Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
ğaribu'l-kur'ân
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 227735" data-attributes="member: 1008778"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Kur'ân-ı Kerîm'deki garîb lafızların tefsirini konu alan ilim dalı ve bu dalda yazılan eserlerin ortak adı.”(1)</em></span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Kur'ân-ı Kerim’de birtakım kelimeler vardır ki onlar, Araplar arasında yaygın bir şekilde kullanılmadığı için pek bilinmezler. İşte bunlara <strong>“ğarib” </strong>denir.”(2)</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Kur'ân ilimlerinin en önemli dallarından biri <strong>Ğaribu'l-Kur'ân'</strong>dır. İnsanların dili kullanma seviyeleri farklı olduğundan herkes kendi dilinin bütün kelimelerini elbette bilemez. Dolayısıyla Kur'ân'da geçen bütün kelimeleri de tüm Arapların bildiği elbette söylenemez. İşte bir kısım insanlar tarafından bilinemeyip açıklamaya ihtiyaç olan kelimeleri izaha yönelik çalışmalar Ğaribu'l-Kur'ân adı altında yürütülmektedir.”(3)</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Garîb kelimesi sözlükte <strong>"yurdundan uzak kalan; tek ve nâdir olan: bilinmeyen, mübhem ve kapalı olan" </strong>gibi anlamlara gelir. Kur'ân-ı Kerîm Arapça'nın Kureyş lehçesiyle nazil olmakla birlikte diğer Arap lehçelerinden gelen veya yabancı dillerden alınıp Arapçalaştırılan kelimeler de ihtiva etmektedir (...) Tefsir ilminde Kur'an'daki bu tür kelimelerin açıklanması garîbü'l-Kur'ân'ın konusunu teşkil etmektedir. Hz. Peygamber'in, <strong>"Kur'an'ın garîblerini araştırınız" </strong>dediği rivayet edilmiş ve Kur'ân-ı Kerîm'in garîblerini bilmeyenlerin Allah'ın kelâmını tefsir etmekten sakınmaları istenmiştir. Bundan dolayı garîbü'l-Kur'ân tefsir ilminde önemli bir yer işgal etmiş ve II. (VIII.) yüzyıldan itibaren Kur'an ilimleri arasında müstakil bir disiplin halini almıştır.”(4)</em></span><span style="font-family: 'Verdana'"> </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Garib, maddesinden feîl veznindedir. Bu kökten gelen kelimeler birçok mânâya gelmektedir. Ğaribu'l-Kur'ân'ı ilgilendiren mânâlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>a)</strong> Mânâsı uzak ve kapalı olup, ancak zihni zorlayarak anlaşılabilen kelimeler.</span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>b)</strong> Yerleri uzak olan şaz Arap kabilelerinin kullandığı alışılmamış kelimeler.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Ğaribu'l-Kur'ân denince birinci mânâ kastedilmektedir. Çünkü ikinci manâsıyla ğarib, Kur'ân'ın belagatını bozar.”(5) </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Arapça'yı fasih olarak konuşan ve çeşitli Arap kabilelerinin lehçe özelliklerini bilen Resûl-i Ekrem bazı âyetleri ve sahabenin anlayamadığı kısımları tefsir etmiş, böylece Kur'ân-ı Kerim'in ilk müfessiri olmuştur. Ancak Hz. Peygamber, kelime bilgisinden ziyade âyetlerdeki hükümleri açıklamış ve güzel ahlâkın esasları üzerinde durmuştur. İslâm'ın ilk dönemlerinde bazı sahâbiler Kur'ân'da mânasına nüfuz edemedikleri kelimelerin bulunduğunu söylemişlerdir. Çok zengin bir yapıya sahip olan Arap dilinin muhtelif lehçelerine herkes vakıf olamaz. Bir insan bir dili ne kadar bilirse bilsin, her kelimenin her manasını anlayamaz. Arap diliyle indirilen Kur’an (İbrahim Surei, 14/4; Yusuf Suresi, 12/2; Şura Suresi, 26/7; Zuhruf Suresi, 43/3) için de aynı durum söz konusudur. Nitekim Hz. Ömer, Abese süresindeki (80/31) <strong>"ebben" </strong>kelimesinin anlamını bilmediğini ifade etmiştir. İbn Abbâs da altı âyette geçen <strong>"fâtır" </strong>kelimesinin (bk. M. F. Abdülbâkl, el-Mu'cem, "fâtır" md) mânasını, iki Arap köylüsünün bir kuyu başında tartışırken bu kelimeyi kullanmaları sayesinde öğrendiğini belirtir. (Süyütî, II, 4) Yine İbn Abbas<strong> "gıslîn" </strong>(Hâkka 69/36), <strong>"hanânen"</strong> (Meryem 19/13), <strong>"evvah" </strong>(Tevbe 9/114) ve<strong> "rakim"</strong> (Kehf 18/9) dışındaki bütün Kur'ân kelimelerini bildiğini söylemiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Âyetlerdeki garîb lafızların mânalarının tesbit edilmesine sahabe devrinden itibaren başlandığı ve bu maksatla Arap şiirine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Rivayete göre, Arap şiiri hakkında geniş bilgi sahibi olan Abdullah b. Abbas şiirle istişhad faaliyetinin de ilk mümessili olmuştur. Hatta onun, Haricî reislerinden Nâfi' b. Ezrak'ın, Kur'ân-ı Kerîm'de geçen anlaşılması güç iki yüz kadar kelime hakkında sorduğu sorulara şiirlerden şâhidler getirerek cevaplar verdiği ve bu cevapları ihtiva eden Mesâilü Nâfi b. el-Ezrak adlı bir de eseri bulunduğu bilinmektedir. (bk. Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, s. 153; Ali Turgut-Tefsir Usulü ve Kaynakları, s. 158) (6)</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Kur’an-ı Kerimde bulunan ğarib kelimelerden bir kaç örnek vermek gerekirse bunları şöyle sıralayabiliriz:</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Sefih </strong>kelimesi Kinane lehçesinde cahil manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Saika </strong>kelimesi Umman lehçesinde ölüm manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Riczen</strong> kelimesi Tayy lehçesinde azap manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Bağy </strong>kelimesi Temim lehçesinde hased manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Siccil </strong>kelimesi Furs lehçesinde çamur manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>er-Rakîm </strong>kelimesi Rum lehçesinde kitap manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>el-Yemmu</strong> kelimesi Kıbt lehçesinde deniz manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Tûr </strong>kelimesi Süryani lehçesinde dağ manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Sinîn</strong> kelimesi Nabat lehçesinde güzel manasına gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>el-Mühl</strong> kelimesi Berber lehçesinde gın yağ manasına gelir.(7) </span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>DİPNOTLAR</em></span></span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>1- </em></span></span></strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1996, XIII.</em></span></span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>2- </em></span></span></strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'">Abdurrahman Çetin, Kur’ân İlimleri ve Kur’ân-ı Kerim Tarihi, Dergâh Yayınları, İstanbul, 1982.</span></span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>3- </em></span></span></strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'">M.Halil Çiçek, 20. Asırda Kur’an İlimleri Çalışmaları, Timaş Yay.</span></span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>4- </em></span></span></strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1996, XIII.</em></span></span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>5- </em></span></span></strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'">Çiçek, a.g.e.</span></span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>6- </em></span></span></strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'"><a href="http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=10159" target="_blank"><span style="color: #993366">http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=10159</span></a></span></span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'">7- </span></span></strong><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'">İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2009.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 227735, member: 1008778"] [FONT=Verdana][I]“Kur'ân-ı Kerîm'deki garîb lafızların tefsirini konu alan ilim dalı ve bu dalda yazılan eserlerin ortak adı.”(1)[/I][/FONT] [FONT=Verdana]“Kur'ân-ı Kerim’de birtakım kelimeler vardır ki onlar, Araplar arasında yaygın bir şekilde kullanılmadığı için pek bilinmezler. İşte bunlara [B]“ğarib” [/B]denir.”(2)[/FONT] [FONT=Verdana]“Kur'ân ilimlerinin en önemli dallarından biri [B]Ğaribu'l-Kur'ân'[/B]dır. İnsanların dili kullanma seviyeleri farklı olduğundan herkes kendi dilinin bütün kelimelerini elbette bilemez. Dolayısıyla Kur'ân'da geçen bütün kelimeleri de tüm Arapların bildiği elbette söylenemez. İşte bir kısım insanlar tarafından bilinemeyip açıklamaya ihtiyaç olan kelimeleri izaha yönelik çalışmalar Ğaribu'l-Kur'ân adı altında yürütülmektedir.”(3)[I][/I][/FONT] [FONT=Verdana][I]Garîb kelimesi sözlükte [B]"yurdundan uzak kalan; tek ve nâdir olan: bilinmeyen, mübhem ve kapalı olan" [/B]gibi anlamlara gelir. Kur'ân-ı Kerîm Arapça'nın Kureyş lehçesiyle nazil olmakla birlikte diğer Arap lehçelerinden gelen veya yabancı dillerden alınıp Arapçalaştırılan kelimeler de ihtiva etmektedir (...) Tefsir ilminde Kur'an'daki bu tür kelimelerin açıklanması garîbü'l-Kur'ân'ın konusunu teşkil etmektedir. Hz. Peygamber'in, [B]"Kur'an'ın garîblerini araştırınız" [/B]dediği rivayet edilmiş ve Kur'ân-ı Kerîm'in garîblerini bilmeyenlerin Allah'ın kelâmını tefsir etmekten sakınmaları istenmiştir. Bundan dolayı garîbü'l-Kur'ân tefsir ilminde önemli bir yer işgal etmiş ve II. (VIII.) yüzyıldan itibaren Kur'an ilimleri arasında müstakil bir disiplin halini almıştır.”(4)[/I][/FONT][FONT=Verdana] “Garib, maddesinden feîl veznindedir. Bu kökten gelen kelimeler birçok mânâya gelmektedir. Ğaribu'l-Kur'ân'ı ilgilendiren mânâlar şunlardır: [B]a)[/B] Mânâsı uzak ve kapalı olup, ancak zihni zorlayarak anlaşılabilen kelimeler.[/FONT][FONT=Verdana] [/FONT][FONT=Verdana] [B]b)[/B] Yerleri uzak olan şaz Arap kabilelerinin kullandığı alışılmamış kelimeler. Ğaribu'l-Kur'ân denince birinci mânâ kastedilmektedir. Çünkü ikinci manâsıyla ğarib, Kur'ân'ın belagatını bozar.”(5) “Arapça'yı fasih olarak konuşan ve çeşitli Arap kabilelerinin lehçe özelliklerini bilen Resûl-i Ekrem bazı âyetleri ve sahabenin anlayamadığı kısımları tefsir etmiş, böylece Kur'ân-ı Kerim'in ilk müfessiri olmuştur. Ancak Hz. Peygamber, kelime bilgisinden ziyade âyetlerdeki hükümleri açıklamış ve güzel ahlâkın esasları üzerinde durmuştur. İslâm'ın ilk dönemlerinde bazı sahâbiler Kur'ân'da mânasına nüfuz edemedikleri kelimelerin bulunduğunu söylemişlerdir. Çok zengin bir yapıya sahip olan Arap dilinin muhtelif lehçelerine herkes vakıf olamaz. Bir insan bir dili ne kadar bilirse bilsin, her kelimenin her manasını anlayamaz. Arap diliyle indirilen Kur’an (İbrahim Surei, 14/4; Yusuf Suresi, 12/2; Şura Suresi, 26/7; Zuhruf Suresi, 43/3) için de aynı durum söz konusudur. Nitekim Hz. Ömer, Abese süresindeki (80/31) [B]"ebben" [/B]kelimesinin anlamını bilmediğini ifade etmiştir. İbn Abbâs da altı âyette geçen [B]"fâtır" [/B]kelimesinin (bk. M. F. Abdülbâkl, el-Mu'cem, "fâtır" md) mânasını, iki Arap köylüsünün bir kuyu başında tartışırken bu kelimeyi kullanmaları sayesinde öğrendiğini belirtir. (Süyütî, II, 4) Yine İbn Abbas[B] "gıslîn" [/B](Hâkka 69/36), [B]"hanânen"[/B] (Meryem 19/13), [B]"evvah" [/B](Tevbe 9/114) ve[B] "rakim"[/B] (Kehf 18/9) dışındaki bütün Kur'ân kelimelerini bildiğini söylemiştir. Âyetlerdeki garîb lafızların mânalarının tesbit edilmesine sahabe devrinden itibaren başlandığı ve bu maksatla Arap şiirine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Rivayete göre, Arap şiiri hakkında geniş bilgi sahibi olan Abdullah b. Abbas şiirle istişhad faaliyetinin de ilk mümessili olmuştur. Hatta onun, Haricî reislerinden Nâfi' b. Ezrak'ın, Kur'ân-ı Kerîm'de geçen anlaşılması güç iki yüz kadar kelime hakkında sorduğu sorulara şiirlerden şâhidler getirerek cevaplar verdiği ve bu cevapları ihtiva eden Mesâilü Nâfi b. el-Ezrak adlı bir de eseri bulunduğu bilinmektedir. (bk. Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, s. 153; Ali Turgut-Tefsir Usulü ve Kaynakları, s. 158) (6) [B]Kur’an-ı Kerimde bulunan ğarib kelimelerden bir kaç örnek vermek gerekirse bunları şöyle sıralayabiliriz: [/B] [B]Sefih [/B]kelimesi Kinane lehçesinde cahil manasına gelir. [B]Saika [/B]kelimesi Umman lehçesinde ölüm manasına gelir. [B]Riczen[/B] kelimesi Tayy lehçesinde azap manasına gelir. [B]Bağy [/B]kelimesi Temim lehçesinde hased manasına gelir. [B]Siccil [/B]kelimesi Furs lehçesinde çamur manasına gelir. [B]er-Rakîm [/B]kelimesi Rum lehçesinde kitap manasına gelir. [B]el-Yemmu[/B] kelimesi Kıbt lehçesinde deniz manasına gelir. [B]Tûr [/B]kelimesi Süryani lehçesinde dağ manasına gelir. [B]Sinîn[/B] kelimesi Nabat lehçesinde güzel manasına gelir. [B]el-Mühl[/B] kelimesi Berber lehçesinde gın yağ manasına gelir.(7) [I][/I][/FONT] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]DİPNOTLAR[/I][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]1- [/I][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1996, XIII.[/I][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]2- [/I][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#993366][FONT=Verdana]Abdurrahman Çetin, Kur’ân İlimleri ve Kur’ân-ı Kerim Tarihi, Dergâh Yayınları, İstanbul, 1982.[I][/I][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]3- [/I][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#993366][FONT=Verdana]M.Halil Çiçek, 20. Asırda Kur’an İlimleri Çalışmaları, Timaş Yay.[I][/I][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]4- [/I][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1996, XIII.[/I][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]5- [/I][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#993366][FONT=Verdana]Çiçek, a.g.e.[I][/I][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][I]6- [/I][/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#993366][FONT=Verdana][URL="http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=10159"][COLOR=#993366]http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=10159[/COLOR][/URL][I][/I][/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#993366][FONT=Verdana]7- [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#993366][FONT=Verdana]İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2009.[/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
ğaribu'l-kur'ân
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst