Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Gençliğe Mesaj-Şaban Döğen-Eser-
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 174376" data-attributes="member: 15919"><p><strong><span style="color: fuchsia"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTMEYE ÇALIŞMAYA</span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> İmam-ı Azam’ın bal hikayesi meşhurdur. Adamın biri gelip oğlundan dert yanmış. “aman hocam, ne olur, şu çocuğa bir şeyler söyleyin de bal yemeyi terk etsin! Bu gidişle kendisi de hasta olacak, bizi de iflas ettirecek.”</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> İmam-ı azam “40 gün gün sonra gelin,” demiş. Gelmişler: “Evladım bundan sonra bal yemeyeceksin, oldu mu?” demiş İmam-ı Azam.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Çocuk da,</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> “Olur amca!” cevabını vermiş ve gerçekten de ondan sonra bal yememiş. Çocuğun babası hem şaşırmış, hem de sevinmiş. İmam-ı Azam’a gelip, </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">“Hocam, sözünüz bu kadar tesirliydi de, niye bizi 40 gün beklettiniz?”</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> “İlk geldiğinizde ben de bal yiyordum. Yaptığım bir şeyi yapma demenin tesiri olmayacaktı. 40 gün bal yemedim. Ondan sonra çocuğa “Bal yeme. Sebebi bu olsa gerek.”</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Bu hikaye, bize başkalarına tesir edebilmek için önce kendimizi düzeltmemiz gerektiğini anlatır. Kendisini düzeltmeyen başkalarını düzeltemez. İşte kendimizden başlamalıyız.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Öyle kusurlarımız, öyle hatalarımız vardır ki, Başkaları bizi bizim kadar tanımadığı veya çoğu kere muhatap olmadıkları için pek bilmezler.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"> “İnsanın kendisini bilmesi kadar büyüklük olmaz,”</span> demişler. Yine bu güzel sözlerden birisi de şu:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red">“Kendisini bilip haddini aşmayana ne mutlu!”</span></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Cenap-ı Hakkın Hz. İsa’ya emirlerinden birisi şuydu:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"> “Ey İsa! İnsanlara anlatmadan önce kendine anlat!”</span></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Kur’an da, kendi yapmadığı halde insanlara öğüt verenleri kınar, “Yapmadığımız şeyi niçin söylersiniz?” buyurur.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> “Lisan-ı hal lisan-ı kalb den daha tesirlidir.” Demişler. Yani, dilinle söylemektense halinle ve davranışlarınla göstersen daha tesirli olursun. Söz, davranışın doğrulayıcısı olmalı.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Kendimizi düzeltmek, hal ve hareketlerimizi kontrol etmek, sadece başkalarına tesirli tesirli olabilmek için değil, kendi tekamülümüz için de gereklidir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Olgunlaşmak, yükselmek istiyorsak, kendimize eğilmeliyiz. İnsan hangi konuya daha çok eğilirse o noktada daha başarılı olur. Çoğu zaman biz kendimizi unutur, başkalarıyla uğraşırız. Eğer kendi noksan, kusur ve hatalarımızla ilgilenip onları düzeltme çabası içine girseydik, başkalarının kusurlarıyla uğraşmaya vakit bulamazdık.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Düşman evimizin içine girseydi, ondan kurtulmak için her türlü çareye başvururduk. İçimizde nefis gibi büyük bir düşmanımız var. Dış düşmanların yapamayacağı kadar büyük darbeleri bize indirmeye çalışıyor. İçimizdeki bu düşmanı yola getirmek, tehlikelere sürüklenmesinden kurtulmak söz konusu olunca, elbette ilk önce kendimize bakacağız.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Nefis daima kötülüğü ister. Yusuf Peygamber (a.s) bile onun kötülüğünden Allah’a sığınmış, Onun merhametini dilemiştir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> İnsan nefsini sever. Ama bu sevgisi hiçbir zaman kötülüklerine göz yumma, onları hoş görme şeklinde belirlememelidir. Çocuğunu seven bir baba, nasıl onun her arzusunu yerine getirmiyor, sakıncalı isteklerini göz ardı ediyorsa, nefsin akıl ve dine ters düşen isteklerine de” Evet” denilmemelidir.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Hayvanların bile eğitilip insanlar gibi işler yaptırıldığı günümüzde nefsin düzeltmeye, kendisini eğitmeye yönelmeyen insan ne kadar gaflettedir. İnsanlar atlarını, köpeklerini eğittikleri, bedenleriyle meşgul oldukları kadar nefislerinin terbiyesiyle ilgilenseler, dünyamızda hiçbir problem kalmazdı.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Sınır altına alınmamış duygularımız irademizle biz yönlendireceğiz. Onları başıboş bırakamayız. Yoksa başımıza bela olurlar. Duygularımız bize değil, biz duygularımıza hakim olmalıyız.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Başkalarını edepsizlik, terbiyesizlik, nezaketsizlik ve kabalıkla suçlayanlar, acaba nefislerinin de en az onlar kadar bunlardan korunmaya muhtaç olduğunu düşünüyorlar mı?</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Kendi kusurlarımız başkalarıyla uğraşmaya fırsat bırakmamalı. Gerçekten düzeltmemiz gereken bir kusur varsa, onu da sert bir şekilde değil, tatlılıkla, incitmeden düzeltmeye çalışmalıyız.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Küçük kusurlarımızı büyük, başkalarının büyük kusurlarını ise küçük görmeye alışmalıyız. Başkalarını affetmeli, ama kendimizi asla affetmemeliyiz.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Hatasız kul olmaz. Önemli olan, hatayı kabul edip düzeltmek, onda ısrar etmemektir. Hatayı kabul edip düzeltmek, onda ısrar etmemektir. Hatayı kabul etmek fazilettir. Hatalarını göremeyen veya görmemekte direnenler daima noksan kalır, olgunlaşma imkanı bulamazlar.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Hata, kusur ve noksanlarını düzeltme yoluna girmeyenler, yırtık elbiseyle dolaşan insanlara benzerler.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Kusur arayıcı olmayalım. Nefsimiz bizi aldatırda, kendimizi kusursuz, başkalarını kusurlu görüp beğenmemeye başlarız. Arkadaşlarımızın ve diğer insanların kusurlarından çok iyilikleri bulunduğunu düşünüp o iyilikler hürmetine onlara saygı duyalım.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Tenkitlerimizde kırıcı olmayalım. İnsafsız tenkit ve suçlamalara girmeyelim. Büyüklerin örnek hayatından ders alalım.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Hatayı yüze vurmayalım. Başkalarına da anlatmayalım. Düzeltmemiz gerekliyse kalabalıkta değil, sessizce ve gücendirmeden usulünce anlatalım.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Akıllı insan, başkalarını hatalarından dolayı küçümseyen değil, aynı duruma düşmemek için ders alabilen insandır. </span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: red">NEŞELİ OLALIM</span></strong></p><p></p><p> </p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Neşeli olmak da elimizde, üzüntülü olmakta. Devamlı gülümseyen Allah Rasulü bu konuda da bize örnek oluyor.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Neşeli olmak moral düzgünlüğünün neticesidir. Moralinizi bozan hadiselere meydan vermeyelim. Başkalarının hatası sonucu olmuşsa, onunda üzerinde durmayalım.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Moral insanı gençleştirir, güçlendirir. Geleceğe ümitle baktırır.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> Kadere teslimiyet moral kaynağıdır. Olaylara kader açısından baktığımızda, moral bozucu bir şey olmadığını görüşürüz.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Hayattan bıkkınlık, yılgınlık, bezginlik, moral bozukluğuna ise inanç zayıflığı sebep olur. İnancımızı güçlendirelim ki, moralimiz düzgün olsun, hayata ümitle bakabilelim.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Çağımızın insanı moral bozukluğu içinde. Streslerle sarmaş dolaş. En modern ülkelerin insanları bile bunalım içinde. Eğer imanın mutluluk dolu havasını teneffüs edebilselerdi yüzleri güler, cennet zevkini dünyada tadarlardı.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"> </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">İman, dünyamızı aydınlatacak, hayatımıza tat katacak bizi neşelendirecek tükenmez bir kaynak. Onun şefkatli sinesine başımızı koyalım. İçimiz gülsün, yüzümüz gülsün.</span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 174376, member: 15919"] [B][COLOR=fuchsia][SIZE=4][COLOR=red]ÖNCE KENDİMİZİ DÜZELTMEYE ÇALIŞMAYA[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] İmam-ı Azam’ın bal hikayesi meşhurdur. Adamın biri gelip oğlundan dert yanmış. “aman hocam, ne olur, şu çocuğa bir şeyler söyleyin de bal yemeyi terk etsin! Bu gidişle kendisi de hasta olacak, bizi de iflas ettirecek.”[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] İmam-ı azam “40 gün gün sonra gelin,” demiş. Gelmişler: “Evladım bundan sonra bal yemeyeceksin, oldu mu?” demiş İmam-ı Azam.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Çocuk da,[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] “Olur amca!” cevabını vermiş ve gerçekten de ondan sonra bal yememiş. Çocuğun babası hem şaşırmış, hem de sevinmiş. İmam-ı Azam’a gelip, [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]“Hocam, sözünüz bu kadar tesirliydi de, niye bizi 40 gün beklettiniz?”[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] “İlk geldiğinizde ben de bal yiyordum. Yaptığım bir şeyi yapma demenin tesiri olmayacaktı. 40 gün bal yemedim. Ondan sonra çocuğa “Bal yeme. Sebebi bu olsa gerek.”[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Bu hikaye, bize başkalarına tesir edebilmek için önce kendimizi düzeltmemiz gerektiğini anlatır. Kendisini düzeltmeyen başkalarını düzeltemez. İşte kendimizden başlamalıyız.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Öyle kusurlarımız, öyle hatalarımız vardır ki, Başkaları bizi bizim kadar tanımadığı veya çoğu kere muhatap olmadıkları için pek bilmezler.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2][COLOR=red] “İnsanın kendisini bilmesi kadar büyüklük olmaz,”[/COLOR] demişler. Yine bu güzel sözlerden birisi de şu:[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2][COLOR=red]“Kendisini bilip haddini aşmayana ne mutlu!”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Cenap-ı Hakkın Hz. İsa’ya emirlerinden birisi şuydu:[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2][COLOR=red] “Ey İsa! İnsanlara anlatmadan önce kendine anlat!”[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Kur’an da, kendi yapmadığı halde insanlara öğüt verenleri kınar, “Yapmadığımız şeyi niçin söylersiniz?” buyurur.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] “Lisan-ı hal lisan-ı kalb den daha tesirlidir.” Demişler. Yani, dilinle söylemektense halinle ve davranışlarınla göstersen daha tesirli olursun. Söz, davranışın doğrulayıcısı olmalı.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Kendimizi düzeltmek, hal ve hareketlerimizi kontrol etmek, sadece başkalarına tesirli tesirli olabilmek için değil, kendi tekamülümüz için de gereklidir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Olgunlaşmak, yükselmek istiyorsak, kendimize eğilmeliyiz. İnsan hangi konuya daha çok eğilirse o noktada daha başarılı olur. Çoğu zaman biz kendimizi unutur, başkalarıyla uğraşırız. Eğer kendi noksan, kusur ve hatalarımızla ilgilenip onları düzeltme çabası içine girseydik, başkalarının kusurlarıyla uğraşmaya vakit bulamazdık.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Düşman evimizin içine girseydi, ondan kurtulmak için her türlü çareye başvururduk. İçimizde nefis gibi büyük bir düşmanımız var. Dış düşmanların yapamayacağı kadar büyük darbeleri bize indirmeye çalışıyor. İçimizdeki bu düşmanı yola getirmek, tehlikelere sürüklenmesinden kurtulmak söz konusu olunca, elbette ilk önce kendimize bakacağız.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Nefis daima kötülüğü ister. Yusuf Peygamber (a.s) bile onun kötülüğünden Allah’a sığınmış, Onun merhametini dilemiştir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] İnsan nefsini sever. Ama bu sevgisi hiçbir zaman kötülüklerine göz yumma, onları hoş görme şeklinde belirlememelidir. Çocuğunu seven bir baba, nasıl onun her arzusunu yerine getirmiyor, sakıncalı isteklerini göz ardı ediyorsa, nefsin akıl ve dine ters düşen isteklerine de” Evet” denilmemelidir.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Hayvanların bile eğitilip insanlar gibi işler yaptırıldığı günümüzde nefsin düzeltmeye, kendisini eğitmeye yönelmeyen insan ne kadar gaflettedir. İnsanlar atlarını, köpeklerini eğittikleri, bedenleriyle meşgul oldukları kadar nefislerinin terbiyesiyle ilgilenseler, dünyamızda hiçbir problem kalmazdı.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Sınır altına alınmamış duygularımız irademizle biz yönlendireceğiz. Onları başıboş bırakamayız. Yoksa başımıza bela olurlar. Duygularımız bize değil, biz duygularımıza hakim olmalıyız.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Başkalarını edepsizlik, terbiyesizlik, nezaketsizlik ve kabalıkla suçlayanlar, acaba nefislerinin de en az onlar kadar bunlardan korunmaya muhtaç olduğunu düşünüyorlar mı?[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Kendi kusurlarımız başkalarıyla uğraşmaya fırsat bırakmamalı. Gerçekten düzeltmemiz gereken bir kusur varsa, onu da sert bir şekilde değil, tatlılıkla, incitmeden düzeltmeye çalışmalıyız.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Küçük kusurlarımızı büyük, başkalarının büyük kusurlarını ise küçük görmeye alışmalıyız. Başkalarını affetmeli, ama kendimizi asla affetmemeliyiz.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Hatasız kul olmaz. Önemli olan, hatayı kabul edip düzeltmek, onda ısrar etmemektir. Hatayı kabul edip düzeltmek, onda ısrar etmemektir. Hatayı kabul etmek fazilettir. Hatalarını göremeyen veya görmemekte direnenler daima noksan kalır, olgunlaşma imkanı bulamazlar.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Hata, kusur ve noksanlarını düzeltme yoluna girmeyenler, yırtık elbiseyle dolaşan insanlara benzerler.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Kusur arayıcı olmayalım. Nefsimiz bizi aldatırda, kendimizi kusursuz, başkalarını kusurlu görüp beğenmemeye başlarız. Arkadaşlarımızın ve diğer insanların kusurlarından çok iyilikleri bulunduğunu düşünüp o iyilikler hürmetine onlara saygı duyalım.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Tenkitlerimizde kırıcı olmayalım. İnsafsız tenkit ve suçlamalara girmeyelim. Büyüklerin örnek hayatından ders alalım.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Hatayı yüze vurmayalım. Başkalarına da anlatmayalım. Düzeltmemiz gerekliyse kalabalıkta değil, sessizce ve gücendirmeden usulünce anlatalım.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Akıllı insan, başkalarını hatalarından dolayı küçümseyen değil, aynı duruma düşmemek için ders alabilen insandır. [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=red]NEŞELİ OLALIM[/COLOR][/B] [B][COLOR=fuchsia][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Neşeli olmak da elimizde, üzüntülü olmakta. Devamlı gülümseyen Allah Rasulü bu konuda da bize örnek oluyor.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Neşeli olmak moral düzgünlüğünün neticesidir. Moralinizi bozan hadiselere meydan vermeyelim. Başkalarının hatası sonucu olmuşsa, onunda üzerinde durmayalım.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Moral insanı gençleştirir, güçlendirir. Geleceğe ümitle baktırır.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] Kadere teslimiyet moral kaynağıdır. Olaylara kader açısından baktığımızda, moral bozucu bir şey olmadığını görüşürüz.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Hayattan bıkkınlık, yılgınlık, bezginlik, moral bozukluğuna ise inanç zayıflığı sebep olur. İnancımızı güçlendirelim ki, moralimiz düzgün olsun, hayata ümitle bakabilelim.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]Çağımızın insanı moral bozukluğu içinde. Streslerle sarmaş dolaş. En modern ülkelerin insanları bile bunalım içinde. Eğer imanın mutluluk dolu havasını teneffüs edebilselerdi yüzleri güler, cennet zevkini dünyada tadarlardı.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=green][FONT=Arial][SIZE=2]İman, dünyamızı aydınlatacak, hayatımıza tat katacak bizi neşelendirecek tükenmez bir kaynak. Onun şefkatli sinesine başımızı koyalım. İçimiz gülsün, yüzümüz gülsün.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Gençliğe Mesaj-Şaban Döğen-Eser-
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst