Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Meal ve Tefsir
Fatiha Suresine Bakış
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 183256" data-attributes="member: 15919"><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">11. Fâtiha Sûresinde mütekellim kimdir ve bu neyi gerektirir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Fâtiha Sûresinde mütekellim yâni konuşan ağız bizim ağzımızdır. Karşımızdaki muhatabımız ise Yüce Allah’tır. Bu durum sûrenin başında gizli bir “ </span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: red"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">قُلْ</span></strong></span></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: red">= <strong>de ki</strong> “</span> emrinin var olduğunu gerektirmektedir. Böylece, Yüce Rabbimiz bize bu s</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">û</span></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">re ile kendisine öncelikle neler söyleyeceğimizi, nasıl hamdedeceğimizi, hangi sözleri vereceğimizi ve kendisinden öncelikle ne istememiz gerektiğini öğretmiş olmaktadır. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">12. Kur’ân okumaya başlarken “ </span></strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">eûzü…<strong>” ‘yü okumanın fıkhî hükmü nedir?</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #000000"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px">“</span></span><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Kur’ân okuduğun zaman kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın</span></strong></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">.”</span> </span></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">16.98</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"> âyeti kerimesi Kur’ân okumaya başlarken <span style="color: red">“<strong>eûzü…”</strong></span> ‘yü okumamızı gerekmektedir, vâciptir. Namazda ise sünnettir.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">13. Besmele ne demektir ve Besmele Fatiha’nın ilk âyeti midir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Besmele: “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla...” demektir. Cümlenin sonunda yapılan işe göre bir fiil takdir edilir. “Okurum, çalışırım, yazarım, binerim, yemek yerim…” gibi. Besmele her müminin hayatına damgasını vuran önemli bir sembol cümledir. Bismillah diyen kişi Yüce Allah’a inandığını, yaptığı her işte Ona dayandığını, O’nun yardımı olmadan bir şey yapamayacağını ifâde etmiş olmaktadır. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Besmele Ebû Hanife ve İmam Mâlik’e göre her sûrenin başında müstakil bir âyet olup o sûrenin bir parçası değildir. Dolayısı ile Fâtiha’nın da bir âyeti değildir. Şafiîlere göre ise o, Fâtiha’nın ilk âyetidir. Nitekim elimizde mevcut Kur’ân-ı Kerîm’lerimizde de besmele Fâtiha’nın birinci âyeti olarak gösterilmektedir. </span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">14. Besmele’nin Fâtiha’nın başında okunmasının fıkhî hükmü nedir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Şafiiler besmeleyi Fâtiha sûresinden bir âyet olarak kabul ettikleri için onlara göre bu sûrenin başında besmeleyi okumak farzdır. Hanefîlere göre ise sünnettir. Mâlikîlere göre ise mekruhtur. </span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">15. “el-Hamdu lillah” ne cümlesidir? Gramer bakımından cümlenin unsurlarını söyleyiniz.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">İsim cümlesidir. <span style="color: red">“ <strong>el-Hamdü</strong> “</span> mübtedâdır. Asıl haber ise gizlidir. <span style="color: red"><strong>“ </strong></span></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Traditional Arabic'"><span style="color: red"><strong>مُخْتَـصٌّ</strong></span></span></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: red"><strong> =</strong></span> <span style="color: red"><strong>Muhtessun</strong> =</span> mahsustur. “ kelimesidir. Nitekim, “<span style="color: red"> <strong>li’llâh</strong></span> “ ‘ ın başındaki harf-i cerrin müteallakı da bu gizli haberdir. </span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">16. Hamd’in başındaki “ –el” takısının adı ve manaya katkısı nedir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Harfi tariftir. Harfi tarif burada <span style="color: red">“<strong>ahd</strong>”</span> için değil <span style="color: red">“<strong>cins</strong>”</span> için gelmiştir. Sadece belli bir hamd değil, her türlü hamd, yapılmış ve yapılacak bütün hamdler demektir. O halde başka insanlara yaılan övgüler de neticede Allah’ındır. Çünkü onları yaratan, ve her türlü imkan ve kabiliyeti veren de Yüce Allah’tır.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">17. Hamd ne demektir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="color: red">“<strong>Hamd</strong>”</span> kelimesini Türkçemizde tek kelime ile karşılamak mümkün değildir. Çünkü hamd kelimesinin içinde 1. övgü, 2. şükür, 3. sevgi, 4. saygı, 5. minnet borcu duygusu gibi anlamlar bulunmaktadır. Sonsuz nimetlerine karşı biz Ona derin minnet borçluyuz. Çünkü gerçekten de neyimiz varsa her şeyimizi sâdece Ona borçluyuz. Onun sonsuz nimetlerine gark olmuş durumdayız. Ona karşı şükrümüzü hakkıyla eda edememenin bütün ezikliğini içimizde duyarak Ona “el-hamdu li’llâh” diyerek bunu ifade etmeye çalışıyoruz. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Yâni, biz bu ifâdemizle, insanlar farkında olsalar da olmasalar da asıl övgüye layık olanın, yapılmış ve yapılacak bütün övgülerin asıl sâhibinin O olduğunu, sonsuz derecede asıl Ona karşı şükran borcu duymamız gerektiğini, sonsuz derecede sevgi ve saygıya layık olanın da sadece O olduğunu tesbit etmiş oluyoruz</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">18. Yüce Allah’a hamd kaç boyutlu olmalıdır? </span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Hamdi üç boyutlu olarak düşünmek gerekir. Önce kalbimizle hissetmeli, sonra bunu, dille ifade etmeli, sonra da bu hamdin gereklerini hayatımıza yansıtmamız gerekir. Hayatımızı O’nun için ve O’na göre yaşamalıyız.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">19. Sûre ve dolayısıyla Kur’ân neden Allah’a hamd ile başlamıştır?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Kur’ân’ın öncelikle böyle önemli bir tesbitle söze başlaması bu konuda o devirde yanlış bir uygulamanın mevcut olduğunu göstermektedir. Nitekim, onların Allah’a inanmakla birlikte Onun yanında başka ilahlarının da olduğunu ve bu durumda elbette onlara karşı da bir şükran borcu içinde oldukları ve onları da yüceltip minnet borcu duydukları anlaşılmaktadır. İşte Kur’ân her şeyden önce bu mühim noktayı düzeltmekte ve bundan böyle hamdin sadece Yüce Allah’a yapılmasını öngörmektedir.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">20. Bu başlangıç bugün için ne anlam ifade ediyor? Günümüzde bu anlamda böyle bir problem var mıdır?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Bu konuda bugün de benzeri bir problemin yaşanmakta olduğunu görmekteyiz. Nitekim “<em>Her şeyimizi kendisine borçlu olduğumuz Yüce…”</em> ifâdesi sadece Allah’ın isminin önüne konulabilecek bir ifâde olmasına rağmen bu kadar mutlak ve kapsamlı bir ifâde başka isimlerin önüne de konulabilmektedir. Evet başka varlıklara da yaptıkları iyiliklere karşı elbette teşekkür etmeliyiz. Ama bilmeliyiz ki onların iyilikleri de ancak Allah’ın izni ve yardımı ile gerçekleşmiştir. Ve onları yaratan ve onlara o imkanları veren de yine Yüce Allah’tır. O halde biz asıl, gerçek anlamda neyimiz varsa her şeyimizi kendisine borçlu olduğumuz Yüce Allah’ı en üst derecedeki övgülerle anıp hep Onu yüceltmeli, Ona bütün benliğimizle ve içtenliğimizle şükran borcu duymalı ve her şeyden ve herkesten daha çok Onu sevip saymalı ve bütün söz ve davranışlarımızla asıl Onu kendimizden memnun ve hoşnut etmeye çalışmalıyız.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">21. Bütün hamdin sadece Allah’a ait olması ile bundan sonra gelen sözlerin bağlantısı nedir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">İlk cümledeki bu önemli tesbitten sonra Yüce Allah 4 tane önemli sıfatını ard arda getirerek âdetâ zihinlerde doğabilecek “neden bütün hamd sadece Onun hakkıdır?” sorusuna cevap vermiş olmaktadır. Bunlar :</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">1.</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> “</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Rabbu’l-âlemiyn</span></strong></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: red"><strong>” :</strong></span> Çünkü O, bütün varlık âleminin yaratıcısı, yaşatıcısı, düzenleyicisi ve her türlü ihtiyacını karşılayanıdır. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">2.</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> “</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Rahmân</span></strong></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: red"><strong>” :</strong></span> Çünkü O, rahmeti bol bol olandır. Canlı olsun cansız olsun bütün varlıklar Onun bu rahmeti sâyesinde varlıklarını devam ettirmektedirler.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">3.</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> “</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Rahîm</span></strong></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="color: red"><strong>” :</strong></span> Yine O, Rahmeti sürekli olan, hiç kesilmeyendir.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">4.</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> “</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Mâliki yevmi’d-din</span></strong></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><strong><span style="color: red">”</span><span style="color: red"> :</span></strong> Herkesin hesâba çekileceği Kıyamet gününde de Ondan başka söz sahibi yoktur. Bu durumda elbette bütün hamd sâdece Ona mahsus olacaktır. Çünkü vasıfları taşıyan başka bir ilah yoktur.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">22. “Rab” kelimesi sarf bilgisi ile ne kelimedir ?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px">“Rab” kelimesi “ </span></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="font-family: 'Traditional Arabic'">رَبَّ – يَرُبُّ - رَبّاًٍ</span></strong></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">“</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> kökünden mastardır. Fakat bu mastara “ism-i fâil” anlamı giydirilmiştir. Arapçada bu uygulama mübâlağa için yapılır. Bu kökün asıl ism-i fâili ise, “mürebbî” kelimesidir. Terbiye eden demektir. Fakat Rab kelimesinin mânâsı çok daha geniştir. Yaratan, yaşatan, düzenini koyan, öğreten, koruyup kollayan, besleyen, büyütün, yetiştiren her şeyin sahibi olan vb. manalara gelir. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">23. “Rabbu’l-âlemîn” ne demektir ?</span></strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> <strong>“Âlemîn” kelimesinin kapsamı nedir ?</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">“Bütün âlemlerin Rabbi” demektir. Âlemîn kelimesi aslında akıllı varlıklar için kullanılan bir ism-i fâil formudur. Fakat burada “tağlîb” yoluyla canlı cansız, bitki, hayvan, insan, cin, melek bütün varlık âlemini içine almaktadır. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">“Âlemîn” kelimesinin kapsamını düşünmek için k</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">âinatın ömrünün milyar senelerle ifâde edilmesine rağmen ışığı yola çıkmış ama hâlâ bize ulaşmamış yıldızlar olduğunu bilmemiz yeterlidir. Demek ki Yüce Allah sâdece -görünürde koskoca ama yükseldikçe kâinat içinde bir toplu iğnenin ucu kadar bile bir yer işgal etmeyen- Dünyanın değil, uçsuz bucaksız tüm kâinâtın yaratıcı ve idâre edicisidir.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">24. Hangi teori “Rabb’ul-âlemîn” ifadesiyle ters düşmektedir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Darvin teorisiyle ters düşmektedir. Çünkü bu teoriye göre ortada bir yaratıcı yoktur. Her şey tesadüf eseri oluşmuş ve gelişmiştir. O halde, inanan bir insanın böyle bir teoriyi kabul etmesi mümkün değildir.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">25. “er-Rahmân” kelimesinin anlamını ve sarf bilgisi açısından ne kelime olduğunu belirtiniz. </span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">“er-Rahmân” rahmeti, lütfu ve ihsânı bol bol olan demektir. İnansın inanmasın bütün insanlar, ayrıca bütün canlı ve cansız varlıklar Allah’ın bu sıfatının tecellisi ile varlıklarını devam ettirirler. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">“er-Rahmân” </span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">" فَعْلآنٌ "</span></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> vezninde sıfatı müşebbehedir. Bu veznin mânâya katkısı bolluk ve çokluktur. Bu vezinden gelen başka birkaç örnek daha verecek olursak : “keslân” çok tenbel, “ta’bân” çok yorgun, “atşân çok susamış kişi, “cûân” çok acıkmış kişi demektir. </span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">26. “er-Rahîm” kelimesinin anlamını ve sarf bilgisi açısından ne kelime olduğunu belirtiniz.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">“er-Rahîm”, rahmeti sürekli olan demektir. Müb</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-family: 'Times New Roman'">â</span></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">lağalı ismi fâil olup</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> "</span></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Traditional Arabic'"> فَعِيلٌ</span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> " </span></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">kalıbındadır. Bu kalıbın manaya katkısı da sürekliliktir. İşin içine süreklilik girince Yüce Allah’ın bu sıfatının tecellisi olan rahmeti âhirette sâdece müminler için gerçekleşecek demektir.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 183256, member: 15919"] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]11. Fâtiha Sûresinde mütekellim kimdir ve bu neyi gerektirir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=Arial Narrow]Fâtiha Sûresinde mütekellim yâni konuşan ağız bizim ağzımızdır. Karşımızdaki muhatabımız ise Yüce Allah’tır. Bu durum sûrenin başında gizli bir “ [/FONT][FONT=Times New Roman][COLOR=red][B][FONT=Arial Narrow]قُلْ[/FONT][/B][/COLOR][/FONT][FONT=Arial Narrow][COLOR=red]= [B]de ki[/B] “[/COLOR] emrinin var olduğunu gerektirmektedir. Böylece, Yüce Rabbimiz bize bu s[/FONT][FONT=Arial Narrow][FONT=Times New Roman]û[/FONT][/FONT][FONT=Arial Narrow]re ile kendisine öncelikle neler söyleyeceğimizi, nasıl hamdedeceğimizi, hangi sözleri vereceğimizi ve kendisinden öncelikle ne istememiz gerektiğini öğretmiş olmaktadır. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [COLOR=red][SIZE=4][B][FONT=Arial Narrow]12. Kur’ân okumaya başlarken “ [/FONT][/B][FONT=Arial Narrow]eûzü…[B]” ‘yü okumanın fıkhî hükmü nedir?[/B][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][COLOR=red][FONT=Arial Narrow][SIZE=3]“[/SIZE][/FONT][B][FONT=Arial Narrow]Kur’ân okuduğun zaman kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın[/FONT][/B][/COLOR][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=red].”[/COLOR] [/SIZE][/FONT][FONT=Arial Narrow]16.98[/FONT][FONT=Arial Narrow][SIZE=3] âyeti kerimesi Kur’ân okumaya başlarken [COLOR=red]“[B]eûzü…”[/B][/COLOR] ‘yü okumamızı gerekmektedir, vâciptir. Namazda ise sünnettir.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]13. Besmele ne demektir ve Besmele Fatiha’nın ilk âyeti midir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Besmele: “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla...” demektir. Cümlenin sonunda yapılan işe göre bir fiil takdir edilir. “Okurum, çalışırım, yazarım, binerim, yemek yerim…” gibi. Besmele her müminin hayatına damgasını vuran önemli bir sembol cümledir. Bismillah diyen kişi Yüce Allah’a inandığını, yaptığı her işte Ona dayandığını, O’nun yardımı olmadan bir şey yapamayacağını ifâde etmiş olmaktadır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Besmele Ebû Hanife ve İmam Mâlik’e göre her sûrenin başında müstakil bir âyet olup o sûrenin bir parçası değildir. Dolayısı ile Fâtiha’nın da bir âyeti değildir. Şafiîlere göre ise o, Fâtiha’nın ilk âyetidir. Nitekim elimizde mevcut Kur’ân-ı Kerîm’lerimizde de besmele Fâtiha’nın birinci âyeti olarak gösterilmektedir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]14. Besmele’nin Fâtiha’nın başında okunmasının fıkhî hükmü nedir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Şafiiler besmeleyi Fâtiha sûresinden bir âyet olarak kabul ettikleri için onlara göre bu sûrenin başında besmeleyi okumak farzdır. Hanefîlere göre ise sünnettir. Mâlikîlere göre ise mekruhtur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]15. “el-Hamdu lillah” ne cümlesidir? Gramer bakımından cümlenin unsurlarını söyleyiniz.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=Arial Narrow]İsim cümlesidir. [COLOR=red]“ [B]el-Hamdü[/B] “[/COLOR] mübtedâdır. Asıl haber ise gizlidir. [COLOR=red][B]“ [/B][/COLOR][/FONT][FONT=Times New Roman][FONT=Traditional Arabic][COLOR=red][B]مُخْتَـصٌّ[/B][/COLOR][/FONT][/FONT][FONT=Arial Narrow][COLOR=red][B] =[/B][/COLOR] [COLOR=red][B]Muhtessun[/B] =[/COLOR] mahsustur. “ kelimesidir. Nitekim, “[COLOR=red] [B]li’llâh[/B][/COLOR] “ ‘ ın başındaki harf-i cerrin müteallakı da bu gizli haberdir. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]16. Hamd’in başındaki “ –el” takısının adı ve manaya katkısı nedir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Harfi tariftir. Harfi tarif burada [COLOR=red]“[B]ahd[/B]”[/COLOR] için değil [COLOR=red]“[B]cins[/B]”[/COLOR] için gelmiştir. Sadece belli bir hamd değil, her türlü hamd, yapılmış ve yapılacak bütün hamdler demektir. O halde başka insanlara yaılan övgüler de neticede Allah’ındır. Çünkü onları yaratan, ve her türlü imkan ve kabiliyeti veren de Yüce Allah’tır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]17. Hamd ne demektir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000][COLOR=red]“[B]Hamd[/B]”[/COLOR] kelimesini Türkçemizde tek kelime ile karşılamak mümkün değildir. Çünkü hamd kelimesinin içinde 1. övgü, 2. şükür, 3. sevgi, 4. saygı, 5. minnet borcu duygusu gibi anlamlar bulunmaktadır. Sonsuz nimetlerine karşı biz Ona derin minnet borçluyuz. Çünkü gerçekten de neyimiz varsa her şeyimizi sâdece Ona borçluyuz. Onun sonsuz nimetlerine gark olmuş durumdayız. Ona karşı şükrümüzü hakkıyla eda edememenin bütün ezikliğini içimizde duyarak Ona “el-hamdu li’llâh” diyerek bunu ifade etmeye çalışıyoruz. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Yâni, biz bu ifâdemizle, insanlar farkında olsalar da olmasalar da asıl övgüye layık olanın, yapılmış ve yapılacak bütün övgülerin asıl sâhibinin O olduğunu, sonsuz derecede asıl Ona karşı şükran borcu duymamız gerektiğini, sonsuz derecede sevgi ve saygıya layık olanın da sadece O olduğunu tesbit etmiş oluyoruz[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]18. Yüce Allah’a hamd kaç boyutlu olmalıdır? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Hamdi üç boyutlu olarak düşünmek gerekir. Önce kalbimizle hissetmeli, sonra bunu, dille ifade etmeli, sonra da bu hamdin gereklerini hayatımıza yansıtmamız gerekir. Hayatımızı O’nun için ve O’na göre yaşamalıyız.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]19. Sûre ve dolayısıyla Kur’ân neden Allah’a hamd ile başlamıştır?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Kur’ân’ın öncelikle böyle önemli bir tesbitle söze başlaması bu konuda o devirde yanlış bir uygulamanın mevcut olduğunu göstermektedir. Nitekim, onların Allah’a inanmakla birlikte Onun yanında başka ilahlarının da olduğunu ve bu durumda elbette onlara karşı da bir şükran borcu içinde oldukları ve onları da yüceltip minnet borcu duydukları anlaşılmaktadır. İşte Kur’ân her şeyden önce bu mühim noktayı düzeltmekte ve bundan böyle hamdin sadece Yüce Allah’a yapılmasını öngörmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]20. Bu başlangıç bugün için ne anlam ifade ediyor? Günümüzde bu anlamda böyle bir problem var mıdır?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Bu konuda bugün de benzeri bir problemin yaşanmakta olduğunu görmekteyiz. Nitekim “[I]Her şeyimizi kendisine borçlu olduğumuz Yüce…”[/I] ifâdesi sadece Allah’ın isminin önüne konulabilecek bir ifâde olmasına rağmen bu kadar mutlak ve kapsamlı bir ifâde başka isimlerin önüne de konulabilmektedir. Evet başka varlıklara da yaptıkları iyiliklere karşı elbette teşekkür etmeliyiz. Ama bilmeliyiz ki onların iyilikleri de ancak Allah’ın izni ve yardımı ile gerçekleşmiştir. Ve onları yaratan ve onlara o imkanları veren de yine Yüce Allah’tır. O halde biz asıl, gerçek anlamda neyimiz varsa her şeyimizi kendisine borçlu olduğumuz Yüce Allah’ı en üst derecedeki övgülerle anıp hep Onu yüceltmeli, Ona bütün benliğimizle ve içtenliğimizle şükran borcu duymalı ve her şeyden ve herkesten daha çok Onu sevip saymalı ve bütün söz ve davranışlarımızla asıl Onu kendimizden memnun ve hoşnut etmeye çalışmalıyız.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]21. Bütün hamdin sadece Allah’a ait olması ile bundan sonra gelen sözlerin bağlantısı nedir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]İlk cümledeki bu önemli tesbitten sonra Yüce Allah 4 tane önemli sıfatını ard arda getirerek âdetâ zihinlerde doğabilecek “neden bütün hamd sadece Onun hakkıdır?” sorusuna cevap vermiş olmaktadır. Bunlar :[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=#000000][COLOR=red][FONT=Arial Narrow][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=3][COLOR=red][B][FONT=Arial Narrow]1.[/FONT][FONT=Arial Narrow] “[/FONT][FONT=Arial Narrow]Rabbu’l-âlemiyn[/FONT][/B][/COLOR][FONT=Arial Narrow][COLOR=red][B]” :[/B][/COLOR] Çünkü O, bütün varlık âleminin yaratıcısı, yaşatıcısı, düzenleyicisi ve her türlü ihtiyacını karşılayanıdır. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][COLOR=red][FONT=Arial Narrow][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=3][COLOR=red][B][FONT=Arial Narrow]2.[/FONT][FONT=Arial Narrow] “[/FONT][FONT=Arial Narrow]Rahmân[/FONT][/B][/COLOR][FONT=Arial Narrow][COLOR=red][B]” :[/B][/COLOR] Çünkü O, rahmeti bol bol olandır. Canlı olsun cansız olsun bütün varlıklar Onun bu rahmeti sâyesinde varlıklarını devam ettirmektedirler.[/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][COLOR=red][FONT=Arial Narrow][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=3][COLOR=red][B][FONT=Arial Narrow]3.[/FONT][FONT=Arial Narrow] “[/FONT][FONT=Arial Narrow]Rahîm[/FONT][/B][/COLOR][FONT=Arial Narrow][COLOR=red][B]” :[/B][/COLOR] Yine O, Rahmeti sürekli olan, hiç kesilmeyendir.[/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#000000][COLOR=red][FONT=Arial Narrow][/FONT][/COLOR][/COLOR] [COLOR=#000000][SIZE=3][COLOR=red][B][FONT=Arial Narrow]4.[/FONT][FONT=Arial Narrow] “[/FONT][FONT=Arial Narrow]Mâliki yevmi’d-din[/FONT][/B][/COLOR][FONT=Arial Narrow][B][COLOR=red]”[/COLOR][COLOR=red] :[/COLOR][/B] Herkesin hesâba çekileceği Kıyamet gününde de Ondan başka söz sahibi yoktur. Bu durumda elbette bütün hamd sâdece Ona mahsus olacaktır. Çünkü vasıfları taşıyan başka bir ilah yoktur.[/FONT][/SIZE][/COLOR] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]22. “Rab” kelimesi sarf bilgisi ile ne kelimedir ?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [COLOR=#000000][FONT=Arial Narrow][SIZE=3]“Rab” kelimesi “ [/SIZE][/FONT][FONT=Times New Roman][B][FONT=Traditional Arabic]رَبَّ – يَرُبُّ - رَبّاًٍ[/FONT][/B][/FONT][SIZE=3][FONT=Arial Narrow]“[/FONT][FONT=Arial Narrow] kökünden mastardır. Fakat bu mastara “ism-i fâil” anlamı giydirilmiştir. Arapçada bu uygulama mübâlağa için yapılır. Bu kökün asıl ism-i fâili ise, “mürebbî” kelimesidir. Terbiye eden demektir. Fakat Rab kelimesinin mânâsı çok daha geniştir. Yaratan, yaşatan, düzenini koyan, öğreten, koruyup kollayan, besleyen, büyütün, yetiştiren her şeyin sahibi olan vb. manalara gelir. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=red][SIZE=4][B][FONT=Arial Narrow]23. “Rabbu’l-âlemîn” ne demektir ?[/FONT][/B][FONT=Arial Narrow] [B]“Âlemîn” kelimesinin kapsamı nedir ?[/B][/FONT][/SIZE][/COLOR] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]“Bütün âlemlerin Rabbi” demektir. Âlemîn kelimesi aslında akıllı varlıklar için kullanılan bir ism-i fâil formudur. Fakat burada “tağlîb” yoluyla canlı cansız, bitki, hayvan, insan, cin, melek bütün varlık âlemini içine almaktadır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=Arial Narrow]“Âlemîn” kelimesinin kapsamını düşünmek için k[/FONT][FONT=Arial Narrow]âinatın ömrünün milyar senelerle ifâde edilmesine rağmen ışığı yola çıkmış ama hâlâ bize ulaşmamış yıldızlar olduğunu bilmemiz yeterlidir. Demek ki Yüce Allah sâdece -görünürde koskoca ama yükseldikçe kâinat içinde bir toplu iğnenin ucu kadar bile bir yer işgal etmeyen- Dünyanın değil, uçsuz bucaksız tüm kâinâtın yaratıcı ve idâre edicisidir.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]24. Hangi teori “Rabb’ul-âlemîn” ifadesiyle ters düşmektedir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]Darvin teorisiyle ters düşmektedir. Çünkü bu teoriye göre ortada bir yaratıcı yoktur. Her şey tesadüf eseri oluşmuş ve gelişmiştir. O halde, inanan bir insanın böyle bir teoriyi kabul etmesi mümkün değildir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]25. “er-Rahmân” kelimesinin anlamını ve sarf bilgisi açısından ne kelime olduğunu belirtiniz. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=#000000]“er-Rahmân” rahmeti, lütfu ve ihsânı bol bol olan demektir. İnansın inanmasın bütün insanlar, ayrıca bütün canlı ve cansız varlıklar Allah’ın bu sıfatının tecellisi ile varlıklarını devam ettirirler. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=Arial Narrow]“er-Rahmân” [/FONT][FONT=Arial Narrow][FONT=Times New Roman]" فَعْلآنٌ "[/FONT][/FONT][FONT=Arial Narrow] vezninde sıfatı müşebbehedir. Bu veznin mânâya katkısı bolluk ve çokluktur. Bu vezinden gelen başka birkaç örnek daha verecek olursak : “keslân” çok tenbel, “ta’bân” çok yorgun, “atşân çok susamış kişi, “cûân” çok acıkmış kişi demektir. [/FONT][/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=red]26. “er-Rahîm” kelimesinin anlamını ve sarf bilgisi açısından ne kelime olduğunu belirtiniz.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=Arial Narrow]“er-Rahîm”, rahmeti sürekli olan demektir. Müb[/FONT][FONT=Arial Narrow][FONT=Times New Roman]â[/FONT][/FONT][FONT=Arial Narrow]lağalı ismi fâil olup[/FONT][FONT=Arial Narrow][FONT=Times New Roman] "[/FONT][/FONT][FONT=Times New Roman][FONT=Traditional Arabic] فَعِيلٌ[/FONT][FONT=Arial Narrow] " [/FONT][/FONT][FONT=Arial Narrow]kalıbındadır. Bu kalıbın manaya katkısı da sürekliliktir. İşin içine süreklilik girince Yüce Allah’ın bu sıfatının tecellisi olan rahmeti âhirette sâdece müminler için gerçekleşecek demektir.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Meal ve Tefsir
Fatiha Suresine Bakış
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst