Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Fıkıh Ögrenmemek Iflas Alametidir...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 268089" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px">Fıkı<span style="font-size: 10px">h bilgileri, Kur'ân-ı kerîmden, hadîs-i şerîflerden, icmâ'-ı ümmetten ve kıyâstan meydana gelmektedir. İcmâ', Eshâb-ı kirâmın ve Tabiînin söz birliği demektir. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Fıkıh bilgisinin bu dört kaynağına "Edille-i şer'ıyye" denir. Fıkıh ilmini kuran, ilk yapan, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleridir. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Fıkıh ilmi, dört büyük kısma ayrılır: </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Fıkhın ibâdet kısmını kısaca öğrenmek her müslümana farzdır. Evlenme, boşanma ve alış-veriş kısımlarını öğrenmek farz-ı kifâyedir. Ya'nî, başına gelenlerin öğrenmesi farz olur. Meselâ, evlenecek olan kimsenin evlenmeden önce, evlilik bilgilerini öğrenmesi farz olur. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Fıkıh ilmi çok kıymetli bir ilimdir. Fıkıh bilgisi okumak, geceleri nâfile namaz kılmaktan daha sevâbdır. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Şu hadîs-i şerîfler, fıkıh ilminin şerefini göstermeğe kâfîdir: </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"><strong>(Allahü teâlâ bir kuluna iyilik etmek isterse, onu dinde fakîh yapar.) </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"><strong>(Herşeyin dayandığı bir direk vardır. Dînin temel direği, fıkıh bilgisidir.) </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"><strong>(İbâdetlerin efdali, en kıymetlisi, fıkıh öğrenmek ve öğretmektir.) </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Fıkıh ilmi Peygamber efendimizden beri vardı. Ancak, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri fıkıh bilgilerini toplayarak, kısımlara, kollara ayırdı ve usûller, metotlar koydu. Ayrıca Resûlullahın ve Eshâb-ı kirâmın bildirdiği i'tikâd, îmân bilgilerini de topladı ve yüzlerce talebesine bildirdi. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"><strong>İmâm-ı a'zam hazretleri</strong>, usûller, metotlar koyarken, hüküm bildirirken dört kaynağı esas alıyordu. Yâ'nî, Kur'ân-ı kerîmde açıkça bildirilmiş ise, ona göre hüküm veriyordu. Açıkça bildirilmemiş ise, hadîs-i şerîflerde o husûs açıkça bildirilmiş midir buna bakıyordu. Burada da yoksa, bu konuda icma' ya'nî Eshâb-ı kirâmın söz birliği var mı buna bakıyordu. Burada da yoksa, kıyâs yapıyordu. İctihâd ediyordu. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Ya'nî bilinmiyen mes'eleyi bilinen mes'eleye benzeterek hüküm veriyordu. Meselâ, önceleri içki olarak sadece şarap vardı. Daha sonra başka içkiler de yapıldı. Sonraki içkiler, şarap ile mukayese edilerek, bunların da harâm olduğuna dâir ictihâd edildi. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Peygamber efendimiz zamanında da ictihâd yapılıyordu. Eshâb-ı kirâmdan birinin ayrı ictihâdı olurdu. Fakat bu ahkâm, Peygamberimiz zamanında hatâlı ve şüpheli olamazdı. Çünkü, yanlış olan ictihâdlar, Allahü teâlâ tarafından, Cebrâil aleyhisselâm vasıtasıyla hemen düzeltilir, hak ile bâtıl birbirinden hemen ayırılırdı. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Peygamberimizin âhırete teşrîfinden sonra meydana çıkarılan ahkâm ise böyle olmayıp, doğru ile yanlış ictihâdlar karışık kaldı. Allahü teâlâ ictihâd yapma yetkisi olan kimselerin ictihâdlarının hepsini doğru kabûl etti. Hadîs-i şerîfte böyle ictihâdların rahmet olduğu bildirildi. Aradaki fark doğruyu isâbet ettirene on sevap, diğerlerine bir sevap verilmesiydi. Neticede ikisine de uyan sevap kazanıyordu. Eğer farklı ictihâdlar olmasaydı, müslümanlar büyük sıkıntıya düşerlerdi. Bunun için mezhepler büyük rahmet oldu. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">Bütün bunlardan şu netice çıkıyor ki, dinimizi doğru olarak ancak fıkıh, ilmihâl kitaplarından öğrenebiliriz. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px"></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 10px">(Mehmet Oruç)</span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 268089, member: 1004566"] [B][I][SIZE=3][/SIZE][/I][/B][SIZE=3]Fıkı[SIZE=2]h bilgileri, Kur'ân-ı kerîmden, hadîs-i şerîflerden, icmâ'-ı ümmetten ve kıyâstan meydana gelmektedir. İcmâ', Eshâb-ı kirâmın ve Tabiînin söz birliği demektir. Fıkıh bilgisinin bu dört kaynağına "Edille-i şer'ıyye" denir. Fıkıh ilmini kuran, ilk yapan, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleridir. Fıkıh ilmi, dört büyük kısma ayrılır: Fıkhın ibâdet kısmını kısaca öğrenmek her müslümana farzdır. Evlenme, boşanma ve alış-veriş kısımlarını öğrenmek farz-ı kifâyedir. Ya'nî, başına gelenlerin öğrenmesi farz olur. Meselâ, evlenecek olan kimsenin evlenmeden önce, evlilik bilgilerini öğrenmesi farz olur. Fıkıh ilmi çok kıymetli bir ilimdir. Fıkıh bilgisi okumak, geceleri nâfile namaz kılmaktan daha sevâbdır. Şu hadîs-i şerîfler, fıkıh ilminin şerefini göstermeğe kâfîdir: [B](Allahü teâlâ bir kuluna iyilik etmek isterse, onu dinde fakîh yapar.) (Herşeyin dayandığı bir direk vardır. Dînin temel direği, fıkıh bilgisidir.) (İbâdetlerin efdali, en kıymetlisi, fıkıh öğrenmek ve öğretmektir.) [/B] Fıkıh ilmi Peygamber efendimizden beri vardı. Ancak, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri fıkıh bilgilerini toplayarak, kısımlara, kollara ayırdı ve usûller, metotlar koydu. Ayrıca Resûlullahın ve Eshâb-ı kirâmın bildirdiği i'tikâd, îmân bilgilerini de topladı ve yüzlerce talebesine bildirdi. [B]İmâm-ı a'zam hazretleri[/B], usûller, metotlar koyarken, hüküm bildirirken dört kaynağı esas alıyordu. Yâ'nî, Kur'ân-ı kerîmde açıkça bildirilmiş ise, ona göre hüküm veriyordu. Açıkça bildirilmemiş ise, hadîs-i şerîflerde o husûs açıkça bildirilmiş midir buna bakıyordu. Burada da yoksa, bu konuda icma' ya'nî Eshâb-ı kirâmın söz birliği var mı buna bakıyordu. Burada da yoksa, kıyâs yapıyordu. İctihâd ediyordu. Ya'nî bilinmiyen mes'eleyi bilinen mes'eleye benzeterek hüküm veriyordu. Meselâ, önceleri içki olarak sadece şarap vardı. Daha sonra başka içkiler de yapıldı. Sonraki içkiler, şarap ile mukayese edilerek, bunların da harâm olduğuna dâir ictihâd edildi. Peygamber efendimiz zamanında da ictihâd yapılıyordu. Eshâb-ı kirâmdan birinin ayrı ictihâdı olurdu. Fakat bu ahkâm, Peygamberimiz zamanında hatâlı ve şüpheli olamazdı. Çünkü, yanlış olan ictihâdlar, Allahü teâlâ tarafından, Cebrâil aleyhisselâm vasıtasıyla hemen düzeltilir, hak ile bâtıl birbirinden hemen ayırılırdı. Peygamberimizin âhırete teşrîfinden sonra meydana çıkarılan ahkâm ise böyle olmayıp, doğru ile yanlış ictihâdlar karışık kaldı. Allahü teâlâ ictihâd yapma yetkisi olan kimselerin ictihâdlarının hepsini doğru kabûl etti. Hadîs-i şerîfte böyle ictihâdların rahmet olduğu bildirildi. Aradaki fark doğruyu isâbet ettirene on sevap, diğerlerine bir sevap verilmesiydi. Neticede ikisine de uyan sevap kazanıyordu. Eğer farklı ictihâdlar olmasaydı, müslümanlar büyük sıkıntıya düşerlerdi. Bunun için mezhepler büyük rahmet oldu. Bütün bunlardan şu netice çıkıyor ki, dinimizi doğru olarak ancak fıkıh, ilmihâl kitaplarından öğrenebiliriz. [/SIZE][/SIZE][B][I][SIZE=3][SIZE=2] (Mehmet Oruç)[/SIZE][/SIZE][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Fıkıh Ögrenmemek Iflas Alametidir...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst