Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Gel Kâtibim Beni İstanbul’a Yaz..!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 128511" data-attributes="member: 8422"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/becauseofyou_silhouette_of_istanbul_by_selebant.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz! </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bir ışık saltanatı yakaladı ruhumu.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Gel Kâtibim beni İstanbul’a yaz!</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Karanlıklarım, gölgelerim, hüznüm ziyalandı. Kalbimin en mutena yeri yürüdü erguvan ülkesine. Gel diyordu güllerin şehri. Gel diyordu. İstanbul biraz erguvan, biraz gül demekti zannımca. Biraz Hüsrev biraz Hatem demekti bir de. </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">İstanbul’u kim anlardı, kim söylerdi içli şarkılar gibi? İstanbul güneşin battığı yer. İstanbul zamanın durduğu yer. İstanbul’un kaderi güle ayarlı. Gül İstanbul demek, İstanbul gül demek. Bir de hüsrev’ül Hatem demek...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bu ışık saltanatı çağırıyordu beni uzaktan.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bir kuşluk vakti, henüz zaman eskimeden, yollar yorulmadan, gün düşmeden sarkacından düştüm yollara. Yollar ki bıkkın, yollar ki umarsız, yollar ki gözyaşlarıyla ıpıslak. İplik iplik bir yağmur yağıyor ansızın. Nisan yağmurları değiyor toprağın ateşli alnına.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Yorgun ve ıslak yollara inat varıyorum Bayazıt meydanına...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bayazıt ki yıldırımları düşürüyor aklımın çatlaklarına. </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bir ışık saltanatına boğuluyorum...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bu şehirde hatıralar başkadır…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatırlamak bambaşkadır. </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Sultanahmet her dem bir ashap şenliğidir asr-ı saadeti kuşanan…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Gel Kâtibim beni İstanbul’a yaz…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Sanki yüzyıllar geri çağırıyor gibi. Eski sandukalara saklanmış şehzadeler, uykularından apansız uyanacak ve usulca sızacaklar aramıza.. Bak ne çok unutmuşsunuz diyecekler. Hüsrev ve Hatem ülkesinden kovacaklar bizi. Erguvani bir büyü yakalayacak ruhumuzu birazdan. Hatıralar deşilecek, sevdadan, aşktan unutulmuş ne varsa nikriz bir şarkının notasından sızacak üstümüze. </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Sazendeler, hanendeler çıkıp gelecekler taş duvarların arkasından. Lal kesileceğim. Büyük bir suskunun içine düşeceğim birazdan. Eski şarkılardan bir demet düşecek ruhumun üşüyen, yama tutmayan yanlarına. Unuttuğum şarkıları söyleyemeyeceğim bir daha... Nisan çiçekleri, papatyalar, sümbüller koşacak güllerin menziline. Hatem ülkesine hoş geldiniz diyecekler hep bir ağızdan. </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatem ülkesinde zaman başkadır...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatıralar başkadır...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Şehr-i İstanbul bambaşkadır…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Sadabat dillenecek bu bahar.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Söz dillenecek. Hatem ülkesinde bir ikindi vakti zaman susacak, mekân susacak, hatıralar konuşacak birazdan. Bu ülkenin efsunundan, çekiminden koşup gelmişim, sığınmışım. Mülteci faslındayım şimdilerde. Hatem bir seyyare ki ışığı hiç sönmeyen. Bir yıldız şehrayini gibi düşüyor gönlümüzün karanlık ülkesine. Hatıraların ezgisini üfleyen bir neyzen, unutulmayan bir sofyan şarkıya ses veriyor, hüznün testisinde. Asıl olan neydi ki diyor şair. Neydi asıl olan. </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">“Mademki bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana feyz vermiyor, terke mani olan ne? “ Ruhumu inciten ayrık otlarını ayıklayan aklım, bir nisan yağmuruyla bir dürr-i daneyi düşürmüş gönlümün mahzenine. Nisan yağmurları yağmış yağabildiğince, Mayıs görününce takvimlerin kadranında, toplamış bohçasını yürümüş ayların ötesine… Büyülü nisan yağmurları, erguvan zamanı tükenmiş… Ben, Hatem ülkesinin yıldızlar dağıtan, dağıttıkça aydınlatan ülkesine sığınmışım.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatem ülkesinde zaman ve mekân başkadır.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatıralar başkadır...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Lisan başkadır, insan başkadır...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">İstanbul bambaşkadır.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Eyüp Sultan’da rahvan atlar gibidir ruhum ötelere yürüyen…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Zembereği kırılıyor zamanın, unutulmuş devirlere yaslanıyorum. Tezyin ettiğim ayetlerin huzuruyla sermestim boğazın yamacında. İbişim şirazeli bir kitabın sayfasıdır her mekânın, her caddenin. Gâh İstinye, gâh Üsküdar’ım… Üsküdar bir durak, Fatih’e gidilesi... Hüsrev ül Hatem ülkesinde neşv ü nema buluyor hatıralar, ben uyanıyorum.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatıralar ırağı çağırıyor. Neler geçmiş, neler düşmüş zamanın ellerinden. Gazlı lambaların isinden gözlerimizi kapamışız karanlıklarda. Oysa ışık yanıbaşımızda. Bir Hatem ışığı ki göz kamaştıran, aydınlatan, ısıtan. Ellerimde soluyor, bütün bildik şeyler. Unutuyorum hepsini. Unutuyorum bütün çirkinlikleri, unuttuklarımızı, anı. Diriliyor ne kadar unutulmuş şey varsa, geliyor konuyor yüreğimin tenhasına... </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Dile geliyor gizli dehlizlere sığınmış nice güzellikler, güzeller. Gül bahçesi hareleniyor, pareleniyor, çareleniyor. Şeyda bülbül feryat ediyor gül olup da gülmeyene. Bilip de söylemeyene. Düşüp de yola gelmeyene. Yol dediğin yürünerek aşılır... </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatem ülkesinde zaman ve mekân başkadır...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatıralar başkadır.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Şiir başkadır, şiyir! Başkadır.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bu şehirde sihir başkadır…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bir gün daha soluyor, işte zaman daralıyor, körfez işmar ediyor ötelerden…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz. </span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Yağmur diniyor. Rahatlıyor göğün bağrı. Masmavi derinlik gerine gerine sarıyor ufkumuzu yeni baştan. Yok, sayıyorum sincabi gökyüzünü. Bugün hiç yaşamamışım. Hatem ülkesinde mevsim, hep derin bir mavidir öteleri çağrıştıran, çağıran. İstanbul, yaşlı ve yorgun bir kadının sesi gibi sesleniyor. Gitme diyor. Kal biraz. “Gönül nedir bilene gönül veresim gelir” diyor. Fatih’in ülkesi sevgiye, ilgiye candan âşıklara meyilliydi oysa. İnsanlar ona…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Hatem ülkesinde zaman tükenmiş, saatler çalmış külkedisi gibi kendimi yola vuruyorum. İstanbul ısrar ediyor bu kez bir genç kızın cilvesiyle. Eğiliyorum yedi taraçaya; zaman tükenmiş, yol uzamış, akşam ufukta görünmektedir. Körfezin durgun suları şimdi bana el ediyor, anla biraz diyorum.</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Sultan Mehmet Köprüsü uzanıyor önümde...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Ve...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Durgun bir su gibi akıyorum körfeze...</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Bu şehirden ayrılırken seyir başkadır…</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong> <strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'">Meryem Aybike SİNAN / Haber 7</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 128511, member: 8422"] [CENTER][B][FONT=comic sans ms][IMG]http://img.blogcu.com/uploads/becauseofyou_silhouette_of_istanbul_by_selebant.jpg[/IMG][/FONT] [FONT=comic sans ms] Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz! [/FONT] [FONT=comic sans ms]Bir ışık saltanatı yakaladı ruhumu.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Gel Kâtibim beni İstanbul’a yaz![/FONT] [FONT=comic sans ms]Karanlıklarım, gölgelerim, hüznüm ziyalandı. Kalbimin en mutena yeri yürüdü erguvan ülkesine. Gel diyordu güllerin şehri. Gel diyordu. İstanbul biraz erguvan, biraz gül demekti zannımca. Biraz Hüsrev biraz Hatem demekti bir de. [/FONT] [FONT=comic sans ms]İstanbul’u kim anlardı, kim söylerdi içli şarkılar gibi? İstanbul güneşin battığı yer. İstanbul zamanın durduğu yer. İstanbul’un kaderi güle ayarlı. Gül İstanbul demek, İstanbul gül demek. Bir de hüsrev’ül Hatem demek...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Bu ışık saltanatı çağırıyordu beni uzaktan.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Bir kuşluk vakti, henüz zaman eskimeden, yollar yorulmadan, gün düşmeden sarkacından düştüm yollara. Yollar ki bıkkın, yollar ki umarsız, yollar ki gözyaşlarıyla ıpıslak. İplik iplik bir yağmur yağıyor ansızın. Nisan yağmurları değiyor toprağın ateşli alnına.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Yorgun ve ıslak yollara inat varıyorum Bayazıt meydanına...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Bayazıt ki yıldırımları düşürüyor aklımın çatlaklarına. [/FONT] [FONT=comic sans ms]Bir ışık saltanatına boğuluyorum...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Bu şehirde hatıralar başkadır…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatırlamak bambaşkadır. [/FONT] [FONT=comic sans ms]Sultanahmet her dem bir ashap şenliğidir asr-ı saadeti kuşanan…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Gel Kâtibim beni İstanbul’a yaz…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Sanki yüzyıllar geri çağırıyor gibi. Eski sandukalara saklanmış şehzadeler, uykularından apansız uyanacak ve usulca sızacaklar aramıza.. Bak ne çok unutmuşsunuz diyecekler. Hüsrev ve Hatem ülkesinden kovacaklar bizi. Erguvani bir büyü yakalayacak ruhumuzu birazdan. Hatıralar deşilecek, sevdadan, aşktan unutulmuş ne varsa nikriz bir şarkının notasından sızacak üstümüze. [/FONT] [FONT=comic sans ms]Sazendeler, hanendeler çıkıp gelecekler taş duvarların arkasından. Lal kesileceğim. Büyük bir suskunun içine düşeceğim birazdan. Eski şarkılardan bir demet düşecek ruhumun üşüyen, yama tutmayan yanlarına. Unuttuğum şarkıları söyleyemeyeceğim bir daha... Nisan çiçekleri, papatyalar, sümbüller koşacak güllerin menziline. Hatem ülkesine hoş geldiniz diyecekler hep bir ağızdan. [/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatem ülkesinde zaman başkadır...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatıralar başkadır...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Şehr-i İstanbul bambaşkadır…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Sadabat dillenecek bu bahar.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Söz dillenecek. Hatem ülkesinde bir ikindi vakti zaman susacak, mekân susacak, hatıralar konuşacak birazdan. Bu ülkenin efsunundan, çekiminden koşup gelmişim, sığınmışım. Mülteci faslındayım şimdilerde. Hatem bir seyyare ki ışığı hiç sönmeyen. Bir yıldız şehrayini gibi düşüyor gönlümüzün karanlık ülkesine. Hatıraların ezgisini üfleyen bir neyzen, unutulmayan bir sofyan şarkıya ses veriyor, hüznün testisinde. Asıl olan neydi ki diyor şair. Neydi asıl olan. [/FONT] [FONT=comic sans ms]“Mademki bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana feyz vermiyor, terke mani olan ne? “ Ruhumu inciten ayrık otlarını ayıklayan aklım, bir nisan yağmuruyla bir dürr-i daneyi düşürmüş gönlümün mahzenine. Nisan yağmurları yağmış yağabildiğince, Mayıs görününce takvimlerin kadranında, toplamış bohçasını yürümüş ayların ötesine… Büyülü nisan yağmurları, erguvan zamanı tükenmiş… Ben, Hatem ülkesinin yıldızlar dağıtan, dağıttıkça aydınlatan ülkesine sığınmışım.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatem ülkesinde zaman ve mekân başkadır.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatıralar başkadır...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Lisan başkadır, insan başkadır...[/FONT] [FONT=comic sans ms]İstanbul bambaşkadır.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Eyüp Sultan’da rahvan atlar gibidir ruhum ötelere yürüyen…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Zembereği kırılıyor zamanın, unutulmuş devirlere yaslanıyorum. Tezyin ettiğim ayetlerin huzuruyla sermestim boğazın yamacında. İbişim şirazeli bir kitabın sayfasıdır her mekânın, her caddenin. Gâh İstinye, gâh Üsküdar’ım… Üsküdar bir durak, Fatih’e gidilesi... Hüsrev ül Hatem ülkesinde neşv ü nema buluyor hatıralar, ben uyanıyorum.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatıralar ırağı çağırıyor. Neler geçmiş, neler düşmüş zamanın ellerinden. Gazlı lambaların isinden gözlerimizi kapamışız karanlıklarda. Oysa ışık yanıbaşımızda. Bir Hatem ışığı ki göz kamaştıran, aydınlatan, ısıtan. Ellerimde soluyor, bütün bildik şeyler. Unutuyorum hepsini. Unutuyorum bütün çirkinlikleri, unuttuklarımızı, anı. Diriliyor ne kadar unutulmuş şey varsa, geliyor konuyor yüreğimin tenhasına... [/FONT] [FONT=comic sans ms]Dile geliyor gizli dehlizlere sığınmış nice güzellikler, güzeller. Gül bahçesi hareleniyor, pareleniyor, çareleniyor. Şeyda bülbül feryat ediyor gül olup da gülmeyene. Bilip de söylemeyene. Düşüp de yola gelmeyene. Yol dediğin yürünerek aşılır... [/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatem ülkesinde zaman ve mekân başkadır...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatıralar başkadır.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Şiir başkadır, şiyir! Başkadır.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Bu şehirde sihir başkadır…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Bir gün daha soluyor, işte zaman daralıyor, körfez işmar ediyor ötelerden…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Gel kâtibim beni İstanbul’a yaz. [/FONT] [FONT=comic sans ms]Yağmur diniyor. Rahatlıyor göğün bağrı. Masmavi derinlik gerine gerine sarıyor ufkumuzu yeni baştan. Yok, sayıyorum sincabi gökyüzünü. Bugün hiç yaşamamışım. Hatem ülkesinde mevsim, hep derin bir mavidir öteleri çağrıştıran, çağıran. İstanbul, yaşlı ve yorgun bir kadının sesi gibi sesleniyor. Gitme diyor. Kal biraz. “Gönül nedir bilene gönül veresim gelir” diyor. Fatih’in ülkesi sevgiye, ilgiye candan âşıklara meyilliydi oysa. İnsanlar ona…[/FONT] [FONT=comic sans ms]Hatem ülkesinde zaman tükenmiş, saatler çalmış külkedisi gibi kendimi yola vuruyorum. İstanbul ısrar ediyor bu kez bir genç kızın cilvesiyle. Eğiliyorum yedi taraçaya; zaman tükenmiş, yol uzamış, akşam ufukta görünmektedir. Körfezin durgun suları şimdi bana el ediyor, anla biraz diyorum.[/FONT] [FONT=comic sans ms]Sultan Mehmet Köprüsü uzanıyor önümde...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Ve...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Durgun bir su gibi akıyorum körfeze...[/FONT] [FONT=comic sans ms]Bu şehirden ayrılırken seyir başkadır…[/FONT] [/B] [B] [FONT=comic sans ms]Meryem Aybike SİNAN / Haber 7[/FONT][/B][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Gel Kâtibim Beni İstanbul’a Yaz..!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst