Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Gayr-ı müslime karşı hareketimiz, İslâmiyeti mahbub ve ulvî göstermektir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 277665" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 10px">Sadâ-i Hakikat</span></p><p><span style="font-size: 10px">27 Mart 1909</span></p><p><span style="font-size: 10px">Dinî ceride, no: 86</span></p><p><span style="font-size: 10px">Tarîk-i Muhammedî (asm), şüphe ve hîleden münezzeh olduğundan, şüphe ve hileyi îmâ eden gizlemekten de müstağnîdir. Hem o derece azîm ve geniş ve muhit bir hakikat, </span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">bahusus bu zaman ehline karşı hiçbir cihetle saklanmaz. Bahr-i umman nasıl bir destide saklanacak?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Tekraren söylüyorum ki: İttihad-ı İslâm hakikatinde olan İttihad-ı Muhammedînin (asm) cihet-i vahdeti tevhid-i İlâhîdir. Peymân ve yemini de imândır. Encümen ve cemiyetleri, mesâcid ve medâris ve zevâyâdır. Müntesibîni, umum mü'minlerdir. Nizamnamesi, Sünen-i Ahmediyedir (asm), kanunu, evâmir ve nevâhî-i şer'iyedir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bu ittihad, âdetten değil, ibadettir. İhfâ, havf-ı riyâdandır. Farzda riyâ yoktur. Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">İttihadın hedef ve maksadı, o kadar uzun, münşaib, muhit ve merakiz ve maabid-i İslâmiyeyi birbirine rapt ettiren bir silsile-i nuranîyi ihtizaza getirmekle, onunla merbut olanları ikaz ve tarîk-i terakkiye bir hâhiş ve emr-i vicdanî ile sevk etmektir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bu ittihadın meşrebi muhabbettir. Husûmeti ise, cehalet ve zaruret ve nifak’adır. Gayr-ı müslimler emin olsunlar ki, bu ittihadımız, bu üç sıfata hücumdur. Gayr-ı müslime karşı hareketimiz iknâdır; zira, onları medenî biliriz. Ve İslâmiyeti mahbup ve ulvî göstermektir; zira onları munsıf zannediyoruz. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Lâübaliler iyi bilsinler ki, dinsizlikle kendilerini hiçbir ecnebîye sevdiremezler. Zira mesleksizliklerini göstermiş olurlar. Mesleksizlik, anarşilik sevilmez. Ve bu ittihada tahkik ile dahil olanlar, onları taklit edip çıkmazlar. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">İttihad-ı Muhammedînin (asm) ittihad-ı İslâm meslek ve hakikatini, enzâr-ı umumiyeye arz ederiz. Kimin bir itirazı varsa, etsin; cevaba hazırız.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Cihanın bütün aslanlarının bağlandıkları bir zinciri, hilekâr bir tilkinin koparmasına imkân var mıdır?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Bediüzzaman Said Nursî, Divân-ı Harb-i Örfî, s.54. </strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">Lûgatçe:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">Bahr-i Umman: Umman denizi, büyük deniz.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">mesâcid: Mescidler. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">medâris: Medreseler.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">zevâyâ: Zâviyeler. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">ihfâ: Saklamak, gizlemek.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">havf-ı riyâ: Gösteriş korkusu.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">münşaib: Bölük bölük, kısım kısım olan.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">merakiz: Merkezler.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">maâbid-i İslâmiye: İslâmî mâbedler.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">nifak: Dinde riyâ etmek, iki yüzlülük.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">***</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>İslâm ahlâkını fiillerimizle izhar etmeliyiz</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'">Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef'âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt'aları ve devletleri de İslâmiyete dehâlet edecekler.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'">Hem nev-i beşer, hususan medeniyet fenlerinin ikâzatıyla uyanmış, intibaha gelmiş, insaniyetin mahiyetini anlamış. Elbette ve elbette dinsiz, başıboş yaşamazlar. Ve olamazlar. En dinsizi de dine iltica etmeye mecburdur. Çünkü, acz-i beşerî ile beraber hadsiz musibetler ve onu inciten hâricî ve dahilî düşmanlara karşı istinad noktası; ve fakrıyla beraber hadsiz ihtiyâcâta müptelâ ve ebede kadar uzanmış arzularına meded ve yardım edecek istimdad noktası, yalnız ve yalnız Sâni-i Âlemi tanımak ve iman etmek ve âhirete inanmak ve tasdik etmekten başka, uyanmış beşerin çaresi yok...</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'">Kalbin sadefinde din-i hakkın cevheri bulunmazsa, beşerin başında maddî, mânevî kıyametler kopacak ve hayvanatın en bedbahtı, en perişanı olacak.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Bediüzzaman Said Nursî, Hutbe-i Şâmiye, s.28-31.</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">Lûgatçe:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">ef'âl: Fiiller, davranışlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">izhar: Gösterme, açığa çıkarma.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">dehâlet: Sığınmak, aman dileme, birinin himaye ve merhametine sığınma.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 9px">intibah: Uyanma, uyanış</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 277665, member: 1004566"] [SIZE=2]Sadâ-i Hakikat 27 Mart 1909 Dinî ceride, no: 86 Tarîk-i Muhammedî (asm), şüphe ve hîleden münezzeh olduğundan, şüphe ve hileyi îmâ eden gizlemekten de müstağnîdir. Hem o derece azîm ve geniş ve muhit bir hakikat, [/SIZE][FONT=Verdana][SIZE=2]bahusus bu zaman ehline karşı hiçbir cihetle saklanmaz. Bahr-i umman nasıl bir destide saklanacak? Tekraren söylüyorum ki: İttihad-ı İslâm hakikatinde olan İttihad-ı Muhammedînin (asm) cihet-i vahdeti tevhid-i İlâhîdir. Peymân ve yemini de imândır. Encümen ve cemiyetleri, mesâcid ve medâris ve zevâyâdır. Müntesibîni, umum mü'minlerdir. Nizamnamesi, Sünen-i Ahmediyedir (asm), kanunu, evâmir ve nevâhî-i şer'iyedir. Bu ittihad, âdetten değil, ibadettir. İhfâ, havf-ı riyâdandır. Farzda riyâ yoktur. Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır. İttihadın hedef ve maksadı, o kadar uzun, münşaib, muhit ve merakiz ve maabid-i İslâmiyeyi birbirine rapt ettiren bir silsile-i nuranîyi ihtizaza getirmekle, onunla merbut olanları ikaz ve tarîk-i terakkiye bir hâhiş ve emr-i vicdanî ile sevk etmektir. Bu ittihadın meşrebi muhabbettir. Husûmeti ise, cehalet ve zaruret ve nifak’adır. Gayr-ı müslimler emin olsunlar ki, bu ittihadımız, bu üç sıfata hücumdur. Gayr-ı müslime karşı hareketimiz iknâdır; zira, onları medenî biliriz. Ve İslâmiyeti mahbup ve ulvî göstermektir; zira onları munsıf zannediyoruz. Lâübaliler iyi bilsinler ki, dinsizlikle kendilerini hiçbir ecnebîye sevdiremezler. Zira mesleksizliklerini göstermiş olurlar. Mesleksizlik, anarşilik sevilmez. Ve bu ittihada tahkik ile dahil olanlar, onları taklit edip çıkmazlar. İttihad-ı Muhammedînin (asm) ittihad-ı İslâm meslek ve hakikatini, enzâr-ı umumiyeye arz ederiz. Kimin bir itirazı varsa, etsin; cevaba hazırız. Cihanın bütün aslanlarının bağlandıkları bir zinciri, hilekâr bir tilkinin koparmasına imkân var mıdır? [B]Bediüzzaman Said Nursî, Divân-ı Harb-i Örfî, s.54. [/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=1]Lûgatçe: Bahr-i Umman: Umman denizi, büyük deniz. mesâcid: Mescidler. medâris: Medreseler. zevâyâ: Zâviyeler. ihfâ: Saklamak, gizlemek. havf-ı riyâ: Gösteriş korkusu. münşaib: Bölük bölük, kısım kısım olan. merakiz: Merkezler. maâbid-i İslâmiye: İslâmî mâbedler. nifak: Dinde riyâ etmek, iki yüzlülük.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]***[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]İslâm ahlâkını fiillerimizle izhar etmeliyiz[/B][/SIZE][/FONT] [SIZE=2][FONT=Verdana]Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef'âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt'aları ve devletleri de İslâmiyete dehâlet edecekler. Hem nev-i beşer, hususan medeniyet fenlerinin ikâzatıyla uyanmış, intibaha gelmiş, insaniyetin mahiyetini anlamış. Elbette ve elbette dinsiz, başıboş yaşamazlar. Ve olamazlar. En dinsizi de dine iltica etmeye mecburdur. Çünkü, acz-i beşerî ile beraber hadsiz musibetler ve onu inciten hâricî ve dahilî düşmanlara karşı istinad noktası; ve fakrıyla beraber hadsiz ihtiyâcâta müptelâ ve ebede kadar uzanmış arzularına meded ve yardım edecek istimdad noktası, yalnız ve yalnız Sâni-i Âlemi tanımak ve iman etmek ve âhirete inanmak ve tasdik etmekten başka, uyanmış beşerin çaresi yok... Kalbin sadefinde din-i hakkın cevheri bulunmazsa, beşerin başında maddî, mânevî kıyametler kopacak ve hayvanatın en bedbahtı, en perişanı olacak. [B]Bediüzzaman Said Nursî, Hutbe-i Şâmiye, s.28-31.[/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Verdana][SIZE=1]Lûgatçe: ef'âl: Fiiller, davranışlar. izhar: Gösterme, açığa çıkarma. dehâlet: Sığınmak, aman dileme, birinin himaye ve merhametine sığınma. intibah: Uyanma, uyanış[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Gayr-ı müslime karşı hareketimiz, İslâmiyeti mahbub ve ulvî göstermektir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst