Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Garip ve Yolcu gibi olmak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 258396" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: black"><em><strong>Garip ve Yolcu gibi olmak </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Âlemlere rahmet Fahr-i kâinat efendimiz (s.a.v.), bir gün çok sevdiği kayın biraderi Hz. Ömer (r.a.)'in oğlu Abdullah (r.a.)'ın omuz’una mübarek ellerini koyarak, dünyaya nasıl bakması gerektiği öğretti. Buyurdu ki: </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>"Ey Abdullah! Dünyada tıpkı bir garip hatta bir yolcu gibi davran!.." </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Efendimizin, dünyalardan kıymetli bu nasihatinden sonra Hz. Abdullah'ın hep şöyle söylendiği rivayet olunur: </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>"Akşamı ettiğinde, sabahı bekleme! </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Sabaha çıktığında akşamı bekleme! </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Sağlıklı günlerinde, hastalanacağın vakit için; hayatın boyunca da öleceğin zaman için tedbir al!.."(Buhari, Rikak 3. Tirmizi, Zühd: 25. İbni mâce, Zühd.) </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.) Hz. Abdullah'a söyleyeceği sözü söylemeden önce O'nun omuz’una cennet rayihası gül elini koymuştu. Bu hareket, sözü söyleyenin söyleyeceği söze dikkat edilmesi gerektiğini ifade eder. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Efendimizin mübarek sözünde geçen garip kelimesi, memleketinden ve ailesinden uzakta bulunan kimse anl----- gelir. Yolcu da hemen hemen aynı anlamı ifade eder. Bu iki kelimenin arasındaki mânâ farkı şudur: </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Garip, memleketinden ve ailesinden uzak ise de, bulunduğu diyar-ı</strong></em></span><em><strong> <strong>gurbette</strong>,</strong></em><span style="color: black"><em><strong> ikamet ettiği yerde birkaç, kişiyle dostluk kurmuş, tanıdık edinmiştir. Yolcu bundan da mahrum olan kişidir. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Âlemlere Rahmet Efendimiz, Hz. Abdullah'a dünyada garip bir yolcu gibi yaşamayı tavsiye ederken, dünyayı ebedi bir vatan gibi görmemesini öğütlemiş oluyordu. Bir garip, bir yolcu gibi olan kimsenin, başkalarına karşı hasedi, kini, düşmanlığı, kavgası, hoş olmayan davranışları olmaz. Bütün bu anormallikler dünyaya olması gerekenden fazla meyledip gönül bağlamanın sonucudur. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Oysa insan, tükenmez arzularının esiri olmamalıdır. Mü'min kişi, Allah'a karşı itaat ve tâati artırmak için her ânı, sağlığı ve hayatı ganimet bilmelidir... </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>İnsan, aile ocağından ayrı düşmüş bir garip gibi davranmalıdır. Kendini bir yolcu saymalıdır. Çünkü yolcu, uğradığı yerlerdeki güzelliklere gönül bağlayıp oralara takılıp kalmaz. Yolculuk boyu gelebilecek tehlikeleri dâima dikkate alır. Mü'min, işte böyle bir yolcu olduğunu düşünmeli. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Hz. Abdullah (r.a.), Rasülullah (s.a.v.)'ın bu nasihatlerini aynen tutmuş, dünyanın geçici zevklerine asla aldanmamıştır. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Bu güzel insan, arzu edilen miktarca dünya malına sahip olduğu hâlde gönlünü bunlara kaptırmamış, dünyasını âhretine satmıştır. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Hz. Abdullah, Efendimizin gerçek âşığı olarak yaşamış, hayatını O'nun sünnetine göre düzenlemiş, bu çizgiden hiçbir zaman sapmamış bir zattır. Efendimizin verdiği öğüdü açıklayan cümleleri aklı başında mü'minler için büyük mânâlar ifade eder. Hz. Abdullah'ın şu sözlerine bakın.</strong></em></span> </p><p></p><p><span style="color: brown"><em><strong>"Dere tepe demeden yoluna devam ederken tembellik yapma. Sen, önünde uzun bir yol bulunan yolcusun. Gevşeyip kalma. Sabaha çıkınca, Seni ölümün daha önce yakalayacağını düşün ve ona göre hareket et..." </strong></em></span></p><p><span style="color: brown"><em><strong>Bu sözler bize dünyayı, dünya yolculuğunu ve yolun sonu ne güzel anlatmaktadır. "Ölmeden önceölmek"denilen olay da bu olmalıdır herhâlde..</strong></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 258396, member: 1004566"] [COLOR=black][I][B]Garip ve Yolcu gibi olmak Âlemlere rahmet Fahr-i kâinat efendimiz (s.a.v.), bir gün çok sevdiği kayın biraderi Hz. Ömer (r.a.)'in oğlu Abdullah (r.a.)'ın omuz’una mübarek ellerini koyarak, dünyaya nasıl bakması gerektiği öğretti. Buyurdu ki: "Ey Abdullah! Dünyada tıpkı bir garip hatta bir yolcu gibi davran!.." Efendimizin, dünyalardan kıymetli bu nasihatinden sonra Hz. Abdullah'ın hep şöyle söylendiği rivayet olunur: "Akşamı ettiğinde, sabahı bekleme! Sabaha çıktığında akşamı bekleme! Sağlıklı günlerinde, hastalanacağın vakit için; hayatın boyunca da öleceğin zaman için tedbir al!.."(Buhari, Rikak 3. Tirmizi, Zühd: 25. İbni mâce, Zühd.) Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.) Hz. Abdullah'a söyleyeceği sözü söylemeden önce O'nun omuz’una cennet rayihası gül elini koymuştu. Bu hareket, sözü söyleyenin söyleyeceği söze dikkat edilmesi gerektiğini ifade eder. Efendimizin mübarek sözünde geçen garip kelimesi, memleketinden ve ailesinden uzakta bulunan kimse anl----- gelir. Yolcu da hemen hemen aynı anlamı ifade eder. Bu iki kelimenin arasındaki mânâ farkı şudur: Garip, memleketinden ve ailesinden uzak ise de, bulunduğu diyar-ı[/B][/I][/COLOR][I][B] [B]gurbette[/B],[/B][/I][COLOR=black][I][B] ikamet ettiği yerde birkaç, kişiyle dostluk kurmuş, tanıdık edinmiştir. Yolcu bundan da mahrum olan kişidir. Âlemlere Rahmet Efendimiz, Hz. Abdullah'a dünyada garip bir yolcu gibi yaşamayı tavsiye ederken, dünyayı ebedi bir vatan gibi görmemesini öğütlemiş oluyordu. Bir garip, bir yolcu gibi olan kimsenin, başkalarına karşı hasedi, kini, düşmanlığı, kavgası, hoş olmayan davranışları olmaz. Bütün bu anormallikler dünyaya olması gerekenden fazla meyledip gönül bağlamanın sonucudur. Oysa insan, tükenmez arzularının esiri olmamalıdır. Mü'min kişi, Allah'a karşı itaat ve tâati artırmak için her ânı, sağlığı ve hayatı ganimet bilmelidir... İnsan, aile ocağından ayrı düşmüş bir garip gibi davranmalıdır. Kendini bir yolcu saymalıdır. Çünkü yolcu, uğradığı yerlerdeki güzelliklere gönül bağlayıp oralara takılıp kalmaz. Yolculuk boyu gelebilecek tehlikeleri dâima dikkate alır. Mü'min, işte böyle bir yolcu olduğunu düşünmeli. Hz. Abdullah (r.a.), Rasülullah (s.a.v.)'ın bu nasihatlerini aynen tutmuş, dünyanın geçici zevklerine asla aldanmamıştır. Bu güzel insan, arzu edilen miktarca dünya malına sahip olduğu hâlde gönlünü bunlara kaptırmamış, dünyasını âhretine satmıştır. Hz. Abdullah, Efendimizin gerçek âşığı olarak yaşamış, hayatını O'nun sünnetine göre düzenlemiş, bu çizgiden hiçbir zaman sapmamış bir zattır. Efendimizin verdiği öğüdü açıklayan cümleleri aklı başında mü'minler için büyük mânâlar ifade eder. Hz. Abdullah'ın şu sözlerine bakın.[/B][/I][/COLOR] [COLOR=brown][I][B]"Dere tepe demeden yoluna devam ederken tembellik yapma. Sen, önünde uzun bir yol bulunan yolcusun. Gevşeyip kalma. Sabaha çıkınca, Seni ölümün daha önce yakalayacağını düşün ve ona göre hareket et..." Bu sözler bize dünyayı, dünya yolculuğunu ve yolun sonu ne güzel anlatmaktadır. "Ölmeden önceölmek"denilen olay da bu olmalıdır herhâlde..[/B][/I][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Garip ve Yolcu gibi olmak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst