Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Gençliğe Mesaj-Şaban Döğen-Eser-
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 174373" data-attributes="member: 15919"><p><strong><span style="color: red">DOĞRULUKTAN AYRILMAYALIM</span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">İnsan hayatı doğrulukla yeşerir, güzel meyveler verir. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Doğruluk hayat düğümüzdür.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Güzel huyların kaynağı doğruluktur.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">İnsanlık doğrulukla hayat bulur.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Gösteriş, dalkavukluk, iki yüzlük, münafıklık ve nihayet inkarcılık büyük bir yalancılıktır.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Gösteriş yalancılıktır. Dalkavukluk alçakça bir yalancılıktır.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">İki yüzlülük, münafıklık ise en büyük ve en zararlı yalancılıktır. Her şeyin doğruluk üzerine kurulduğu kainatta yalana yer yoktur. Yalan temelleri doğruluk üzerine atılan dinde de yer bulamaz.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> İnkar ise her çeşidiyle yalancılıktır. Kainatta inkarcılıktan daha büyük yalancılık yoktur. Kainatın bütün zerratıyla haykırdığı sayısız birlik delillerini inkar etmek kadar büyük yalancılık olabilir mi? Eskiden doğruluk denilince müslüman hatıra gelirdi. Doğrulukla yalan arasında doğuyla batı kadar mesafe vardı. Müslümanın hayatında yalan barınamazdı. Bütün söz ve hareketleri doğruluk üzerine kurulmuştu. Yüzünden doğruluk okunurdu. Bu ruhu doğruluk peygamberinden almıştı.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Resulullahın bu doğruludur ki, daha peygamber olmadan bile “ güvenilir insan” manasında “ el Emin” diye çağrılmasına sebep olmuştu. Onun doğruluğunu görenler bir bir gelip İslam halkasına girmişlerdi. Büyük bir Yahudi bilgini olan Abdullah bin Selam daha yüzüne bakar bakmaz , “Vallahi bu yüzde hile olmaz, yalan olamaz!” deyip kelime-i şehadet getirmişti.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Doğruluğa hayatını adayanlar, doğruluk için canlarını verenler, hep onun gösterdiği yoldan gittiler.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> İnsan kendi kendisine sormalı: “Acaba ben doğru yolda mıyım* Sözlerim, davranışlarım doğru mu?” Doğru yoldaysa, doğruluğu prensip edinmişse hiçbir şeyden çekinmemeli. Şairin, “doğru yolda tek başına da olsa ilerleyeceksin!” dediği gibi, kimsenin tenkidinden, yadırgamasından, kınamasından çekinmeden alnı açık, başı dik olarak yürümeli. Hücumlardan, engellerden korkmamalı, yılmamalı. Meyveli ağacın taşlanacağı bir gerçek. Kimse meyvesiz ağaca taş atmaz.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Olsun o taşlar bize gül gibi gelir. Çünkü Allah, “Siz doğru yolda olduğunuz müddetçe sapığın sapıklığı size zarar vermez,” buyurmuştur.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Hz. Musa(a.s) Firuvun’a doğru yolu gösterdiği için baskılara uğramamış mıydı? Hz. İbrahim(a.s) bunun için ateşe atılmamış mıydı? Hz. İsa(a.s) bunun için öldürülmek istenmemiş miydi? Peygamberimizin ayakları bunun için kanlar içerisinde kalmamışmıydı?</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Ama neticede zafer doğru yolda olanların olmuştu. Doğru yoldaysanız üzülmeyin, telaşlanmayın.”Allah bizimle beraberdir.”</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Ya yanlış yoldaysak? Kimseyi değil, sadece kendimizi aldatmış oluruz. Değerden düşer, kötü nam kazanır, itimadı kaybederiz. Başkalarına değil, kendimize zarar vermiş oluruz.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Söz davranışın dilidir. Doğruluğun bir parçasıdır. Davranışlarımız kadar sözlerimiz de önemli. Peygamberimiz, “Ya hayrı söyle veya sus!” buyurur. Ayrıca sözü borç gibi kabul eder, sözde durmanın önemi üzerinde durur. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Sözde durmak doğruluğun esasıdır. Ve imanın meyvesidir. Sözde durmamak ise münafıklığın işaretleri arasında sayılmıştır.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> “Her dediğin doğru olsun. Ama her doğruyu her yerde demek doğru değildir.” Diyen Bediüzzaman yeri gelince susmanın önemini anlatır. Bazen doğruyu konuşmanın ters tepki yapabileceğine dikkat çeker. Harpte düşmana karşı doğruyu, gerçeği söylüyorum diye pot kırmaya, zarar vermeye, üzmeye, incitmeye hakkımız yok. Söylenmesi gerekiyorsa usulünce söylenmeli.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">DÜŞÜNEREK YAŞAYALIM</span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> “ Düşünüyorum, o halde varım.” Diyen Descartes, düşüncesizce yaşanan hayatı yoklukla eş tutar. A.W. Hare de düşünceyi rüzgara benzetir: “İnsan bir kayık, bilgi yelken, düşünce de onu yürüten rüzgardır.” Düşünerek hareket edenler doğruyu kolay bulurlar. Onların yanılma ihtimali azdır. Pişmanlık duymazlar. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Düşünce ışıktır.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Düşünce harekettir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Düşünce Rehberdir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Düşünce mutluluk davetçisidir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Düşünce gözün görmesi, kulağın işitmesi, dilin konuşması ve tad alması kadar tabidir, fıtridir. Onu dizginlemek veya hapsetmek mümkün değildir. Ellere kelepçe, ayaklara pranga vurulabilir, ama düşünceler hiçbir zaman kelepçelenemez, prangalanamaz. Düşünceyi yok etmek mümkün değildir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Önemli olan, düşünmeyi bilmektir. Düşünerek yaşamak, söz ve hareketleri onun çerçevesinde yürütebilmek başarının da anahtarıdır.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Düşünceden çok duygularının boyunduruğuna girme eğilimindeki gençler, düşüncelerini duygularına hakim kılabilirlerse başarılı olurlar. Düşünerek hareket eden genç, düşüncesizce yaşayan yaşlıdan çok üstündür.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Düşünceyi hayalle karıştırılmamalı. Hayaller düşüncemize yardımcı olabilir., ama her hayal gerçek değildir. Faydalı olan düşünceler hemen uygulamaya konulmalı. Hayaller dünyasında apartmanlar kurmaktansa gerçekler dünyasında kulübe yapmak daha iyidir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">İyi bir düşünce sağlıklı olmanın ifadesidir. Boşuna, “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” dememişler. Ruh ve beden sağlığının, sağlıklı düşünmedeki rolü inkar edilemez.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> İnsan düşünebildiği, iyi düşüncelerle yaşayabildiği ölçüde değer kazanır. İnsan neyse, düşüncesi de odur. Düşünce kişinin aynasıdır. Dil de ona tercümanlık eder:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">İnsan geçmişini, geleceğini ve yaşadığı dakikayı düşünüp değerlendirmesini yapabildiği ölçüde geleceğe güvenle bakabilir. Geçmişinden ders alamayıp, bulunduğu anı gerektiği gibi değerlendiremeyenlerin, gelecekle ilgili planları, projeleri olmaz. Geçmişten ibret alabilenler geleceğe hazır olurlar. Ancak yaşadıklarını saniyelerin hesabını verebilecek olanlar, istikbale ümitle bakabilirler. “Ne olacağım?” ın cevabını, bugünü hakkıyla değerlendirebilenler verir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Düşüncenin insan hayatındaki önemindendir ki,Kur-an bir çok ayetinde, “Düşünmezler mi?”; “Akıl etmezler mi?;” “Bunda düşünen akıl sahipleri için ibretler vardır.” Gibi beyanlarıyla düşünceyi gündeme getirir, düşünmeye teşvik eder.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Muhakeme düşüncesiyle olur. Muhakemesiz hayatın ise hayvanca yaşamaktan farkı yoktur. Dünya okulunda eğitim gören insanın ilk cevabını bulması gereken sorular arasında, “Ben neyim?”nereden gelip nereye gidiyorum? Vazifem nedir?” sualleri yer alır. İnsan bunlara düşüncesiyle cevap arar. Sınırlı düşüncesi onu bunların cevabını bulabileceği rehbere götürü. O rehber dindir, peygamberdir, kitaptır.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Ruhlar aleminden gelip ebedi bir hayata gideceğini oradan öğrenir. Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise bir yolcudur., vazifeli bir memurdur. Vazifesi de her şeyden önce sahibini tanımak, onun emirleri doğrultusunda hareket etmektir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">İşte insan hayatı, düşünce sistemini bu gerçekler çerçevesinde kurabildiği ölçüde mana kazanır. Başıboşluktan, hadiseler seli önünde yuvarlanıp gitmekten kurtulur. İnsan düşünerek hareket ettiği ve sözü edilen ölçülere uyduğu nispette niyetine ulaşır. Aksi halde, iyilik zannıyla kötülük de yapabilir.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> İşlerimizi yapmadan önce iyice düşünmeliyiz. Yerine göre, bilenlerle istişare etmeliyiz. Unutmamalıyız ki, herkesten daha akıllı olan Allah’ın Peygamberi her zaman istişare ederdi. Sonra da karar verip emin adımlarla neticeye varmalı.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Bir çalışmaya oturmadan önce, neyi, nasıl ve hangi yollarla yapacağımızı, bunun için neler gerektiğini çok iyi düşünmeli ve ona göre hareket etmeliyiz. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Her gece yatmadan önce, geçirdiğimiz günün muhasebesini yapmalıyız. “Neler yaptık? Ne derece başarılı olduk? Karda mıyız, zararda mı? Başkalarına ne derece faydalı olabildik?” Başarılarımız için şükretmeli, başarısızlıklarımızın sebebini araştırıp aynı hataya düşmemek için gayret göstermeliyiz.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Sabahleyin kalkar kalkmaz da neler yapacağımızı planlamalı, en kestirme yollardan maksada nasıl ulaşacağımızı hesaplamalı ve bu plan içerisinde işlerimizi yürütmeliyiz. Sözlerimizde de düşüncenin yeri büyüktür. Düşüncesizce söylenmiş sözleri görünce bunun önemini daha iyi kavrarız.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> <span style="color: red"> “Bin düşün, bir söyle”</span> demişler.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Söz, insanın iç dünyasının konuşmalarıdır. İnsan sözleriyle değer kazanır. Söz oka benzer. Ağızdan bir defa çıktı mı geri döndürmek mümkün olmaz. Söz bir çok insanı ölünden kurtardığı gibi, ölümlerine de sebep olabilir. Söz yarası kılıç yarasından daha tesirlidir. Zararlı, ürkütücü ve kaçırıcı olur. Sonu pişmanlıkla neticelenir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Onun içindir ki, insan konuşmadan önce çok düşünmeli, sonra konuşmalı. Yoksa susmayı tercih etmeli. Çok konuşan çok hata yapar.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Söz vermeden önce de iyi düşünmeli. Yapabileceksek söz vermeliyiz. Yoksa mahcup olur, yalancı çıkarız.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Bir tenkit ve ithamla karşılaştığımızda da hemen mukabeleye geçmemeliyiz. Düşünmeli, yapılan tenkit ve ithamlar haklı ise kendimizi düzeltmeli, haksızsa ileride böyle bir eleştiri ve suçlama yapılabilir düşüncesiyle dikkatli davranmalıyız. Tenkitlere açık olmayan insanlar noksan kalır. Tekamül edemezler.</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Olayların sebep ve sonuçlarını düşünüp muhakeme yürütebilmeli, olup bitenlerden ders almayı bilmeliyiz. Tabiattaki düzen bize bir çok gerçekleri haykırır.. Güneşin doğup batışı, mevsimlerin gelişi, gece ve gündüzün birbirini takip edişi, kuşların uçuşu, yağmurun yağışı, bitkiler ve hayvanlar ibretlerle dolu manzaralar sergilerler. Onlarda ki manayı ve gerçeği yakalayabilmek ancak düşünceyle mümkündür. Düşüncenin kullanıldığı en verimli alanlardan biri budur. Hadiste zikredilen “ bir saat düşüncenin 60 sene nafile ibadetten (farz ve vacibin dışında yapılan ibadet) hayırlı oluşu,” düşüncesinin böyle kullanılışında olsa gerek.</span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 174373, member: 15919"] [B][COLOR=red]DOĞRULUKTAN AYRILMAYALIM[/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]İnsan hayatı doğrulukla yeşerir, güzel meyveler verir. [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Doğruluk hayat düğümüzdür.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Güzel huyların kaynağı doğruluktur.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]İnsanlık doğrulukla hayat bulur.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2][/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Gösteriş, dalkavukluk, iki yüzlük, münafıklık ve nihayet inkarcılık büyük bir yalancılıktır.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2][/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Gösteriş yalancılıktır. Dalkavukluk alçakça bir yalancılıktır.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]İki yüzlülük, münafıklık ise en büyük ve en zararlı yalancılıktır. Her şeyin doğruluk üzerine kurulduğu kainatta yalana yer yoktur. Yalan temelleri doğruluk üzerine atılan dinde de yer bulamaz.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] İnkar ise her çeşidiyle yalancılıktır. Kainatta inkarcılıktan daha büyük yalancılık yoktur. Kainatın bütün zerratıyla haykırdığı sayısız birlik delillerini inkar etmek kadar büyük yalancılık olabilir mi? Eskiden doğruluk denilince müslüman hatıra gelirdi. Doğrulukla yalan arasında doğuyla batı kadar mesafe vardı. Müslümanın hayatında yalan barınamazdı. Bütün söz ve hareketleri doğruluk üzerine kurulmuştu. Yüzünden doğruluk okunurdu. Bu ruhu doğruluk peygamberinden almıştı.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Resulullahın bu doğruludur ki, daha peygamber olmadan bile “ güvenilir insan” manasında “ el Emin” diye çağrılmasına sebep olmuştu. Onun doğruluğunu görenler bir bir gelip İslam halkasına girmişlerdi. Büyük bir Yahudi bilgini olan Abdullah bin Selam daha yüzüne bakar bakmaz , “Vallahi bu yüzde hile olmaz, yalan olamaz!” deyip kelime-i şehadet getirmişti.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Doğruluğa hayatını adayanlar, doğruluk için canlarını verenler, hep onun gösterdiği yoldan gittiler.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] İnsan kendi kendisine sormalı: “Acaba ben doğru yolda mıyım* Sözlerim, davranışlarım doğru mu?” Doğru yoldaysa, doğruluğu prensip edinmişse hiçbir şeyden çekinmemeli. Şairin, “doğru yolda tek başına da olsa ilerleyeceksin!” dediği gibi, kimsenin tenkidinden, yadırgamasından, kınamasından çekinmeden alnı açık, başı dik olarak yürümeli. Hücumlardan, engellerden korkmamalı, yılmamalı. Meyveli ağacın taşlanacağı bir gerçek. Kimse meyvesiz ağaca taş atmaz.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Olsun o taşlar bize gül gibi gelir. Çünkü Allah, “Siz doğru yolda olduğunuz müddetçe sapığın sapıklığı size zarar vermez,” buyurmuştur.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Hz. Musa(a.s) Firuvun’a doğru yolu gösterdiği için baskılara uğramamış mıydı? Hz. İbrahim(a.s) bunun için ateşe atılmamış mıydı? Hz. İsa(a.s) bunun için öldürülmek istenmemiş miydi? Peygamberimizin ayakları bunun için kanlar içerisinde kalmamışmıydı?[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Ama neticede zafer doğru yolda olanların olmuştu. Doğru yoldaysanız üzülmeyin, telaşlanmayın.”Allah bizimle beraberdir.”[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Ya yanlış yoldaysak? Kimseyi değil, sadece kendimizi aldatmış oluruz. Değerden düşer, kötü nam kazanır, itimadı kaybederiz. Başkalarına değil, kendimize zarar vermiş oluruz.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Söz davranışın dilidir. Doğruluğun bir parçasıdır. Davranışlarımız kadar sözlerimiz de önemli. Peygamberimiz, “Ya hayrı söyle veya sus!” buyurur. Ayrıca sözü borç gibi kabul eder, sözde durmanın önemi üzerinde durur. [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Sözde durmak doğruluğun esasıdır. Ve imanın meyvesidir. Sözde durmamak ise münafıklığın işaretleri arasında sayılmıştır.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] “Her dediğin doğru olsun. Ama her doğruyu her yerde demek doğru değildir.” Diyen Bediüzzaman yeri gelince susmanın önemini anlatır. Bazen doğruyu konuşmanın ters tepki yapabileceğine dikkat çeker. Harpte düşmana karşı doğruyu, gerçeği söylüyorum diye pot kırmaya, zarar vermeye, üzmeye, incitmeye hakkımız yok. Söylenmesi gerekiyorsa usulünce söylenmeli.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][SIZE=4][COLOR=red]DÜŞÜNEREK YAŞAYALIM[/COLOR][/SIZE][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] “ Düşünüyorum, o halde varım.” Diyen Descartes, düşüncesizce yaşanan hayatı yoklukla eş tutar. A.W. Hare de düşünceyi rüzgara benzetir: “İnsan bir kayık, bilgi yelken, düşünce de onu yürüten rüzgardır.” Düşünerek hareket edenler doğruyu kolay bulurlar. Onların yanılma ihtimali azdır. Pişmanlık duymazlar. [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Düşünce ışıktır.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Düşünce harekettir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Düşünce Rehberdir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Düşünce mutluluk davetçisidir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Düşünce gözün görmesi, kulağın işitmesi, dilin konuşması ve tad alması kadar tabidir, fıtridir. Onu dizginlemek veya hapsetmek mümkün değildir. Ellere kelepçe, ayaklara pranga vurulabilir, ama düşünceler hiçbir zaman kelepçelenemez, prangalanamaz. Düşünceyi yok etmek mümkün değildir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Önemli olan, düşünmeyi bilmektir. Düşünerek yaşamak, söz ve hareketleri onun çerçevesinde yürütebilmek başarının da anahtarıdır.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Düşünceden çok duygularının boyunduruğuna girme eğilimindeki gençler, düşüncelerini duygularına hakim kılabilirlerse başarılı olurlar. Düşünerek hareket eden genç, düşüncesizce yaşayan yaşlıdan çok üstündür.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Düşünceyi hayalle karıştırılmamalı. Hayaller düşüncemize yardımcı olabilir., ama her hayal gerçek değildir. Faydalı olan düşünceler hemen uygulamaya konulmalı. Hayaller dünyasında apartmanlar kurmaktansa gerçekler dünyasında kulübe yapmak daha iyidir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]İyi bir düşünce sağlıklı olmanın ifadesidir. Boşuna, “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” dememişler. Ruh ve beden sağlığının, sağlıklı düşünmedeki rolü inkar edilemez.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] İnsan düşünebildiği, iyi düşüncelerle yaşayabildiği ölçüde değer kazanır. İnsan neyse, düşüncesi de odur. Düşünce kişinin aynasıdır. Dil de ona tercümanlık eder:[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]İnsan geçmişini, geleceğini ve yaşadığı dakikayı düşünüp değerlendirmesini yapabildiği ölçüde geleceğe güvenle bakabilir. Geçmişinden ders alamayıp, bulunduğu anı gerektiği gibi değerlendiremeyenlerin, gelecekle ilgili planları, projeleri olmaz. Geçmişten ibret alabilenler geleceğe hazır olurlar. Ancak yaşadıklarını saniyelerin hesabını verebilecek olanlar, istikbale ümitle bakabilirler. “Ne olacağım?” ın cevabını, bugünü hakkıyla değerlendirebilenler verir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Düşüncenin insan hayatındaki önemindendir ki,Kur-an bir çok ayetinde, “Düşünmezler mi?”; “Akıl etmezler mi?;” “Bunda düşünen akıl sahipleri için ibretler vardır.” Gibi beyanlarıyla düşünceyi gündeme getirir, düşünmeye teşvik eder.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Muhakeme düşüncesiyle olur. Muhakemesiz hayatın ise hayvanca yaşamaktan farkı yoktur. Dünya okulunda eğitim gören insanın ilk cevabını bulması gereken sorular arasında, “Ben neyim?”nereden gelip nereye gidiyorum? Vazifem nedir?” sualleri yer alır. İnsan bunlara düşüncesiyle cevap arar. Sınırlı düşüncesi onu bunların cevabını bulabileceği rehbere götürü. O rehber dindir, peygamberdir, kitaptır.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Ruhlar aleminden gelip ebedi bir hayata gideceğini oradan öğrenir. Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise bir yolcudur., vazifeli bir memurdur. Vazifesi de her şeyden önce sahibini tanımak, onun emirleri doğrultusunda hareket etmektir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]İşte insan hayatı, düşünce sistemini bu gerçekler çerçevesinde kurabildiği ölçüde mana kazanır. Başıboşluktan, hadiseler seli önünde yuvarlanıp gitmekten kurtulur. İnsan düşünerek hareket ettiği ve sözü edilen ölçülere uyduğu nispette niyetine ulaşır. Aksi halde, iyilik zannıyla kötülük de yapabilir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] İşlerimizi yapmadan önce iyice düşünmeliyiz. Yerine göre, bilenlerle istişare etmeliyiz. Unutmamalıyız ki, herkesten daha akıllı olan Allah’ın Peygamberi her zaman istişare ederdi. Sonra da karar verip emin adımlarla neticeye varmalı.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Bir çalışmaya oturmadan önce, neyi, nasıl ve hangi yollarla yapacağımızı, bunun için neler gerektiğini çok iyi düşünmeli ve ona göre hareket etmeliyiz. [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Her gece yatmadan önce, geçirdiğimiz günün muhasebesini yapmalıyız. “Neler yaptık? Ne derece başarılı olduk? Karda mıyız, zararda mı? Başkalarına ne derece faydalı olabildik?” Başarılarımız için şükretmeli, başarısızlıklarımızın sebebini araştırıp aynı hataya düşmemek için gayret göstermeliyiz.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Sabahleyin kalkar kalkmaz da neler yapacağımızı planlamalı, en kestirme yollardan maksada nasıl ulaşacağımızı hesaplamalı ve bu plan içerisinde işlerimizi yürütmeliyiz. Sözlerimizde de düşüncenin yeri büyüktür. Düşüncesizce söylenmiş sözleri görünce bunun önemini daha iyi kavrarız.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [COLOR=red] “Bin düşün, bir söyle”[/COLOR] demişler.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Söz, insanın iç dünyasının konuşmalarıdır. İnsan sözleriyle değer kazanır. Söz oka benzer. Ağızdan bir defa çıktı mı geri döndürmek mümkün olmaz. Söz bir çok insanı ölünden kurtardığı gibi, ölümlerine de sebep olabilir. Söz yarası kılıç yarasından daha tesirlidir. Zararlı, ürkütücü ve kaçırıcı olur. Sonu pişmanlıkla neticelenir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Onun içindir ki, insan konuşmadan önce çok düşünmeli, sonra konuşmalı. Yoksa susmayı tercih etmeli. Çok konuşan çok hata yapar.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Söz vermeden önce de iyi düşünmeli. Yapabileceksek söz vermeliyiz. Yoksa mahcup olur, yalancı çıkarız.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Bir tenkit ve ithamla karşılaştığımızda da hemen mukabeleye geçmemeliyiz. Düşünmeli, yapılan tenkit ve ithamlar haklı ise kendimizi düzeltmeli, haksızsa ileride böyle bir eleştiri ve suçlama yapılabilir düşüncesiyle dikkatli davranmalıyız. Tenkitlere açık olmayan insanlar noksan kalır. Tekamül edemezler.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Olayların sebep ve sonuçlarını düşünüp muhakeme yürütebilmeli, olup bitenlerden ders almayı bilmeliyiz. Tabiattaki düzen bize bir çok gerçekleri haykırır.. Güneşin doğup batışı, mevsimlerin gelişi, gece ve gündüzün birbirini takip edişi, kuşların uçuşu, yağmurun yağışı, bitkiler ve hayvanlar ibretlerle dolu manzaralar sergilerler. Onlarda ki manayı ve gerçeği yakalayabilmek ancak düşünceyle mümkündür. Düşüncenin kullanıldığı en verimli alanlardan biri budur. Hadiste zikredilen “ bir saat düşüncenin 60 sene nafile ibadetten (farz ve vacibin dışında yapılan ibadet) hayırlı oluşu,” düşüncesinin böyle kullanılışında olsa gerek.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Gençliğe Mesaj-Şaban Döğen-Eser-
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst