NuruAhsen
Sonsuz Temâþâ
Bu gün Türkiye'de neredeyse bütün gazete ve haber siteleri, Zaman Gazetesi yazarlarından Ahmet Kurucan'ın 'Kocanın karısını dövmesi zalimce bir davranıştır.' Başlıklı dünki yazısından bazı bölümleri manşete taşıdı.
Yazıda, Fethullah Gülen Hoca Efendi'nin dayak yiyen kadınlara yönelik yorumları ve bazı ilginç tavsiyelerine yer veriliyor.
Konu; 'Gülen'den karate fetvası, Fethullah Gülen'den tekvando fetvası, Kadını dövme bir suçtur buna karşı koymak nefsi müdafadır, Kocanın karısını dövmesi zalimce bir davranıştır, şeklindeki manşetlerle okuyucuya aktarılıyor.
Fethullah Hoca; 'Koca dayağı yiyen kadınlar, eğer ortada çocukları olmasa boşansınlar derdim. Kocanın karısını dövmesinin 'Kuvvetli, zayıfı her zaman ezer' zalim felsefesinden ne farkı var? Kocası tarafından dövülen kadınlar judo, karate, tekvando kurslarına gitseler... Kocası bir tokat vuruyorsa, o da iki tokatla karşılık verse... Dövme haksız yere yapılan fiili bir saldırıdır ve suçtur. Bu saldırıya karşı nefsi müdafaa meşrudur. Hatta müdafaa etmeme ayrı bir suçtur denebilir.' Diyor..
Ancak ne gariptir ki, Fetullah Hoca efendinin söylediklerinin yayınlanması ile Suudi Arabistan'da yaşanan bir idam olayının ardından, Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı tarafından, yayınlanan fetva arasında zamanlama ve söylenenler açısından büyük benzerlikler bulunuyor.
Suudi Arabistan Adalet Bakalığı tarafından 21 Ekim 2008 tarihinde yayınlanan bir bildiride, karısını döverek öldüren, Ömer El Vigdani adlı şahsın idam edildiği belirtildi.
İdamın infazından bir gün sonra yani, 22 Ekim 2008 tarihinde, Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı ulemasından Şeyh Abdul Muhsin Ubeykan tarafından yayınlanan bir fetva ile, özelde Arap alemi genlede ise İslam düyası, aile içi şiddette alışılmışın ötesinde farklı bir fetva ile ilk kez karşı karşıya kaldı.
Fetvasında Şeyh Abdul Muhsin, kadının kocasının saldırısına maruz kalması durumunda, nefsi müdafa olarak kocasına karşılık vermesine cevaz veriyordu. Fetvada, kocanın öldürmeye yeltenmesi durumunda ise, kadının kendisini mümkün olan bütün yollarla koruması gerektiği de ayrıca belirtilmekteydi.
İslam online'da yayınlanan fetvasında Şeyh; 'Kadının şiddete uğraması durumunda, aynı yöntemle karşılık vermesi caizdir. Eğer kocası onu öldürmeye kalkarsa, başka çare olmaması durumunda nefsi müdafa olarak onu öldüredebilir.' diyor.
Kadının kendisini kocasına karşı savunmasının İslam Fıkhında 'Def'u es Sail' babına gidiğini vurgulayan alim bu bölümü, hayvan veya insanın saldırısına maruz kalınması durumunda, mümkün ise karşıdakine en az zarar verecek şekilde kendini savunmak olarak yorumluyor ve eğer bu mümkün değilse zarar da verilebilebileceğine işaret ediyor.
Konu ile ilgili bir diğer yayın organına yaptığı açıklamada Şeyh Abdul Muhsin, kadının kendini savunmasının çok farklı yöntemleri olduğunu belirterek, 'Kadın bağırmak Allah'tan sonra komşulardan yardım istemek, polis imdada telefon etmek gibi bütün yollara başvurabilir.' diyor
Diğer ülkelerde olduğu gibi Suudi Arabistan'da da son yıllarda aile içi şiddet olaylarında ciddi olaranlarda artış yaşandığının gözlendiği ancak, doyurucu istatistiki bilgilerin bulunmadığı ifade ediliyor
A. Aydoğan Kalabalık / Kahire