Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Gazze'den bize ne kaldı, ya Aişe?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="PIRLANTA" data-source="post: 116080" data-attributes="member: 7333"><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>Gazze'den bize ne kaldı, ya Aişe? </strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'verdana'">“Hâlâ ara[m]ızda olan Allah Rasûlü” [Hucurat, 7], yüzünde o sonsuz tebessümüyle soracaktı:</span></span></p><p><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'verdana'">-Ya Aişe, bize Gazze’den ne kaldı?” </span></span></p><p><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'verdana'">-Yâ Rasulallah, gördüğünüz gibi, sadece şu hayatta kalanlar… </span></span></p><p><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'verdana'">Efendimiz (sav) şöyle diyecekti: </span></span></p><p><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'verdana'">-Hayır, ya Aişe, hayatta kalanlar değil, hayatından olanlar bize kaldı.” </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Sözünün arkasına eklediği olurdu ara sıra: "Sanki dünya hiç yok ve sanki ahiret de sonsuz..." Sonunda uyanacağımız yerden bakıyordu bize O kutlu nebî. Uyuduğumuzu görüyordu. Uykumuzun diplerinde gördüğümüz rüya ile kendimizi uyanık sanacak kadar derin bir uykuda olduğumuzu biliyordu. Yanı başımızda bekleyen ışıl ışıl uyanıklıktı O'nun gönlü. Göz kapaklarımızı aralamamızı bekleyen müşfik bir "ana yürekli" olarak nöbet tutuyordu aldanmışlıklarımızın başucunda O Ümmî (sav). </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>"Gözlerim uyur ama gönlüm uyumaz" diyen Rahmet Elçisi, rüyasıyla sevinen ama uyanınca sevinmemesi gerektiğini bile bilemeyecek kadar uykuda kalan Yusuf'u (as) uyarır gibi babalık ediyordu biz dünya kuyusuna atılası biçare Yusuf'lara. "Sanki dünya sonsuz ve sanki ahiret de hiç yok gibi..." diyordu bize uykumuz. Ama o öyle demiyordu, çünkü öyle görmüyordu. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>O'na göre, bir kediciğin uykusunun bölünmemesi uğruna pahalı bir elbise kesilebilirdi. Canların huzurunun yırtılmaması ahiret kumaşıydı, dünya kumaşı ise yırtılabilirdi. O'na göre, bir cesedi bile rahatsız edecek tümseğin düzeltilmesi ahiret yurdunun ovasıydı, kalplerimizde tümsekler oluşmasın diye olsun diye cansız toprağın tümseği dünyadan gitmiş bir ceset uğruna düzeltilmeliydi. Çünkü "kalb-i selim" ahiretin biricik cevheriydi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>"Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi...." derken, demek ki kendisinin bulunduğu ahiretten bizim bulduğumuz dünyaya bakıyordu. Bizim gibi dünyamızı asıl kabul edip, ahireti uzakta hayal ediyor değildi. Dünyanın kaybı, ahiretin kazancıysa, O kazançlı biliyordu bizi. Dünyadan eksilen ahirete eklendiyse, O'na göre kârdayız demekti. Ömürden sökülen ebede yamanıyorsa, O'nun nazarında kazanıyoruz demekti. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Gazze gibi kurbanlar verdiğimiz günlerin ertesindeydi. Evlerinde besledikleri koyunu kesmişlerdi. Gerisini Aişe (ra) validemiz anlatıyor: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>-Efendimiz koyunun etini pay ediyor ve "bunu filana, şunu filancaya" gönder diyordu. Bütün eti pay edip dağıttıktan sonra geriye sadece kürek kemiği kalmıştı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Efendimiz (sav) bana sordu: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>- Ya Aişe, bize ne kaldı? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>- Ya Rasulallah, gördüğünüz gibi, bize sadece kürek kemiği kaldı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Efendimiz (sav) ise şöyle dedi: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>- Hayır ya Aişe, kürek kemiği dışındakiler bize kaldı! </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Gazze'de beslediğimiz kardeşlerimizi kestiler şimdi. Ateş kesenlerin kalplerindeki ateş hiç kesilmeyecek. Onlar kendilerini hep galip sanacaklar ama sadece bu dünyanın galibi olduklarını asla öğrenemeyecekler. Ateşe kesilmiş kalplerinden dudaklarına hep ateş dökülecek. Yine de kendilerini ıslah edici bilecekler ama bilmeyecekler ki sadece yeryüzünü değil ahiretlerini de yaktılar yıktılar. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Gazzeli masumların mazlumların dünyalarını başlarına yıkanlar, Kerbela'da Hz. Zeynep'in (ra) Hz. Hüseyin'in (ra) katillerine söylediği o sözü bin defa milyon defa hak ettiler: "Siz Gazzelilerin dünyasını yıktınız ama Gazzeliler sizin ahiretinizi yıktılar." </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Ne derdi Hz. Zeynep şimdi tankların ardında beklerken bile korkudan tir tir titreyen zalimlere: "Ebediyen zalim olarak anılacaksınız. Kalplerinizdeki ateşlerden kabirlerinize şimdiden ateşler doldurdunuz. Şehitler değil sizler mağdursunuz artık. Ölenler değil artık sizler"ölü"sünüz. Enkaz altında bıraktığınız mazlumların ölüsü Hâlık-ı Rahîmlerinin nazarında ebedî diri adayı olmaya değer. Allah o ölülerden diri çıkaracak olandır, şüphesiz. Ama siz zalim diriler, ebedî ölü olmaya adaysınız artık. Kalplerinizi öldürdünüz. Rabbinizin nazarında artık bir cesetsiniz." </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Eğer Gazze'yi anlatsaydı bize Hazreti Aişe annemiz... Verdiğimiz kurbanları saysaydı bir bir... Annesini emerken ölen bebelerin çığlıklarını aktarsaydı ... Bebeğini özlerken vurulan hamile kadınları anlatsaydı... Çocuğunun başında iyileşmesini beklerken, hastanede çocuklarıyla birlikte ölüme pay edilen anaları babaları saysaydı... "Onlar gittiler... Yoklar artık evlerinde.." deseydi gözyaşları içinde... Gidenlerin bini aştığını söyleseydi Efendimizin (asm) mübarek yüzüne... Ayağını kurban verenlerin, gözlerini yitirenlerin, evlatlarını Allah adına verenlerin de adlarını saysaydı bir bir... </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>...Allah'ın "muhakkak" diye vurguladığı haberiyle, hiç kuşkuya yer kalmaksızın bilmemizi istediği üzere, "Hâlâ ara[m]ızda olan Allah Rasûlü" [Hucurat, 7], yüzünde o sonsuz tebessümüyle soracaktı: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>-Ya Aişe, bize Gazze'den ne kaldı?" </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>-Yâ Rasulallah, gördüğünüz gibi, sadece şu hayatta kalanlar... </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Efendimiz (sav) şöyle diyecekti: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>-Hayır, ya Aişe, hayatta kalanlar değil, hayatından olanlar bize kaldı." </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Ne mutlu O'na kalanlara.. Ne mutlu, O'nun adına şimdiki canını verip ebedî can alanlara.. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>Ne mutlu canını imanına şahit kılıp, imana can katan şehitlere... </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><strong>O'na (sav) kalmaya değer kurban oluncaya kadar hayatta kalmak duasıyla... </strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: darkred"><em><strong>SENAİ DEMİRCİ</strong></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="PIRLANTA, post: 116080, member: 7333"] [FONT=Georgia][SIZE=4][COLOR=darkred][B]Gazze'den bize ne kaldı, ya Aişe? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Georgia][SIZE=4][COLOR=#8b0000][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [COLOR=#800000][FONT=verdana]“Hâlâ ara[m]ızda olan Allah Rasûlü” [Hucurat, 7], yüzünde o sonsuz tebessümüyle soracaktı: -Ya Aişe, bize Gazze’den ne kaldı?” -Yâ Rasulallah, gördüğünüz gibi, sadece şu hayatta kalanlar… Efendimiz (sav) şöyle diyecekti: -Hayır, ya Aişe, hayatta kalanlar değil, hayatından olanlar bize kaldı.” [/FONT][/COLOR] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Sözünün arkasına eklediği olurdu ara sıra: "Sanki dünya hiç yok ve sanki ahiret de sonsuz..." Sonunda uyanacağımız yerden bakıyordu bize O kutlu nebî. Uyuduğumuzu görüyordu. Uykumuzun diplerinde gördüğümüz rüya ile kendimizi uyanık sanacak kadar derin bir uykuda olduğumuzu biliyordu. Yanı başımızda bekleyen ışıl ışıl uyanıklıktı O'nun gönlü. Göz kapaklarımızı aralamamızı bekleyen müşfik bir "ana yürekli" olarak nöbet tutuyordu aldanmışlıklarımızın başucunda O Ümmî (sav). [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]"Gözlerim uyur ama gönlüm uyumaz" diyen Rahmet Elçisi, rüyasıyla sevinen ama uyanınca sevinmemesi gerektiğini bile bilemeyecek kadar uykuda kalan Yusuf'u (as) uyarır gibi babalık ediyordu biz dünya kuyusuna atılası biçare Yusuf'lara. "Sanki dünya sonsuz ve sanki ahiret de hiç yok gibi..." diyordu bize uykumuz. Ama o öyle demiyordu, çünkü öyle görmüyordu. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]O'na göre, bir kediciğin uykusunun bölünmemesi uğruna pahalı bir elbise kesilebilirdi. Canların huzurunun yırtılmaması ahiret kumaşıydı, dünya kumaşı ise yırtılabilirdi. O'na göre, bir cesedi bile rahatsız edecek tümseğin düzeltilmesi ahiret yurdunun ovasıydı, kalplerimizde tümsekler oluşmasın diye olsun diye cansız toprağın tümseği dünyadan gitmiş bir ceset uğruna düzeltilmeliydi. Çünkü "kalb-i selim" ahiretin biricik cevheriydi. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]"Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi...." derken, demek ki kendisinin bulunduğu ahiretten bizim bulduğumuz dünyaya bakıyordu. Bizim gibi dünyamızı asıl kabul edip, ahireti uzakta hayal ediyor değildi. Dünyanın kaybı, ahiretin kazancıysa, O kazançlı biliyordu bizi. Dünyadan eksilen ahirete eklendiyse, O'na göre kârdayız demekti. Ömürden sökülen ebede yamanıyorsa, O'nun nazarında kazanıyoruz demekti. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Gazze gibi kurbanlar verdiğimiz günlerin ertesindeydi. Evlerinde besledikleri koyunu kesmişlerdi. Gerisini Aişe (ra) validemiz anlatıyor: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]-Efendimiz koyunun etini pay ediyor ve "bunu filana, şunu filancaya" gönder diyordu. Bütün eti pay edip dağıttıktan sonra geriye sadece kürek kemiği kalmıştı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Efendimiz (sav) bana sordu: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]- Ya Aişe, bize ne kaldı? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]- Ya Rasulallah, gördüğünüz gibi, bize sadece kürek kemiği kaldı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Efendimiz (sav) ise şöyle dedi: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]- Hayır ya Aişe, kürek kemiği dışındakiler bize kaldı! [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Gazze'de beslediğimiz kardeşlerimizi kestiler şimdi. Ateş kesenlerin kalplerindeki ateş hiç kesilmeyecek. Onlar kendilerini hep galip sanacaklar ama sadece bu dünyanın galibi olduklarını asla öğrenemeyecekler. Ateşe kesilmiş kalplerinden dudaklarına hep ateş dökülecek. Yine de kendilerini ıslah edici bilecekler ama bilmeyecekler ki sadece yeryüzünü değil ahiretlerini de yaktılar yıktılar. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Gazzeli masumların mazlumların dünyalarını başlarına yıkanlar, Kerbela'da Hz. Zeynep'in (ra) Hz. Hüseyin'in (ra) katillerine söylediği o sözü bin defa milyon defa hak ettiler: "Siz Gazzelilerin dünyasını yıktınız ama Gazzeliler sizin ahiretinizi yıktılar." [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Ne derdi Hz. Zeynep şimdi tankların ardında beklerken bile korkudan tir tir titreyen zalimlere: "Ebediyen zalim olarak anılacaksınız. Kalplerinizdeki ateşlerden kabirlerinize şimdiden ateşler doldurdunuz. Şehitler değil sizler mağdursunuz artık. Ölenler değil artık sizler"ölü"sünüz. Enkaz altında bıraktığınız mazlumların ölüsü Hâlık-ı Rahîmlerinin nazarında ebedî diri adayı olmaya değer. Allah o ölülerden diri çıkaracak olandır, şüphesiz. Ama siz zalim diriler, ebedî ölü olmaya adaysınız artık. Kalplerinizi öldürdünüz. Rabbinizin nazarında artık bir cesetsiniz." [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Eğer Gazze'yi anlatsaydı bize Hazreti Aişe annemiz... Verdiğimiz kurbanları saysaydı bir bir... Annesini emerken ölen bebelerin çığlıklarını aktarsaydı ... Bebeğini özlerken vurulan hamile kadınları anlatsaydı... Çocuğunun başında iyileşmesini beklerken, hastanede çocuklarıyla birlikte ölüme pay edilen anaları babaları saysaydı... "Onlar gittiler... Yoklar artık evlerinde.." deseydi gözyaşları içinde... Gidenlerin bini aştığını söyleseydi Efendimizin (asm) mübarek yüzüne... Ayağını kurban verenlerin, gözlerini yitirenlerin, evlatlarını Allah adına verenlerin de adlarını saysaydı bir bir... [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]...Allah'ın "muhakkak" diye vurguladığı haberiyle, hiç kuşkuya yer kalmaksızın bilmemizi istediği üzere, "Hâlâ ara[m]ızda olan Allah Rasûlü" [Hucurat, 7], yüzünde o sonsuz tebessümüyle soracaktı: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]-Ya Aişe, bize Gazze'den ne kaldı?" [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]-Yâ Rasulallah, gördüğünüz gibi, sadece şu hayatta kalanlar... [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Efendimiz (sav) şöyle diyecekti: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]-Hayır, ya Aişe, hayatta kalanlar değil, hayatından olanlar bize kaldı." [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Ne mutlu O'na kalanlara.. Ne mutlu, O'nun adına şimdiki canını verip ebedî can alanlara.. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]Ne mutlu canını imanına şahit kılıp, imana can katan şehitlere... [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3][COLOR=black][B]O'na (sav) kalmaya değer kurban oluncaya kadar hayatta kalmak duasıyla... [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=darkred][I][B]SENAİ DEMİRCİ[/B][/I][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Gazze'den bize ne kaldı, ya Aişe?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst