Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Firavun'un Büyücüleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 2156" data-attributes="member: 30"><p><strong>ŞUARA 29:</strong> "<span style="color: red">Firavun Musa'ya dedi ki: Eğer sen benden başka bir tanrıda ısrar edersen, seni kesinlikle zindanda çürütürüm."</span></p><p></p><p><span style="color: navy">Hatırlattıkları: Her çağın Firavun'u, Tanrı'dan rol çalmaya kalkan sahtekârlardır. O sahtekârların sırtından geçinen bir yığın Firavuncu görürsünüz. Her Firavun'un bir Musa'sı vardır. Günümüzde de değişen bir şey yoktur. Alet değişir, adet değişmez…</span> </p><p></p><p><strong>ŞUARA 35:</strong> "<span style="color: red">Firavun dedi ki: Musa büyüsüyle sizi kendi ülkenizden atmak istiyor." </span></p><p></p><p><span style="color: navy">Hatırlattıkları: Her Firavun, otoritesini sorgulayan herkesi ülkenin bekasına yönelik “birinci tehdit” ilan eder. İlk çığlık: “Vatan elden gidiyor!” çığlığıdır. Aslında elden giden vatan değil, Firavun'un ayrıcalıkları, sahte tanrılığı ve çıkarlarıdır. Bunu “ayrıcalıklarım elden gidiyor”, “maskem düşüyor”, “çıkarlarım zedeleniyor” diyemeyeceği için, “vatan elden gidiyor” makamında duyurur. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Yeni gibi görünse de Firavun ve Firavunluk kadar kadim bir taktiktir. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><strong>ŞUARA 41-42: "</strong><span style="color: red">Firavun'un emriyle toplanan büyücüler Firavun'a dediler ki: Şayet biz galip gelecek olursak bunun bize kazandıracağı bir çıkar olmalı değil mi? "</span></p><p></p><p><span style="color: navy">Firavun dedi ki: Elbette! Siz bu sayede benim himayeye mazhar yakınlarım arasına gireceksiniz! </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Hatırlattıkları: Firavun'un büyücüleri, ülkenin en tanınmış bilginleriydi. Kimya, simya ve fizik gibi bilimleri kullanarak illüzyon yapıyorlardı. Mesela içine cıva doldurulmuş derileri ısınmış bir platforma koyarak hareket eden bir canlı görüntüsü elde ediyorlardı. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Millet yutuyor muydu? Yutan yutuyordu. Yutmayan da Firavun'un korkusundan yutmuş görünüyordu. Kral çıplak diyecek kadar cesur olanlar da “Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik” deyip oyunu bozuyordu. Onlar en çok oyunu bozanlara bozuluyorlardı. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Firavun gibi bir zorbanın sorgulanmaz iktidarını uzatmanın bir</span> <span style="color: navy">ödülü olmalıydı. Sihirbazların bu işi “Allah rızası için” yapmadığını bilmek için müneccim olmak gerekmez. Onların derdi çıkarları. Haklı olarak “Musa'yı alt edersek bize ne var!” dediler. Firavun onlara “himayeye mazhar yakınlardan” olmayı, yani ayrıcalık vaat etti. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Eski Mısır'da krallık kanunu gereği Firavun'a dokunan öldürülürdü. Çünkü o “Amon-Ra”nın yeryüzündeki temsilcisi ve oğluydu. Yani “Tanrı” idi. Tanrı'ya dokunulamazdı. Dokunan ölürdü. Aslen Sudanlı siyah ırktan olan Firavun hanedanı, ufak tefek, 1.60 boyunda adamlardı. Fakat hiçbirinin bire bir heykeli yoktu. Hepsi en az aslının iki katı heykellerdi. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Tüm heykellerde istisnasız göze çarpan iki şey vardı: Göğüste çaprazlama kavuşturulmuş iki el, birinde zorbalığı temsil eden kamçı, diğerinde tanrılığı temsil eden halkalı haç. Böyle birine kim yakın olmak, onun sayesinde sayeban olmak istemez? Büyücüler buna tav oldular. Az şey mi; Firavun'un sayesinde dokunulmaz olacaklar. Sonrası mı? Sonra ne yaparsan yap, nasıl olsa kimse hesap soramaz. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><strong>ŞUARA 44:</strong> "<span style="color: red">Ve Firavun'un büyücüleri halatlarını ve sopalarını platforma bıraktılar ve dediler ki: “Firavun'un gücü sayesinde galip gelecek olan biziz, biz!” </span></p><p></p><p><span style="color: navy">Yaa, işte öyle! </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Neymiş? “Firavun'un gücü sayesinde” galip geleceklermiş! Bileklerinin gücüyle değil. Alınlarının teriyle değil. Emek verip hak ederek değil. Terazinin bir kefesinde Firavun'un kılıcı varsa, öbür kefesine Kaf Dağı'nı da koysan yerinden oynatamazsın. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Dünya tarihinde tüm Firavunluklar, hayatlarını Firavun'lardan çok, onların gücüne sığınanlara borçludur. “Firavunum için” diye kendilerini ortaya atarlar, aslında dertleri başkadır. Kendi çıkarlarıyla Firavun'un çıkarlarını tevhit etmişlerdir. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Firavun'un büyüsü bozulmasın diye, Firavun'un büyücüsü olmaya hazırdırlar. Üfürükçülüğün daniskasını yaparlar, Musa'ya üfürükçü yaftası asarlar. Akı kara, karayı ak gösterirler. Alçağı yüce, yüceyi alçak tanıtırlar. Suret-i haktan görünerek Şeytanlığın âlâsını yaparlar. İşleri güçleri illüzyondur. İblis'i İdris kılığına sokarak pazarlamada üstlerine yoktur. Mucize'ye “büyü, batıl inanç, üfürükçülük” diye arsızca iftira ederler de, Firavun'un büyücülerinin illüzyonlarını “mucize” diye yutturmaya kalkarlar. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><strong>ŞUARA 46-49:</strong> "<span style="color: red">En sonunda Firavun'un büyücüleri hep birden yere kapanarak şöyle dediler: “İman ettik Alemlerin Rabbine! Rabbine Musa ve Harun'un! "</span></p><p></p><p><span style="color: navy">Firavun dedi ki: Demek siz benim iznim olmadan ona inandınız, öyle mi? Anlaşıldı ki o sizin üstadınız: Bana muhalefetinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, topunuzu asacağım! </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Firavun'un gibi düşünmezsin ha! Gel bakalım öyleyse; ölümlerden ölüm beğen! </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Kur'an'ın kıssasının sonu güzel bitiyor: Firavun'un büyücüleri yola geliyor. </span></p><p><span style="color: navy"></span></p><p><span style="color: navy">Darısı onların son modellerine. </span></p><p> </p><p><span style="color: black"><strong>Mustafa İSLAMOĞLU</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 2156, member: 30"] [B]ŞUARA 29:[/B] "[COLOR=red]Firavun Musa'ya dedi ki: Eğer sen benden başka bir tanrıda ısrar edersen, seni kesinlikle zindanda çürütürüm."[/COLOR] [COLOR=navy]Hatırlattıkları: Her çağın Firavun'u, Tanrı'dan rol çalmaya kalkan sahtekârlardır. O sahtekârların sırtından geçinen bir yığın Firavuncu görürsünüz. Her Firavun'un bir Musa'sı vardır. Günümüzde de değişen bir şey yoktur. Alet değişir, adet değişmez…[/COLOR] [B]ŞUARA 35:[/B] "[COLOR=red]Firavun dedi ki: Musa büyüsüyle sizi kendi ülkenizden atmak istiyor." [/COLOR] [COLOR=navy]Hatırlattıkları: Her Firavun, otoritesini sorgulayan herkesi ülkenin bekasına yönelik “birinci tehdit” ilan eder. İlk çığlık: “Vatan elden gidiyor!” çığlığıdır. Aslında elden giden vatan değil, Firavun'un ayrıcalıkları, sahte tanrılığı ve çıkarlarıdır. Bunu “ayrıcalıklarım elden gidiyor”, “maskem düşüyor”, “çıkarlarım zedeleniyor” diyemeyeceği için, “vatan elden gidiyor” makamında duyurur. Yeni gibi görünse de Firavun ve Firavunluk kadar kadim bir taktiktir. [/COLOR] [B]ŞUARA 41-42: "[/B][COLOR=red]Firavun'un emriyle toplanan büyücüler Firavun'a dediler ki: Şayet biz galip gelecek olursak bunun bize kazandıracağı bir çıkar olmalı değil mi? "[/COLOR] [COLOR=navy]Firavun dedi ki: Elbette! Siz bu sayede benim himayeye mazhar yakınlarım arasına gireceksiniz! Hatırlattıkları: Firavun'un büyücüleri, ülkenin en tanınmış bilginleriydi. Kimya, simya ve fizik gibi bilimleri kullanarak illüzyon yapıyorlardı. Mesela içine cıva doldurulmuş derileri ısınmış bir platforma koyarak hareket eden bir canlı görüntüsü elde ediyorlardı. Millet yutuyor muydu? Yutan yutuyordu. Yutmayan da Firavun'un korkusundan yutmuş görünüyordu. Kral çıplak diyecek kadar cesur olanlar da “Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik” deyip oyunu bozuyordu. Onlar en çok oyunu bozanlara bozuluyorlardı. Firavun gibi bir zorbanın sorgulanmaz iktidarını uzatmanın bir[/COLOR] [COLOR=navy]ödülü olmalıydı. Sihirbazların bu işi “Allah rızası için” yapmadığını bilmek için müneccim olmak gerekmez. Onların derdi çıkarları. Haklı olarak “Musa'yı alt edersek bize ne var!” dediler. Firavun onlara “himayeye mazhar yakınlardan” olmayı, yani ayrıcalık vaat etti. Eski Mısır'da krallık kanunu gereği Firavun'a dokunan öldürülürdü. Çünkü o “Amon-Ra”nın yeryüzündeki temsilcisi ve oğluydu. Yani “Tanrı” idi. Tanrı'ya dokunulamazdı. Dokunan ölürdü. Aslen Sudanlı siyah ırktan olan Firavun hanedanı, ufak tefek, 1.60 boyunda adamlardı. Fakat hiçbirinin bire bir heykeli yoktu. Hepsi en az aslının iki katı heykellerdi. Tüm heykellerde istisnasız göze çarpan iki şey vardı: Göğüste çaprazlama kavuşturulmuş iki el, birinde zorbalığı temsil eden kamçı, diğerinde tanrılığı temsil eden halkalı haç. Böyle birine kim yakın olmak, onun sayesinde sayeban olmak istemez? Büyücüler buna tav oldular. Az şey mi; Firavun'un sayesinde dokunulmaz olacaklar. Sonrası mı? Sonra ne yaparsan yap, nasıl olsa kimse hesap soramaz. [/COLOR] [B]ŞUARA 44:[/B] "[COLOR=red]Ve Firavun'un büyücüleri halatlarını ve sopalarını platforma bıraktılar ve dediler ki: “Firavun'un gücü sayesinde galip gelecek olan biziz, biz!” [/COLOR] [COLOR=navy]Yaa, işte öyle! Neymiş? “Firavun'un gücü sayesinde” galip geleceklermiş! Bileklerinin gücüyle değil. Alınlarının teriyle değil. Emek verip hak ederek değil. Terazinin bir kefesinde Firavun'un kılıcı varsa, öbür kefesine Kaf Dağı'nı da koysan yerinden oynatamazsın. Dünya tarihinde tüm Firavunluklar, hayatlarını Firavun'lardan çok, onların gücüne sığınanlara borçludur. “Firavunum için” diye kendilerini ortaya atarlar, aslında dertleri başkadır. Kendi çıkarlarıyla Firavun'un çıkarlarını tevhit etmişlerdir. Firavun'un büyüsü bozulmasın diye, Firavun'un büyücüsü olmaya hazırdırlar. Üfürükçülüğün daniskasını yaparlar, Musa'ya üfürükçü yaftası asarlar. Akı kara, karayı ak gösterirler. Alçağı yüce, yüceyi alçak tanıtırlar. Suret-i haktan görünerek Şeytanlığın âlâsını yaparlar. İşleri güçleri illüzyondur. İblis'i İdris kılığına sokarak pazarlamada üstlerine yoktur. Mucize'ye “büyü, batıl inanç, üfürükçülük” diye arsızca iftira ederler de, Firavun'un büyücülerinin illüzyonlarını “mucize” diye yutturmaya kalkarlar. [/COLOR] [B]ŞUARA 46-49:[/B] "[COLOR=red]En sonunda Firavun'un büyücüleri hep birden yere kapanarak şöyle dediler: “İman ettik Alemlerin Rabbine! Rabbine Musa ve Harun'un! "[/COLOR] [COLOR=navy]Firavun dedi ki: Demek siz benim iznim olmadan ona inandınız, öyle mi? Anlaşıldı ki o sizin üstadınız: Bana muhalefetinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, topunuzu asacağım! Firavun'un gibi düşünmezsin ha! Gel bakalım öyleyse; ölümlerden ölüm beğen! Kur'an'ın kıssasının sonu güzel bitiyor: Firavun'un büyücüleri yola geliyor. Darısı onların son modellerine. [/COLOR] [COLOR=black][B]Mustafa İSLAMOĞLU[/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Firavun'un Büyücüleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst