Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Gayr-i meşru muhabbetin neticesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="secde_gülü" data-source="post: 50117" data-attributes="member: 1875"><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">İşte, ey bedbaht ehl-i dalâlet ve sefâhet! Şu dehşetli sukûta karşı ve ezici me’yusiyete mukabil, hangi tekemmülünüz, hangi fünûnunuz, hangi kemâliniz, hangi medeniyetiniz, hangi terakkiyâtınız karşı gelebilir? Ruh-u beşerin eşedd-i ihtiyaç ile muhtaç olduğu hakikîteselliyi nerede bulabilirsiniz? Hem, güvendiğiniz ve bel bağladığınız ve âsâr-ı İlâhiyeyi ve ihsanât-ı Rabbâniyeyi onlara isnad ettiğiniz hangi tabiatınız, hangi esbâbınız, hangi şerikiniz, hangi keşfiyâtınız, hangi milletiniz, hangi bâtıl ma’budunuz sizi, sizce idâm-ı ebedî olan mevtin zulümâtından kurtarıp kabir hududundan, berzah hududundan, mahşer hududundan, Sırat Köprüsünden hâkimâne geçirebilir, saadet-i ebediyeye mazhar edebilir? Halbuki, kabir kapısını kapamadığınız için, siz katî olarak bu yolun yolcususunuz. Böyle bir yolcu, öyle birisine dayanır ki, bütün bu daire-i azîme ve bu geniş hududlar onun taht-ı emrinde ve tasarrufundadır. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">Hem dahi, ey bedbaht ehl-i dalâlet ve gaflet! “Gayr-i meşrû bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azab çekmektir” kaidesi sırrınca, siz, fıtratınızdaki Cenâb-ı Hakkın zât ve sıfat ve esmâsına sarf edilecek muhabbet ve mârifet istidadını ve şükür ve ibâdât cihazâtını nefsinize ve dünyaya gayr-i meşrû bir sûrette sarf ettiğinizden, bilistihkak cezasını çekiyorsunuz. Çünkü, Cenâb-ı Hakka âit muhabbeti nefsinize verdiniz; mahbubunuz olan nefsinizin hadsiz belâsını çekiyorsunuz. Çünkü, hakikî bir rahatı, o mahbubunuza vermiyorsunuz. Hem onu, hakikî mahbub olan Kadîr-i Mutlaka tevekkül ile teslim etmiyorsunuz, dâimâ elem çekiyorsunuz. Hem, Cenâb-ı Hakkın esmâ ve sıfatına âit muhabbeti dünyaya verdiniz ve âsâr-ı san’atını âlemin esbâbına taksim ettiniz; belâsını çekiyorsunuz. Çünkü, o hadsiz mahbublarınızın bir kısmı size ALLAHaısmarladık demeyip, size arkasını çevirip, bırakıp gidiyor. Bir kısmı sizi hiç tanımıyor, tanısa da sizi sevmiyor, sevse de size bir fayda vermiyor; dâimâ hadsiz firâklardan ve ümitsiz dönmemek üzere zevâllerden azab çekiyorsunuz. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">İşte, ehl-i dalâletin saadet-i hayatiye ve tekemmülât-ı insaniye ve mehâsin-i medeniyet ve lezzet-i hürriyet dedikleri şeylerin içyüzleri ve mahiyetleri budur. Sefâhet ve sarhoşluk bir perdedir, muvakkaten hissettirmez. “Tuh onların aklına!” de. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">Sözler, 3. Mevkıf, 2. Nokta’nın 2. Mebhası, s. 579 </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">Lügatçe: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">tekemmül: Mükemmelleşme, ilerleme. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">fünûn: Fenler. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">esbâb: Sebepler. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">mevt: Ölüm. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">taht-ı emr: Emri altında. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">âsâr-ı san’at: Sanat eserleri. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px">mehâsin-i medeniyet: Medeniyetin güzellikleri. </span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 10px"></span> </span> </strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="secde_gülü, post: 50117, member: 1875"] [b][font=comic sans ms][size=2]İşte, ey bedbaht ehl-i dalâlet ve sefâhet! Şu dehşetli sukûta karşı ve ezici me’yusiyete mukabil, hangi tekemmülünüz, hangi fünûnunuz, hangi kemâliniz, hangi medeniyetiniz, hangi terakkiyâtınız karşı gelebilir? Ruh-u beşerin eşedd-i ihtiyaç ile muhtaç olduğu hakikîteselliyi nerede bulabilirsiniz? Hem, güvendiğiniz ve bel bağladığınız ve âsâr-ı İlâhiyeyi ve ihsanât-ı Rabbâniyeyi onlara isnad ettiğiniz hangi tabiatınız, hangi esbâbınız, hangi şerikiniz, hangi keşfiyâtınız, hangi milletiniz, hangi bâtıl ma’budunuz sizi, sizce idâm-ı ebedî olan mevtin zulümâtından kurtarıp kabir hududundan, berzah hududundan, mahşer hududundan, Sırat Köprüsünden hâkimâne geçirebilir, saadet-i ebediyeye mazhar edebilir? Halbuki, kabir kapısını kapamadığınız için, siz katî olarak bu yolun yolcususunuz. Böyle bir yolcu, öyle birisine dayanır ki, bütün bu daire-i azîme ve bu geniş hududlar onun taht-ı emrinde ve tasarrufundadır. Hem dahi, ey bedbaht ehl-i dalâlet ve gaflet! “Gayr-i meşrû bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azab çekmektir” kaidesi sırrınca, siz, fıtratınızdaki Cenâb-ı Hakkın zât ve sıfat ve esmâsına sarf edilecek muhabbet ve mârifet istidadını ve şükür ve ibâdât cihazâtını nefsinize ve dünyaya gayr-i meşrû bir sûrette sarf ettiğinizden, bilistihkak cezasını çekiyorsunuz. Çünkü, Cenâb-ı Hakka âit muhabbeti nefsinize verdiniz; mahbubunuz olan nefsinizin hadsiz belâsını çekiyorsunuz. Çünkü, hakikî bir rahatı, o mahbubunuza vermiyorsunuz. Hem onu, hakikî mahbub olan Kadîr-i Mutlaka tevekkül ile teslim etmiyorsunuz, dâimâ elem çekiyorsunuz. Hem, Cenâb-ı Hakkın esmâ ve sıfatına âit muhabbeti dünyaya verdiniz ve âsâr-ı san’atını âlemin esbâbına taksim ettiniz; belâsını çekiyorsunuz. Çünkü, o hadsiz mahbublarınızın bir kısmı size ALLAHaısmarladık demeyip, size arkasını çevirip, bırakıp gidiyor. Bir kısmı sizi hiç tanımıyor, tanısa da sizi sevmiyor, sevse de size bir fayda vermiyor; dâimâ hadsiz firâklardan ve ümitsiz dönmemek üzere zevâllerden azab çekiyorsunuz. İşte, ehl-i dalâletin saadet-i hayatiye ve tekemmülât-ı insaniye ve mehâsin-i medeniyet ve lezzet-i hürriyet dedikleri şeylerin içyüzleri ve mahiyetleri budur. Sefâhet ve sarhoşluk bir perdedir, muvakkaten hissettirmez. “Tuh onların aklına!” de. Sözler, 3. Mevkıf, 2. Nokta’nın 2. Mebhası, s. 579 Lügatçe: tekemmül: Mükemmelleşme, ilerleme. fünûn: Fenler. esbâb: Sebepler. mevt: Ölüm. taht-ı emr: Emri altında. âsâr-ı san’at: Sanat eserleri. mehâsin-i medeniyet: Medeniyetin güzellikleri. [/size] [/font] [/b] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Gayr-i meşru muhabbetin neticesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst