Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Fıkıh Yolculuğu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="DAVAMÞEHADET" data-source="post: 242597" data-attributes="member: 1010414"><p><strong><span style="color: black">İmam´da Bulunması Gereken Şartlar</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam´da belirli bazı şartların bulunması gerekir. Bu şartların çoğu cemaate nisbetledir. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">1. Muktedî (imam´a uyan kişi), imam´ın namazının sahih olduğuna inanmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Eğer iki kişi kıble hususunda ictihad eder de farklı görüşlere sahip olurlarsa, birinin diğerine imam olması caiz olmaz. Çünkü herbiri diğerinin kıblesinin yanlış olduğuna ve o yöne dönerek kılınan namazın sahih olmadığına inanmaktadır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">2. İmam´a uyan kişi okuyabilirken imam´ın ümmî olmaması gerekir. Ümmî olmasından maksat, Fatiha´yı mahreç ve şeddelerine riayet</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">ederek güzel okuyamamasıdır. Eğer imam´a uyan kişi de imam gibi olursa birbirlerine uymaları caizdir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">3. Cemaat erkek olduğu halde imam kadın olmamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Cemaat kadınlardan oluşursa, kadınların biri diğerine uyabilir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Sakın bir kadın, bir erkeğe imamlık yapmasın.[7] İmam´da Bulunması Müstehab Olan Sıfatlar İmam´ın, cemaattekilerden daha iyi fıkıh bilmesi, daha güzel Kur´an okuması, daha ahlâklı olması ve daha yaşlı olması mendub´dur. Bu sıfatların tümünün kendisinde bulunduğu imamın arkasında kılınan namaz, diğer imamların arkasında kılınan namazdan daha üstün ve sevabı daha fazladır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">ALLAH´ın Kitabı´nı en iyi bilen imamlık yapsın. ALLAH´ın Kitabi´nı bilmekte eşit iseler Sünnet´i daha iyi bilen imamlık yapsın. Sünnet´i bilme hususunda eşit iseler daha önce hicret eden imamlık yapsın. Eğer hicrette de eşit iseler yaşlı olan imamlık yapsın.[8]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Abdest ile namaz kılan bir kimse teyemmüm ile veya mest üzerine meshederek namaz kılan kimseye, ayakta kılan oturarak kılana, baliğ olan baliğ olmayana, hür olan köle imam´a uyabilir. Sağlam olan bir kimse küçük abdestini tutamayana, farz kılan kaza veya nafile kılana, nafile kılan da farz kılana uyarak namazını kılabilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">îktida (îmam´a Uymak)</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Meşru olan iktida ancak bazı şartlarla tahakkuk eder. İktida´nın sahih olması için bu şartlara riayet edilmesi gerekir. Bu şartları şöyle özetleyebiliriz:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">1. İmam´a uyan kimse, mekân açısından imam´ın Önünde olmamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Eğer muktedî (imam´a uyan), imam´m önüne geçerse iktida´sı sahih olmaz. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam ancak kendisine uyulması için imam yapılmıştır.[9] Uymak, tâbi olmak demektir. Bu da tâbi olanın geride, metbû olanın (uyulanın) önde olması ile mümkün olur. Ancak tâbi ile metbû aynı hizada olurlarsa iktida sahih olur. Fakat yine de kerahatten uzak değildir. Bu nedenle tâbi olanın, rnetbû´dan biraz geride durması gerekir. Tâbi olan, metbû´nun önüne geçerse namazı bozulur. Önde olup olmadığı hususunda topuklara itibar edilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam´a uyanlar iki veya daha fazla iseler imam´ın arkasında saf tutmalıdırlar. Eğer bir kişi olursa imam´ın sağında durmalıdır. Bir kişi daha gelirse o da imam´ın soluna durmalıdır. Sonra ikisi geriye çekilip saf tutmalı veya imam öne çıkmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Cabir b. Abdullah şöyle rivayet ediyor: ´Hz. Peygamber´e uyarak sağına durdum. Sonra bir kişi daha geldi ve Hz. Peygamber´in soluna durdu. Bunun üzerine Hz. Peygamber ellerimizden tutarak bizi arkasında saf tutturuncaya kadar ellerimizi bırakmadı´.[10]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam ile imam´a uyanların arası, üç zira´dan fazla olmamalıdır. (Buradaki zira, normal bir zira´dır. Normal bir kişinin zira´ı ise yaklaşık 40-50 cm´dir). Her safın arası da üç zira´dan fazla olmamalıdır. Cemaat erkek ve kadınlardan oluşuyorsa önce erkekler, sonra da kadınlar saf tutmalıdır. İmam´a uyanların biri kadın, diğeri de erkek ise kadın, imam´ın soluna, erkek de sağına durmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam da cemaat de kadın olursa imam, cemaatin arasında olmalıdır. Hz. Aişe ile Ümmü Seleme´den böyle rivayet edilmiştir.[11]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam´a uyan kişinin tek başına arkada durması mekruh´tur. SaPta yer varsa safın içine girmeli, safta yer yoksa önce tahrim tekbiri alıp sonra</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">saftan bir kişiyi geri çekmelidir. Saftan geri çekilen kişinin de çekene itaat etmesi mendub´dur. Böylece hayır yolunda yardımlaşma faziletini elde ederler. (Safta bulunan kişinin, çekildiği takdirde itaat edeceği bilinirse çekilmeli, yoksa çekilmemelidir. Çünkü fitne çıkma tehlikesi vardır).</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">2. İmama uyan kişi intikallerinde imam´a tâbi olmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Namazın fiillerinin tümünde imam´a tâbi olmalıdır; imam´a uyan kişinin hareketleri, imam´ın hareketlerinden sonra olmalıdır. İmam´a uyan fiillerine, imam fiilini bitirdikten hemen sonra başlamalıdır. İmam´a uyanın, imam´dan bir rükün kadar geride kalması mekruh´tur. Eğer iki uzun rükün kadar geride kalırsa; imam rükû´ya gidip itidâl´e kalktığı, secdeye gidip başını secdeden kaldırdığı halde hâlâ ayakta ise namazı bozulur. Eğer bir mazereti varsa kıraati çok yavaş ise imam´dan üç rükün geri kalması caizdir. Üç rekât bittiği halde imam´a yetişememişse, bulunduğu rükünu bırakıp imam´a tâbi olması farz olur. Geri kalan namazını imam selâm verdikten sonra tamamlamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">3. İmama uyan kişi imam´ın intikallerini bilmelidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam´a uyan kimse ya imam´ı görmeli, ya imam´ın arkasındaki safın bir kısmını görmeli ya da mübelliğin sesini duymalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">4. İmam ile imam´a uyan kimse arasında büyük bir mesafe olmamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Bu mesafenin durumunu şöyle izah edebiliriz: Yukarıda sözü edilen mesafe mescidde kılınmayan namaz içindir. Eğer mescidde veya aralarında kapıları açık odalar varsa, aralarındaki mesafe ne kadar uzun olursa olsun iktida sahihtir. Fakat namaz mescidin dışında kıhnırsa veya imam mescidde olup muktedî mescidin dışında olursa imam ile muktedî arasındaki mesafenin uzak olmaması gerekir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam ve imam´a uyan kişi çölde veya benzeri açık alanlarda iseler aralarındaki mesafe 150 metreden fazla olmamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam bir binada, imam´a uyan da başka bir binada ise bunlar iki ev gibi veya bir sahne ile bir bina gibiyseler, zikredilen şartla beraber binaların birindeki safın, diğer binadaki saf ile bitişik olması vacib´dir. Ancak imam´ın bulunduğu bina, muktedînin önünde değil, sağında veya solunda olmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam mescidde, muktedîlerin bir kısmı mescidde bir kısmı da mescidin dışında olursa, mescid ile mescidin dışında olan ilk muktedî ile arasında 150 metreden fazla bir mesafe olmamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Muktedî cemaat için veya iktida için niyet etmelidir. Niyetin ihram tekbiriyle beraber olması şarttır. Eğer imam´a uymaya niyet etmeden, uzun bir zaman bekler, beklemesi de örfen uzun olursa namazı bozulur. İmam´a uyması tesadüfen olur da imam´ı beklemesi kısa sürerse namazı sahih olur. İmam´ın ise imamet için niyet etmesi vacib değildir, fakat cemaat sevabını elde etmesi için imamete niyet etmesi müstehab´dır. Eğer imamete niyet etmezse cemaat sevabını elde edemez. Zira kişi niyetle be-; raber yaptığı amelinde sevap elde eder. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Ameller niyetlere göredir. Kişiye ancak niyet ettiği vardır.[12]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam selâm vermeden namaza yetişen kimse cemaat sevabını elde eder. Fakat tahrim tekbirini imam ile beraber almak daha faziletlidir. İmam´a uyan kişi, imam´ın tahrim tekbirinden sonra tekbir ve tahrim ile meşgul olmalıdır. İmama rükû´da iken yetişen kimse o rekâta yetişmiş sayılır. Rükû´dan sonra yetişirse, o rekâtı kaçırmış sayılır. İmam selâm verdikten sonra kalmalı ve kaçırdığı rekâtları tamamlamalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">--------------------------------------------------------------------------------</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[1] Buharî/6l8; MüsIirn/650, (İbn Ömer´den)</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[2] Ebu Dâvud/547; İbn Hibban/425. (îbn Hibban sahih olduğunu söylemiştir).</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[3] Buharî/635; Müslim/697</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[4] Buharî/642; Müslim/559, (İbn Ömer´den)</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[5] Müslim/560</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[6] Buharî/817; Müslim/564, (Cabir´den)</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[7] îbn Mâce</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[8] Müslim/613, (İbn Mes´ud´dan)</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[9] Buharî/657; Müslim/411</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[10] Müslim</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[11] Beyhakî, (sahih isnadla)</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">[12] Buharî/l; Müslim/1908</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong>BÜYÜK ŞAFİİ İLMİHALİ</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="DAVAMÞEHADET, post: 242597, member: 1010414"] [B][COLOR=black]İmam´da Bulunması Gereken Şartlar İmam´da belirli bazı şartların bulunması gerekir. Bu şartların çoğu cemaate nisbetledir. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz: 1. Muktedî (imam´a uyan kişi), imam´ın namazının sahih olduğuna inanmalıdır. Eğer iki kişi kıble hususunda ictihad eder de farklı görüşlere sahip olurlarsa, birinin diğerine imam olması caiz olmaz. Çünkü herbiri diğerinin kıblesinin yanlış olduğuna ve o yöne dönerek kılınan namazın sahih olmadığına inanmaktadır. 2. İmam´a uyan kişi okuyabilirken imam´ın ümmî olmaması gerekir. Ümmî olmasından maksat, Fatiha´yı mahreç ve şeddelerine riayet ederek güzel okuyamamasıdır. Eğer imam´a uyan kişi de imam gibi olursa birbirlerine uymaları caizdir. 3. Cemaat erkek olduğu halde imam kadın olmamalıdır. Cemaat kadınlardan oluşursa, kadınların biri diğerine uyabilir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Sakın bir kadın, bir erkeğe imamlık yapmasın.[7] İmam´da Bulunması Müstehab Olan Sıfatlar İmam´ın, cemaattekilerden daha iyi fıkıh bilmesi, daha güzel Kur´an okuması, daha ahlâklı olması ve daha yaşlı olması mendub´dur. Bu sıfatların tümünün kendisinde bulunduğu imamın arkasında kılınan namaz, diğer imamların arkasında kılınan namazdan daha üstün ve sevabı daha fazladır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: ALLAH´ın Kitabı´nı en iyi bilen imamlık yapsın. ALLAH´ın Kitabi´nı bilmekte eşit iseler Sünnet´i daha iyi bilen imamlık yapsın. Sünnet´i bilme hususunda eşit iseler daha önce hicret eden imamlık yapsın. Eğer hicrette de eşit iseler yaşlı olan imamlık yapsın.[8] Abdest ile namaz kılan bir kimse teyemmüm ile veya mest üzerine meshederek namaz kılan kimseye, ayakta kılan oturarak kılana, baliğ olan baliğ olmayana, hür olan köle imam´a uyabilir. Sağlam olan bir kimse küçük abdestini tutamayana, farz kılan kaza veya nafile kılana, nafile kılan da farz kılana uyarak namazını kılabilir. îktida (îmam´a Uymak) Meşru olan iktida ancak bazı şartlarla tahakkuk eder. İktida´nın sahih olması için bu şartlara riayet edilmesi gerekir. Bu şartları şöyle özetleyebiliriz: 1. İmam´a uyan kimse, mekân açısından imam´ın Önünde olmamalıdır. Eğer muktedî (imam´a uyan), imam´m önüne geçerse iktida´sı sahih olmaz. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: İmam ancak kendisine uyulması için imam yapılmıştır.[9] Uymak, tâbi olmak demektir. Bu da tâbi olanın geride, metbû olanın (uyulanın) önde olması ile mümkün olur. Ancak tâbi ile metbû aynı hizada olurlarsa iktida sahih olur. Fakat yine de kerahatten uzak değildir. Bu nedenle tâbi olanın, rnetbû´dan biraz geride durması gerekir. Tâbi olan, metbû´nun önüne geçerse namazı bozulur. Önde olup olmadığı hususunda topuklara itibar edilir. İmam´a uyanlar iki veya daha fazla iseler imam´ın arkasında saf tutmalıdırlar. Eğer bir kişi olursa imam´ın sağında durmalıdır. Bir kişi daha gelirse o da imam´ın soluna durmalıdır. Sonra ikisi geriye çekilip saf tutmalı veya imam öne çıkmalıdır. Cabir b. Abdullah şöyle rivayet ediyor: ´Hz. Peygamber´e uyarak sağına durdum. Sonra bir kişi daha geldi ve Hz. Peygamber´in soluna durdu. Bunun üzerine Hz. Peygamber ellerimizden tutarak bizi arkasında saf tutturuncaya kadar ellerimizi bırakmadı´.[10] İmam ile imam´a uyanların arası, üç zira´dan fazla olmamalıdır. (Buradaki zira, normal bir zira´dır. Normal bir kişinin zira´ı ise yaklaşık 40-50 cm´dir). Her safın arası da üç zira´dan fazla olmamalıdır. Cemaat erkek ve kadınlardan oluşuyorsa önce erkekler, sonra da kadınlar saf tutmalıdır. İmam´a uyanların biri kadın, diğeri de erkek ise kadın, imam´ın soluna, erkek de sağına durmalıdır. İmam da cemaat de kadın olursa imam, cemaatin arasında olmalıdır. Hz. Aişe ile Ümmü Seleme´den böyle rivayet edilmiştir.[11] İmam´a uyan kişinin tek başına arkada durması mekruh´tur. SaPta yer varsa safın içine girmeli, safta yer yoksa önce tahrim tekbiri alıp sonra saftan bir kişiyi geri çekmelidir. Saftan geri çekilen kişinin de çekene itaat etmesi mendub´dur. Böylece hayır yolunda yardımlaşma faziletini elde ederler. (Safta bulunan kişinin, çekildiği takdirde itaat edeceği bilinirse çekilmeli, yoksa çekilmemelidir. Çünkü fitne çıkma tehlikesi vardır). 2. İmama uyan kişi intikallerinde imam´a tâbi olmalıdır. Namazın fiillerinin tümünde imam´a tâbi olmalıdır; imam´a uyan kişinin hareketleri, imam´ın hareketlerinden sonra olmalıdır. İmam´a uyan fiillerine, imam fiilini bitirdikten hemen sonra başlamalıdır. İmam´a uyanın, imam´dan bir rükün kadar geride kalması mekruh´tur. Eğer iki uzun rükün kadar geride kalırsa; imam rükû´ya gidip itidâl´e kalktığı, secdeye gidip başını secdeden kaldırdığı halde hâlâ ayakta ise namazı bozulur. Eğer bir mazereti varsa kıraati çok yavaş ise imam´dan üç rükün geri kalması caizdir. Üç rekât bittiği halde imam´a yetişememişse, bulunduğu rükünu bırakıp imam´a tâbi olması farz olur. Geri kalan namazını imam selâm verdikten sonra tamamlamalıdır. 3. İmama uyan kişi imam´ın intikallerini bilmelidir. İmam´a uyan kimse ya imam´ı görmeli, ya imam´ın arkasındaki safın bir kısmını görmeli ya da mübelliğin sesini duymalıdır. 4. İmam ile imam´a uyan kimse arasında büyük bir mesafe olmamalıdır. Bu mesafenin durumunu şöyle izah edebiliriz: Yukarıda sözü edilen mesafe mescidde kılınmayan namaz içindir. Eğer mescidde veya aralarında kapıları açık odalar varsa, aralarındaki mesafe ne kadar uzun olursa olsun iktida sahihtir. Fakat namaz mescidin dışında kıhnırsa veya imam mescidde olup muktedî mescidin dışında olursa imam ile muktedî arasındaki mesafenin uzak olmaması gerekir. İmam ve imam´a uyan kişi çölde veya benzeri açık alanlarda iseler aralarındaki mesafe 150 metreden fazla olmamalıdır. İmam bir binada, imam´a uyan da başka bir binada ise bunlar iki ev gibi veya bir sahne ile bir bina gibiyseler, zikredilen şartla beraber binaların birindeki safın, diğer binadaki saf ile bitişik olması vacib´dir. Ancak imam´ın bulunduğu bina, muktedînin önünde değil, sağında veya solunda olmalıdır. İmam mescidde, muktedîlerin bir kısmı mescidde bir kısmı da mescidin dışında olursa, mescid ile mescidin dışında olan ilk muktedî ile arasında 150 metreden fazla bir mesafe olmamalıdır. Muktedî cemaat için veya iktida için niyet etmelidir. Niyetin ihram tekbiriyle beraber olması şarttır. Eğer imam´a uymaya niyet etmeden, uzun bir zaman bekler, beklemesi de örfen uzun olursa namazı bozulur. İmam´a uyması tesadüfen olur da imam´ı beklemesi kısa sürerse namazı sahih olur. İmam´ın ise imamet için niyet etmesi vacib değildir, fakat cemaat sevabını elde etmesi için imamete niyet etmesi müstehab´dır. Eğer imamete niyet etmezse cemaat sevabını elde edemez. Zira kişi niyetle be-; raber yaptığı amelinde sevap elde eder. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Ameller niyetlere göredir. Kişiye ancak niyet ettiği vardır.[12] İmam selâm vermeden namaza yetişen kimse cemaat sevabını elde eder. Fakat tahrim tekbirini imam ile beraber almak daha faziletlidir. İmam´a uyan kişi, imam´ın tahrim tekbirinden sonra tekbir ve tahrim ile meşgul olmalıdır. İmama rükû´da iken yetişen kimse o rekâta yetişmiş sayılır. Rükû´dan sonra yetişirse, o rekâtı kaçırmış sayılır. İmam selâm verdikten sonra kalmalı ve kaçırdığı rekâtları tamamlamalıdır. -------------------------------------------------------------------------------- [1] Buharî/6l8; MüsIirn/650, (İbn Ömer´den) [2] Ebu Dâvud/547; İbn Hibban/425. (îbn Hibban sahih olduğunu söylemiştir). [3] Buharî/635; Müslim/697 [4] Buharî/642; Müslim/559, (İbn Ömer´den) [5] Müslim/560 [6] Buharî/817; Müslim/564, (Cabir´den) [7] îbn Mâce [8] Müslim/613, (İbn Mes´ud´dan) [9] Buharî/657; Müslim/411 [10] Müslim [11] Beyhakî, (sahih isnadla) [12] Buharî/l; Müslim/1908 [/COLOR] [/B]BÜYÜK ŞAFİİ İLMİHALİ [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Fıkıh Yolculuğu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst