Resim Ve Heykellerin Hükmü
Mâlîkîler dediler ki:
Resim veya resim yapma, dört şartla haram olur.
1- Akıllı veya akılsız olsun, canlıların resmini yapmak haramdır.
Gemi, camı, minare gibi cansız varlıkların resmini yapmak mutlak surette mubahtır.
2- Yapılan resim, hacmi olması halinde ister ağaç, demir, hamur ve şeker gibi kalıcı maddelerden biriyle yapılmış olsun, ister karpuz kabuğu gibi kendi hâline bırakıldığında solup kuruyan ve geriye bir şeyi kalmayan mad delerden biriyle yapılmış olsun haramdır.
Bazıları, kalıcı olmayan madde-ierle üç boyutlu resim yapmanın caiz olduğunu söylemişlerdir. Ama kağıt, elbise, duvar, tavan ve benzeri yerlere yapılan hacimsiz (üç boyutlu olmayan) insan ve hayvan resimlerİyle ilgili olarak ihtilaf vukûbulmuştur.
Bazıları detaylara inmeksizin bu tür resimlerin mutlak olarak mubah olduğunu söylemişlerdir.
Bazıları elbise ve sergi gibi şeyler üzerine yapılan resimlerin mubah olduğunu duvarlara yapmanın ise yasak olduğunu söylemişlerdir.
Bazıları da döşeme olarak kullanılan kumaşlar üzerine yapılan resimlerin mubah olduğunu, başka yerlere yapılanlarınsa yasak olduğunu söylemişlerdir.
3-Yapılan resmin, gerek hayvan, gerek insanın onsuz yaşayamayacağı görünürdeki organları tam olarak yapılmış olmalıdır. Meselâ yapılan resi-min karnı veya başı delik olursa haram olmaz.
4- Yapılan resmin gölgesi olmalıdır. Yapılan resim hacimli (üç boyutlu) olur da duvarda yapılmış olduğu için gölgesi olmazsa, sadece gölgesiz kısımları açıkta olursa haram olmaz.
Bütün bunlardan istisna olarak küçük kız çocuklarının oynadıkları bebekleri,
üç boyutlu da olsa yapıp satmak caizdir.
Çünkü bunlardan mak-sad, küçük kızları çocuk eğitimi konusunda yetiştirmektir.
Bu anlatılan hususlardan da anlaşılmış oluyor ki, resim ve heykellerin haram kılınmasından amaç, her halükârda putperestliğe benzer durumları ortadan kaldırmaya yöneliktir.
(84) Şâfiîler dediler ki:
Canlı olmayan varlıkların, meselâ ay, güneş, ağaç ve gemi gibi şeylerin resmîni yapmak caizdir. Ama akıllı olsun veya olmasın, canlıların resmini yapmak helâl olmaz.
Bunlardan birinin resmini yapan kişinin yaptığı resim ya hacimli olur veya olmaz. Hacimli olmayıp da ayak altında kalan yere veya sergiye veyahut da yaslanılan bir yastığa yapılmış olursa onu seyretmekten hoşlanmak caiz olur.
Ama duvara veya tavana asılı olan, ya da giyilen bir elbise üzerine yapılan resmi seyretmekten hoşlanmak caiz olur.
Ama duvara veya tavana asılı olan, ya da giyilen bir elbise üzerine yapılan resmi seyredip bundan hoşlanmak caiz olmaz.
Çünkü böyle yapmakla resim, putperestliğe benzer şekilde ta'zîm edilip ululanmaktadır.
Yapılan resmin hacmi olur da başı veya bel kısmı kesik, ya da karnı delik vaziyette olup yaşaması düşünülemiyecek bir şekilde ise, onu seyretmek caiz olur.
Bundan da öğreniyoruz ki, başka haramları içermediği takdirde sinemaya gidip eğlenmenin bir sakıncası olmaz.
Zîrâ beyaz perdedeki resimler, eksik olup hacimli değildirler. Kız çocuklarının oyuncakları da istisnâen caizdir.
Bunları yapıp satmak caizdir. Bazıları, bunların da eksik olması gerektiği kaydını getirmişlerdir.
Hanbelîler dediler ki:
Canlı olmayan ağaç ve benzeri varlıkların resmini yapmak caizdir. Akıllı veya akılsız canlıların resmini yapmak caiz olmaz.
Yalnız bu gibi resimler, yere serilip ayak altında kalan sergiler üzerine yapılırsa, ya da yaslanılan yastıklar üzerine işlenirse caiz olur.
Yapılan resim, hacimli olur ama baş veya onsuz yaşaması mümkün olmayan diğer organlarından biri giderilmiş ise mubah olur.
Hanefîler dediler ki:
Ağaç ve benzeri canlı olmayan varlıkların resmini yapmak caizdir. Canlıların resmini sergi, yastık, yere serilen sergi veya kağıt üzerine yapmak caizdir.
Çünkü bu durumda resim tahkîr edilmiş olmaktadır.
Baş ve benzeri onsuz yaşanılması mümkün olmayan bir organı eksik, resmi yapmak caizdir.
Kıymetli ve saygınlığı olan bir yere resim koymak veya organları tam olarak teşekkül ettirilmiş resmi yapmak ise caiz değildir.
Kaynak; Dört Mezhep Fıkıh