Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Fıkıh Yolculuğu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="DAVAMÞEHADET" data-source="post: 245192" data-attributes="member: 1010414"><p><strong><span style="color: red">Cuma´nin Sahih Olmasının Şartları</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong></strong><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong>Yukarıda saydığımız yedi şartın kendisinde bulunduğu her müslümana Cuma namazı vacib´dir. Ancak Cuma´nın sahih olması için dört şartın daha bulunması gerekir:</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>1. Cuma namazı, merkezî bir alanda kılınmalıdır.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu alan, ister bir beldenin binaları arasında olsun, ister kendilerine Cuma farz olan 40 kişinin oturduğu bir köyün ortasında olsun farketmez. Beldeden maksat, kadı´sı (hâkimi) ve idarecisi olan, içinde alışveriş için çarşı ve pazar bulunan yerdir. Köyden maksat ise kadı´sı (hâkimi) ve idarecisi bulunmayan yerlerdir. Bu bakımdan sahrada ve çadırlar arasında Cuma namazı sahih olmaz. İçinde Cuma´nın kendilerine farz olduğu 40 kişinin bulunmadığı bir yerde de sahih olmaz. Eğer yakın bir beldeden okunan ezan sesi işitiliyorsa oraya gidilip Cuma namazının kılınması farz olur. Cuma kılınan yerden ezan sesini işitmiyorlarsa, Cuma namazı onların üzerinden sakıt olur. Nitekim bunu Cuma´nın vacib olmasının şartları bahsinde zikretmiştik.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu şartın delili, Hz. Peygamber ve raşid halifeler döneminde Cuma namazının sadece böyle yerlerde kılınmış olmasıdır. Arap kabileleri Medine´nin etrafında oldukları halde oralarda Cuma namazı kılınmıyordu. Hz. Peygamber onlara çadırların arasında Cuma namazını kılmalarını söylememiştir.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>2. Cuma namazı kılacakların sayısı, Cuma´nın kendilerine farz olduğu 40 kişiden az olmamalıdır; yani erkek, baliğ, mukim ve hür olan 40 kişi bulunmalıdır ki Cuma sahih olsun.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Cabir´den şöyle rivayet edilmiştir: ´Sünnet´e göre her 40 kişiye ve 40 kişiden fazla olanlara Cuma vardır´.[8]</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Ka´b b. Mâlik şöyle demiştir: ´İlk defa Cuma namazı kıldıran Esad b. Zurare idi ve o gün Cuma´ya katılanlar 40 kişiydiler´.[9]</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>3. Cuma namazı öğle vaktinde kılınmalıdır.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>. Öğle vaktinden Cuma namazı yetişemeyecek kadar bir zaman kalmışsa öğle namazı kılmak vacib olur. Eğer Cuma namazına başlanır ve Cuma namazı devam ederken öğle vakti çıkarsa, Cuma namazını</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>hemen öğle namazına çevirmek ve dört rekât olarak kılmak gerekir Bunun delili Hz. Peygamber´in böyle yapmış olmasıdır.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Enes b. Mâlik şöyle rivayet ediyor: ´Hz. Peygamber, Cuma namazını güneş batıya doğru kaydığında (zeval vaktinde) kılıyordu´.[10]</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Seleme b. Ekvâ şöyle rivayet etmiştir: ´Hz. Peygamber ile birlikte güneş (ortadan batıya) meylettiği zaman Cuma namazını kılardık. Sonra dönüp giderken gölge yerleri araştırırdık[11]</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Sehl b. Sa´d şöyle diyor: ´Hz. Peygamber zamanında biz Cuma´yı kılmadan ne kaylûle uykusuna yatar, ne de yemeğimizi yerdik´.[12]</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>4. Aynı şehirde, mümkün olduğu takdirde bir yerde Cuma namazı kılınmalıdır.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Cuma namazını birkaç yerde kılmak uygun değildir. Hatta eğer mümkünse bir yerde kılmak vacib´dir. Eğer halk çok olur da bir yere sığmazlarsa ihtiyaca göre iki, üç veya dört yerde kılınabilir. İhtiyaç olmadığı halde aynı şehirde birkaç yerde Cuma namazı kılınırsa, bunlardan sadece ilk kılmanı sahih olur. Önce kılınmaktan maksat, başlangıçtır. İlk tekbir Önce hangi mescidde alınmışsa oradaki Cuma sahihtir, diğerleri ise ayrı yerlerde kılındığı için sahih değildir. Bu nedenle onun yerine öğle namazı kılmaları gerekir. Eğer Cuma´nın, hangi mescidde daha önce başladığı bilinmiyorsa, kılınan bütün Cuma´lar fasid olur. Vakit müsaitse ilk tekbir alınan yerde yeniden kılınması gerekir. Aksi takdirde tümü bu eksik ve fasid olan namazı yerine getirmek için öğle namazı kılmalıdır.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bu şartın delili, Cuma namazının Hz. Peygamber, raşid halifeler ve tâbiûn devrinde ayrı yerlerde kılınmamış olmasıdır. Namaz şehirde sadece el-Mescid´ul-Camii denilen büyük mescidde kılınırken, diğer mescidlerde ise sadece vakit namazları kılınırdı.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Hz. Aişe şöyle demiştir: ´İnsanlar Hz. Peygamber zamanında Medine´ ye yakın menzillerden ve Medine etrafındaki köylerden gelerek Cuma namazında nöbetleşe hazır bulunurlardı´.[13]</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>İbn Abbas şöyle demiştir: ´Hz. Peygamber´in mescidi dışında ilk Cuma namazı Bahreyn´de Cuvasî adlı yerde Abdulkays mescidinde kılınmıştır´.[14]</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Cuma´yı bir tek yerde kılma şartının hikmeti, müslümanların birlik ve beraberliğini pekiştirmeye daha uygun olmasıdır. İhtiyaç olmaksızın Cuma namazını ayrı yerlerde kılmak, müslümanlar arasında ayrılık ve nifak tohumları ekebilir.</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Cuma Namazının Farzları</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Cuma namazının iki farzı vardır. Bunlar Cuma namazının esasını teşkil ederler. Birinci farzı iki hutbe okumak, ikinci farzı ise cemaatle birlikte iki rekât namaz kılmaktır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Hutbelerin Şartları</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">1. Hatib, eğer mümkünse hutbeyi ayakta okumalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İki hutbeyi birbirinden ayırmak için hutbelerin arasında oturmalıdır. Bunun delili, Cabir b. Semure´nin şu rivayetidir: ´Hz. Peygamber hutbeleri ayakta okur ve aralarında otururdu´.[15]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İbn Ömer şöyle rivayet ediyor: ´Hz. Peygamber birinci hutbeyi ayakta okuduktan sonra oturur, sonra kalkar sizin şu anda yaptığınız gibi ikinci hutbeyi okurdu´.[16]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">2. Hutbe namazdan önce okunmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Bu, Cuma namazı hakkında varid olan hadîslerden anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber´in fiiline tâbi olmak içindir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">3. Hatib, küçük ve büyük hadesten temiz olmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Elbisesinde, bedeninde ve mekânında affedilmeyecek bir necaset bulunmamalı ve setr-i avrete riayet etmelidir. Zira hutbe de namaz gibidir. Hutbeler, öğle namazının farzının iki rekâtının karşılığıdır. Namazda şart olan taharet ve benzeri şeyler hutbelerde de şarttır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">4. Hutbeler Arapça okunmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Cemaat Arapça bilmese bile hatib hutbeleri Arapça okumalıdır. Eğer orada Arapça öğrenecek kadar bir zaman geçtiği halde Arapça bilen kimse yoksa hepsi günahkâr olur ve Cuma´Ian makbul olmaz. Dolayısıyla öğle namazı kılmaları gerekir. Fakat Arapça öğrenecek kadar bir zaman geçmemişse, hutbe tercüme edilir ve Cuma namazları sahih olur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">.5. Hutbeler peşpeşe okunmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Birinci ve ikinci hutbe arasında fazla bir fasıla olmaması gerektiği gibi, ikinci hutbe ile namaz arasında da fazla bir fasıla olmamalıdır. Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasına veya ikinci hutbe ile namaz arasına örfen uzun sayılan bir fasıla girerse hutbe sahih olmaz. Bu durumda mümkünse hutbe yeniden okunmalıdır. Aksi takdirde Cuma namazı, öğle namazına dönüşür.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">6. Her iki hutbe de Cuma namazının kendileriyle sahih olduğu 40 kişi tarafından dinlenmelidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Hutbelerin Rükûnları</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">1. Hangi siga ile olursa olsun -elhamdülillah, eş-şukru lillah gibi-ALLAH´a hamdetmek.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">2. Hangi siga ile olursa olsun Hz. Peygamber´e salâvat getirmek.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Bu salât Allahumme sallı ala Muhammed ve ala âl-i Muhammed veya Allahumme sallı alâ nebiyyi ve alâ âlihi veya Allahumme saîli alâ rasûli ve alâ âlihi gibi sığalarla yapılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir şart vardır ki o da Hz. Peygamber´in isminin sarih olarak zikredilmesidir. en-Nebî, er-Rasûl ve Muhammed gibi kelimelerle Hz. Peygamber´in ismi sarih olarak zikredilmelidir. Açık isim yerine zamir yeterli olmaz. Meselâ onun mânâsına gelen huve zamirinin kullanılması yeterli değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">3. ALLAH´tan sakınmayı tavsiye etmek</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Hangi lafız ile olursa olsun -ittekuîlah gibi- takva (ALLAH´tan sakınılması) tavsiye edilmelidir. Bu üç rükün, her iki hutbede de rükündür. Bunlar olmadan hutbe olmaz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">4. İki hutbenin bîrinde bir ayet okumak.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Okunan ayet, mânâsı anlaşılan bir ayet olmalıdır. Mukatta harfleri denilen ve sûre başlarında olan elif, lam, mim, yasin, tahâ gibi ayetlerden birinin okunması yeterli olmaz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">5. İkinci hutbede mü´minlere dua etmek.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Örfen dua sayılan -Allahummağfirli mü´minîne, Allahummağfirîi müslimine gibi- her dua yeterli olur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Cuma namazının ikinci farzının ´cemaatle iki rekat namaz kılmak´ olduğu daha önce söylenmişti. Nitekim Hz. Ömer´den şöyle rivayet edilmiştir: ´Cuma namazı iki rekâttır´.[17]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Daha önce de naklettiğimiz bir hadîste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Her müslümana cemaatle Cuma namazı kılmak haktır, vacibdir.[18]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Cuma namazının bir rekâtına yetişen kimsenin Cuması sahihtir. Curna´ya yetişemediği takdirde Cuma namazı, öğle namazına dönüşür.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">İmam´a uyan cemaatin, Cuma namazına ehil olan 40 kişiden az olmaması vacıb´dir. İkinci rekatta imam´a yetişen kimsenin Cuması sahihtir. İmam selâm verdikten sonra kalkıp ikinci rekâtı kılarak Cuma namazını tamamlar. İmam ikinci rekâtın rükûundan kalktıktan sonra imam´a yetişen kimse, Cuma´ya yetişememiş sayılır. İmam selâm verdikten sonra kalkıp dört rekât öğle namazı kılması gerekir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Cemaat Cuma imamına uyup imam ile beraber bir rekât kılar, sonra herhangibir sebepten ötürü cemaatin tümü veya bir kısmı imam´dan ayrılıp namazlarını tek başlarına tamamlarlarsa Cuma´Ian sahih olur. Herhangibir sebepten ötürü birinci rekât bitmeden önce imam´dan ayrıhrlarsa Cuma namazları sahih olmaz ve Cuma namazı öğle namazına dönüşür. Bunun delili, Hz. Peygamber´in şu hadîsidir:</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Kim Cuma namazından veya diğer namazlardan bir rekâta yetişirse ona ikinci bir rekât eklesin. Böylece namazı tamamlasın.[19]</span></strong></p><p><strong><span style="color: black"></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="DAVAMÞEHADET, post: 245192, member: 1010414"] [B][COLOR=red]Cuma´nin Sahih Olmasının Şartları [/COLOR] [/B][COLOR=black] [B]Yukarıda saydığımız yedi şartın kendisinde bulunduğu her müslümana Cuma namazı vacib´dir. Ancak Cuma´nın sahih olması için dört şartın daha bulunması gerekir: 1. Cuma namazı, merkezî bir alanda kılınmalıdır. Bu alan, ister bir beldenin binaları arasında olsun, ister kendilerine Cuma farz olan 40 kişinin oturduğu bir köyün ortasında olsun farketmez. Beldeden maksat, kadı´sı (hâkimi) ve idarecisi olan, içinde alışveriş için çarşı ve pazar bulunan yerdir. Köyden maksat ise kadı´sı (hâkimi) ve idarecisi bulunmayan yerlerdir. Bu bakımdan sahrada ve çadırlar arasında Cuma namazı sahih olmaz. İçinde Cuma´nın kendilerine farz olduğu 40 kişinin bulunmadığı bir yerde de sahih olmaz. Eğer yakın bir beldeden okunan ezan sesi işitiliyorsa oraya gidilip Cuma namazının kılınması farz olur. Cuma kılınan yerden ezan sesini işitmiyorlarsa, Cuma namazı onların üzerinden sakıt olur. Nitekim bunu Cuma´nın vacib olmasının şartları bahsinde zikretmiştik. Bu şartın delili, Hz. Peygamber ve raşid halifeler döneminde Cuma namazının sadece böyle yerlerde kılınmış olmasıdır. Arap kabileleri Medine´nin etrafında oldukları halde oralarda Cuma namazı kılınmıyordu. Hz. Peygamber onlara çadırların arasında Cuma namazını kılmalarını söylememiştir. 2. Cuma namazı kılacakların sayısı, Cuma´nın kendilerine farz olduğu 40 kişiden az olmamalıdır; yani erkek, baliğ, mukim ve hür olan 40 kişi bulunmalıdır ki Cuma sahih olsun. Cabir´den şöyle rivayet edilmiştir: ´Sünnet´e göre her 40 kişiye ve 40 kişiden fazla olanlara Cuma vardır´.[8] Ka´b b. Mâlik şöyle demiştir: ´İlk defa Cuma namazı kıldıran Esad b. Zurare idi ve o gün Cuma´ya katılanlar 40 kişiydiler´.[9] 3. Cuma namazı öğle vaktinde kılınmalıdır. . Öğle vaktinden Cuma namazı yetişemeyecek kadar bir zaman kalmışsa öğle namazı kılmak vacib olur. Eğer Cuma namazına başlanır ve Cuma namazı devam ederken öğle vakti çıkarsa, Cuma namazını hemen öğle namazına çevirmek ve dört rekât olarak kılmak gerekir Bunun delili Hz. Peygamber´in böyle yapmış olmasıdır. Enes b. Mâlik şöyle rivayet ediyor: ´Hz. Peygamber, Cuma namazını güneş batıya doğru kaydığında (zeval vaktinde) kılıyordu´.[10] Seleme b. Ekvâ şöyle rivayet etmiştir: ´Hz. Peygamber ile birlikte güneş (ortadan batıya) meylettiği zaman Cuma namazını kılardık. Sonra dönüp giderken gölge yerleri araştırırdık[11] Sehl b. Sa´d şöyle diyor: ´Hz. Peygamber zamanında biz Cuma´yı kılmadan ne kaylûle uykusuna yatar, ne de yemeğimizi yerdik´.[12] 4. Aynı şehirde, mümkün olduğu takdirde bir yerde Cuma namazı kılınmalıdır. Cuma namazını birkaç yerde kılmak uygun değildir. Hatta eğer mümkünse bir yerde kılmak vacib´dir. Eğer halk çok olur da bir yere sığmazlarsa ihtiyaca göre iki, üç veya dört yerde kılınabilir. İhtiyaç olmadığı halde aynı şehirde birkaç yerde Cuma namazı kılınırsa, bunlardan sadece ilk kılmanı sahih olur. Önce kılınmaktan maksat, başlangıçtır. İlk tekbir Önce hangi mescidde alınmışsa oradaki Cuma sahihtir, diğerleri ise ayrı yerlerde kılındığı için sahih değildir. Bu nedenle onun yerine öğle namazı kılmaları gerekir. Eğer Cuma´nın, hangi mescidde daha önce başladığı bilinmiyorsa, kılınan bütün Cuma´lar fasid olur. Vakit müsaitse ilk tekbir alınan yerde yeniden kılınması gerekir. Aksi takdirde tümü bu eksik ve fasid olan namazı yerine getirmek için öğle namazı kılmalıdır. Bu şartın delili, Cuma namazının Hz. Peygamber, raşid halifeler ve tâbiûn devrinde ayrı yerlerde kılınmamış olmasıdır. Namaz şehirde sadece el-Mescid´ul-Camii denilen büyük mescidde kılınırken, diğer mescidlerde ise sadece vakit namazları kılınırdı. Hz. Aişe şöyle demiştir: ´İnsanlar Hz. Peygamber zamanında Medine´ ye yakın menzillerden ve Medine etrafındaki köylerden gelerek Cuma namazında nöbetleşe hazır bulunurlardı´.[13] İbn Abbas şöyle demiştir: ´Hz. Peygamber´in mescidi dışında ilk Cuma namazı Bahreyn´de Cuvasî adlı yerde Abdulkays mescidinde kılınmıştır´.[14] Cuma´yı bir tek yerde kılma şartının hikmeti, müslümanların birlik ve beraberliğini pekiştirmeye daha uygun olmasıdır. İhtiyaç olmaksızın Cuma namazını ayrı yerlerde kılmak, müslümanlar arasında ayrılık ve nifak tohumları ekebilir. [/B][/COLOR] [B][COLOR=red] Cuma Namazının Farzları Cuma namazının iki farzı vardır. Bunlar Cuma namazının esasını teşkil ederler. Birinci farzı iki hutbe okumak, ikinci farzı ise cemaatle birlikte iki rekât namaz kılmaktır. Hutbelerin Şartları [/COLOR][/B] [B][COLOR=black]1. Hatib, eğer mümkünse hutbeyi ayakta okumalıdır. İki hutbeyi birbirinden ayırmak için hutbelerin arasında oturmalıdır. Bunun delili, Cabir b. Semure´nin şu rivayetidir: ´Hz. Peygamber hutbeleri ayakta okur ve aralarında otururdu´.[15] İbn Ömer şöyle rivayet ediyor: ´Hz. Peygamber birinci hutbeyi ayakta okuduktan sonra oturur, sonra kalkar sizin şu anda yaptığınız gibi ikinci hutbeyi okurdu´.[16] 2. Hutbe namazdan önce okunmalıdır. Bu, Cuma namazı hakkında varid olan hadîslerden anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber´in fiiline tâbi olmak içindir. 3. Hatib, küçük ve büyük hadesten temiz olmalıdır. Elbisesinde, bedeninde ve mekânında affedilmeyecek bir necaset bulunmamalı ve setr-i avrete riayet etmelidir. Zira hutbe de namaz gibidir. Hutbeler, öğle namazının farzının iki rekâtının karşılığıdır. Namazda şart olan taharet ve benzeri şeyler hutbelerde de şarttır. 4. Hutbeler Arapça okunmalıdır. Cemaat Arapça bilmese bile hatib hutbeleri Arapça okumalıdır. Eğer orada Arapça öğrenecek kadar bir zaman geçtiği halde Arapça bilen kimse yoksa hepsi günahkâr olur ve Cuma´Ian makbul olmaz. Dolayısıyla öğle namazı kılmaları gerekir. Fakat Arapça öğrenecek kadar bir zaman geçmemişse, hutbe tercüme edilir ve Cuma namazları sahih olur. .5. Hutbeler peşpeşe okunmalıdır. Birinci ve ikinci hutbe arasında fazla bir fasıla olmaması gerektiği gibi, ikinci hutbe ile namaz arasında da fazla bir fasıla olmamalıdır. Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasına veya ikinci hutbe ile namaz arasına örfen uzun sayılan bir fasıla girerse hutbe sahih olmaz. Bu durumda mümkünse hutbe yeniden okunmalıdır. Aksi takdirde Cuma namazı, öğle namazına dönüşür. 6. Her iki hutbe de Cuma namazının kendileriyle sahih olduğu 40 kişi tarafından dinlenmelidir. Hutbelerin Rükûnları 1. Hangi siga ile olursa olsun -elhamdülillah, eş-şukru lillah gibi-ALLAH´a hamdetmek. 2. Hangi siga ile olursa olsun Hz. Peygamber´e salâvat getirmek. Bu salât Allahumme sallı ala Muhammed ve ala âl-i Muhammed veya Allahumme sallı alâ nebiyyi ve alâ âlihi veya Allahumme saîli alâ rasûli ve alâ âlihi gibi sığalarla yapılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir şart vardır ki o da Hz. Peygamber´in isminin sarih olarak zikredilmesidir. en-Nebî, er-Rasûl ve Muhammed gibi kelimelerle Hz. Peygamber´in ismi sarih olarak zikredilmelidir. Açık isim yerine zamir yeterli olmaz. Meselâ onun mânâsına gelen huve zamirinin kullanılması yeterli değildir. 3. ALLAH´tan sakınmayı tavsiye etmek Hangi lafız ile olursa olsun -ittekuîlah gibi- takva (ALLAH´tan sakınılması) tavsiye edilmelidir. Bu üç rükün, her iki hutbede de rükündür. Bunlar olmadan hutbe olmaz. 4. İki hutbenin bîrinde bir ayet okumak. Okunan ayet, mânâsı anlaşılan bir ayet olmalıdır. Mukatta harfleri denilen ve sûre başlarında olan elif, lam, mim, yasin, tahâ gibi ayetlerden birinin okunması yeterli olmaz. 5. İkinci hutbede mü´minlere dua etmek. Örfen dua sayılan -Allahummağfirli mü´minîne, Allahummağfirîi müslimine gibi- her dua yeterli olur. Cuma namazının ikinci farzının ´cemaatle iki rekat namaz kılmak´ olduğu daha önce söylenmişti. Nitekim Hz. Ömer´den şöyle rivayet edilmiştir: ´Cuma namazı iki rekâttır´.[17] Daha önce de naklettiğimiz bir hadîste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Her müslümana cemaatle Cuma namazı kılmak haktır, vacibdir.[18] Cuma namazının bir rekâtına yetişen kimsenin Cuması sahihtir. Curna´ya yetişemediği takdirde Cuma namazı, öğle namazına dönüşür. İmam´a uyan cemaatin, Cuma namazına ehil olan 40 kişiden az olmaması vacıb´dir. İkinci rekatta imam´a yetişen kimsenin Cuması sahihtir. İmam selâm verdikten sonra kalkıp ikinci rekâtı kılarak Cuma namazını tamamlar. İmam ikinci rekâtın rükûundan kalktıktan sonra imam´a yetişen kimse, Cuma´ya yetişememiş sayılır. İmam selâm verdikten sonra kalkıp dört rekât öğle namazı kılması gerekir. Cemaat Cuma imamına uyup imam ile beraber bir rekât kılar, sonra herhangibir sebepten ötürü cemaatin tümü veya bir kısmı imam´dan ayrılıp namazlarını tek başlarına tamamlarlarsa Cuma´Ian sahih olur. Herhangibir sebepten ötürü birinci rekât bitmeden önce imam´dan ayrıhrlarsa Cuma namazları sahih olmaz ve Cuma namazı öğle namazına dönüşür. Bunun delili, Hz. Peygamber´in şu hadîsidir: Kim Cuma namazından veya diğer namazlardan bir rekâta yetişirse ona ikinci bir rekât eklesin. Böylece namazı tamamlasın.[19] [/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Fıkıh Yolculuğu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst