Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Fatiha & Bakara 26/53
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Kýrýk Testi" data-source="post: 365089" data-attributes="member: 358"><p style="text-align: center">[MEDIA=youtube]ZKl3TKKAMk0[/MEDIA]</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'time'"><span style="color: #ff8c00">26. Şüphesiz Al<span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">lah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Bu âyette, sivrisinek ve ondan daha zayıf yaratıklarla temsil getirilmesini küçümseyenlerin aslında kendilerinin küçük ve değersiz oldukları, o yüzden Allah’a iman etmedikleri anlatılmış, bunlara değer verip iman edenlerin ise akıllı ve değerli kimseler oldukları bildirilmiştir. Bunlar birer imtihandır. İnsanlardan bir kısmı iman eder, imtihanı kazanır, bir kısmı da kaybeder.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">27. Onlar öyle (fâsıklar) ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın, ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Fâsık, hak yoldan sapan kimsedir. Kesin olarak verilen söz de ehl-i kitabın Tevrat ve İncil’de geleceği bildirilen âhir zaman Peygamberine iman edeceklerini söylemeleridir ki, gelince iman etmediler ve sözlerinde durmadılar. İslâm’ın çok değer verdiği akraba, komşu ve yakınlarla ilgilenip bunlara yardım etmeyi terkettiler, fitne ve fesat unsuru oldular, böylece hem dünyada hem de ahirette zarar gördüler.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">28. Siz cansız iken size can veren Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi diriltecek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Bu âyette, insanın ilk yaratılmasından önceki haline «ölü» denilmesi, bazılarının iddia ettikleri gibi tenâsüh ile ilgili değildir. Âyette insan hayatının üç safhası anlatılmıştır: Yoktan yaratılma, ölüm, ahirette tekrar dirilme. Esasen tenâsüh düşüncesi, her insanın kendi amelinden sorumluluğu ve dolayısıyla adalet ilkesine ters düşmektedir.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">29. O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra (kendine has bir şekilde) semaya yöneldi, onu yedi gök olarak yaratıp düzenledi (tanzim etti). O, her şeyi hakkıyla bilendir.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">30. Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Halife, vekil ve temsilci demektir. Allah, yeryüzünde iradesini temsil etmek üzere insanı yaratmış, orada ilâhî hükümranlığı gerçekleştirme görevini de ona vermiştir.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">31. Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">32. Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">33. (Bunun üzerine<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite1" alt=":)" title="Smile :)" loading="lazy" data-shortname=":)" /> Ey Âdem! Eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi. Âdem onların isimlerini onlara anlatınca: Ben size, muhakkak semâvat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim? dedi.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">34. Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">Bundan sonra Hz. Âdem ve nesli, aslı cinlerden olup, sonra şeytanların başı olan İblis ve nesline uyup uymamakta sınanacaklardır.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">35. Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin (Havva) beraberce cennete yerleşin; orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yeyin; sadece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz her ikiniz de kendine kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">36. Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">37. Bu durum devam ederken Âdem, Rabbinden bir takım ilhamlar aldı ve derhal tevbe etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Hz. Âdem’in Rabbinden aldığı ilhamlar hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bu ilhamlar, onu ikaz ve irşat mahiyetinde tavsiyelerdir. İbn Mes’ûd’a göre namazlara başlarken okuduğumuz «Sübhâneke», Hz. Âdem tarafından o zaman söylenmiş bir tesbih ve duadır.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">38. Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">39. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir, onlar orada ebedî kalırlar.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">40. Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vâdettiklerimi vereyim. Yalnızca benden korkun.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">41. Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin. Sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">42. Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">43. Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">44. (Ey bilginler!) Sizler Kitab'ı (Tevrat'ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğiniz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">45. Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Âyette geçen sabırdan maksadın oruç olduğu söylenmiştir. Oruç ve namaz, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu giderir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar. Taberânî’nin rivayetine göre, Resûlullah (s.a.) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı. «Allah’a saygıdan kalbi ürperenler» diye tercüme edilen «hâşiîn» zümresine namaz kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söylemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar Allah sevgisi ile kalpleri dolmuş kimselerdir.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">46. Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">47. Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi (bir zamanlar) cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Kendi içinden peygamber gönderilen millet, o anda diğer kavimlerden üstündür. Zira Cenab-ı Allah, milletler arasından o kavmi ve onlardan da o şahsı seçmiştir. Dolayısıyla önce peygamber, sonra ailesi daha sonra da milleti bir şeref kazanmıştır. İçinden peygamber gönderilen milletin bir yönden üstünlüğü vardır, diğer yönden de sorumluluğu daha fazladır. Nitekim bu âyette üstünlüğü bildirilen Benî İsrail hakkında aynı sûrenin 61. âyetinde onların zillet ve meskenete dûçar oldukları, Allah’ın gazabına mâruz kaldıkları anlatılmıştır.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">48. Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">49. Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen bir ünvandır. Hz. Musa’nın gelmesine tekaddüm eden senelerde kâhinler, İsrailoğullarından doğacak bir çocuğun, Firavun’un tacını tahtını yıkacağını söylediler. Bunun üzerine Firavun, yeni doğan erkek çocukların kesilmesini emretti. Allah bununla İsrailoğullarını imtihan ediyordu.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">50. Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Rivayetlerden, bu mucizenin Kızıldeniz’de geçtiği anlaşılmaktadır.</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">51. Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Hz. Musa Tûr-i Sînâ’ya gidince Sâmirî adında birisi, altından yaptığı bir buzağı heykelini getirir, «Bu sizin Rabbinizdir. Musa bunu unuttu, o gelinceye kadar buna tapın» der. Hz. Harun buna mani olmaya çalışırsa da başaramaz. Bu kıssa Tâhâ sûresinde genişçe anlatılacaktır.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">52. O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #ff8c00"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'time'">53. Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri verdik.</span></span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Kýrýk Testi, post: 365089, member: 358"] [CENTER][MEDIA=youtube]ZKl3TKKAMk0[/MEDIA] [FONT=time][COLOR=#ff8c00]26. Şüphesiz Al[SIZE=2][FONT=book antiqua]lah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).[/FONT][/SIZE][/COLOR][/FONT] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Bu âyette, sivrisinek ve ondan daha zayıf yaratıklarla temsil getirilmesini küçümseyenlerin aslında kendilerinin küçük ve değersiz oldukları, o yüzden Allah’a iman etmedikleri anlatılmış, bunlara değer verip iman edenlerin ise akıllı ve değerli kimseler oldukları bildirilmiştir. Bunlar birer imtihandır. İnsanlardan bir kısmı iman eder, imtihanı kazanır, bir kısmı da kaybeder. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]27. Onlar öyle (fâsıklar) ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın, ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Fâsık, hak yoldan sapan kimsedir. Kesin olarak verilen söz de ehl-i kitabın Tevrat ve İncil’de geleceği bildirilen âhir zaman Peygamberine iman edeceklerini söylemeleridir ki, gelince iman etmediler ve sözlerinde durmadılar. İslâm’ın çok değer verdiği akraba, komşu ve yakınlarla ilgilenip bunlara yardım etmeyi terkettiler, fitne ve fesat unsuru oldular, böylece hem dünyada hem de ahirette zarar gördüler. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]28. Siz cansız iken size can veren Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi diriltecek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Bu âyette, insanın ilk yaratılmasından önceki haline «ölü» denilmesi, bazılarının iddia ettikleri gibi tenâsüh ile ilgili değildir. Âyette insan hayatının üç safhası anlatılmıştır: Yoktan yaratılma, ölüm, ahirette tekrar dirilme. Esasen tenâsüh düşüncesi, her insanın kendi amelinden sorumluluğu ve dolayısıyla adalet ilkesine ters düşmektedir. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]29. O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra (kendine has bir şekilde) semaya yöneldi, onu yedi gök olarak yaratıp düzenledi (tanzim etti). O, her şeyi hakkıyla bilendir.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]30. Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Halife, vekil ve temsilci demektir. Allah, yeryüzünde iradesini temsil etmek üzere insanı yaratmış, orada ilâhî hükümranlığı gerçekleştirme görevini de ona vermiştir. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]31. Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]32. Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]33. (Bunun üzerine:) Ey Âdem! Eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi. Âdem onların isimlerini onlara anlatınca: Ben size, muhakkak semâvat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim? dedi.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]34. Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]Bundan sonra Hz. Âdem ve nesli, aslı cinlerden olup, sonra şeytanların başı olan İblis ve nesline uyup uymamakta sınanacaklardır. [/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]35. Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin (Havva) beraberce cennete yerleşin; orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yeyin; sadece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz her ikiniz de kendine kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]36. Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]37. Bu durum devam ederken Âdem, Rabbinden bir takım ilhamlar aldı ve derhal tevbe etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Hz. Âdem’in Rabbinden aldığı ilhamlar hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bu ilhamlar, onu ikaz ve irşat mahiyetinde tavsiyelerdir. İbn Mes’ûd’a göre namazlara başlarken okuduğumuz «Sübhâneke», Hz. Âdem tarafından o zaman söylenmiş bir tesbih ve duadır. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]38. Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]39. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir, onlar orada ebedî kalırlar.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]40. Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vâdettiklerimi vereyim. Yalnızca benden korkun.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]41. Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin. Sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]42. Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]43. Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]44. (Ey bilginler!) Sizler Kitab'ı (Tevrat'ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğiniz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]45. Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Âyette geçen sabırdan maksadın oruç olduğu söylenmiştir. Oruç ve namaz, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu giderir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar. Taberânî’nin rivayetine göre, Resûlullah (s.a.) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı. «Allah’a saygıdan kalbi ürperenler» diye tercüme edilen «hâşiîn» zümresine namaz kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söylemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar Allah sevgisi ile kalpleri dolmuş kimselerdir. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]46. Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]47. Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi (bir zamanlar) cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın. [/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Kendi içinden peygamber gönderilen millet, o anda diğer kavimlerden üstündür. Zira Cenab-ı Allah, milletler arasından o kavmi ve onlardan da o şahsı seçmiştir. Dolayısıyla önce peygamber, sonra ailesi daha sonra da milleti bir şeref kazanmıştır. İçinden peygamber gönderilen milletin bir yönden üstünlüğü vardır, diğer yönden de sorumluluğu daha fazladır. Nitekim bu âyette üstünlüğü bildirilen Benî İsrail hakkında aynı sûrenin 61. âyetinde onların zillet ve meskenete dûçar oldukları, Allah’ın gazabına mâruz kaldıkları anlatılmıştır. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]48. Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]49. Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen bir ünvandır. Hz. Musa’nın gelmesine tekaddüm eden senelerde kâhinler, İsrailoğullarından doğacak bir çocuğun, Firavun’un tacını tahtını yıkacağını söylediler. Bunun üzerine Firavun, yeni doğan erkek çocukların kesilmesini emretti. Allah bununla İsrailoğullarını imtihan ediyordu. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]50. Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=2][FONT=book antiqua]Rivayetlerden, bu mucizenin Kızıldeniz’de geçtiği anlaşılmaktadır.[/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]51. Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=2][FONT=book antiqua]Hz. Musa Tûr-i Sînâ’ya gidince Sâmirî adında birisi, altından yaptığı bir buzağı heykelini getirir, «Bu sizin Rabbinizdir. Musa bunu unuttu, o gelinceye kadar buna tapın» der. Hz. Harun buna mani olmaya çalışırsa da başaramaz. Bu kıssa Tâhâ sûresinde genişçe anlatılacaktır. [/FONT][/SIZE] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]52. O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff8c00][SIZE=2][FONT=book antiqua][FONT=time]53. Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri verdik.[/FONT][/FONT][/SIZE][/COLOR] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Fatiha & Bakara 26/53
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst