Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Gençlik Rehberi
Gençlik rehberi 18- (Otuzikinci Sözün Üçüncü Mevkıfından)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 185143" data-attributes="member: 5987"><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> İşte insanın mahiyeti ulviye, fıtratı câmia olduğundan; binler enva-ı hâcât ile binbir Esmâ-i İlâhiyyeye, herbir ismin çok mertebelerine fıtraten muhtaçtır.</span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"><strong>Muzaaf ihtiyaç, iştiyaktır. Muzaaf iştiyak, muhabbettir. Muzaaf muhabbet dahi, aşktır.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">Ruhun tekemmülâtına göre meratib-i muhabbet, meratib-i esmâya göre inkişaf eder.</span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">Bütün esmâya muhabbet dahi -Çünki; o esmâ, Zât-ı Zülcelâlin ünvanları ve cilveleri olduğundan- muhabbet-i zâtiyyeye döner. Şimdi yalnız nümune olarak binbir esmâdan yalnız <span style="color: Red"><strong>«Adl» </strong></span>ve <span style="color: Red"><strong>«Hakem» </strong></span>ve <span style="color: Red"><strong>«Hak»</strong></span> ve <span style="color: Red"><strong>«Rahîm»</strong></span> isimlerinin binbir mertebelerinden bir mertebeyi beyan edeceğiz. Şöyle ki:</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> Hikmet ve adl içindeki <span style="color: Red"><strong>«Rahmânirrahîm» </strong></span>ve <span style="color: Red"><strong>«Hak» </strong></span>ismini azamî bir dairede görmek istersen, şu temsile bak: Nasılki, bir orduda dörtyüz muhtelif taifeler bulunduğunu farz</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">sh:» (G: 127)</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">ediyoruz ki: Herbir taife beğendiği elbiseleri ayrı, hoşuna gittiği erzakı ayrı, rahatla istîmal edeceği silâhları ayrı ve mizacına deva olacak ilâçları ayrı oldukları halde; bütün o dörtyüz taife, ayrı ayrı, takım bölük tefrik edilmiyerek, belki birbirine karışık olduğu halde, onları kemal-i şefkat ve merhametinden ve harikulâde iktidarından ve mu'cizane ilim ve ihatasından ve fevkalâde adalet ve hikmetinden, misilsiz birtek padişah, onların hiçbirini şaşırmıyarak, hiçbirin unutmıyarak, bütün ayrı ayrı onlara lâyık elbise, erzak, ilâç ve silahlarını muinsiz olarak bizzat kendisi verse; o zat acaba ne kadar muktedir, müşfik, âdil, kerîm bir padişah olduğunu anlarsın. </span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">Çünki: Bir taburda on milletten efrad bulunsa, onları ayrı ayrı giydirmek ve teçhiz etmek çok müşkül olduğundan; bilmecburiye ne cinsten olursa olsun, bir tarzda teçhiz edilir.</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> <span style="color: Red"><strong>İşte öyle de</strong></span>: Cenab-ı Hakkın adl ve hikmet içindeki İsm-i «Hak» ve «Rahmânirrahîm» in cilvesini görmek istersen; bahar mevsiminde zeminin yüzünde çadırları kurulmuş, muhteşem dörtyüzbin milletten mürekkep nebatat ve hayvanat ordusuna bak ki: Bütün o milletler, o taifeler; birbiri içinde oldukları halde, herbirinin libası ayrı, erzakı ayrı, silâhı ayrı, tarz-ı hayatı ayrı, talimatı ayrı, terhisatı ayrı olduk-</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">sh:» (G: 128)</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">ları halde ve o hâcâtlarını tedarik edecek iktidarları ve o metâlibi istiyecek dilleri olmadığı halde, daire-i hikmet ve adl içinde, mizan ve intizam ile «Hak» ve <span style="color: Red"><strong>«Rahman»</strong></span>, <span style="color: Red"><strong>«Rezzak» </strong></span>ve <span style="color: Red"><strong>«Rahîm»</strong></span>, <span style="color: Red"><strong>«Kerîm»</strong></span> ünvanlarını seyret, gör. Nasıl hiçbirini şaşırmıyarak, unutmıyarak, iltibas etmiyerek terbiye ve tedbir ve idare eder.</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> İşte, böyle hayret verici muhit bir intizam ve mizan ile yapılan bir işe başkalarının parmakları karışabilir mi? Vâhid-i Ehad ve Hakîm-i Mutlak, Kadîr-i Külli Şey'den başka bu san'ata, bu tedbire, bu Rububiyyete, bu tedvire hangi şey elini uzatabilir? Hangi sebep müdahale edebilir?</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> <span style="color: Red"><strong>Dördüncü Nükte</strong></span>: Diyorsun: «Benim taamlara, nefsime, refikama ve vâlideynime, evlâdıma, ahbabıma, evliyaya, enbiyaya, güzel şeylere, bahara, dünyaya müteallik ayrı ayrı muhtelif muhabbetlerimin; Kur'an'ın emrettiği tarzda olsa neticeleri, faideleri nedir?</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> <span style="color: Red"><strong>Elcevap</strong></span>: Bütün neticeleri beyan etmek için büyük bir kitab yazmak lâzımgelir. Şimdilik yalnız icmâlen bir-iki neticeye işaret edilecek. Evvelâ, dünyadaki muaccel neticeleri beyan edilecek. Sonra, âhirette tezahür eden neticeleri zikredilecek. Şöyle ki:</span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> </span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"> Sâbıkan beyan edildiği gibi... ehl-i gaflet ve</span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">sh:» (G: 129)</span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Black"><span style="font-size: 12px">ehl-i dünya tarzında ve nefis hesabına olan muhabbetlerin; dünyada belâları, elemleri, meşakkatleri çoktur. Safâları, lezzetleri, rahatları azdır. Meselâ: Şefkat, acz yüzünden elemli bir musîbet olur. Muhabbet, firak yüzünden belâlı bir hırkat olur. Lezzet, zeval yüzünden zehirli bir şerbet olur.<span style="color: Red"><strong> Âhirette ise; Cenab-ı Hakkın hesabına olmadıkları için, ya faidesizdir veya azaptır, <span style="color: Black"><strong>-eğer harama girmiş ise</strong></span></strong></span>-</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 185143, member: 5987"] [COLOR="Black"][SIZE="3"] İşte insanın mahiyeti ulviye, fıtratı câmia olduğundan; binler enva-ı hâcât ile binbir Esmâ-i İlâhiyyeye, herbir ismin çok mertebelerine fıtraten muhtaçtır. [COLOR="Red"][B]Muzaaf ihtiyaç, iştiyaktır. Muzaaf iştiyak, muhabbettir. Muzaaf muhabbet dahi, aşktır.[/B][/COLOR] Ruhun tekemmülâtına göre meratib-i muhabbet, meratib-i esmâya göre inkişaf eder. Bütün esmâya muhabbet dahi -Çünki; o esmâ, Zât-ı Zülcelâlin ünvanları ve cilveleri olduğundan- muhabbet-i zâtiyyeye döner. Şimdi yalnız nümune olarak binbir esmâdan yalnız [COLOR="Red"][B]«Adl» [/B][/COLOR]ve [COLOR="Red"][B]«Hakem» [/B][/COLOR]ve [COLOR="Red"][B]«Hak»[/B][/COLOR] ve [COLOR="Red"][B]«Rahîm»[/B][/COLOR] isimlerinin binbir mertebelerinden bir mertebeyi beyan edeceğiz. Şöyle ki: Hikmet ve adl içindeki [COLOR="Red"][B]«Rahmânirrahîm» [/B][/COLOR]ve [COLOR="Red"][B]«Hak» [/B][/COLOR]ismini azamî bir dairede görmek istersen, şu temsile bak: Nasılki, bir orduda dörtyüz muhtelif taifeler bulunduğunu farz sh:» (G: 127) ediyoruz ki: Herbir taife beğendiği elbiseleri ayrı, hoşuna gittiği erzakı ayrı, rahatla istîmal edeceği silâhları ayrı ve mizacına deva olacak ilâçları ayrı oldukları halde; bütün o dörtyüz taife, ayrı ayrı, takım bölük tefrik edilmiyerek, belki birbirine karışık olduğu halde, onları kemal-i şefkat ve merhametinden ve harikulâde iktidarından ve mu'cizane ilim ve ihatasından ve fevkalâde adalet ve hikmetinden, misilsiz birtek padişah, onların hiçbirini şaşırmıyarak, hiçbirin unutmıyarak, bütün ayrı ayrı onlara lâyık elbise, erzak, ilâç ve silahlarını muinsiz olarak bizzat kendisi verse; o zat acaba ne kadar muktedir, müşfik, âdil, kerîm bir padişah olduğunu anlarsın. Çünki: Bir taburda on milletten efrad bulunsa, onları ayrı ayrı giydirmek ve teçhiz etmek çok müşkül olduğundan; bilmecburiye ne cinsten olursa olsun, bir tarzda teçhiz edilir. [COLOR="Red"][B]İşte öyle de[/B][/COLOR]: Cenab-ı Hakkın adl ve hikmet içindeki İsm-i «Hak» ve «Rahmânirrahîm» in cilvesini görmek istersen; bahar mevsiminde zeminin yüzünde çadırları kurulmuş, muhteşem dörtyüzbin milletten mürekkep nebatat ve hayvanat ordusuna bak ki: Bütün o milletler, o taifeler; birbiri içinde oldukları halde, herbirinin libası ayrı, erzakı ayrı, silâhı ayrı, tarz-ı hayatı ayrı, talimatı ayrı, terhisatı ayrı olduk- sh:» (G: 128) ları halde ve o hâcâtlarını tedarik edecek iktidarları ve o metâlibi istiyecek dilleri olmadığı halde, daire-i hikmet ve adl içinde, mizan ve intizam ile «Hak» ve [COLOR="Red"][B]«Rahman»[/B][/COLOR], [COLOR="Red"][B]«Rezzak» [/B][/COLOR]ve [COLOR="Red"][B]«Rahîm»[/B][/COLOR], [COLOR="Red"][B]«Kerîm»[/B][/COLOR] ünvanlarını seyret, gör. Nasıl hiçbirini şaşırmıyarak, unutmıyarak, iltibas etmiyerek terbiye ve tedbir ve idare eder. İşte, böyle hayret verici muhit bir intizam ve mizan ile yapılan bir işe başkalarının parmakları karışabilir mi? Vâhid-i Ehad ve Hakîm-i Mutlak, Kadîr-i Külli Şey'den başka bu san'ata, bu tedbire, bu Rububiyyete, bu tedvire hangi şey elini uzatabilir? Hangi sebep müdahale edebilir? [COLOR="Red"][B]Dördüncü Nükte[/B][/COLOR]: Diyorsun: «Benim taamlara, nefsime, refikama ve vâlideynime, evlâdıma, ahbabıma, evliyaya, enbiyaya, güzel şeylere, bahara, dünyaya müteallik ayrı ayrı muhtelif muhabbetlerimin; Kur'an'ın emrettiği tarzda olsa neticeleri, faideleri nedir? [COLOR="Red"][B]Elcevap[/B][/COLOR]: Bütün neticeleri beyan etmek için büyük bir kitab yazmak lâzımgelir. Şimdilik yalnız icmâlen bir-iki neticeye işaret edilecek. Evvelâ, dünyadaki muaccel neticeleri beyan edilecek. Sonra, âhirette tezahür eden neticeleri zikredilecek. Şöyle ki: Sâbıkan beyan edildiği gibi... ehl-i gaflet ve sh:» (G: 129) ehl-i dünya tarzında ve nefis hesabına olan muhabbetlerin; dünyada belâları, elemleri, meşakkatleri çoktur. Safâları, lezzetleri, rahatları azdır. Meselâ: Şefkat, acz yüzünden elemli bir musîbet olur. Muhabbet, firak yüzünden belâlı bir hırkat olur. Lezzet, zeval yüzünden zehirli bir şerbet olur.[COLOR="Red"][B] Âhirette ise; Cenab-ı Hakkın hesabına olmadıkları için, ya faidesizdir veya azaptır, [COLOR="Black"][B]-eğer harama girmiş ise[/B][/COLOR][/B][/COLOR]-[/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Gençlik Rehberi
Gençlik rehberi 18- (Otuzikinci Sözün Üçüncü Mevkıfından)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst