sİ VAR MI?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Sizin otomobil merakınız var. Bir Ferrari’niz olduğu söyleniyor.</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">(Gülüyor) Allah Allah, Ferrari’m hiçbir zaman olmadı. Bir Mercedes’im vardı. 96 senesinde ikinci el olarak aldığımız bir arabaydı. İlk arabama yaklaşık beş sene bindim. İkincisine yedi, şimdiki arabam 10 yaşında.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Bir otomobil kazası var korumanızın üstlendiği söylenen.</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Koruma görevlimin kullandığı araç, ben kullanıyormuşum gibi yansıtıldı. Benim üzerimden babamı ve iktidarı yıpratma amaçlı yapılan hareketlerden biriydi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Kazayı hatırlıyor musunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Karşımıza birisi çıktı, yer ıslaktı, fren mesafesi yeterli olmadı. Teyzemin oğlu o gün Ankara’da bir gazete bürosuna gidiyor. Orada korumamın yaptığı kazayla ilgili haber geliyor. İşiyle uğraşırken, “Başbakanın oğlu kaza yapmış, ehliyeti var mı” diyorlar. “Ona bir bakmak lazım” diyor biri. “Olsun, biz yok yazalım” dediklerini duyuyor.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Peki var mıydı ehliyetiniz?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ehliyetim yoktu ama kazayı ben yapmadım ki.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>EŞİMLE ÖYLECE KARŞILAŞTIK</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Eşinizle nerede tanıştınız?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ailesi Molu Mücevher’in sahibi. Düğünlerde hediye alınması gerektiğinde oradan alışveriş ederken annemler tanışıyor. Eşimin dedesi Kayhan Molu Bey, Mehmet Zahid Kutku Hazretlerinin müridi. Babam da oradan kendisiyle tanışıyor. Bir kış günü tesadüfen bizimkiler bayram tebriğine giderlerken ben de yanlarındaydım. O ziyaret esnasında karşılaştık.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Aşık mı oldunuz o anda?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">(Gülüyor) Tabii ki, insanın eşini duygusal olarak sevmesi lazım.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Yoksa aileleriniz sizi özellikle mi karşılaştırdı?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Planlı bir şey değildi. Öylece karşılaştık. Sonra arkası geldi.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Annenize “Ben çok beğendim bu kızı, gidip isteyelim mi” dediniz.</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Uygun birisi olduğunu söyledim. Onlar da memnun oldu.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Necmettin Bey sizden torun istemiyor mu?</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px">Söylemez ama mutlaka istiyordur. İnşallah, Allah en kısa zamanda nasip eder.</span>[/FONT]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nuriye, post: 129596, member: 9424"] [IMG]http://www.yazete.com/pics/news/240520091206488355463_2.jpg[/IMG] [B]Fatih Erbakan, "Ferrarim yok" dedi, kayıp 1 trilyon için şu cevabı verdi: 1 trilyon nedir ki![/B] [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][SIZE=2] [B]Babanızın siyaset yasağı kalktıktan sonra hayatınızda değişen bir şey oldu mu?[/B] Değişen şu; hem biz hem de Milli Görüş camiası böyle bir uygulamanın ortadan kalkmasına çok memnun ve bahtiyar olduk. [B]Babanız hasta mı? Eskisi kadar dinç görünmüyor...[/B] Babamın sağlık problemleri devam ediyor. En önemlisi yürüme problemi. Bel kemiğinde eğrilikten kaynaklanan bir sorun var. [B]Babanız sizi işaret etmişti ama aktif siyasete atılmadınız, neden?[/B] İşaret etmek diye bir şey olmadı. Ben Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyesiyim. Siyasetin aktif olarak içerisindeyim. [B]Saadet Partisi’nin genel başkanı kim, lideri kim?[/B] Partinin lideri de resmi genel başkanı da Numan Kurtulmuş’tur. [B]Aktif siyaset yapacak mısınız? Başbakan olmak istiyor musunuz?[/B] Hem Milli Görüş camiasına hem de milletime hizmet etmek isteyen biriyim. Babam, partiye girdiğimde fikri sorulduğunda, “Terlemek için girdi” dedi. [B]BİR TRİLYON BİR ŞEY DEĞİL[/B] [B]Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kayıp trilyon davasında da babanızla birlikte yargılanan isimlerden biri. Bu para ne oldu? [/B] Paranın nereye gittiği apaçık ortada. Mahkemeye sunduğumuz yüzlerce çuval delil var, çuvallarda da o dönemde Refah Partisi’nin yaptığı harcamaların faturaları bulunuyor. [B]Nerelere harcandı?[/B] Örneğin parti teşkilatı Bahçelievler’de çocuklara sünnet yapmış. Falanca yerde partinin çay ocağına çay ve şeker alınmış, onun masrafları var. [B]Ama bir trilyondan bahsediyoruz[/B]. Refah Partisi dört milyon üyesi olan bir parti. Şimdi partiler 150-200 trilyon alıyor. Yani o bir trilyon hiçbir şey değil. Çoğu zaman hem seçimlerde hem de rutin işlerimizde partililerimizin katkılarıyla, aidatlarıyla yürüyen bir durum bu. [B]Bir de babanız mal varlığı dökümü verilirken 147 kilo altınınız olduğunu açıklamıştı. Bu altınlar nerede? Evde bir kasanız mı var?[/B] Bu BBC’deki Hard Talk’a döndü. Altınlarla ilgili konu şu; o zaman bütün liderler mal varlığını açıklarken, babamdan açıklaması istendiğinde dürüst ve şeffaf bir şekilde açıkladı ve mal varlığının altın olarak karşılığını söyledi. Ondan dolayı da büyük bir tantana koparıldı. Orada açıklanan 300-350 bin mark piyasa değeri olan altın, ama çok büyük bir hazineymiş gibi söyleniyor. [B]Altınınız yok yani...[/B] Yok. [B]Nasıl geçiniyorsunuz?[/B] Beş yıllık evliyim. Başkent Üniversitesi’nde yönetim ve organizasyon alanında doktora yapıyorum. Mühendislikten üniversiteden sonra ayrılmış oldum. Eşim de ev hanımı. Yönetim ve organizasyon alanında önemli bilgiler kazandığım için birtakım tanıdığımız kimselerin firmalarında danışmanlık yapıyorum. Onlar da bundan istifade ediyor. O şekilde geçiniyoruz. [B]DAHA ÇOK ANNEME BENZERİM[/B] [B]Peki sizce Necmettin Erbakan’ın oğlu olmak şans mı şanssızlık mı?[/B] Babam bütün hayatını tüm insanlığa hizmet etmek ve ezilenlerin kurtuluşu için mücadeleye adamış bir insan. Böyle birinin oğlu olmak hem çok ağır bir yük ve sorumluluk hem de çok büyük bir şeref ve bahtiyarlık. [B]Daha çok annenize mi yoksa babanıza mı benziyorsunuz?[/B] Her ikisinden de aldığım özellikler var. Samimi olarak cevaplamak gerikirse, belki biraz daha anneme benzemiş olabilirim. [B]Babanız çok küçük yaşlarda namaz kılmaya ve oruç tutmaya başlamış. İlk orucunuzu ne zaman tuttuğunuzu, kaç yaşında namaz kıldığınızı hatırlıyor musunuz?[/B] 10 yaşında, ilkokul dörtteyken beş vakit namaza başlamıştım. Kimsenin bu konuda bir telkini olmadı. Oruç tutmaya da 12 ya da 13 yaşında başlamış olmam lazım. Dindar bir birey olarak yetişmiş oldum. [B]Babanız ya da annenizden fiske yemişliğiniz var mı?[/B] Yok, hayır. En fazla sesleri yükselmiştir. Hatta babamın sesi bile yükselmemiştir, çünkü biz çocukken evdeki konularla daha ziyade annem ilgilenirdi. Sesini yükseltmesi gereken de annemdi. [B]Modayı takip ediyor musunuz? Sizi saçlarınız briyantinli, Versace kravatlı biri olarak hatırlıyorum.[/B] O zaman öyle bir furya vardı. Babam da kullandığı için herhalde ona da özeniyordum. O kravatlarım hâlâ duruyor. Şimdi çok dikkat çeker diye pek kullanmıyorum. Aslında artık pek kravat da takmıyorum, daha spor kıyafetlere yöneldim 30 yaşına gelince. Modayı takip etmiyorum. Ama uyumlu, şık ve temiz giyinmeyi severim. Bu her Müslüman için de bir vecibedir aslında. [B]Siz hep parmakla gösterilen miydiniz?[/B] “Fatih Erbakan bak bu” diye gösterdiler. [B]28 ŞUBAT’TA NELER OLDU[/B] [B]Babanıza kim bakıyor?[/B] Yürüme problemi olduğu için birisi refakat ediyor. Onun dışındaki bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılıyor. Biz de hiç yalnız bırakmıyoruz. [B]28 Şubat döneminde evde gerginlik oldu mu?[/B] Annemle babamın yıllarını verdiği hareketin birinci parti olduğu bir anda kapatılması üzücüydü. Aramızda en metin olan babamdı. O haberi aldıktan bir saat sonra Bursa’ya iftara gitti. [B]Türkiye’de Milli Görüş iktidar olursa kadınlar başı açık dolaşamayacak mı?[/B] Dolaşacak. Cenabı Allah insanları özgür bırakmış. Sizi yaratmış ama günah işleme, başınızı açma gibi her türlü özgürlüğü vermiş. [B]Ben şu anda günah mı işliyorum?[/B] Tabii, ama bu günah kelimesini kötü insan gibi göstermemek lazım. Günahların son nefese kadar affolma imkanı var. [B]ANNEM DUASI MAKBUL BİR İNSANDI[/B] [B]Anneniz babanız erkek evlat olarak sizi ayrı bir yere koyar mıydı?[/B] Hem ablamları kendi arasında ayırmamaya hem de beni farklı bir yere koymamaya çok büyük özen gösterirlerdi. Bilhassa annem, evlatlardan birine özel muamele yapılıp onun kendisini ayrıcaklı hissetmesine karşı olan biriydi. Arkadaşlarımıza, gidip geldiğimiz yerlere çok dikkat ederdi. Hatta, biz Aşağı Ayrancı’da otururken mahalledeki arkadaşlarımla dışarıda çok fazla oynayamazdım. “Birisi tanıyıp çocuğu kaçırabilir mi” gibi endişeleri olurdu. [B]Koruyucu tutumu sizi bunaltmadı mı?[/B] Annem benim gözümde çok ayrı bir yere sahip bir insan olduğu için koruyucu tavrını anlayışla karşıladım. [B]Nasıl etkiledi annenizin yokluğu sizi, boşluğa düştünüz mü?[/B] Annem her bakımdan çok üst düzey düşünen bir insandı. Bir diğer özelliği de babamın konumundan dolayı çok zor günler yaşarken onun yokluğunda bize hem babalık hem de annelik yapmasıdır. [B]Peki kendinize eş ararken annenizdeki özelliklere sahip olmasını istediniz mi?[/B] Tabii insan onu arıyor. Kız çocukları da galiba babalarındaki özellikleri ararlarmış. [B]Psikolojideki Oidupus kompleksi durumu...[/B] Evet. Onun için ben de tabii aradım. Annemin bir diğer özelliği de duası makbul bir insan olmasıydı. [B]Annenizin dua ettiği ve mucize gibi gerçekleşen bir olay var mı?[/B] İngiltere’ye alışma konusunda birtakım psikolojik problemlerim olmuştu. Telefon edip dua etmesini istemiştim. Hakikaten çok bariz bir ilaç almış gibi sıkıntılarım geçti. [B]FERRARİ'Sİ VAR MI?[/B] [B]Sizin otomobil merakınız var. Bir Ferrari’niz olduğu söyleniyor.[/B] (Gülüyor) Allah Allah, Ferrari’m hiçbir zaman olmadı. Bir Mercedes’im vardı. 96 senesinde ikinci el olarak aldığımız bir arabaydı. İlk arabama yaklaşık beş sene bindim. İkincisine yedi, şimdiki arabam 10 yaşında. [B]Bir otomobil kazası var korumanızın üstlendiği söylenen.[/B] Koruma görevlimin kullandığı araç, ben kullanıyormuşum gibi yansıtıldı. Benim üzerimden babamı ve iktidarı yıpratma amaçlı yapılan hareketlerden biriydi. [B]Kazayı hatırlıyor musunuz?[/B] Karşımıza birisi çıktı, yer ıslaktı, fren mesafesi yeterli olmadı. Teyzemin oğlu o gün Ankara’da bir gazete bürosuna gidiyor. Orada korumamın yaptığı kazayla ilgili haber geliyor. İşiyle uğraşırken, “Başbakanın oğlu kaza yapmış, ehliyeti var mı” diyorlar. “Ona bir bakmak lazım” diyor biri. “Olsun, biz yok yazalım” dediklerini duyuyor. [B]Peki var mıydı ehliyetiniz?[/B] Ehliyetim yoktu ama kazayı ben yapmadım ki. [B]EŞİMLE ÖYLECE KARŞILAŞTIK[/B] [B]Eşinizle nerede tanıştınız?[/B] Ailesi Molu Mücevher’in sahibi. Düğünlerde hediye alınması gerektiğinde oradan alışveriş ederken annemler tanışıyor. Eşimin dedesi Kayhan Molu Bey, Mehmet Zahid Kutku Hazretlerinin müridi. Babam da oradan kendisiyle tanışıyor. Bir kış günü tesadüfen bizimkiler bayram tebriğine giderlerken ben de yanlarındaydım. O ziyaret esnasında karşılaştık. [B]Aşık mı oldunuz o anda?[/B] (Gülüyor) Tabii ki, insanın eşini duygusal olarak sevmesi lazım. [B]Yoksa aileleriniz sizi özellikle mi karşılaştırdı?[/B] Planlı bir şey değildi. Öylece karşılaştık. Sonra arkası geldi. [B]Annenize “Ben çok beğendim bu kızı, gidip isteyelim mi” dediniz.[/B] Uygun birisi olduğunu söyledim. Onlar da memnun oldu. [B]Necmettin Bey sizden torun istemiyor mu?[/B] Söylemez ama mutlaka istiyordur. İnşallah, Allah en kısa zamanda nasip eder.[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Fatih Erbakan 'Kayıp trilyonu' anlattı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst