Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Genç Saidlere Bir Mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nûrolog" data-source="post: 136177" data-attributes="member: 12613"><p><span style="color: Olive"><u>Mektup 2</u></span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">“Bu Fihrist Risalesi’nin de yeniden ele alınıp herkesin istifadesine sunulması herhalde çok faydalı olacaktır.”(a.g.d)</span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">Şimdi, mektubumuza devam edelim. Devam eden cümlede denilmektedir ki:</span></p><p><span style="color: Olive">“Risale-i Nur, benim gibi âciz ve ihtiyar ve zayıf bir biçareye bedel, genç, kuvvetli çok Said'leri içinizde bulmuş ve bulacak.”</span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">Buradan anlıyoruz ki;</span></p><p><span style="color: Olive">1-Şahsa bedel, şahıslar olmalı. Şahsa indirgendiğinde, daha doğrusu şahsın etrafında kümelenen, şahsı merkeze koyan bir yapı inkişafı engeller. Şahsın beşeri yetersizliği ve zamanla ortaya çıkan zaaflar bir sıkıntıya dönüşebilir. Bunun alternatifi “Çok Saidler”dir. Üstad, bu yolu, nefislerimizin hal tercümesini yaparak ortaya koymuştur.</span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">2-“Genç, kuvvetli çok Saidler” ihtiyacı ve talebi, bizzat “Said”den gelmektedir. “Ben” demiyor, hatta “Biz” bile demiyor. Daha ilerisini söylüyor, “Siz” diyor. Çünkü sonraki satırlarda vazifesinin bittiğini belirtiyor. Enerjik, hevesli, cesaret ve macera sahibi olmak, “Genç”lerin bilinen özelliğidir. Bu arada gençlerin, “Kuvvetli” bir his dünyasına, maddi ve manevi varlıklara, irade ve fedakarlıklara açık olmaları gerekir. Adeta farklı bedenlerde, aynı ruhun temsilcisi olan farklı fıtratların dokuduğu Saidler manzumesi “Çok Saidler” teşekkül etmektedir. </span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">En manidar ve teşvikin şahikası ifade ise “çok Saidler” ifadesidir. Tahsis ve statüko kabul etmeyen bir bakış açısı. Hali hazırda olmasa da, “bulmuş” dediğimiz noktada değilsek de, sistem içinde “bulacak” ümidi, iradesi ve müjdesi ile kararlılığı, hizmeti devretme şuurunun, faziletinin ihata edemeyeceğimiz bir örneğidir.</span></p><p><span style="color: Olive">Üstadken, her talebeye üstadlığın izdüşümlerini vermek, hayattayken kendi asli görevini talebelerine tevdi etmek, varlığından feragat etmek, onların daha iyisini yapacağına, mukayeseli bir hal tercümesi ile bakmak, muhteşem bir inşa modeli. </span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">3-“İçinizde bulmuş bulacak” dediği, işleyen mekanizmanın ruhudur. Sistemli bir çalışma tarzının getirdiği muvaffakiyetlerdir. Mazhar olunan inayetlerdir, hizmetin kerametleridir. ”İnsan kıtlığı yaşıyoruz, kimse yok.” diye dövündüğümüz, sonra da kendimizle övündüğümüz tenakuzlara çok güzel bir cevap niteliğindedir.</span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">“İçinizde bulmuş bulacak” inancı, hizmet iklimi oluşturmakla, şefkat esaslı bir tefekkür ve teşebbüsle, Cenab-ı Hakkın hasıl edeceği bir neticedir. Adetullaha uygunluğun bir mükafatıdır. </span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">4-Üstad/müellif, kıyas, teşvik ve görev devri yaparken ilminin, ihlasının ve tecditle görevli vasfının hiç birine halel gelmediğinin ve sonrası için başkası gerektiğinin iradesi ve mahviyeti ile hareket ediyor. Korku ve şüphe sağanağından zerre yok. Bu vasıf, ”Said yoktur, Said’in kudret ve ehemmiyeti de yoktur” vasfının hayatla ödenmiş bir bedelidir. Ayrıca ele alınması gereken bir meziyettir. ”...Bir said değil bin said feda olsun” parolasının mukabele gören serdengeçti talebeleri ve kardeşleridir.</span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">5-Başka risalelerde değindiği, “Artık bu yolda Medrezetüzzehranın Risale-i Nur şakirtleri….” Vasiyeti ile bütünleşen “her şeyden feragat mesleğimden ayrılmayacaklardır” asli şartı ve kaydı, “fenafil ihvan” düsturunun ihlas tercümesi olarak bize ışık tutuyor. </span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">6-Yukarıdaki izahlarımıza kuvvet veren bir mektuptan birkaç satırı buraya almak istiyorum. Üstadın talebelerine/kardeşlerine ne kadar bağlı olduğunun, onlara güvendiğinin ve ne istediğinin açık tezahürü:</span></p><p><span style="color: Olive">“Ey demir gibi sarsılmaz kardeşlerim, bana yardım ediniz. Meselemiz çok naziktir. Ben sizlere çok güveniyordum ki, bütün vazifelerimi şahs-ı mânevînize bırakmıştım. Siz de, bütün kuvvetinizle benim imdadıma koşmanız lâzım geliyor.”</span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">Bu davete icabet etmek, bu yardıma koşmak ve meselelerimizin hassasiyeti ile bütün varlığımızı şahs-ı maneviye bırakmak, temel bir sorumluluktur.</span></p><p><span style="color: Olive">(Devam edecek)</span></p><p><span style="color: Olive"></span></p><p><span style="color: Olive">İsmail BERK</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nûrolog, post: 136177, member: 12613"] [COLOR="Olive"][U]Mektup 2[/U] “Bu Fihrist Risalesi’nin de yeniden ele alınıp herkesin istifadesine sunulması herhalde çok faydalı olacaktır.”(a.g.d) Şimdi, mektubumuza devam edelim. Devam eden cümlede denilmektedir ki: “Risale-i Nur, benim gibi âciz ve ihtiyar ve zayıf bir biçareye bedel, genç, kuvvetli çok Said'leri içinizde bulmuş ve bulacak.” Buradan anlıyoruz ki; 1-Şahsa bedel, şahıslar olmalı. Şahsa indirgendiğinde, daha doğrusu şahsın etrafında kümelenen, şahsı merkeze koyan bir yapı inkişafı engeller. Şahsın beşeri yetersizliği ve zamanla ortaya çıkan zaaflar bir sıkıntıya dönüşebilir. Bunun alternatifi “Çok Saidler”dir. Üstad, bu yolu, nefislerimizin hal tercümesini yaparak ortaya koymuştur. 2-“Genç, kuvvetli çok Saidler” ihtiyacı ve talebi, bizzat “Said”den gelmektedir. “Ben” demiyor, hatta “Biz” bile demiyor. Daha ilerisini söylüyor, “Siz” diyor. Çünkü sonraki satırlarda vazifesinin bittiğini belirtiyor. Enerjik, hevesli, cesaret ve macera sahibi olmak, “Genç”lerin bilinen özelliğidir. Bu arada gençlerin, “Kuvvetli” bir his dünyasına, maddi ve manevi varlıklara, irade ve fedakarlıklara açık olmaları gerekir. Adeta farklı bedenlerde, aynı ruhun temsilcisi olan farklı fıtratların dokuduğu Saidler manzumesi “Çok Saidler” teşekkül etmektedir. En manidar ve teşvikin şahikası ifade ise “çok Saidler” ifadesidir. Tahsis ve statüko kabul etmeyen bir bakış açısı. Hali hazırda olmasa da, “bulmuş” dediğimiz noktada değilsek de, sistem içinde “bulacak” ümidi, iradesi ve müjdesi ile kararlılığı, hizmeti devretme şuurunun, faziletinin ihata edemeyeceğimiz bir örneğidir. Üstadken, her talebeye üstadlığın izdüşümlerini vermek, hayattayken kendi asli görevini talebelerine tevdi etmek, varlığından feragat etmek, onların daha iyisini yapacağına, mukayeseli bir hal tercümesi ile bakmak, muhteşem bir inşa modeli. 3-“İçinizde bulmuş bulacak” dediği, işleyen mekanizmanın ruhudur. Sistemli bir çalışma tarzının getirdiği muvaffakiyetlerdir. Mazhar olunan inayetlerdir, hizmetin kerametleridir. ”İnsan kıtlığı yaşıyoruz, kimse yok.” diye dövündüğümüz, sonra da kendimizle övündüğümüz tenakuzlara çok güzel bir cevap niteliğindedir. “İçinizde bulmuş bulacak” inancı, hizmet iklimi oluşturmakla, şefkat esaslı bir tefekkür ve teşebbüsle, Cenab-ı Hakkın hasıl edeceği bir neticedir. Adetullaha uygunluğun bir mükafatıdır. 4-Üstad/müellif, kıyas, teşvik ve görev devri yaparken ilminin, ihlasının ve tecditle görevli vasfının hiç birine halel gelmediğinin ve sonrası için başkası gerektiğinin iradesi ve mahviyeti ile hareket ediyor. Korku ve şüphe sağanağından zerre yok. Bu vasıf, ”Said yoktur, Said’in kudret ve ehemmiyeti de yoktur” vasfının hayatla ödenmiş bir bedelidir. Ayrıca ele alınması gereken bir meziyettir. ”...Bir said değil bin said feda olsun” parolasının mukabele gören serdengeçti talebeleri ve kardeşleridir. 5-Başka risalelerde değindiği, “Artık bu yolda Medrezetüzzehranın Risale-i Nur şakirtleri….” Vasiyeti ile bütünleşen “her şeyden feragat mesleğimden ayrılmayacaklardır” asli şartı ve kaydı, “fenafil ihvan” düsturunun ihlas tercümesi olarak bize ışık tutuyor. 6-Yukarıdaki izahlarımıza kuvvet veren bir mektuptan birkaç satırı buraya almak istiyorum. Üstadın talebelerine/kardeşlerine ne kadar bağlı olduğunun, onlara güvendiğinin ve ne istediğinin açık tezahürü: “Ey demir gibi sarsılmaz kardeşlerim, bana yardım ediniz. Meselemiz çok naziktir. Ben sizlere çok güveniyordum ki, bütün vazifelerimi şahs-ı mânevînize bırakmıştım. Siz de, bütün kuvvetinizle benim imdadıma koşmanız lâzım geliyor.” Bu davete icabet etmek, bu yardıma koşmak ve meselelerimizin hassasiyeti ile bütün varlığımızı şahs-ı maneviye bırakmak, temel bir sorumluluktur. (Devam edecek) İsmail BERK[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Genç Saidlere Bir Mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst